Cevap bir yıl. Eminim çok sıkıcı -- (Kahkahalar)-- ve sıradan bir kurşun videosu olacaktır.It'll be a very boring movie -- (Laughter) of a slow, ordinary bullet in motion.
Halk sağlığı konusunda aldığım bir kursun sayesinde 1 ay misafir öğrenciydim.I was a guest student during one month of a public health course.
Chris Anderson:Onlar kürsüyü götürürken, sadece kısa bir soru.Chris Anderson: While they're taking the podium away, just a quick question.
Kurşunları çivilerle çıkardılar.They removed the bullets with nails even.
Güneş kursu, oğlu Akhenaten'in kurmuş olduğu dini simgeliyor olabilir.Now, that solar disc may refer to the religion founded by her son Akhenaten.
Kaybolabilirler ve kurşunları yok edebiliyorlar.They can disappear and escape bullets.
Krom, kurşun, civa, fosfor, amonyum üzerinde test ediliyor...Testing on Chromium, Lead, Mercury, Phosphorus, Ammonium...
Üfledin soluğunu, denize gömüldüler, Kurşun gibi engin sulara battılar.You blew with your wind. The sea covered them. They sank like lead in the mighty waters.
Demir kalemle, kurşunla Sonsuza dek kalsın diye kayaya kazılsaydı!That with an iron pen and lead they were engraved in the rock forever!
‹‹Kent kapısına gidip Kürsümü meydana koyduğumda,when I went forth to the city gate, when I prepared my seat in the street.
Açları yerleştirir oraya; Oturacak bir kent kursunlar,There he makes the hungry live, that they may prepare a city to live in,
Yargı kürsüsünde oturan kral, Kötülüğü gözleriyle ayıklar.A king who sits on the throne of judgment scatters away all evil with his eyes.
Erimiş bakıra, kurşuna benzer, karınlarda kaynar.It is like pitch. It will fume in the belly
O'nun kürsüsü, bütün gökleri ve yeri kaplayıp-kuşatmıştır.(This Verse is popularly known as Ayat Al-Kursi.
O'nun kürsüsü, bütün gökleri ve yeri kaplayıp-kuşatmıştır. Onların korunması O'na güç gelmez.His throne comprehendeth the heavens and the earth, and the guarding of the twain wearieth Him not.
Kürsüsü gökleri de kaplayıp kucaklamıştır, yeryüzünü de. Göğü, yeri korumak, ona ağır da gelmez.His throne comprehendeth the heavens and the earth, and the guarding of the twain wearieth Him not.
O'nun kürsüsü gökleri ve yeri içine alır, onları koruyup gözetmek kendisine zor gelmez.His throne comprehendeth the heavens and the earth, and the guarding of the twain wearieth Him not.
O'nun kürsüsü, gökleri ve yeri çepeçevre kuşatmıştır.And they will never compass anything of His Knowledge except that which He wills.
O’nun kürsüsü gökleri ve yeri kaplamıştır.And they will never compass anything of His Knowledge except that which He wills.
Kürsüsü gökleri de kaplayıp kucaklamıştır, yeryüzünü de.The heavens and the earth are under His dominion.
Latince' de kurşun için 'plumbum'Latin'plumbum 'for Lead
Kurşun Kalem EskiziPencil Sketch
Piksel Kurşun KalemPixel Selection
Makedonya'daki kurşun ve çinko madeni Sasa için açılan ihaleyi Sloven işadamı Blazhi Tasev kazandı.Slovenian businessman Blazhi Tasev won the tender for the Macedonian lead and zinc mine Sasa.
Şu anda ülkedeki üç çinko ve kurşun madeninin hiçbiri çalışmıyor.At present, none of the country's three zinc and lead mines is operating.
Bu arabaların yaklaşık 40 bini hala kurşunlu benzin kullanıyor.About 40,000 of these cars still use leaded petrol.
Kurşunlardan biri Miletiç'in kalçasına saplanmasına karşın yarası ciddi değil.One bullet struck him in the thigh, though the wound was not serious.
Kurşunlu Benzin Makedonya'da YasaklanıyorLeaded Gasoline to be Banned in Macedonia
Makedonya 2006 yılı itibariyle kurşunlu benzini yasaklayacak.Macedonia will ban leaded gasoline beginning in 2006.
Aynı zamanda da kurşunsuz benzin kullanımına yönelik bir kampanya başlatılacak.At the same time, a campaign to boost the use of unleaded gasoline will be launched.
İkinci safhada ise, kurşunlu benzin kullanımı tamamen yasaklanacak.In the second phase, leaded gasoline will be prohibited completely.
Arnavutluk gurbetçiler için televizyondan dil kursu planlıyorAlbania plans TV language courses for diaspora
Veles'teki kurşun ve çinko haddehanesi faaliyetlerini 2003 yılında durdurdu. [Makedon hükümeti]The lead and zinc smelter in Veles ceased operations in 2003. [Macedonian government]
Toplamda, Eylül ayından sonra 200'den fazla kişinin tanık kürsüsüne çağrılması olası.In all, well over 200 people would likely be called to the witness stand after September.
Alman uzmanlar silahın menşeini, kurşunun tabanındaki bir numaraya dayanarak belirledi.German experts identified the origin of the gun on the basis of a number at the base of the bullet.
59 yaşındaki Tatlıses, bir televizyon stüdyosundan çıkarken kurşunlanmıştı. [Reuters]Tatlises, 59, was gunned down after leaving a TV studio. [Reuters]
Otogaz kullanan araçlar çevre kirliliğini azaltıyor ve otogaz kurşun veya kükürt içermiyor.Cars running on autogas reduce environmental pollution, as autogas does not contain lead or sulfur.
Saraybosna'daki Kurşunlu Medresede açılan sergi. [Yusuf Ramazanoviç/SETimes]The exhibition at Kurshumli Medresa in Sarajevo. [Jusuf Ramadanovic/SETimes]
SETimes'a konuşan Erkin şöyle diyor: "Dokuz aylık kuaförlük kursundan başka diplomam yok."I don't have a degree, except for a nine-month hairdressing course and that's about it.
Mayıs 2004'te sona eren ilk davada kurşuna dizilerek idam edilmelerine karar verildi.Their first trial ended in May 2004, when they were first condemned to death by firing squad.
İsyanın ilk günlerinde boynundan aldığı kurşun yarası, koluna giden sinirlerde hasara yol açmış.A gunshot wound to the neck from the early days of the uprising has severed the nerves to his arm.
Ana kurs, Barış Destek Operasyonları (BDO) Personel Kursu olacak.The principal course is the Peace Support Operations (PSO) Staff Course.
Blazina Zagrep Üniversitesi Felsefe Kürsü'sünde çalışan bir Leh dili akademisyeni.Blazina is a Polish language lecturer with Zagreb University's Faculty of Philosophy.
UNDP sponsorluğundaki bir kampanyada da anlatıldığı gibi, havaya atılan kurşun yere inmek zorunda.As a UNDP-sponsored campaign has sought to drive home, what goes up must come down.
Organizatörler, yukarı atılan bir kurşunun yere de inmesi gerektiğini söylüyorlar.The simple fact, say organisers, is that what goes up must come down -- somewhere.
Yalçın, bu saldırı sırasında olay yerine yakındı ve kurşunlardan bir kısmı Yalçın'a isabet etti.During this attack, Yalçın was close to the scene and some of the bullets hit her.
15 yaşına kadar Kuran kursuna gitti. Daha sonra Mogadişu'ya taşındı.He attended a Quranic school until he was fifteen.
Kurşunun yüzey derinliği 50 Hz yaklaşık 33 mm veya Katı altının.Its skin depth at 50 Hz is likewise found to be about 33 mm, or times that of gold.
Kurşun yoğunluğundan dolayı gama radyasyonunu soğurmada iyi bir seçenektir.Lead is good at absorbing gamma radiation, due to its density.
Bir kurşun kale , radyoaktif bir örneği kalkanlamak için inşa edilmiş.A lead castle built to shield a radioactive sample in a lab
Kurşun-212 den kurşun-208'e bozulma, bu bozulma ara ürünler içerir.The decay chain from lead-212 down to lead-208, showing the intermediate decay products.
Arseniklerin birincil kullanımı kurşun alaşımlarındadır (örneğin, araba aküleri ve mühimmat ).The primary use of arsenic is in alloys of lead (for example, in car batteries and ammunition).
Bu şekilde, Sufi'nin Yolu bütün bir kursun bir parçası olarak okunabilir. [1]As such, The Way of the Sufi can be read as part of a whole course of study.[1]
Kraliçe'nin Kürsüsü BölümüQueen's Bench Division
Uygulamada, Kraliçe'nin Kürsüsü Bölümü ile bazı görev uyuşmazlıkları yaşanabilmektedir.In practice, there is some overlap of jurisdiction with the QBD.
Teslim olmak için gruplar halinde gelen köylüleri durmaksızın kurşuna dizdik.I do not have a single prisoner to reproach myself with.
Susan Broadway Üzerinde Kurşunlar (1994) ....Susan Bullets Over Broadway (1994) ....
Mississippi,Oxford Üniversitesi'nde Grisham Kürsüsü'nü ( John Grisham'dan sonra)1996'da tuttu.In 1996, she held the Grisham Chair (after John Grisham) at the University of Mississippi, Oxford.
1811'de Petagna'nın yerine botanik kürsüsünün başına geçti.In 1811, he succeeded Petagna to the university's chair in botany.
1872'de Roma Üniversitesi'ne botanik kürsüsü başkanı olarak atandı.[1]In 1872 he was appointed chair of botany at the University of Rome.[1]