Kurşuna dizilerek öldürülmeye mahkûm edildi.Il a été condamné à mort par fusillade.
İspanyolca kursuna katıldı.Elle a adhéré au cours d'espagnol.
Yakında bir Almanca kursuna yazılacağım.Je vais bientôt m'inscrire à un cours en allemand.
Annem çizim kursuna kayıt yaptırdı.Ma mère s'est inscrite au cours de dessin.
Bu kurşun kalem senin mi?Est-ce que ce stylo est à toi ?
Debate Abierto (Açık Tartışma)ve Tribuna Popular (Halkın Kürsüsü) partinin yayın organlarıdır.Le Débat publie les journaux Debate Abierto (Débat ouvert) et Tribuna Popular (Tribune populaire).
Burada 2 yıllık klasik tiyatro eğitimi özel kursuna kabul edilen yedi öğrenciden biri oldu.Il est l'un des sept étudiants retenus pour un cours spécial de deux ans sur le théâtre classique.
Annesinin ders verdiği Kuran kursunda Kur'an ve Mevlidi okudu.Sa mère pouvait réciter une large partie du Coran de mémoire.
Filmin orijinal sonunda Rambo Albay Trautman'ın silahından çıkan kurşunla ölür.À la fin du roman, Rambo est abattu par le colonel Trautman.
Baktım kürsüde, Nutuk söylüyor, O'nun sesini, Dünya dinliyor.Là dans son monde de silence, elle observe... elle écoute...
1902'de École des langues orientales'de Ermeni kürsüsünü aldı.1902, il obtient la chaire d'arménien de l'École des langues orientales.
"Kurşunlardan 3'ü göğsüne saplandı".Il a tiré encore trois ou quatre fois dans la poitrine.
(Esperanto ve Esperanto kültürü hakkında dil geliştirme rehberi kursu ) Международный язык эсперанто.Cours de perfectionnement d'espéranto et Guide de la culture espérantophone).
Bu aynı zamanda Almanya'daki ilk sosyoloji kürsüsüdür.Pendant ce temps, il rédige également la Première Représentation Systèmatique de la Sociologie en Allemagne.
Kurşun stifnat özellikle kıvılcım ve statik elektrik deşarjına duyarlıdır.Le styphnate de plomb est très sensible au feu et aux décharges d'électricité statique.
Audisio yanına gitti ve göğsüne bir kurşun daha sıktı.Il a de nouveau rechargé, et a tiré à nouveau sur sa poitrine.
Dedem kurşuna dizilmiş.Il est fusillé à Maillat.
Yakalanan Hidalgo 30 Temmuz 1811'de kurşuna dizilerek idam edildi.Hidalgo est fusillé le 30 juillet 1811.
Üzerine sürekli kurşun yağdırın.Tirez de manière régulière.
Kurşunların bir kısmı, kamyonetin benzin deposunu deler.Magasin de munitions dit dépôt de munitions du Farguet.
Burada savaşırken vücuduna beş kurşun isabet etti.Il a été atteint de balles à 5 reprises lors de l'attaque.
Bir kurşun, birdenbire Alex'in başına isabet ederek onu öldürür.Une fusillade s'en suivra au cours de laquelle Alex sera mortellement blessée.
Sinagogun tevası (dua kürsüsü) bir gemi pruvasını andırır.Le plan de la nef ressemble à un bateau.
Kurşun yine tisza'yı ıskalamıştır.Le scorbut fait à nouveau des ravages.
Dizi, İsrail'in yaptığı Dökme Kurşun Operasyonu sırasında Gazze'de geçmektedir.La création de ce parti fait suite à l’opération Plomb durci menée par Israël sur Gaza.
Diğer iki kurşun sağ koltukaltının arkasından girmiştir.L’autre balle entra dans la cuisse de l’avant vers l’arrière.
Aynı gün içinde kurşuna dizilerek idam edildiler.Sa famille aurait également été exécutée à la mitraillette le même jour.
Bir saat içinde kurşuna dizileceğiz.Les mitrailleuses retentissent pendant une heure.
Ona ya bir asker kaçağı olarak kurşuna dizileceğini ya da Prusya ordusuna katılırsa bağışlanacağını söyler.Ce dernier lui offre le choix soit d'être fusillé, soit de s'engager dans l'armée prussienne.
1960'tan sonra ilk kez, Fransız sporcular eskrimde madalya kürsüsünde yer alamadı.Pour la première fois depuis 1928, aucun Américain ne figure sur le podium d'un 100 mètres olympique.
"Nasıl, gerçek bir kurşun yemenin acısını hissediyor musun?" diye sorar ona.Il répond qu'il est perdu, elle lui répond moqueuse : "Avec un fusil ?".
Bunun üzerine Daryl silahı alır ve Dale'in kafasına bir kurşun sıkarak onun acısına bir son verir.Après avoir tué le rôdeur, Daryl décide de tirer une balle dans la tête de Dale pour abréger ses souffrances.
Aktinyum serisi: Bu seri uranyum 235 ile başlar ve kurşun 207'ye dönüşerek biter.La chaîne de désintégration de l'uranium 235 comporte 15 membres et se termine sur le plomb 207.
Sekizgen biçimli kürsüsü bütünüyle mermerden, gövdesi tuğladandır.Ces huit statuettes se détachent presque complètement du fût de la croix.
Kurşunla ölüm.Tod durch Erschießen.
Araçların birinde bir dizi kurşun deliğine ve kan izlerine rastlar.Elle remarque de nombreux impacts de balles et détecte des traces de sang dans l'un d'eux.
Şarjörü 8 kurşun alıyor.Chargeur de 8 balles.
Geçen yıl ilkbaharda aşçılık kursuna gittim ve ekmek pişirmeyi öğrendim.En primavera del año pasado fui a clases de cocina y aprendí a hornear pan.
O, bir kurşun tarafından yaralandı.Él fue herido por una bala.
Okulumuzda, uluslararası akupunktur sınavı için hazırlık kursu veriliyor.Nuestra escuela ofrece el curso de preparación para el examen internacional de acupuntura.
Tom bir Fransızca kursuna kayıt yaptırdı.Tom se apuntó a clases de francés.
1265-1268 yılları arasında babası ile birlikte Siena Katedralinda kürsü üzerinde çalışmalar yapmıştır.En 1265-1268 trabajó con su padre en el púlpito de la catedral de Siena.
1957 yılına gelindiğinde, Kempff, Positano'daki villasında yıllık Beethoven yorumlama kursu yapmaya başladı.En 1957, Kempff comenzó a dar interpretaciones anuales de Beethoven en su villa de Positano.
14 Şubat 1994'te kafasına sıkılan tek kurşunla öldürüldü.Fue ejecutado el 14 de Febrero de 2004 de un disparo de fusil en la nuca.
1902'de École des langues orientales'de Ermeni kürsüsünü aldı.En 1902 obtiene la cátedra de armenio de la Escuela de Lenguas Orientales.
Yakalanan Hidalgo 30 Temmuz 1811'de kurşuna dizilerek idam edildi.Hidalgo fue fusilado el 30 de julio de 1811.
Mahallede Kur'an kursu vardır.Guidance From Qur’an (en inglés).
2017 yılında Murat Kurşun ile öyle bir dünya yok şarkısının düetini yaptı.Durante 1989 Wuornos rara vez viajó sin una pistola cargada.
Küçük bir mermer kürsüsü vardır.Tiene un bajo punto de fusión.
"Andıç ve iki şarjör kurşun...""Está un kilo y dos pancitos".
"Turan Emeksiz'i daha kaç kez kurşunlayacaksınız?".«¿Cuántos hijos tiene el tirano guineocuatoriano?».
Şarjörü 8 kurşun alıyor.Tiene 8 balas.
Tek kurşun yediğiniz anda ölürsünüz.Mueren con un solo disparo de pistola.
Sezon sonu Londra'ya antrenör kursuna gitti.En la última temporada se va a estudiar a Londres.
Aynı gün kurşuna dizildi.Fue fusilado ese mismo día.
Kurşun Kümesi (1E 0657-56) çarpışan iki kümeden oluşur.El cúmulo Bala (1E 0657-56) consiste en dos cúmulos de galaxias en colisión.
Kurşunlanan ceset daha sonra karakolun bahçesine gömülecektir.El cuerpo fue enterrado más adelante en el jardín de la mansión.
Kurşun Iraxxa'nın kaskını sıyırır.Death-x-mon La sombra de Dorumon.
Üzerine sürekli kurşun yağdırın.Debéis reservar siempre una bala del cargador.
İlk kez Türk Hukuk Tarihi kürsüsü kuruldu, “Usul-u Fıkıh” dersi ise kaldırıldı.Era la primera vez que la formación original grababan juntos desde "Fall Out".