Litharge - kütlenin kaynaştırılması ve toz haline getirilmesiyle oluşan kurşun monoksit .Litharge – lead monoxide, formed by fusing and powdering massicot.
Minium / Kırmızı Kurşun – trilead tetroksit, Pb3O4; Litarjinin havada ısıtılması ile oluşur.Minium/Red Lead – trilead tetroxide, Pb3O4; formed by roasting litharge in air.
Napoli sarısı / Cassel sarısı – kurşun oksiklorür, sal amonyak ile litharjın ısıtılmasıyla oluşur.Naples yellow/Cassel yellow – oxychloride of lead, formed by heating litharge with sal ammoniac.
Kurşun Şekeri - kurşun (II) asetat, kurşun oksidin sirke içinde çözülmesiyle oluşur.Sugar of Lead – lead(II) acetate, formed by dissolving lead oxide in vinegar.
Fe Kurşun / Plumbum - Satürn ile ilişkili.Fe Lead/Plumbum – associated with Saturn.
Dutch White - beyaz kurşun ve baryum sülfattan oluşan bir pigment.Dutch White – a pigment, formed from one part of white lead to three of barium sulfate.
Ancak 1862'de, kabuklular, örümcekler ve böceklerin doğal tarihi kürsüsü verildi.However, in 1862, he was given the chair of natural history of Crustacea, Arachnida and Insects.
Çenesinden bir kurşunla yaralandıktan sonra engelli gazi olarak taburcu edildi.After being wounded in the jaw by a bullet, he was discharged as a disabled veteran.
Mucizeler Kursu Tüm CiltlerA Course In Miracles (ACIM) Combined Volume
↑ Mucizeler Kursu'nun 1. baskısı 1975 yılında 4 ciltlik bir kitap seti olarak yayımlanmıştır.↑ The 1st edition of A Course in Miracles was published in 1975 as a 4-volume set of books. Vol.
Tank zırhında, kurşun geçirmez yeleklerde ve diğer birçok yapısal uygulamada kullanılır.It is used in tank armor, bulletproof vests, and numerous other structural applications.
Onlardan her birine üç kurşun kalem verdim.Ich gab jedem von ihnen drei Bleistifte.
Polis memuru bir kurşun geçirmez yelek giydi.Der Polizeibeamte trug eine kugelsichere Weste.
Resim kursuna yazıldım.Ich habe mich in einen Malkurs eingeschrieben.
Kursun saat kaçta başlıyor?Wann fängt dein Kurs an?
Kurşun tehlikelidir.Blei ist gefährlich.
Elbette kursun bitince seni almaya geleceğim.Natürlich komme ich dich abholen, wenn dein Kurs zu Ende ist.
Yeni bir Türkçe kursumuz için sabırsızlanıyorum.Ich freue mich auf unseren neuen Türkischkurs.
Dün kursun yok muydu?Hattest du gestern keinen Kurs?
Bağlama kursuna yazılacağım.Ich werde mich in einen Baglama-Kurs einschreiben.
Tom'un bir kurşun kaleme ihtiyacı oldu, benimkini ona ödünç verdim.Da Tom einen Bleistift brauchte, lieh ich ihm meinen.
Dedem kurşuna dizilmiş.Mein Großvater hätte mich erschossen.
1996 yılında Bruges'da bulunan College d'Europe'da (Belçika) Avrupa Birliği kursunu tamamladı.1996 vollendete sie im Europakolleg von Brügge den Kurs zur Europäischen Union.
Üzerine sürekli kurşun yağdırın.Das Kugelrohr muss dabei ständig gedreht werden.
1937 yılında tekrar tutuklandı ve 8 Aralık 1937'de kurşuna dizilerek öldürüldü.Im Oktober 1937 wurde er erneut festgenommen und schließlich am 8. Dezember 1937 erschossen.
1933'te Febvre Collège de France'de bir kürsüye atanmıştır.1933 wurde Febvres an das Collège de France berufen.
Pilot eğitim kursunu tamamlayarak Jagdstaffel 5'e atandı.Nach der Fertigstellung wurde hier die Jagdfliegerschule 5 stationiert.
1902'de École des langues orientales'de Ermeni kürsüsünü aldı.1902 erhielt er den Lehrstuhl für Armenisch an der École des langues orientales.
Yaz azylarında cami Kur'an kursu olarak vazife görmektedir.Im Sommer bilden sich an den befallenen Stellen Konidien (Sommersporen).
1937'de, Büyük Temizlik sırasında kurşuna dizilerek öldürülmüştür.1937 wurde sein Vater während des Großen Terrors erschossen.
1 Mayıs - Kahramanmaraş'ta üç kişi kimliği belirsiz kişilerce kurşuna dizildi.Am 10. Mai, nach der bedingungslosen Gesamtkapitulation, werden drei von ihnen erschossen.
Taşıdıkları kuşaklarında hem kurşun hem de barut taşırlardı.In den Waffenkammern waren neben Waffen auch Schießpulver und Kanonenkugeln untergebracht.
30 Eylül’de kurşuna dizildi.Am 30. September 1946 wurde er erschossen.
Tek bir kurşun ile suratını dağıtmıştı.Er hatte sich mit einer Pistole in den Kopf geschossen.
PPL alabilmek için özel bir pilotaj kursunun tamamlanması gerekir.Eine spezielle Pilotenlizenz ist erforderlich.
Birçok kayıt Rabin’in üç değil sadece iki kurşun yediğini belirtiyordu.Nachbarn geben an, nicht nur einen, sondern zwei Schüsse gehört zu haben.
Sırp, Yahudi ve Çingeneler için üç milyon kurşunumuz var" dedi.Babelsberg 03“ sowie „Zecken, Zigeuner und Juden“ pöbelten.
1973 yılından beri Denis Diderot Üniversitesi’de profesör olarak kürsüye sahiptir.Dort hat sie seit 1973 einen Lehrstuhl an der Universität Paris VII (Denis Diderot) inne.
Bir kurşun, birdenbire Alex'in başına isabet ederek onu öldürür.Durch ein Versehen wird sie kurz darauf von Alexis durch einen Stromschlag umgebracht.
2000 senesindeki bir olayda dokuz kurşunla vuruldu.Innerhalb von drei Tagen wurden mit jeder Waffe rund 2000 Schuss abgefeuert.
Kuran Kursu da mevcuttur.Dieser Kurs ist ein Fortgeschrittenenkurs.
Burada toplu mezarları kazdırıldıktan sonra hepsi kurşuna dizilerek öldürüldü.Nach dem Ende der Arbeit wurden alle Grabengräber erschossen.
2:00 AM PDT saatinde kürsüye çıkar.Pop Around the Clock auf 3sat.de
İki kurşun kafasına, bir kurşun da sol omzuna geldi.Er traf ihn zweimal in den Kopf, einmal in die linke Schulter.
33 Kurşun Olayı'nda da bu mahalleden çok sayıda insan öldürülmüştür.Die 33 Männer wurden dann in der Nähe der Grenze erschossen.
Kurşunlu Han, geçirdiği onarımlar sırasında bazı değişiklikler geçirmiştir.Das Autograph überliefert einige Änderungen, die Händel bereits während der Vertonung vornahm.
Birçok üniversite hastanesinde halka CPR kursu verilmektedir.An den Nachmittagen werden in verschiedenen Krankenhäusern klinische Kurse durchgeführt.
Aynı gün içinde kurşuna dizilerek idam edildiler.Die Hinrichtung erfolgte am selben Tage durch Erschießen.
Ayrıca halı kursu binası vardır fakat 1993 yılından beri faaliyetlerine ara vermiştir.Zunächst existierte ein entsprechendes Institut, doch seit 1993 gibt es eine eigene Fakultät.
Kurşunlu Mahallesinin Nüfusu Yaklaşık 5000 Kişi civarındadır.Die Kapazität des Marktplatzes beträgt ca. 5000 Personen.
Aynı yıl içinde Birleşik Krallık'ta BBC'nin "Televizyonda Yapım-Yönetim" kursuna katıldı.Im selben Jahr nahm er am Kurs für Produktion und Leitung im Fernsehen der BBC teil.
28 Eylül 1979 sabahında ülkücü bir grup tarafından aracı kurşunla taranarak öldürüldü.Dort wurde er am 27. September 2000 von einem Auftragsmörder einer rivalisierenden Bande erschossen.
Kurşun yine tisza'yı ıskalamıştır.Die Filmbauten entwarf abermals Axel Esbensen.
1906 - İvan Vasilyeviç Babuşkin kurşuna dizildi.(1919) Saskia Jungnikl: Papa hat sich erschossen.
Silahtan çıkan kurşun geyiği delip geçerek Carl'ı midesinden vurur.Mit den Schüssen auf Paul entkommt sie ihrem Dämon.
Kurşun içerir.Fangen des Balles.
Kuzeni Serkan ile 1994'te hakemlik kursuna yazılan Gençerler, o günden beri hakemlik yapmaktadır.Zusammen mit seinem Cousin Serkan Gençerler meldeten sich beide 1994 zum Schiedsrichterlehrgang an.
Hull Üniversitesi'nde oyunculuk kursuna gitti.Sie studierte Schauspiel an der University of Hull.
Mezun olduğu fakültede 1965 yılında Ortaçağ Tarihi Kürsüsü'ne asistan olarak atandı.1955 war er hier Teaching Assistant für Mittelalterliche Geschichte.
Kurşun erkek içindir' diyerek geri çevirdi.Kritiker sprechen von „abschießen“.