küre ile cümle

küre kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bütün gün boşa kürek salladı.He built castles in the air all day.
Nehirde akıntıya karşı kürek çektik.We rowed up the river against the current.
Kayığın küreğini çeken çocuk benim bir arkadaşımdır.The boy rowing the boat is a friend of mine.
Kürek çekmek için göle gittik.We went to the lake to row a boat.
Botta kürek çeken kız kuzenimdir.The girl rowing a boat is my cousin.
Bu gazlar küresel ısınmaya neden olabilir.These gases can lead to global warming.
Bu teknenin altı küreği vardır.This boat has six oars.
Nöbetleşe kürek çekelim.Let's take turns rowing the boat.
Amerika Birleşik Devletleri Kuzey Yarım kürededir.The United States is in the Northern Hemisphere.
Güçlü akıntıya karşı kürek çekemedik.We couldn't row against the strong current.
Küresel ısınmayla mücadelede daha aktif bir rol oynamalıyız.We should play a more active role in combating global warming.
Akıntıya karşı kürek çekiyorduk.We were rowing against the current.
Küresel bir kriz yakındır.A global crisis is at hand.
Herkes dünyanın bir küre olduğunu kabul etti.Everyone admitted that the earth is a sphere.
Dünya sadece uzayda asılı duran bir küredir.The earth is just a sphere suspended in space.
Dünya bir küre şeklindedir.The earth is shaped like a sphere.
Küresel ısınmanın karbondioksit emisyonu ile doğrudan ilgili olduğu söyleniyor.It is said that global warming is directly related to carbon dioxide emissions.
Küresel ısınma, vahşi hayvanlar için de ciddi sorunlara neden olabilir.Global warming can cause serious problems for wild animals, too.
Onlar nehrin yukarısına doğru kürek çektiler.They rowed up the river.
Onlar kürekle kaldırımdan karı temizliyorlardı.They were clearing the snow from the sidewalk with a shovel.
O, uzakta kürek çeken bir teknenin görüntüsünü gördü.She caught sight of a rowing boat in the distance.
Karı kürekle atıyorlardı.They were shoveling the snow away.
İngilizce küresel bir dildir.English is a global language.
Kürekçi küreğini suçluyor.The rower blames his oar.
Al Gore bir küresel ısınma eylemcisi.Al Gore is a global-warming activist.
Biz küresel bir toplumda yaşarız.We live in a global community.
Hepimiz küresel ekonominin parçasıyız.We are all part of the global economy.
Küresel ısınmanın insan eylemlerinin sonucu olduğunu düşünüyor musunuz?Do you believe global warming is the result of human actions?
Küresel ısınma artarken deniz seviyesi gittikçe yükseliyor.As global warming increases, sea levels get higher and higher.
Küresel ısınmadan dolayı, şehirler tamamen batırılmış olabilir.Due to global warming, cities could be completely submerged.
Nehirde kürek çekmeye devam ettikçe, suyun berraklığı beni afallattı.As I rowed out into the river, the clearness of the water astounded me.
Küresel ısınma hakkında söylediklerini etkileyici buldum.I found it fascinating what you were saying about global warming.
Küresel bir anlayış sorunu var.There is a global problem of comprehension.
Çocuk bir küresel üçgen çizdi.The child drew a spherical triangle.
Küreselleş veya öl.Globalize or die.
Bir domuzun göz küresini yemek güvenli midir?Is it safe to eat a pig's eyeball?
Küreği at!Throw the shovel!
Küreselleşme, yerel fahişelerin kaybolması anlamına mı geliyor?Does globalisation mean the disappearance of local sluts?
Bütün çatının karını kürekle temizlemek biraz zaman alacak.It'll take some time to shovel all the snow off the roof.
Küresel ısınmadan anladığımı iddia etmiyorum.I don't pretend to understand global warming.
Ödünç alabileceğim bir küreğin var mı?Do you have a shovel I can borrow?
Karı çatıdan kürekle temizlemek zorunda kalacağız.We'll have to shovel the snow off the roof.
Bir küresel konumlama cihazı dünyanın herhangi bir yerinde yerini belirleyebilir.A GPS device can pinpoint your location anywhere in the world.
MİT, 2030 yılına kadar küresel ekonomik çöküş öngördü.MIT has predicted global economic collapse by 2030.
Kürek nerede?Where's the oar?
Bir kazmam, iki küreğim ve bir el arabam var.I have a pick, two shovels and a wheelbarrow.
Fosil yakıtlar küresel ısınmanın başlıca nedenleridir.Fossil fuels are the main causes of global warming.
Biz küreselleşen bir dünyada yaşıyoruz.We live in a globalized world.
Kırık küreğini onarmamı istiyor musun yoksa istemiyor musun?Do you want me to fix your broken shovel or don't you?
Kürek çekmeye devam edin.Keep paddling.
Küreselleşme dil çeşitliliğini yok ediyor.Globalization destroys the diversity of languages.
Tom kürekle atmaya devam etti.Tom kept shoveling.
Tom kürek çekmeyi durdurdu.Tom stopped rowing.
O, nazik bir akıntıya karşı kürek çekiyordu.He was rowing against a gentle current.
İşçi, bir kürekle kum taşıyor.The worker is carrying sand with a shovel.
İşçi, kürekle kum taşıyor.The worker is carrying sand with a shovel.
Küresel bir dile ihtiyacımız var mı?Do we have need of a global language?
Küresel bir düzlemde bir üçgenin açılarının toplamı 180'den dereceden daha fazladır.The sum of the angles of a triangle on a spherical plane is more than 180 degrees.
Tom karı kürekle temizlemeye devam etti.Tom resumed shoveling the snow.
Tom küreği tuttu.Tom clenched the shovel.
İlgili Sayfalar