Şimdi, kız eğer bir hizmetçiye, bir çift inci küpeye gücünün yetmesinin imkanı yok.Jeśli była służącą, nie stać by jej było na takie kolczyki.
Şimdi, kız eğer bir hizmetçiye, bir çift inci küpeye gücünün yetmesinin imkanı yok.Kini, jika dia seorang pelayan, tidak mungkin dia dapat membeli sepasang anting mutiara.
Şimdi, kız eğer bir hizmetçiye, bir çift inci küpeye gücünün yetmesinin imkanı yok.소녀는 하녀라고 했는데, 어떻게 진주 귀걸이를 살 수 있겠어요.
Şimdi, kız eğer bir hizmetçiye, bir çift inci küpeye gücünün yetmesinin imkanı yok.Nếu là một người hầu, cô ta không thể mua nổi một đôi hoa tai ngọc trai được.
Şimdi, kız eğer bir hizmetçiye, bir çift inci küpeye gücünün yetmesinin imkanı yok.No most, ha ő cseléd, nem létezik, hogy egy ilyen fülbevalót megengedhetett magának.
Şimdi, kız eğer bir hizmetçiye, bir çift inci küpeye gücünün yetmesinin imkanı yok.Nun, wenn sie eine Bedienstete ist, kann sie sich auf keinen Fall ein Paar Perlenohrringe leisten.
Şimdi, kız eğer bir hizmetçiye, bir çift inci küpeye gücünün yetmesinin imkanı yok.Om hon nu är hembiträde så finns det ingen chans att hon kan ha råd med pärlörhängen.
Şimdi, kız eğer bir hizmetçiye, bir çift inci küpeye gücünün yetmesinin imkanı yok.Ora, se è una domestica, è impossibile che si possa permettere un paio di orecchini di perla.
Şimdi, kız eğer bir hizmetçiye, bir çift inci küpeye gücünün yetmesinin imkanı yok.Pokud byla služka, není možné aby si mohla dovolit perlové náušnice.
Şimdi, kız eğer bir hizmetçiye, bir çift inci küpeye gücünün yetmesinin imkanı yok.Si c'est une servante, elle ne peut surement pas se permettre une paire de boucles d'oreilles.
Şimdi, kız eğer bir hizmetçiye, bir çift inci küpeye gücünün yetmesinin imkanı yok.Αν είναι υπηρέτρια, δεν υπάρχει τρόπος να μπορέσει να αγοράσει ένα ζευγάρι μαργαριταρένια σκουλαρίκια.
Şimdi, kız eğer bir hizmetçiye, bir çift inci küpeye gücünün yetmesinin imkanı yok.Ако тя е била слугиня, тя не може да си позволи да купи перлени обици.
Şimdi, kız eğer bir hizmetçiye, bir çift inci küpeye gücünün yetmesinin imkanı yok.Будучи служанкой, она точно не могла себе позволить пару жемчужных серёжек.
Şimdi, kız eğer bir hizmetçiye, bir çift inci küpeye gücünün yetmesinin imkanı yok.Будучи служницею, вона точно не могла собі дозволити пару сережок з перлами.
Şimdi, kız eğer bir hizmetçiye, bir çift inci küpeye gücünün yetmesinin imkanı yok.ואם היא משרתת, אין סיכוי שהיא יכלה לקנות זוג עגילי פנינה.
Şimdi, kız eğer bir hizmetçiye, bir çift inci küpeye gücünün yetmesinin imkanı yok.والآن، إذا كانت خادمة فليس هناك مجال أبداً بأن تتحمل تكلفة زوج من أقراط الؤلؤ
Şimdi, kız eğer bir hizmetçiye, bir çift inci küpeye gücünün yetmesinin imkanı yok.持っているはずがありません では彼女の物でないとすると それは誰の物でしょうか?
Som gümüşten elde işlenen Rowan Set bir kolye ucundan, yüzük ve bir çift küpeden oluşurHecho a mano en plata de ley el Rowan Set comprende un colgante, un anillo y un juego de pendientes
Sonra baştaki ifadenin x küp eksi y küpe eşit olduğunu gördü. -Então ele descobriu que isso é igual a x ao cubo menos y ao cubo.
Sonra baştaki ifadenin x küp eksi y küpe eşit olduğunu gördü. -Ved at fjerne disse led, endte regnestykket med at være lig x i tredje potens minus y i tredje potens.
Sonra baştaki ifadenin x küp eksi y küpe eşit olduğunu gördü. -그래서 이 다항식이 x^3-y^3과 같다는 것이 보입니다.
Sylvan Set bir kolye ucu ve küpelerden oluşan eski tarzda bir set havası verirle Sylvan Set est un ensemble de style classique constitué d'un pendentif et de boucles d'oreilles.
Sylvan Set bir kolye ucu ve küpelerden oluşan eski tarzda bir set havası verirSylvan Set menampilkan set bergaya kuno terdiri dari liontin dan giwang
Sylvan Set bir kolye ucu ve küpelerden oluşan eski tarzda bir set havası verirSylvan Set представляет собой классический гарнитур, состоящий из подвески и серёжек.
Sylvan Set bir kolye ucu ve küpelerden oluşan eski tarzda bir set havası verirيمثل Sylvan Set طاقم أنيق على شكل كرمة عنب فهو يتكون من قلادة وزوج من الأقراط
Ülkemizin hasımları kibirlidir. Bunu kulağınıza küpe yapın!Din această secvenţă vă puteţi da seama uşor cât de arogant e şi cât de ostil ţării sale.
Ülkemizin hasımları kibirlidir. Bunu kulağınıza küpe yapın!.אויב המדינה שלנו יהיר
Ve bu çözümsüzlük, " İnci Küpeli Kız"daki çözümsüzlük -- mutlu mu üzgün mü olduğunu bilmiyoruz.Dat gebrek aan oplossing, net als in 'Meisje met de parel' -- we weten niet of ze blij is of droevig.
Ve bu çözümsüzlük, " İnci Küpeli Kız"daki çözümsüzlük -- mutlu mu üzgün mü olduğunu bilmiyoruz.És ez a döntés hiánya a "Gyöngyfülbevalós lány"-nál is -- nem tudjuk, boldog-e vagy bánatos.
Ve bu çözümsüzlük, " İnci Küpeli Kız"daki çözümsüzlük -- mutlu mu üzgün mü olduğunu bilmiyoruz.결말에 대한 불확실성. "진주 귀걸이를 한 소녀"에서 나타난 불확실성은 소녀가 기쁜건지, 슬픈건지 알 수 없다는 겁니다.
Ve bu çözümsüzlük, " İnci Küpeli Kız"daki çözümsüzlük -- mutlu mu üzgün mü olduğunu bilmiyoruz.Og den mangel på beslutsomhed, ligesom i "Pige med perleørering" -- vi ved ikke, om hun er glad eller trist.
Ve bu çözümsüzlük, " İnci Küpeli Kız"daki çözümsüzlük -- mutlu mu üzgün mü olduğunu bilmiyoruz.Ono chybějící rozřešení, chybějící rozřešení u Dívky s perlovou - nevíme jestli je šťastná nebo smutná.
Ve bu çözümsüzlük, " İnci Küpeli Kız"daki çözümsüzlük -- mutlu mu üzgün mü olduğunu bilmiyoruz.To brak rozwiązania, taki jak w "Dziewczynie z perłą". Nie wiemy czy jest szczęśliwa czy smutna.
Ve bu çözümsüzlük, " İnci Küpeli Kız"daki çözümsüzlük -- mutlu mu üzgün mü olduğunu bilmiyoruz.Y esta es la falta de resolución, como en "La joven de la perla", que no sabemos si está feliz o triste.
Ve bu çözümsüzlük, " İnci Küpeli Kız"daki çözümsüzlük -- mutlu mu üzgün mü olduğunu bilmiyoruz.Опять же, как и в "Девушке с жемчужной серёжкой", разгадка отсутствует: мы не знаем, счастлива она или нет.
Ve bu çözümsüzlük, " İnci Küpeli Kız"daki çözümsüzlük -- mutlu mu üzgün mü olduğunu bilmiyoruz.והעדר זה של פתרון, העדר הפתרון ב"נערה עם עגיל פנינה"-- איננו יודעים אם היא שמחה או עצובה.
Ve bu çözümsüzlük, " İnci Küpeli Kız"daki çözümsüzlük -- mutlu mu üzgün mü olduğunu bilmiyoruz.وإنعدام الحل في "الفتاة ذات القرط الؤلؤي" فإننا نجهل ما إذا كانت سعيدة أم حزينة
Ve bu çözümsüzlük, " İnci Küpeli Kız"daki çözümsüzlük -- mutlu mu üzgün mü olduğunu bilmiyoruz.少女の気持ちを知ることはできません 私はその小説も書きましたが
Yani bunlar onun küpeleri degil.Also sind dies nicht ihre Perlenohrringe.
Yani bunlar onun küpeleri degil.Así que no son suyos.
Yani bunlar onun küpeleri degil.Ce ne sont donc pas ses boucles d'oreilles.
Yani bunlar onun küpeleri degil.Cho nên đó chắc chắn không phải của cô ấy.
Yani bunlar onun küpeleri degil.Deci nu sunt ai ei cerceii cu perle.
Yani bunlar onun küpeleri degil.Die parels zijn dus niet van haar.
Yani bunlar onun küpeleri degil.Então aqueles brincos de pérolas não são dela.
Yani bunlar onun küpeleri degil.Jadi itu bukanlah miliknya.
Yani bunlar onun küpeleri degil. Kimin peki?E se non sono i suoi orecchini, di chi sono allora?
Yani bunlar onun küpeleri degil. Kimin peki?소녀의 진주 귀걸이가 아니죠. 그럼 누구의 귀걸이죠?
Yani bunlar onun küpeleri degil. Kimin peki?Så dette er ikke hendes perleøreringe.
Yani bunlar onun küpeleri degil. Kimin peki?Если они принадлежат не ей, то кому?
Yani bunlar onun küpeleri degil. Kimin peki?Отже, якщо це не її сережки, тоді чиї?
Yani bunlar onun küpeleri degil. Kimin peki?כך שהם לא שלה. של מי הם?
Yani bunlar onun küpeleri degil. Kimin peki?ولذلك هذه الأقراط ليست ملكاً لها. فلمن هي؟
Yani bunlar onun küpeleri degil. Kimin peki?妻カタリーナの持っていた衣装のリストが見つかっています
Yani bunlar onun küpeleri degil.Så det är inte hennes pärlörhängen.
Yani bunlar onun küpeleri degil.Takže to nejsou její perlové náušnice.
Yani bunlar onun küpeleri degil.Tehát ez nem az ő fülbevalója.
Yani bunlar onun küpeleri degil.Więc nie należą do niej.
Yani bunlar onun küpeleri degil.Έτσι αυτά δεν είναι τα δικά της μαργαριταρένια σκουλαρίκια.
Yani bunlar onun küpeleri degil.Това не са нейни обици.