kültür ile cümle
kültür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Sanıyorum ki bu tür tercihler çoğunlukla kültürel.I presume such preferences are mostly cultural.
Tatoeba kültürdür.Tatoeba is culture.
Benim farklı bir kültürden olduğumu biliyorsun.You know I'm from a different culture.
Bazı kültürler herkesin bir köle olduğunu varsayıyor.Some cultures assume everybody is a slave.
Mısır kültürünü her zaman sevmişimdir.I've always loved Egyptian culture
Bu kutlama ülkemizin kültürünün esas parçasıdır.This celebration is an intrinsic part of the culture of our country.
O kültürün erkekleri için, aşırı uzun boyunlu kadınlar çekici olarak kabul edilir.For men of that culture, women with extremely long necks are considered attractive.
"Etik kültür," olmadan insanlık için kurtuluş yoktur.Without "ethical culture," there is no salvation for humanity.
Farklı kültürlerden insanların az çok kişisel alana ihtiyacı vardır.People in different cultures need more or less personal space.
Başka bir kültürü yargılamadan önce kültürel göreceliği hesaba katmak önemlidir.It's important to take cultural relativism into account before judging another culture.
Kültürel ödenek bir şey değildir.Cultural appropriation isn't a thing.
Kültür onları birleştirirken politika insanları böler.Politics divides people, while culture unites them.
Diğer kültürlerden öğrenecek çok şeyimiz var.We have a lot to learn from other cultures.
Bunlar sentetik veya kültür incileri mi?Are those synthetic or cultured pearls?
Parlak kırmızı, Çin kültürünün göstergelerinden biridir.Vermilion is one the signifiers of Chinese culture.
Ejderha, Çin'in kültürel amblemlerinden biridir.The dragon is one of the cultural emblems of China.
Politika insanları böler ama kültür onları birleştirir.Politics divides people, but culture unifies them.
Kültürümüz tehdit ediliyor.Our culture is threatened.
Kültürler içinde alt kültürler vardır.There are subcultures within cultures.
Diğer kültürlerin bilgisi çeşitlilik için saygı ve hoşgörüyü besler.Knowledge of other cultures fosters a respect and tolerance for diversity.
Bazı kültürler diğerlerinden daha iyidir.Some cultures are better than others.
Bazı kültürler tarafsızca diğerlerinden daha iyidir.Some cultures are objectively better than others.
Benim kültürüm objektif olarak onlarınkinden daha üstün.My culture is objectively superior to theirs.
Bütün kültürlerin kusurları var.All cultures have flaws.
Hiçbir kültür mükemmel değildir.No culture is perfect.
Neyin kibar görülüp görülmediği kültürden kültüre değişir.What is or is not considered polite varies from culture to culture.
Bir kültürde kibar olan şey diğerinde kibar olmayabilir.What is polite in one culture may not be polite in another.
Bir kültürde kaba olan şey, başka bir kültürde kaba olmayabilir.What is impolite in one culture may not be impolite in another.
Kültürel görecelik zehirli bir fikirdir.Cultural relativism is a toxic idea.
Kültürel görecelik zehirli bir fikir değildir.Cultural relativism is not a toxic idea.
Kültürel görelilik yararlı bir araç olabilir.Cultural relativism can be a helpful tool.
Bu onların kültüründe onlar için çok utanç verici.It's very shameful for them in their culture.
Bu diğer kültürleri anlamak için iyi.It's good for our understanding of other cultures.
Rönesans modern Avrupa kültürünün temelidir.The Renaissance is the foundation of modern European culture.
Okinawa, Japonya'dan kültürel olarak farklıdır.Okinawa is different from Japan culturally.
Kültürel kalıntılarımıza değer verin; hepsi bizim görevimizdir.Cherish our cultural relics; it is all our duty.
Sami çok Viktoryan bir kültürde yaşıyordu.Sami lived in a very Victorian culture.
Çoğu batılının kültürel ufku Led Zepplin'in Cashmere şarkısıyla sona erer.Most westerner's cultural horizons end with Led Zepplin's Cashmere song.
Tom Fransızca öğreniyor. O gerçekten bir kültür adamı olmalı.Tom is learning French. He must really be a man of culture.
Sami, Japon kültürü konusunda çok saplantılı.Sami is so obsessed with Japanese culture.
Fransız kültürü büyük prestiji yaşamaya devam ediyor.French culture continues to enjoy great prestige.
Sami kültürel Müslüman.Sami is a cultural Muslim.
Tom çok kültürlü biri.Tom is a man of culture.
Kültürümüzde evlilik kadınla erkek arasında olur.In our culture marriage is between one man and one woman.
Kültürümüzde evlilik bir erkekle bir kadın arasındadır.In our culture marriage is between one man and one woman.
Başka farklı kültürler tanımak için İngilizce öğrenmek istiyorum.I would like to learn English to know other different cultures.
Başka kültürler tanımak için İngilizce öğrenmek istiyorum.I would like to learn English to know other cultures.
Yeni kültürler öğrenmek için İngilizce öğrenmek istiyorum.I would like to learn English to know new cultures.
Bu eşsiz koleksiyonun kültürel değeri maddi değerinden çok daha büyük.The cultural value of this unique collection is far greater than its material value.
Türkler Cezayir kültüründe izlerini bırakmıştır.The Turks have left their mark on the Algerian culture.
Kendi kültüründen utanç, içselleştirilmiş bir aşağılık kompleksidir.Cultural cringe is an internalized inferiority complex.
Misafirperverlik kültürel genlerimize işlemiş.Hospitality is inscribed in our cultural genes.
İstanbul Türkiye'nin kültür başkentidir.Istanbul is the cultural capital of Turkey.
Sosyal medyadaki linç kültürü günümüzün engizisyonu olmuş durumda.Cancel culture has become today's Inquisition.
Mersavi Sosyal Yardımlaşma Dayanışma Kültür ve Eğitim DerneğiMersavi Sosyal Yardımlaşma Dayanışma Kültür ve Eğitim Derneği
40.000 yıl önce: Aurignacian kültürü Avrupa'da başlıyor.40,000 years ago: Aurignacian culture begins in Europe.
Grup 47’nin kültürel ve siyasi etkisi birçok tartışmanın konusu olmuştur.The cultural and political influence of Group 47 has been the subject of numerous debates.
9000 yıl önce (MÖ 7000): Jiahu kültürü Çin'de başladı.9,000 years ago (7000 BC): Jiahu culture began in China.
Okul kültürü bu değerler üzerinde yükselir ve kurumlar da aynı doğrultuda yönetilir.School culture rises above these values and institutions are managed in the same direction.
Farklı kültürlerde, üçüncü veya dördüncü bir cinsiyet çok farklı şeyleri temsil edebilir.In different cultures, a third or fourth gender may represent very different things.