kültür ile cümle
kültür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Çocukların kültürü çok değişti.Childhood culture has changed dramatically
Fakat diğer kısım da kampüslerimizdeki bilim ve mühendislik kültürüyle yakından ilgili.But the other part has to do with the culture of science and engineering on our campuses.
Biliyorum, bunu matematik derslerinde öğrendik fakat şimdi kültürün de her yerinde --Now, I know we learned that in math class, but now it's everywhere in the culture --
Dil kültürün bir parçasıdır...Language is part of culture...
Dil... kültürün... parçasıdır...Language is... a part of... culture...
Yabancı bir dili öğrenirken, aynı zamanda o ülkenin... ...kültürünü de öğrenmeliyiz.When we learn of foreign languages, we should also learn about... that country's culture...
Oysa değil, tarih ve kültür de bir o kadar etkili.It is also shaped equally by history and culture.
En büyük dezavantajı ise, Hanların kültürel farkları kavrayışının çok zayıf olması.The great disadvantage of it is that the Han have a very weak conception of cultural difference.
İçgüdüsel bir şey. Kültürel bir şey.And that in someways is a lot more intuitive.
Bu kambur balina şarkısı bir çeşit hayvan kültürüdür, insanların müziklerinde olduğu gibi.This means that humpback song is a form of animal culture, just like music for humans would be.
İlki daha iyiye ulaşmak için tutkulu bir ilgi kültürü yaratmak.The first ingredient is to create a culture of passionate concern for the greater good.
Hatta belki de Amerikan kültürü kadar geçerliydi.It felt as valid perhaps even as American culture.
Haliyle sağır insanlar o kültürü ve topluluğu gençliklerinde keşfederler.Those hearing parents tend to try to cure them.
Ve birçok kültürde --neredeyse yürümeye başlar başlamaz çocuklara bıçak verilir.And in a lot of cultures they give knives -- like, as soon as they're toddlers, they have knives.
Biz kültürel olarak hassas psiko- sosyal rehberlik yaklaşımı geliştirdik.We developed a culturally-sensitive psycho-social counseling approach.
Ve bütün bunlar biriken kültürel adaptasyonun sonucudur.And all of this because of cumulative cultural adaptation.
Şimdi bunun yol açtığı şeylerden bir tanesi, güneyde bir nevi kültürel patlama.So one of the things that that's leading to is a sort of southern cultural explosion.
Kültürel araçları kullanma yetisinin yaygınlaştığı başka radikal örnekler de var.You have other radical examples where the ability to use cultural tools is spreading out.
Ama bunu yapmak için kültürümüzün korku-tabanlı toplumun üzerine yükselmesi lazım.But to do that, our culture has to rise above fear-based society.
Teoride ve (keşke) pratikte seks ve kültür üzerine çevrimiçi bir dergiydi.It was in theory, and hopefully in practice, a smart online magazine about sex and culture.
Başka kültürlerde bu yalnızlık döneminin atlatılması için çeşitli yöntemler olduğunu düşünüyoruz.And this is one of many ways that we think other cultures offset this kind of lonely period.
Bu Danimarka kültüründen bir fragmanın Çin kültürüne entegre edilmesi gibi.It's almost like a fragment of Danish culture integrated into Chinese culture.
Fotoğrafcılık kendiminkini de dahil olmak üzere kültürleri yüceltti.Photography transcended culture, including my own.
Şu anda bahsettiğim kurallar aslında kültür tarafından sürekli kontrol altında tutulmaktadır.Now the rules that I'm talking about are constantly being monitored by the culture.
Kültürümüz bozuk.Our culture is defective.
Bazı materyaller yoksa, sadece var olanların üzerine bir kültür inşa edebilirsiniz.If the materials do not exist, you can only design a culture based upon the materials that do exist.
Şimdi, elbette, istisnalar var, harika, kültürü iyileştiren istisnalar.Now there are, of course, exceptions, wonderful, civilization-enhancing exceptions.
Kültür değişkenliği hakkında düşünmek için haydi farklı bir metafor deneyelimTo think about culture variation, let's try a different metaphor.
Kültürler içinde ahlaki tartışmalar özellikle grup-içi, otorite ve saflıkla ilgili konularMoral arguments within cultures are especially about issues of in-group, authority, purity.
Her kültürün ruhunun maddi dünyaya gelmesini sağlayan bir araçtır.It's a vehicle through which the soul of each particular culture comes into the material world.
Kore Tarihinin ve Kültürünün Restorasyonu.Korean History and Culture Restoration.
Ve tabi ki bunlar yaş, ırk, kültür, cinsiyeti aşan şeylerdi.And of course, these transcend age, race, culture, gender.
Kültür bu!" ve sonra daha kötü hissedersiniz.It's culture!" And then you feel even worse.
Yani bir jenerasyon sonra, kültürel çeşitliliğimizin yarısını kaybedeceğiz.So that in one generation, we're going to halve our cultural diversity.
Aslında daha kültürel bağlantılı yapmayı düşündüm, ama -- (Kahkaha) neyse.Actually, I thought about making it more culturally relevant, but -- (Laughter) anyway.
Birçoğunuz kültür mantarına aşinasınızdır.Most of you are familiar with Portobello mushrooms.
Kültüre alınabilecek tek bir mantar türü bulduk.We found one sample to be able to get into culture.
Sonunda kültürü biçimlendirmiş ve spor üretmeyen bir şekle sokmuştum.I was able to morph the culture into a non-sporulating form.
Biliyorsunuz, biz hepimiz kendi kültürümüzün tek kültür olduğunu düşünürüz.But it's your structure. It's not so much my structure. So we'll be on there during the forums.
Ben her zaman o genel kültüre takıntılı bir çocuk olmuşumdur.I was always that kind of obsessed trivia kid.
Farklı topluluklar, kültürler, dinlerden çocuklar.From different cultures, communities, religions.
Kültür böyle.It's the culture.
Anlayamadığım kültürlerden korkarım. [Adam kendi dilinde konuşur]:Cultures I don't understand. man speaking native language:
Gerçekleşmekte olan kültürel yayılımın çoğu parlak, yeni, yaratıcı düşünme ürünü değil.Well, most of the cultural spread that goes on is not brilliant, new, out-of-the-box thinking.
Bu "mem"ler dünyaya yayılıyor ve kültürleri külliyen ortadan kaldırıyorlar.These memes are spreading around the world and they are wiping out whole cultures.
Kültürümüzün kenarlarında kalan bütün o değersiz şeylere karşı bağışıklığımız var.We have an immunity to all of the junk that lies around the edges of our culture.
Tabii ki bu taklit kültürünün yaratıcı süreç üzerinden bir takım etkileri de var. ...Now of course, there's a bunch of effects that this culture of copying has on the creative process.
Görüyorsunuz, bu ekonomik değişklikler kültürlerimiz üzerinde innaılmaz bir etkiye sahip.So you can see that these economic changes really do have a strong effect on our culture.
Bu bir çeşit kültürel anlatım, değil mi?This is an expression of culture, right? And this is actually from his Degradation series.
İkincisi bir kültür inşa ediyorlar.The second thing is, they build a culture.
Çünkü bizim kültürümüzün ürünlerinde bile-Because even objects within our own culture -
Ve bu bizim kültürümüzden![laughter] And that's in our own culture!
Kendi kültürümüz bunu üretti,on yıllık bir dilimde.Our own culture produced this, over a ten year span.
Diğer kültürlerde, zaman döngüseldir.In other cultures, time is cyclical.
Kültürümüzde yavaşlama kötü bir kelimedir."Slow" is a dirty word in our culture.
Kültürümüzün bir parçası, tarihimizin bir parçası.It's part of our culture, it's part of our history.
Bizler bir terapi kültüründe yaşıyoruz.We live in a therapy culture.
Ya kendi kültürlerini yaratmak yerine o kararı verselerdi? Dünya nasıl olurdu?What if they made that decision versus to build their own culture?
O karar kültürümüzü şekillendirdi.That decision shaped our culture.
Bu kültür bunun farkında. Bu salon bunun farkında.This culture knows that, this room knows that.