kükürt ile cümle

kükürt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Benzin atığı olan kükürt elde edebilmek için üretilmektedir取り除く際に生産されています
Biliran dağlarında kükürt madenciliği yapılıyor.Hay minería de azufre en las montañas de Biliran.
Biliran dağlarında kükürt madenciliği yapılıyor.In de bergen van Biliran vindt zwavelmijnbouw plaats.
Biliran'da kükürt madenciliği yapılıyor.In Biliran vindt zwavelmijnbouw plaats.
Biliran'da kükürt madenciliği yapılıyor.Muchos murieron por esto. Hay minería de azufre en Biliran.
Böylece, sonuç olarak insanların kükürt dioksite maruz kalması azalmışsa da toplam emisyon azalmamıştır.De a innebär i själva verket a människornas exponering för svaveldioxid minskat, men inte de totala utsläppen.
Böylece, sonuç olarak insanların kükürt dioksite maruz kalması azalmışsa da toplam emisyon azalmamıştır.Derfor er folks eksponering for svovldioxid i realiteten reduceret, men ikke de samlede udslip.
Böylece, sonuç olarak insanların kükürt dioksite maruz kalması azalmışsa da toplam emisyon azalmamıştır.Tehát, gyakorlatilag az emberek kén-dioxidnak kite. sége csökkent, az összkibocsátással szemben.
Böylece, sonuç olarak insanların kükürt dioksite maruz kalması azalmışsa da toplam emisyon azalmamıştır.Vystavenie ľudí oxidu síričitému sa teda znížilo, jeho celkové emisie však nie.
Böylece, sonuç olarak insanların kükürt dioksite maruz kalması azalmışsa da toplam emisyon azalmamıştır.Vystavení obyvatelstva působení oxidu siřičitého se tedy snížilo, nesnížily se však jeho celkové emise.
Böylece, sonuç olarak insanların kükürt dioksite maruz kalması azalmışsa da toplam emisyon azalmamıştır.Следователно хората са по­малко изложени на серен двуокис, но емисиите като цяло не са се намалили.
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.Az lakik sátorában, a ki nem az övé, és hajlékára kénkövet szórnak.
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.Będzie mieszkał strach w przybytku jego, chociaż nie był jego, a siarką będzie potrząśnione mieszkanie jego.
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.El fuego habita en su tienda; el azufre es esparcido sobre su morada
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.Folk som ikke hører ham til, bor i hans telt; det strøes svovel over hans bosted.
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.Hänen majassansa asuu outoja, hänen asuinpaikallensa sirotetaan tulikiveä.
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.Hrôza bude bývať v jeho stáne, ktorý však už nebude jeho, a na jeho obydlie bude sa sypať síra.
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.I hans hydda får främlingar bo, och svavel utströs över hans boning.
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.i hans Telt har Undergang hjemme, Svovl strøs ud på hans Bolig;
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.In seiner Hütte wird nichts bleiben; über seine Stätte wird Schwefel gestreut werden.
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.Kar ni njegovo, bo prebivalo v šatoru njegovem, žveplo se bo sipalo na stan njegov.
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.Kẻ chẳng thuộc về hắn sẽ ở trong trại hắn , Còn diêm sanh sẽ rải ra trên chỗ ở của nó .
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.Kẻ chẳng thuộc về hắn sẽ ở trong trại hắn, Còn diêm sanh sẽ rải ra trên chỗ ở của nó.
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.Kini siapa saja boleh tinggal dalam kemahnya, dan di situ ditaburkan belerang, pembasmi penyakitnya
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.그에게 속하지 않은 자가 그 장막에 거하리니 유황이 그 처소에 뿌려질 것이며
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.Na sua tenda habita o que não lhe pertence; espalha-se enxofre sobre a sua habitação.
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.Nimeni din ai lui nu locuieşte în cortul lui, pucioasă este presărată pe locuinţa lui.
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.Nul des siens n`habite sa tente, Le soufre est répandu sur sa demeure.
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.Potresti abitare nella tenda che non è più sua; sulla sua dimora si spargerà zolfo
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.V stánku jeho hrůza bydleti bude, ač nebyl jeho; posypáno bude obydlí jeho sirou.
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.Zijn huis zal verdwijnen onder een vurige laag zwavel.
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.В шатъра му ще се засели това, което не е негово; Сяра ще се разпръсне върху жилището му.
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.Поселятся в шатре его, потому что он уже не его; жилище его посыпано будет серою.
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.תשכון באהלו מבלי לו יזרה על נוהו גפרית׃
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.يسكن في خيمته من ليس له. يذر على مربضه كبريت.
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.不 屬 他 的 必 住 在 他 的 帳 棚 裡 . 硫 磺 必 撒 在 他 所 住 之 處
Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.不 屬 他 的 必 住在 他 的 帳棚裡 . 硫磺 必 撒在 他 所住之處
Havada yüksek düzeylerde kükürt ve azot oksit olduğunda ‘asit yağmuru’ oluşur.Agricultura şi transportul sunt principalele surse ale poluării cu azot.
Havada yüksek düzeylerde kükürt ve azot oksit olduğunda ‘asit yağmuru’ oluşur.A „savas eső” akkor jön létre, ha a levegőben magas koncentrációban van jelen kén- és nitrogén-oxid.
Havada yüksek düzeylerde kükürt ve azot oksit olduğunda ‘asit yağmuru’ oluşur.En concentraciones muy altas,
Havada yüksek düzeylerde kükürt ve azot oksit olduğunda ‘asit yağmuru’ oluşur.L’odore pungente è causato da circa 40 sostanze chimiche diverse emesse
Havada yüksek düzeylerde kükürt ve azot oksit olduğunda ‘asit yağmuru’ oluşur.Poľnohospodárstvo a doprava sú hlavnými zdrojmi znečistenia dusíkom.
Havada yüksek düzeylerde kükürt ve azot oksit olduğunda ‘asit yağmuru’ oluşur.Yksi niistä on haihtuva rikkidioksidipäästöjen erittäin merkittävä väheneminen.
Havada yüksek düzeylerde kükürt ve azot oksit olduğunda ‘asit yağmuru’ oluşur.Ωστόσο, η περίσσεια του αζώτου μπορεί να προκαλέσει σοβαρά περιβαλλοντικά και υγειονομικά προβλήματα.
İmzalanan: CLRTAP’ye Kükürt Emisyonları ProtokolüAláírás: a CLRTAP-hoz csatolt jegyz5könyv a kénkibocsátásról
İmzalanan: CLRTAP’ye Kükürt Emisyonları ProtokolüAllekirjoitus: CLRTAPin rikkipöytäkirja
İmzalanan: CLRTAP’ye Kükürt Emisyonları ProtokolüFirma: protocollo sulle emissioni di zolfo della CLRTAP
İmzalanan: CLRTAP’ye Kükürt Emisyonları ProtokolüFirma: Protocolo del CLRTAP sobre emisiones de azufre
İmzalanan: CLRTAP’ye Kükürt Emisyonları ProtokolüOndertekening: Protocol bij CLRTAP betreffende de verlaging van zwavelemissies
İmzalanan: CLRTAP’ye Kükürt Emisyonları ProtokolüPodepsaný dokument: Protokol o dalším snížení emisí síry k CLRTAP
İmzalanan: CLRTAP’ye Kükürt Emisyonları ProtokolüPodpisano: Protokol o zmanjšanju emisij žvepla k CLRTAP
İmzalanan: CLRTAP’ye Kükürt Emisyonları ProtokolüPodpis: Protokol k CLRTAP o emisiách síry
İmzalanan: CLRTAP’ye Kükürt Emisyonları ProtokolüS-a semnat: Protocolul privind emisiile de sulf la CLRTAP
İmzalanan: CLRTAP’ye Kükürt Emisyonları ProtokolüSignature : Protocole sur les émissions de soufre à la convention CLRTAP
İmzalanan: CLRTAP’ye Kükürt Emisyonları ProtokolüUndertecknande: Svavelprotokollet till CLRTAP
İmzalanan: CLRTAP’ye Kükürt Emisyonları ProtokolüUnterzeichnet: Protokoll über Schwefelemissionen zum CLRTAP
İnsanların üçte biri bunların ağzından fışkıran ateş, duman ve kükürtten, bu üç beladan öldü.A od tego trojga pobita jest trzecia część ludzi od ognia i od dymu, i od siarki, które wychodziły z gąb ich.
İnsanların üçte biri bunların ağzından fışkıran ateş, duman ve kükürtten, bu üç beladan öldü.A tímto trojím zmordována jest třetina lidu, totiž ohněm, a dýmem, a sirou, kteréž vycházely z úst jejich.
İnsanların üçte biri bunların ağzından fışkıran ateş, duman ve kükürtten, bu üç beladan öldü.이 세 재앙 곧 저희 입에서 나오는 불과 연기와 유황을 인하여 사람 삼분의 일이 죽임을 당하니라
İnsanların üçte biri bunların ağzından fışkıran ateş, duman ve kükürtten, bu üç beladan öldü.Một phần ba loài người bị giết vì ba tai nạn đó, là lửa, khói, và diêm sanh ra từ miệng ngựa.

İlgili Sayfalar