küflü ile cümle

küflü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
O küflüdür.It tastes moldy.
Bu oda küflü kokuyor.This room smells musty.
Bunun tadı küflü.This tastes moldy.
Ekmek küflüydü, ama Tom yine de onu yedi.The bread was moldy, but Tom ate it anyway.
Eski kitap küflüydü.The old book was moldy.
Biraz küflü ekmekten başka bir şeyimiz yok.We have nothing but some moldy bread.
Ekmek küflüydü ama Tom yine de onu yedi.The bread was mouldy, but Tom ate it nevertheless.
Kabin küflü kokuyordu.The cabin smelled musty.
Ekmek küflüydü, ama Tom yine de onu yedi.Das Brot war schimmlig, aber Tom aß es trotzdem.
Onun yapamadığı bir şey yoktur, Tut tüm zamanını lahitinde geçirir çünkü o her gün küflüdür.Laars hingegen lässt nicht locker, sein Rachedurst steigt von Tag auf Tag.
Ekmek küflüydü, ama Tom yine de onu yedi.El pan tenía mohos, sin embargo Tom lo comió.
Onun yapamadığı bir şey yoktur, Tut tüm zamanını lahitinde geçirir çünkü o her gün küflüdür.Он настолько беден, что не каждый день у него еcть еда, но зато каждый день он сыт преследованиями.
Onun yapamadığı bir şey yoktur, Tut tüm zamanını lahitinde geçirir çünkü o her gün küflüdür.Nós não podemos ter algo frágil, não podemos fazer algo que precisa ser carregado todo dia.
Onun yapamadığı bir şey yoktur, Tut tüm zamanını lahitinde geçirir çünkü o her gün küflüdür.Z niewiadomych przyczyn wpada w pętlę czasową – przeżywa cały czas ten sam dzień.
Onun yapamadığı bir şey yoktur, Tut tüm zamanını lahitinde geçirir çünkü o her gün küflüdür.Η συχνότητά του είναι αόριστη, καθώς δεν γίνεται κάθε χρόνο.
Onun yapamadığı bir şey yoktur, Tut tüm zamanını lahitinde geçirir çünkü o her gün küflüdür.Han siger, at han har det bedste job i hele verden, fordi han ser det umulige ske hver eneste dag.
Hoş ama biraz da küflü bir kokusu vardır.Den dufter godt, noen mener den dufter litt som appelsin.
Hoş ama biraz da küflü bir kokusu vardır.Tidak berbau namun sedikit pahit rasanya.
Hoş ama biraz da küflü bir kokusu vardır.算是帥哥但總是臭著一張臉。
Onun yapamadığı bir şey yoktur, Tut tüm zamanını lahitinde geçirir çünkü o her gün küflüdür.가지고 있는 게을로가 싸워주지 않아 매일매일을 괴롭게 살아간다.
Gorgonzola; İtalya menşeli, inek sütünden yapılan küflü bir peyniridir.פקורינו היא גבינה איטלקית קשה ומלוחה מחלב כבשים (pecora היא כבשה באיטלקית).
Onun yapamadığı bir şey yoktur, Tut tüm zamanını lahitinde geçirir çünkü o her gün küflüdür.Njeni dnevi pa se razlikujejo med seboj, saj se vsak dan potepa ter vsak dan doživi kaj novega.
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.da skal han la det som flekkene er på tvette, og atter holde det innelåst i syv dager.
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.el sacerdote mandará lavar el lugar donde está la mancha y lo aislará otros siete días
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.ia menyuruh supaya benda itu dicuci dan diasingkan selama tujuh hari lagi
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.il ordonnera qu`on lave ce qui est attaqué de la plaie, et il l`enfermera une seconde fois pendant sept jours.
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.il sacerdote ordinerà che si lavi l'oggetto su cui è la macchia e lo rinchiuderà per altri sette giorni
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.käskeköön pappi pestä esineen, jossa tarttuma on, ja sulkekoon sen sisälle vielä seitsemäksi päiväksi.
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.제사장은 명하여 그 색점 있는 것을 빨게하고 또 칠 일 동안 간직하였다가
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.naj zapove, da se opere tisto, na čemer je tako znamenje; potem naj zapre to sedem dni drugič.
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.o sacerdote ordenará que se lave aquilo, em que está a praga, e o encerrará por mais sete dias.
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.rozkáže kňaz, aby oprali vec, na ktorej je rana, a zavrie ju po druhé na sedem dní.
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.Rozkáže kněz, aby zeprali tu věc, na níž byla by rána, i káže ji zavříti za sedm dní po druhé.
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.să poruncească să se spele partea atinsă de rană, şi să -l închidă a doua oară şapte zile.
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.så skal Præsten påbyde, at den angrebne Ting skal tvættes, og derpå igen lukke den inde i syv Dage.
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.Tać jest ustawa o każdej zarazie trądu, i plamy czarnej:
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.thì người hãy biểu họ đem giặt món có vít đó đi , rồi giam nó một lần thứ nhì trong bảy ngày nữa .
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.thì người hãy biểu họ đem giặt món có vít đó đi, rồi giam nó một lần thứ nhì trong bảy ngày nữa.
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.τοτε θελει προσταξει ο ιερευς να πλυθη το εχον την πληγην και θελει κλεισει αυτο αλλας επτα ημερας
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.то свещеникът да заповяда да изперат онова, което е заразено, и да го затвори още за седем дена.
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.то священник прикажет омыть то, на чем язва, и вторично заключит на семь дней;
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.וצוה הכהן וכבסו את אשר בו הנגע והסגירו שבעת ימים שנית׃
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.يأمر الكاهن ان يغسلوا ما فيه الضربة ويحجزه سبعة ايام ثانية.
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.祭 司 就 要 吩 咐 他 們 、 把 染 了 災 病 的 物 件 洗 了 、 再 關 鎖 七 天
buyruk verecek ve küflü eşya yıkanacak. Kâhin onu yedi gün daha kapalı bir yerde tutacak.祭司 就 要 吩咐 他 們 、 把 染 了 災病 的 物件 洗 了 、 再 關鎖 七 天
küflü taşları söküp kentin dışına, kirli sayılan bir yere atmaları için buyruk verecek.da skal han la de stener som flekkene er på, brytes ut og kastes utenfor byen, på et urent sted.
küflü taşları söküp kentin dışına, kirli sayılan bir yere atmaları için buyruk verecek.il sacerdote ordinerà che si rimuovano le pietre intaccate e si gettino in luogo immondo, fuori di città
küflü taşları söküp kentin dışına, kirli sayılan bir yere atmaları için buyruk verecek.käskeköön hän murtaa pois ne kivet, joissa tarttuma on, ja heittää ne ulos kaupungista saastaiseen paikkaan.
küflü taşları söküp kentin dışına, kirli sayılan bir yere atmaları için buyruk verecek.그는 명하여 색점 있는 돌을 빼어 성 밖 부정한 곳에 버리게 하고
küflü taşları söküp kentin dışına, kirli sayılan bir yere atmaları için buyruk verecek.rozkáže, aby vyňali kamene, na ktorých je rana, a aby ich vyhodili von za mesto na nečisté miesto.
küflü taşları söküp kentin dışına, kirli sayılan bir yere atmaları için buyruk verecek.Rozkáže vyníti kamení, na němž by rána taková byla, a vyvrci je ven za město na místo nečisté.
küflü taşları söküp kentin dışına, kirli sayılan bir yere atmaları için buyruk verecek.să poruncească să se scoată pietrele atinse de rană, şi să le arunce afară din cetate într'un loc necurat.
küflü taşları söküp kentin dışına, kirli sayılan bir yere atmaları için buyruk verecek.skal Præsten give Ordre til at udtage de angrebne Sten og kaste dem hen på et urent Sted uden for Byen
küflü taşları söküp kentin dışına, kirli sayılan bir yere atmaları için buyruk verecek.thì phải truyền gỡ mấy cục đá bị vít lây, liệng ra ngoài thành trong một nơi dơ dáy;
küflü taşları söküp kentin dışına, kirli sayılan bir yere atmaları için buyruk verecek.thì_phải truyền gỡ mấy cục đá bị vít lây , liệng ra ngoài thành trong một nơi dơ_dáy ;
küflü taşları söküp kentin dışına, kirli sayılan bir yere atmaları için buyruk verecek.то священник прикажет выломать камни, на которых язва, и бросить их вне города на место нечистое;
küflü taşları söküp kentin dışına, kirli sayılan bir yere atmaları için buyruk verecek.וצוה הכהן וחלצו את האבנים אשר בהן הנגע והשליכו אתהן אל מחוץ לעיר אל מקום טמא׃
küflü taşları söküp kentin dışına, kirli sayılan bir yere atmaları için buyruk verecek.يأمر الكاهن ان يقلعوا الحجارة التي فيها الضربة ويطرحوها خارج المدينة في مكان نجس.
küflü taşları söküp kentin dışına, kirli sayılan bir yere atmaları için buyruk verecek.就 要 吩 咐 人 把 那 有 災 病 的 石 頭 挖 出 來 、 扔 在 城 外 不 潔 淨 之 處
küflü taşları söküp kentin dışına, kirli sayılan bir yere atmaları için buyruk verecek.就要 吩咐 人 把 那 有 災病 的 石頭 挖出 來 、 扔在 城外 不 潔淨 之 處
İlgili Sayfalar