‹‹Kâhin giyside, kumaşta ya da herhangi bir deri eşyada bulunan küfün yayılmadığını görürse,لكن ان رأى الكاهن واذا الضربة لم تمتد في الثوب في السدى او اللحمة او في متاع الجلد
‹‹Kâhin giyside, kumaşta ya da herhangi bir deri eşyada bulunan küfün yayılmadığını görürse,祭 司 要 察 看 、 若 災 病 在 衣 服 上 、 經 上 、 緯 上 、 或 是 皮 子 作 的 甚 麼 物 件 上 、 沒 有 發 散
‹‹Kâhin giyside, kumaşta ya da herhangi bir deri eşyada bulunan küfün yayılmadığını görürse,祭司 要 察看 、 若災病 在 衣服 上 、 經上 、 緯上 、 或是 皮子 作 的 甚 麼 物件 上 、 沒有 發散
Kalabalığı gören Yahudiler büyük bir kıskançlık içinde, küfürlerle Pavlusun söylediklerine karşı çıktılar.유대인들이 그 무리를 보고 시기가 가득하여 바울의 말한 것을 변박하고 비방하거늘
Kalabalığı gören Yahudiler büyük bir kıskançlık içinde, küfürlerle Pavlusun söylediklerine karşı çıktılar.Mas os judeus, vendo as multidões, encheram-se de inveja e, blasfemando, contradiziam o que Paulo falava.
Kalabalığı gören Yahudiler büyük bir kıskançlık içinde, küfürlerle Pavlusun söylediklerine karşı çıktılar.Y cuando los judíos vieron las multitudes, se llenaron de celos, y blasfemando contradecían lo que Pablo decía
Kalabalığı gören Yahudiler büyük bir kıskançlık içinde, küfürlerle Pavlusun söylediklerine karşı çıktılar.Видївши ж Жиди народ, сповнились завистю, і перечили речам Павла та хулили.
Kalabalığı gören Yahudiler büyük bir kıskançlık içinde, küfürlerle Pavlusun söylediklerine karşı çıktılar.Но Иудеи, увидев народ, исполнились зависти и,противореча и злословя, сопротивлялись тому, что говорил Павел.
Kalabalığı gören Yahudiler büyük bir kıskançlık içinde, küfürlerle Pavlusun söylediklerine karşı çıktılar.ויהי כראות היהודים את המון העם וימלאו קנאה ויכחישו את דברי פולוס הכחש וגדף׃
Kalabalığı gören Yahudiler büyük bir kıskançlık içinde, küfürlerle Pavlusun söylediklerine karşı çıktılar.فلما رأى اليهود الجموع امتلأوا غيرة وجعلوا يقاومون ما قاله بولس مناقضين ومجدفين.
Kalabalığı gören Yahudiler büyük bir kıskançlık içinde, küfürlerle Pavlusun söylediklerine karşı çıktılar.但 猶 太 人 看 見 人 這 樣 多 、 就 滿 心 嫉 妒 、 硬 駁 保 羅 所 說 的 話 、 並 且 毀 謗
Kalabalığı gören Yahudiler büyük bir kıskançlık içinde, küfürlerle Pavlusun söylediklerine karşı çıktılar.但 猶太 人 看見人 這樣 多 、 就 滿心 嫉妒 、 硬 駁 保羅 所 說的話 、 並且 毀謗
"Kendinize küfür tutmak istiyorum efendim, lütfen efendim teşekkür ediyorum," dedi."A já bych Děkuji za přání, pane, pokud si vaše nadávky na sebe, pane," řekl
"Kendinize küfür tutmak istiyorum efendim, lütfen efendim teşekkür ediyorum," dedi."A ja by som Ďakujem za prianie, pane, ak si vaše nadávky na seba, pane," povedal
"Kendinize küfür tutmak istiyorum efendim, lütfen efendim teşekkür ediyorum," dedi."A ja dziękuję uprzejmie, proszę pana, jeśli chcesz zachować przysięgając sobie, proszę pana", powiedział
"Kendinize küfür tutmak istiyorum efendim, lütfen efendim teşekkür ediyorum," dedi."Dan aku terima kasih banyak, Pak, jika Anda akan menyimpan bersumpah Anda untuk diri sendiri, Sir," kata
"Kendinize küfür tutmak istiyorum efendim, lütfen efendim teşekkür ediyorum," dedi."E eu agradeço muito, senhor, se você manter o seu juramento para si mesmo, senhor", disse
"Kendinize küfür tutmak istiyorum efendim, lütfen efendim teşekkür ediyorum," dedi."E io vi ringrazio gentilmente, signore, se aveste mantenere il giuramento a te, signore", ha detto
"Kendinize küfür tutmak istiyorum efendim, lütfen efendim teşekkür ediyorum," dedi.'En ik dank u, meneer, als u wilt uw zweren te houden voor jezelf, meneer, "zei
"Kendinize küfür tutmak istiyorum efendim, lütfen efendim teşekkür ediyorum," dedi."És én azt köszönöm szépen, uram, ha volna tartani a káromkodás magának, uram," mondta
"Kendinize küfür tutmak istiyorum efendim, lütfen efendim teşekkür ediyorum," dedi."In sem se vam zahvaljujem prijazno, gospod, če želite ohraniti vaše zaprisege do sebe, sir," je dejal
"Kendinize küfür tutmak istiyorum efendim, lütfen efendim teşekkür ediyorum," dedi."Ja olin Kiitos ystävällisesti, Sir, jos haluat pitää valan itse, Sir", sanoi
"Kendinize küfür tutmak istiyorum efendim, lütfen efendim teşekkür ediyorum," dedi."당신 스스로에게 맹세를 유지했다면 그리고 제가 선생님, 친절 손님 감사 드리고"고 말했다
"Kendinize küfür tutmak istiyorum efendim, lütfen efendim teşekkür ediyorum," dedi."Och jag tackar vänligt, min herre, om du vill behålla din svära för dig själv, min herre", sade
"Kendinize küfür tutmak istiyorum efendim, lütfen efendim teşekkür ediyorum," dedi."Şi aş vă mulţumesc frumos, domnule, dacă doriţi păstraţi înjurăturile pentru tine, domnule,", a declarat
"Kendinize küfür tutmak istiyorum efendim, lütfen efendim teşekkür ediyorum," dedi."Und ich würde Sie bitten danken, Herr, wenn Sie Ihre Vereidigung für sich zu behalten hatte, Sir", sagte
"Kendinize küfür tutmak istiyorum efendim, lütfen efendim teşekkür ediyorum," dedi."Và tôi muốn cảm ơn bạn vui lòng, thưa ông, nếu bạn muốn tiếp tục chửi thề của bạn với chính mình, thưa ông"
"Kendinize küfür tutmak istiyorum efendim, lütfen efendim teşekkür ediyorum," dedi."Y me gustaría darle las gracias amablemente, señor, si te mantener su juramento a usted, señor", dijo
"Kendinize küfür tutmak istiyorum efendim, lütfen efendim teşekkür ediyorum," dedi."И бих ви благодаря любезно, сър, ако искате да запазите псувни към себе си, сър", каза
"Kendinize küfür tutmak istiyorum efendim, lütfen efendim teşekkür ediyorum," dedi."И я благодарю Вас любезно, сэр, если вы хотите сохранить ваш поклявшись себе, сэр", сказал
"Kendinize küfür tutmak istiyorum efendim, lütfen efendim teşekkür ediyorum," dedi."І я дякую Вам люб'язно, сер, якщо ви хочете зберегти ваш поклявшись собі, сер", сказав
"Kendinize küfür tutmak istiyorum efendim, lütfen efendim teşekkür ediyorum," dedi."وكنت أشكر لك بلطف ، يا سيدي ، إذا كنت إبقاء الحلف لنفسك ، يا سيدي" ، وقال
"Kendinize küfür tutmak istiyorum efendim, lütfen efendim teşekkür ediyorum," dedi.ミセスホール。
Kendisine daha bir sürü küfür yağdırdılar.A jiného mnoho, rouhajíce se, mluvili proti němu.
Kendisine daha bir sürü küfür yağdırdılar.Aj mnoho iného hovorili proti nemu rúhajúc sa mu.
Kendisine daha bir sürü küfür yağdırdılar.Banyak lagi kata-kata penghinaan yang mereka lontarkan kepada-Nya
Kendisine daha bir sürü küfür yağdırdılar.E, blasfemando, diziam muitas outras coisas contra ele.
Kendisine daha bir sürü küfür yağdırdılar.E molti altri insulti dicevano contro di lui
Kendisine daha bir sürü küfür yağdırdılar.És sok egyéb dolgot mondának néki, szidalmazván õt.
Kendisine daha bir sürü küfür yağdırdılar.Et ils proféraient contre lui beaucoup d`autres injures.
Kendisine daha bir sürü küfür yağdırdılar.Họ lại nhiếc móc Ngài nhiều lời khác nữa.
Kendisine daha bir sürü küfür yağdırdılar.Họ lại nhiếc_móc Ngài nhiều lời khác nữa .
Kendisine daha bir sürü küfür yağdırdılar.In še veliko drugega so preklinjaje govorili zoper njega.
Kendisine daha bir sürü küfür yağdırdılar.I wiele innych rzeczy bluźniąc mówili przeciwko niemu.
Kendisine daha bir sürü küfür yağdırdılar.Ja paljon muita herjaussanoja he puhuivat häntä vastaan.
Kendisine daha bir sürü küfür yağdırdılar.이 외에도 많은 말로 욕하더라
Kendisine daha bir sürü küfür yağdırdılar.Många andra smädliga ord talade de ock mot honom.
Kendisine daha bir sürü küfür yağdırdılar.Og mange andre spottord talte de til ham.
Kendisine daha bir sürü küfür yağdırdılar.Og mange andre Ting sagde de spottende til ham.
Kendisine daha bir sürü küfür yağdırdılar.Şi rosteau împotriva Lui multe alte batjocori.
Kendisine daha bir sürü küfür yağdırdılar.Und viele andere Lästerungen sagten sie wider ihn.
Kendisine daha bir sürü küfür yağdırdılar.Y le decían otras muchas cosas, injuriándole
Kendisine daha bir sürü küfür yağdırdılar.Zij beledigden Hem op de meest grove manier.
Kendisine daha bir sürü küfür yağdırdılar.Και αλλα πολλα βλασφημουντες ελεγον εις αυτον.
Kendisine daha bir sürü küfür yağdırdılar.И много други хули изговориха против Него.
Kendisine daha bir sürü küfür yağdırdılar.И много иных хулений произносили против Него.
Kendisine daha bir sürü küfür yağdırdılar.І иншого багато, хуливши, казали на Него.
Kendisine daha bir sürü küfür yağdırdılar.ועוד גדופים אחרים הרבו עליו׃
Kendisine daha bir sürü küfür yağdırdılar.واشياء أخر كثيرة كانوا يقولون عليه مجدفين
Kendisine daha bir sürü küfür yağdırdılar.他 們 還 用 許 多 別 的 話 辱 罵 他