Ertesi gün, soruları küfürle cevaplamaya başladı.ביום למחרת, הוא החל לענות על שאלות עם ניבולי פה.
Ertesi gün, soruları küfürle cevaplamaya başladı.في اليوم التالي، بدأ يجيب عن الأسئلة مع شتائم.
Ertesi gün, soruları küfürle cevaplamaya başladı.くそっ (笑)
Facebook ve e-mail aracılığıyla küfürlü mesajlar ve tehditler aldım.He recibido mensajes agresivos y amenazas por Facebook y correo electrónico.
Facebook ve e-mail aracılığıyla küfürlü mesajlar ve tehditler aldım.Ik kreeg beledigende berichten en bedreigingen via Facebook en e-mail.
Facebook ve e-mail aracılığıyla küfürlü mesajlar ve tehditler aldım.Я получил оскорбительные сообщения и угрозы на Facebook и по электронной почте.
Genç takım amigoları gibiyimdir bazen -- küfür etmek, garip sessizlikler için ve basit kafiyeli şemalar için.A vezes sou como uma líder de claque júnior -- por praguejar, silêncios incómodos, e por versos muito simples.
Genç takım amigoları gibiyimdir bazen -- küfür etmek, garip sessizlikler için ve basit kafiyeli şemalar için.Czasami, jestem jak młoda cheerleaderka -- przeklinam, znoszę krępującą ciszę i powtarzam proste schematy.
Genç takım amigoları gibiyimdir bazen -- küfür etmek, garip sessizlikler için ve basit kafiyeli şemalar için.Đôi khi anh như một sinh viên đội cổ vũ-- thề thốt, in lặng vụng về, với những chiến lược đơn giản
Genç takım amigoları gibiyimdir bazen -- küfür etmek, garip sessizlikler için ve basit kafiyeli şemalar için.E a volte sembro un ragazzo pon-pon, per gli improperi, i silenzi imbarazzati, e le rime da quattro soldi.
Genç takım amigoları gibiyimdir bazen -- küfür etmek, garip sessizlikler için ve basit kafiyeli şemalar için.Jag är som en hejarklacksledare ibland -- för svordomar, pinsamma tystnader och mycket enkla rim.
Genç takım amigoları gibiyimdir bazen -- küfür etmek, garip sessizlikler için ve basit kafiyeli şemalar için.저는 마치 대학교 후보 치어리더 같아요. 욕설과 어색한 침묵을 만들고 가장 간단한 리듬 밖에 할 줄 모르죠.
Genç takım amigoları gibiyimdir bazen -- küfür etmek, garip sessizlikler için ve basit kafiyeli şemalar için.Néha olyan, mintha egy szurkolókórusban lennék -- káromkodás, kínos csönd, és bugyuta rímképletek.
Genç takım amigoları gibiyimdir bazen -- küfür etmek, garip sessizlikler için ve basit kafiyeli şemalar için.Niekedy som ako mladá univerzitná roztlieskavačka, pre nadávky, trápne ticho a veľmi jednoduché rýmy.
Genç takım amigoları gibiyimdir bazen -- küfür etmek, garip sessizlikler için ve basit kafiyeli şemalar için."Občas jsem jako béčková roztleskávačka - kvůli sprostým slovům, trapným pauzám a příliš jednoduchým rýmům."
Genç takım amigoları gibiyimdir bazen -- küfür etmek, garip sessizlikler için ve basit kafiyeli şemalar için.Μερικές φορές είμαι σαν μαζορέτα κολλεγίου -- με τις βρισιές, τις αμήχανες σιωπές και τους απλοϊκούς ρυθμούς.
Genç takım amigoları gibiyimdir bazen -- küfür etmek, garip sessizlikler için ve basit kafiyeli şemalar için.אני כמו מעודדת של קבוצת בית-ספר לפעמים -- לקללות, שתיקות מביכות, ותוכניות חריזה ממש פשוטות.
Genç takım amigoları gibiyimdir bazen -- küfür etmek, garip sessizlikler için ve basit kafiyeli şemalar için.罵ったり 気まずい沈黙をしたり ごく単純な韻を踏んだり ちょうど今 君と話しながら 男でさえないような気がしてる
Herkes beni arıyor, herkes onların bekçi - "The Voice içine kesti canlı küfürler ve sona erdi.Alla kommer att leta efter mig, alla på sin vakt - "The Voice bröt ut i levande förbannelser och upphört.
Herkes beni arıyor, herkes onların bekçi - "The Voice içine kesti canlı küfürler ve sona erdi.Jeder wird nach mir suchen, jeder auf der Hut - "The Voice brach in lebendige Flüche und mehr.
Herkes beni arıyor, herkes onların bekçi - "The Voice içine kesti canlı küfürler ve sona erdi.Jokainen etsii minua, jokainen varuillaan - "Voice katkaisi osaksi elävä kiroukset ja lopetti.
Herkes beni arıyor, herkes onların bekçi - "The Voice içine kesti canlı küfürler ve sona erdi.Každý bude hľadať ma všetci na pozore - "Hlas sa odmlčal na živé kliatby a prestal.
Herkes beni arıyor, herkes onların bekçi - "The Voice içine kesti canlı küfürler ve sona erdi.Každý bude hledat mě všichni na pozoru - "Hlas se odmlčel na živé kletby a přestal.
Herkes beni arıyor, herkes onların bekçi - "The Voice içine kesti canlı küfürler ve sona erdi.모두 날 찾고있을 것이며 자신의 경비를 모두 - "그 목소리로 헤어 생생한 저주와 그쳤습니다.
Herkes beni arıyor, herkes onların bekçi - "The Voice içine kesti canlı küfürler ve sona erdi.Semua orang akan mencari saya, semua orang waspada - "Suara berhenti menjadi kutukan hidup dan berhenti.
Herkes beni arıyor, herkes onların bekçi - "The Voice içine kesti canlı küfürler ve sona erdi.Todo mundo vai estar olhando para mim, todos em guarda - "A Voz rompeu em maldições vivas e cessou.
Herkes beni arıyor, herkes onların bekçi - "The Voice içine kesti canlı küfürler ve sona erdi.Tutti saranno alla ricerca di me, tutti in guardia - "La voce ha interrotto in maledizioni vividi e cessò.
Herkes beni arıyor, herkes onların bekçi - "The Voice içine kesti canlı küfürler ve sona erdi.Vsi bodo morali iskati me, vsi na svojih stražar - "The Voice prekinil v živahne kletve in prenehala.
Herkes beni arıyor, herkes onların bekçi - "The Voice içine kesti canlı küfürler ve sona erdi.Wszyscy będą mnie szukać, wszyscy na baczności - "Głos urwał się żywe przekleństwa i przestał.
Herkes beni arıyor, herkes onların bekçi - "The Voice içine kesti canlı küfürler ve sona erdi.Όλοι θα πρέπει να ψάχνει για μένα? Όλοι σε επιφυλακή τους - "Η Φωνή διέκοψε σε ζωηρά κατάρες και σταμάτησε.
Herkes beni arıyor, herkes onların bekçi - "The Voice içine kesti canlı küfürler ve sona erdi.Все будут искать меня, каждый начеку - "Голос прервался в яркие проклятия и прекратилось.
Herkes beni arıyor, herkes onların bekçi - "The Voice içine kesti canlı küfürler ve sona erdi.Всеки ще се търси за мен, всеки от гарда си - "The Voice прекъсна ярки проклятия и престана.
Herkes beni arıyor, herkes onların bekçi - "The Voice içine kesti canlı küfürler ve sona erdi.Всі будуть шукати мене, кожен напоготові - "Голос перервався в яскраві прокляття і припинилося.
Herkes beni arıyor, herkes onların bekçi - "The Voice içine kesti canlı küfürler ve sona erdi.وسوف يكون الجميع يبحث عن لي والجميع على أهبة الاستعداد لها -- "صوت قطعت في الشتائم حية ومستمرة.
Herkes beni arıyor, herkes onların bekçi - "The Voice içine kesti canlı küfürler ve sona erdi.鮮やかな呪いとやんだ。 氏はマーベルの顔の絶望が深まった、と彼のペースは鈍化した。
Himeneos ve İskender bunlardandır. Küfür etmemeyi öğrensinler diye onları Şeytan'a teslim ettim.De ce nombre son Hyménée et Alexandre, que j`ai livrés à Satan, afin qu`ils apprennent à ne pas blasphémer.
Himeneos ve İskender bunlardandır. Küfür etmemeyi öğrensinler diye onları Şeytan'a teslim ettim.Din numărul lor sînt Imeneu şi Alexandru, pe cari i-am dat pe mîna Satanei, ca să se înveţe să nu hulească.
Himeneos ve İskender bunlardandır. Küfür etmemeyi öğrensinler diye onları Şeytan'a teslim ettim.e entre esses Himeneu e Alexandre, os quais entreguei a Satanás, para que aprendam a não blasfemar.
Himeneos ve İskender bunlardandır. Küfür etmemeyi öğrensinler diye onları Şeytan'a teslim ettim.Entre éstos están Himeneo y Alejandro, a quienes he entregado a Satanás, para que aprendan a no blasfemar
Himeneos ve İskender bunlardandır. Küfür etmemeyi öğrensinler diye onları Şeytan'a teslim ettim.Kik közül való Himenéus és Alexander, kiket átadtam a sátánnak, hogy megtanulják, hogy ne káromkodjanak.
Himeneos ve İskender bunlardandır. Küfür etmemeyi öğrensinler diye onları Şeytan'a teslim ettim.그 가운데 후메내오와 알렉산더가 있으니 내가 사단에게 내어준 것은 저희로 징계를 받아 훼방하지 말게 하려 함이니라
Himeneos ve İskender bunlardandır. Küfür etmemeyi öğrensinler diye onları Şeytan'a teslim ettim.med katerimi sta Himenej in Aleksander, ki sem ju izročil satanu, da se po kazni naučita ne preklinjati.
Himeneos ve İskender bunlardandır. Küfür etmemeyi öğrensinler diye onları Şeytan'a teslim ettim.tra essi Imenèo e Alessandro, che ho consegnato a satana perché imparino a non più bestemmiare
Himeneos ve İskender bunlardandır. Küfür etmemeyi öğrensinler diye onları Şeytan'a teslim ettim.z ktorých je Hymeneus a Alexander, ktorých som vydal satanovi, aby sa naučili nerúhať sa.
Himeneos ve İskender bunlardandır. Küfür etmemeyi öğrensinler diye onları Şeytan'a teslim ettim.Z nichžto jest Hymeneus a Alexander, kteréž jsem vydal satanu, aby trestáni jsouce, učili se nerouhati.
Himeneos ve İskender bunlardandır. Küfür etmemeyi öğrensinler diye onları Şeytan'a teslim ettim.Між ними ж Іменей та Александр, котрих я передав сатанї, щоб навчились не хулити.
Himeneos ve İskender bunlardandır. Küfür etmemeyi öğrensinler diye onları Şeytan'a teslim ettim.таковы Именей и Александр, которых я предал сатане, чтобы они научились не богохульствовать.
Himeneos ve İskender bunlardandır. Küfür etmemeyi öğrensinler diye onları Şeytan'a teslim ettim.ומהם הומניוס ואלכסנדר אשר מסרתים לשטן למען יוסרו לבלתי גדף עוד׃
Himeneos ve İskender bunlardandır. Küfür etmemeyi öğrensinler diye onları Şeytan'a teslim ettim.الذين منهم هيمينايس والاسكندر اللذان اسلمتهما للشيطان لكي يؤدبا حتى لا يجدفا
Himeneos ve İskender bunlardandır. Küfür etmemeyi öğrensinler diye onları Şeytan'a teslim ettim.其 中 有 許 米 乃 和 亞 力 山 大 . 我 已 經 把 他 們 交 給 撒 但 、 使 他 們 受 責 罰 、 就 不 再 謗 瀆 了
Himeneos ve İskender bunlardandır. Küfür etmemeyi öğrensinler diye onları Şeytan'a teslim ettim.其中 有 許米 乃 和 亞力山大 . 我 已 經把 他 們交給 撒但 、 使 他 們受責罰 、 就 不 再 謗瀆 了
Kabalık veya küfür bahane ediliyor, ancak esas neden bunlar değil.Alasan seperti vulgar atau pelanggaran yang digunakan sebagai pembenaran, tetapi mereka adalah palsu
Kabalık veya küfür bahane ediliyor, ancak esas neden bunlar değil.Das wird mit empfundener Anstößigkeit oder Beleidigung gerechtfertigt.
Kabalık veya küfür bahane ediliyor, ancak esas neden bunlar değil.Razones como la vulgaridad o la ofensa son usadas como justificación, pero son falsas.
Kabalık veya küfür bahane ediliyor, ancak esas neden bunlar değil.Resonemang som "vulgäritet" och "anstötlighet" används som berättigande. Men dessa resonemang är falska.
Kabalık veya küfür bahane ediliyor, ancak esas neden bunlar değil.Като причини за това се използват обидите и вулгарността, но те са невалидни.
Kalabalığı gören Yahudiler büyük bir kıskançlık içinde, küfürlerle Pavlusun söylediklerine karşı çıktılar.유대인들이 그 무리를 보고 시기가 가득하여 바울의 말한 것을 변박하고 비방하거늘
Kalabalığı gören Yahudiler büyük bir kıskançlık içinde, küfürlerle Pavlusun söylediklerine karşı çıktılar.Mas os judeus, vendo as multidões, encheram-se de inveja e, blasfemando, contradiziam o que Paulo falava.
Kalabalığı gören Yahudiler büyük bir kıskançlık içinde, küfürlerle Pavlusun söylediklerine karşı çıktılar.Y cuando los judíos vieron las multitudes, se llenaron de celos, y blasfemando contradecían lo que Pablo decía
Kalabalığı gören Yahudiler büyük bir kıskançlık içinde, küfürlerle Pavlusun söylediklerine karşı çıktılar.Видївши ж Жиди народ, сповнились завистю, і перечили речам Павла та хулили.