Avustralya dünyadaki en küçük kıtadır.Australia is the smallest continent in the world.
Evan sadece küçük bir çocuk. Ne yapacağını nasıl bilmeli?Evan is just a little boy. How should he know what to do?
Ben klimalı küçük bir araba istiyorum.I want a compact car with an air conditioner.
Küçük erkek kardeşim uykulu olduğunda sayıklıyor. En garip şeyleri söylüyor.My little brother gets delirious when he's sleepy. He says the weirdest things.
Bahçemizde küçük bir gölet var.There is a small pond in our garden.
Sadece küçük bir bahçemiz var.We have only a small garden.
Ann küçük kız kardeşine bir ninni söyledi.Ann sang a lullaby for her little sister.
Ann küçük bir kızdır.Ann is a little girl.
Amerikan kültüründe konuşma altındır.In American culture, speech is golden.
Amerika'da her kasabada bir kütüphane bulunmaktadır.Every town in America has a library.
Amerika'da her kasabanın bir kütüphanesi vardır.Every town in America has a library.
O kutu bütün bu şeylerin sığması için çok küçük.That box is too small to hold all these things.
O kedinin güzel bir kürkü var.That cat has beautiful fur.
O büyük çocuk küçük çocuklara zorbalık ediyor.That big boy is bullying the little children.
O küçük yıldız en parlaktır.That small star is brightest.
Şu küçük kız benim kız kardeşimin arkadaşıdır.That little girl is my sister's friend.
Şu küçük olan da benimki.That small one is also mine.
O ne küçük afacan!What a little imp he is!
O yüksek binanın arkasında bir kütüphane var.There is a library at the back of that tall building.
O ev çok küçüktür.That house is very small.
O güzel küçük kıza bakın.Look at that pretty little girl.
Şu küçük evi görebiliyor musun?Can you see that small house?
Senin köpeğin büyüktür ve benimki küçüktür.Your dog is big and mine is small.
En küçük erkek kardeşinin boyu ne kadar?How tall is your youngest brother?
Sana küçük bir öğüt vermek istiyordum.I'd like to give you a piece of advice.
Yaşlı insanları küçük görmemelisin.You must not look down on old people.
Sen küçük bir kızken sık sık Betty'nin evine çaya gittiğini hatırlıyorum.I remember you often went to Betty's house to tea when you were a little girl.
Görevini yapmazsan, insanlar seni küçük görecekler.If you don't do your duty, people will look down on you.
Küçük kız kardeşi çok tatlı, değil mi?His little sister is very cute, isn't she?
5, 8'den küçüktür.5 is less than 8.
Beş yüz dolar onun için küçük bir miktar.Five hundred dollars is a small sum for him.
3'ün küpü 27'dir.3 to the third power is 27.
10 yıl önce nehrin üzerinde küçük bir köprü vardı.There used to be a small bridge over the river 10 years ago.
On kadar kişi bu küçük evde yaşıyor.As many as ten people live in this small house.
On ev yanıp kül oldu.Ten houses were burned down.
Yangın on evi yakıp kül etti.The fire burnt ten houses down.
Kültürel görecelikle ne demek istiyorsun?What do you mean by cultural relativism?
"Ben gerçekten yaparım, " küçük siyah tavşan cevap verdi."I really do," replied the little black rabbit.
"Otuz dolar bu küçük oda için çok fazla" diye düşündü."Thirty dollars is a lot for that small room," he thought.
Kadınların veya küçük çocukların size ne dediklerini anlamakta güçlük çekiyor musunuz?Do you have difficulty understanding what women or small children say to you?
Bu oda küflü kokuyor.This room smells musty.
Giremezsin, çünkü sen bir küçüksün.Because you're a minor, you can't enter.
Anne babanın tavsiyesini küçümsememelisin.You must not look down upon parents' advice.
Hiçbir kültürel geçmiş, sanatı anlamak için gerekli değildir.No cultural background is necessary to understand art.
Balinalar plankton ve küçük balıklarla beslenirler.Whales feed on plankton and small fish.
Balinalar küçük balıklar ile beslenirler.Whales feed on small fish.
Köpek küçük çocuğa saldırdı.The dog attacked the little boy.
Modern iletişim ve ulaşım sistemleri sayesinde dünya küçülüyor.Because of modern communication and transportation systems, the world is getting smaller.
Dünya kültürleri oldukça benzer hale gelmektedir.The cultures of the world are now becoming rather similar.
Dili kültürden ayıramazsınız.You can't separate language from culture.
Dil kültürden ayrılmaz.You can't separate language from culture.
Küvetin dolması ne kadar sürer?How much longer will it take for the tub to fill?
Nöbetleşe kürek çekelim.Let's take turns rowing the boat.
Herkesin önünde küfretmeyin.Don't swear in public.
Ötede küçük bir ada gördük.We saw a small island beyond.
Okul bahçesi çok küçüktü.The schoolyard was very small.
Amerika Birleşik Devletleri Kuzey Yarım kürededir.The United States is in the Northern Hemisphere.
Şimdiki evimiz çok küçük, bu yüzden taşınmaya karar verdi.Our current house is too small, so we decided to move.
Hayatımda hiç böyle küçük düşürülmedim.I was never so humiliated in my life.
Bugün yalnızca küçük bir izleyici kitlesi var.There is only a small audience today.