Ana içeriğe geç
Sözlük

köye ile cümle

köye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İsa henüz köye varmamıştı, hâlâ Martanın kendisini karşıladığı yerdeydi.Now Jesus had not yet come into the village, but was in the place where Martha met him.
İsa, ‹‹Köye bile girme!›› diyerek onu evine gönderdi.And he sent him away to his house, saying, Neither go into the town, nor tell it to any in the town.
(Habibim!) Şayet dileseydik elbette her köye bir uyarıcı (peygamber) gönderirdik.Had We pleased We could have raised a warner in every town.
Belediye başkanının bir diğer hedefi de her köye doğalgaz boru hattı döşetmek.Another goal is to install gas pipelines in every village, the mayor says.
Ajvaz-Dedo, iyi bir kaynak bulup, köye su götürmek için çalışmaya başlamış.It was Ajvaz-Dedo who found a good spring, and worked to bring the water to the village.
Tarihe, Doğaya ve Köye Dönüş: Güneydoğu Avrupa'da Yeni Bir Turizm Türü YayılıyorBack to History, Nature and Rusticity: a New Brand of Tourism Spreads Through Southeast Europe
Devlet köye 140 bin TL verirken, paranın geri kalanını Akbıyık halkı karşılamış.The state gave the village 140,000 TL and the residents of Akbiyik paid the rest.
Bayramlarda, Almanya'daki çocuklar tarafından yapılmış hediyeler köye gönderiliyor.For the holidays, presents are made by children in Germany and sent to the village.
Bu sırada bir açılış için köye ziyarete gelecek kaymakamın haberi alınır.Meanwhile, news arrive that the Kaymakam will visit the village for an opening ceremony.
Köye 3.baskın: 6 ölü".ISBN 9786054125180.
Bilim insanları, köye ait geleneklerin ve konuşulan dilin ortadan kalktığına inanmaktadır.Scientists believe the customs and language of the culture were wiped out.
Koçovska kendisini bulmak için köye gelen polisten kaçmayı başardı.Fana was able to escape from the police, who came to the village to find her, entered her house.
Bzyb nehri ve kollarının birçoğu köye yakın akar.The river Bzyb and several of its tributaries flow near the village.
Küçük hidroelektrik santrali köye enerji sağlar.The small hydro-electric power station supplies the energy to the village.
Köye en yakın şehirler, güneyde Serez ve batıda Sidirokastro'dur.The nearest larger towns are Serres to the south and Sidirokastro to the west.
Köye çift yönlü ulaşımın tek yolu ahşap teknelerdir. [1]The only means of transportation to and from the village is through wooden boats.[3]
Mount Kisco kasabası, köye sınırdaştır.The town of Mount Kisco is coterminous with the village.
Český Šternberk Kalesi'nden Sázava Nehri'ne ve doğudaki köye doğru bakışČeský Šternberk Castle overlooking the River Sázava and the village to the east
19. yüzyılın ikinci yarısında sanayi faaliyetleri her iki köye de ulaştı.In the second half of the 19th century industrial activity arrived to both villages.
Ada dört köye ve topluluk buluşma yerlerine ev sahipliği yapmaktadır.The island houses four villages and community meeting places.
Tugay, iki köye yapılan saldırıyı püskürttü.On 18 May, the 1st Brigade repelled an attack on the two villages.
Dana, Orest'i terk eder ve köye döner.Dana abandons Orest and returns to the village.
Annem, babam, kız kardeşim ve ben birazdan arabayla köye gideceğiz.Meine Mutter, mein Vater, meine Schwester und ich werden gleich mit dem Auto ins Dorf fahren.
Yazın köye gitmeyi düşünüyorum.Ich plane, im Sommer aufs Land zu fahren.
Bir gün bu köye bir adam gelir.Eines Tages taucht ein fremder Mann im Dorf auf.
IŞİD ise yavaş yavaş köye yaklaşmaktadır.Allmählich nähern sie sich dem Dorf.
Yine de köye tereddüt etmeden girdik.Er behielt sich aber bis zur restlosen Bezahlung das Dorf Grießen vor.
Güvercin'in kaybolmasından sonra köye geri gelmiştir.Er verließ die Stadt daher vor dem Eintreffen der Perser wieder.
Dışarıdan köye kimse gelemez ve karışamaz.Niemand kommt in den Stadtteil hinein oder aus diesem heraus.
Kış aylarında köye yabancı turistler gelmektedir.Im Winter überwiegen aber ausländische Touristen.
Bir gün İsmail'in babası şehirden köye gelir.Eines Tages kommt Suryas Vater unerwartet ins Landhaus.
Köye 2011 yılında tekrar geri dönüş yapılmış, 2012 yılında gelenek olan balcılığa devam edilmektedir.Im Jahr 2011 fiel der Wettbewerb aus, die Wiederaufnahme im gewohnten Rhythmus erfolgte 2012.
Suuçtu şelalesi de bu şirin köye bağlıdır.Auch der Domherr muss das schöne Land verlassen.
Köye parke taşı döşemesi kısmen yapılmıştır.Die Stadtmauer ist zum Teil rekonstruiert.
O köye gittim, kan barut kokusu vardı her tarafta.Alle Böden des Hauses waren blutverschmiert, an den Wänden fanden sich blutige Handabdrücke.
Berber'in köye gelirken gördüğü ilk yüzdür.Die Industriestadt Berlin war das erste, das ein Reisender zu Gesicht bekam, wenn er sich der Stadt näherte.
Mahalleleri köye yerleşen ailelerin adlarını taşır.Ueber die in Dorpat vorkommenden Familiennamen.
Böylece 36 köye hizmet vermeye başlar.36 Nationen waren am Start.
Köye ait bir kooperatif bulunmaktadır.Es wird von einer Kooperative des Dorfes betrieben.
Köye ilk kez 13. yüzyılda yerleşilmiştir.Das Dorf wurde im 13. Jahrhundert erstmals benannt.
Yazları köye gelen sayısı yine çok azdır.Die Zahl der Sommergäste ging stark zurück.
Orada köye inerler.Schau auf dieses Dorf.
Sonradan birkaç aşiret köye yerleşmiştir.Später entstanden mehrere weitere Siedlungsgebiete um das Zentrum.
Köye daha kimler yerleşmiştir?War noch jemand im Raum?
Köye ilk yerleşimlerin 1750 yılında olduğu düşünülmektedir.Der erste Brand im Dorf hat vermutlich vor dem Jahr 1750 stattgefunden.
Köye ulaşım rahattır.Verkehrsmäßig ist das Dorf gut erreichbar.
Köye ulaşım sağlayan yol 2001 yılından itibaren grup yolu kapsamına alınmış ve tamamlanmıştır.Ab 2001 wurde die Ortsdurchfahrt begonnen und abgeschlossen.
Bu dönemde de köye yerleşmeler olmuştur.Um diese Zeit entstand auch das Dorf.
Köye göç edenler beraberinde Ordu'dan gelen göçerlerle de etkileşime geçmiştir.Städte, die außerhalb standen, blieb es unverwehrt, einem der Bünde beizutreten.
Köye yeni telefon hattı bağlanamamaktadır.Ein Anschluss an das Telefonnetz hat das Dorf nicht.
2011 yılında köye yeni bir cami açılmıştır.Im Jahr 2011 wurde im Süden der Stadt ein neuer Grenzübergang eröffnet.
Köye ulaşımı sağlayan iki ana yol vardır.Es gibt zwei Hauptstraßen für den Verkehr in der Siedlung.
Köye bu ismi verilmesinin sebebi bu köyde eski zamanlarda tuğla ocakları mevcuttu.Den Namen hat es, weil an dieser Stelle früher ein Dorfbrunnen war.
Köye ilk olarak 3 aile gelmiştir.Zuerst werden drei Familien vorgestellt.
Yalnız köye her hafta çarşamba günü İlçe merkezinen sağlık ekibi gelmektedir.Im Gesundheitszentrum ist jeden Morgen ein Arzt anwesend.
Erdem Akakçe, Postacı rolünde: Köyden şehre, şehirden köye postaları taşıyan kişidir.Gerret Liebing Schlaber: Vom Land zum Stadtteil.
Köye elektrik 15 Eylül 1972 tarihinde tarihinde gelmiştir.Count the Days von The New Power Generation erschien am 25. September 1995.
Köy adını, köye ilk yerleşen ve mahallenin kurucusu olarak kabul edilen kişinin soyadından almıştır.Eine Person dieses Namens ist als Gründer der Siedlung anzunehmen.
Köye o zamanlar Teneşir derlerdi, daha sonra yumuşatılarak Tenetür oldu.Damals hieß das Dorf noch Todendorp, später Todendorpe.
Özellikle yaz aylarında gurbetçiler köye akın etmektedirler.Vor allem Kinder gehen während der Sommermonate barfuß.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod