Ana içeriğe geç
Sözlük

köyde ile cümle

köyde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Köydeki vatansever kampının yakılmadan önceki haliGanmukhuri patriot camp before burning
Altı köyden oluşmaktadır:It is composed of six villages:
1974'ten önce köyde sadece Kıbrıslı Türkler yaşıyordu. [1]Prior to 1974 the village was exclusively inhabited by Turkish Cypriots.[2]
Köyde 300 yıllık bir cami bulunmaktadır.[1]There is a historical monument – a 300-year-old mosque in the village.[3]
Köyde etnik Lezgiler yaşamaktadır.Ethnic Lezgins live in the village.
Hagigat Rzayeva, Lankaran (Güneydoğu Azerbaycan) yakınlarındaki küçük bir köyde doğdu.Hagigat Rzayeva was born in a small village near Lankaran (southeastern Azerbaijan).
Köyde bir ortaokul var.There is a secondary school in the village.
Aynı zamanda Sevil hâlâ köyde yaşıyor ve kocasıyla yeniden bir araya gelmeyi hayal etmektedir.At the same time, Sevil still lives in the village and dreams of being reunited with her husband.
Kuzenini seviyordu ama babası komşu köyden zengin bir adamla evlenmesini istiyordu.She loved her cousin but her father wanted her to marry a rich man from neighbor village.
Bay Elton, köydeki statüsünün ve uygunluğunun farkında olan gösterişli bir genç adamdır.Mr Elton is a dashing young man, aware of his status in the village, and his eligibility.
Köyden (başlangıçta bir çiftlik) ilk kez 1567'de ("Aa") bahsedildi.The village (originally a farm) was first mentioned in 1567 ("Aa").
Tarihsel kayıtlarda köyden ilk kez 1352'de bahsedilmiştir.In historical records the village was first mentioned in 1352.
Abuladze, İmereti'deki küçük bir köyde doğdu.Abuladze was born in a small village in Imereti (Western Georgia).
Tingwall Havaalanı köyde yer almaktadır.Tingwall Airport is located in the village.
Tarihsel belgeler genellikle, hangi kasaba veya köyden bahsedilirse, basitçe "haç"a atıfta bulunur.Historical documents often refer simply to "the cross" of whichever town or village is mentioned.
Mikhailova, Kazan Valiliği'ndeki Klyuchischi yakınlarındaki bir köyde doğdu.Mikhailova was born in a village near Klyuchischi in the Kazan Governorate.
Çeçence, Habur Nehri üzerindeki iki köyde Çeçen azınlık tarafından konuşulmaktadır .[1]The Chechen language is spoken by the Chechen minority in two villages on the Khabur River.[1]
Günün yemek yapısı da çiftlik veya köydeki eski yaşamdan etkilenir.The meal structure of the day is also influenced by the ancient life in the farm or village.
Yeni geldikleri bu köydeki cüzzamlıları ve köyün şamanını bir mağaraya saklamışlardır.They hid the village lepers in a cave with the village shaman.
Ancak köyün şefi Mi-sook'u köyden ayrılma ihtimaline karşı tehdit eder.However, the chief threatens her if she plans to leave the village.
Köyün şefi, Woo-ryung köyden ayrılmadan önce onun sırt çantasına zehirli pirinç topları koyar.Before they leave, the Chief puts two poisoned rice-balls in Woo-ryung's knapsack.
Köyde üç okul, bir anaokulu, bir hastane, polis istasyonu ve birkaç dükkan vardır.In the village there are three schools, a kindergarten, ambulance, police, and a few shops.
Köyde çay tarlaları, meyve bahçeleri ve mandalina tarlaları vardı.There were tea plantations, fruit gardens, and mandarine plantations.
Köyden bahseden antik çağ kaynakları vardır.References to the village can be found in antiquity.
Ayrıca köyde günümüze ulaşmayan 4 kütüphane olduğunu yazmaktadır.[1]There were four ancient libraries too, but none exist now.[1]
Herman Melville, Moby-Dick adlı eserinde bu köydeki balina avcılığına çok sayıda gönderme yaptı.Herman Melville made numerous references to this village in his novel, Moby-Dick.
Köyden mağaraya, nehir kenarındaki dar bir patika ulaşılmaktadır.A narrow path by the river leads from the village to the cave.
Köyde bir ortaokul, kulüp ve tıp merkezi bulunmaktadır.There are secondary school, club and a medical center in the village.
Köydeki taş kilise 1856 yılından kalmadır.The stone church in the village is from 1856.
Hayday, şehrin güneydoğusunda yer alan köyde “zorlu savaşlardan” söz etti.Haidai referred to “tough battles” in the village, located southeast of the city.
Köydeki Tarih ve Etnografya Müzesi 2011 yılında açılmıştır. [2]The History and Ethnography Museum in the village was opened 2011.[3]
"Kristof Kolomb'un annesi Susanna Fontanarossa bu köyde doğdu."Erected 1958 (mcmlviii).
Adını, Peschiera Borromeo kasabasında bulunan küçük bir köyden almaktadır.Its name comes from the small village where it is located in the town of Peschiera Borromeo.
Armaan ve Riddhima'nın birbirine yaklaştığı bir köyde bir sağlık kampı düzenlenir.A medical camp is arranged in a village where Armaan and Riddhima come closer towards each other.
Yaklaşık 550 kişilik bir nüfusa sahip olan Kocoma, adadaki altı köyden en büyüğüdür.Kocoma, which has a population of about 550, is the largest of six villages on the island.
Krallığın nüfusu 1.950 olup, dokuz köyden oluşmaktadır (2018 nüfus sayımı itibarıyla).Alofi Island lies 2 kilometres (1.2 mi) to the southeast of Futuna Island.
Köyde beş inek var.Im Dorf gibt es fünf Rinder.
Tom köyde yaşıyor.Tom lebt in dem Dorf.
Horst Köhler'in babası ise çiftçilik yapan tüm erkekler gibi köyde kaldı.Der Vater Horst Köhlers verblieb, wie alle in der Landwirtschaft tätigen Männer, auf dem zugewiesenen Hof.
Bu sırada köydeki bazı aileler dağlara kaçtı.Einige meines Volkes sind weggelaufen in die Berge.
Başlangıçta kısa süreli bir tatil için köyde kalması düşünülmüştü.Ursprünglich war nur an einen kurzen Ferienaufenthalt gedacht.
Köyde yaşayanların çoğu Müslüman'dır.Die meisten von ihnen leben in der Woiwodschaft Oppeln.
Kardeşler maceralarına köyden başlarlar.Damit beginnen die Abenteuer der Geschwister.
Köydeki evlerin çoğunluğu doğal afetlerden (Yağmur vb.) dolayı oturulmayacak durumdadır.Die meisten kamen dem aber, auch als heftiger Regen einsetzte, nicht nach.
1991 yılının sonuna kadar bu köyde en az 300 kişi yaşamaktaydı.Im ganzen Dorf lebten um diese Zeit weniger als 300 Menschen.
Köyde devlet hastanesi bulunmaktadır.In der Stadt gibt es ein staatliches Krankenhaus.
Köyde, 1995 yılından beri ilköğretim okulu yoktur.Seit 1995 hat die Gemeinde keine eigene Schule mehr.
Temel ailesi Köyde yaşayan ailelerden birisidir.Seine Familie zählt zu den Gründern des Dorfes.
İnce Memed köyden ayrılarak kendi köyüne gider.Unter dem Spott der anderen Orks verlassen sie ihr Dorf.
2001 yılında köyde 1198 kişi yaşamaktaydı.2001 wohnten in der Gemeinde noch 1198 Menschen.
Köyde yardımlaşma çok önemlidir.Kooperation war im Dorf unerlässlich.
Köydeki en büyük ağaç 400 yıllık koca çınardır.Der älteste Baum ist eine 400-jährige Eiche.
Bunun yanında köyde kalanların çoğunluğu sabit geliri olan emekli insanlardır.In diesem Zusammenhang sind auch die relativ wohlhabenden Einwohner im Ruhestand zu erwähnen.
Köyde avcılık yapılır.Im Gebiet darf gejagt werden.
Köyde en büyük problem, su şebekesinin olmayışıdır.Das größte Problem des Dorfes ist das Fehlen von fließendem Wasser.
Köyde 180 hane bulunmaktadır. .In dem Dorf leben etwa 180 Einwohner.
Köyde bir de postahane bulunmaktadır.Darüber hinaus befindet sich im Dorf ein Postamt.
Ayrıca 1960 yılına kadar köyde Ermeni asıllı aileler yaşamaktadıylar.Noch in den 1950er Jahren lebten dort fast nur armenische Familien.
Köyde ilkokul bulunmaktadır ancak ]le birlikte kapanmıştır.Am Ostufer befindet sich die Ortschaft Sannäs.
Köyden 3-4 kişi de bu savaşlardan geri dönmemiştir.Drei Mitglieder kehrten nicht aus diesem Krieg zurück.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod