Ana içeriğe geç
Sözlük

köyde ile cümle

köyde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Hindistan'da bir köyde yaşıyor.Vive en un pueblo de la India.
Köyde kimse yok gibi görünüyordu.Parecía que no había nadie en el pueblo.
Bu köyde elli aile var.En este pueblo hay cincuenta familias.
Bu köyde elli aile yaşıyor.En este pueblo viven cincuenta familias.
Köyde yaşamak daha da zorlaşacak.Cada vez será más difícil vivir en el pueblo.
Köyde kaç inek var?¿Cuántas vacas hay en el pueblo?
Tom artık köyde yaşıyor.Ahora Tom vive en el pueblo.
Küçük bir köyde doğup büyüdüm.Nací y crecí en un pequeño pueblo.
Köyde yaşayanların çoğu Müslüman'dır.La mayoría de sus habitantes son musulmanes.
Köydeki evlerin çoğunluğu doğal afetlerden (Yağmur vb.) dolayı oturulmayacak durumdadır.En la mayoría de las pequeñas ciudades las calles no estaban pavimentadas, sino que eran de tierra compactada.
Buna bir karşılık olarak Turiddu köyde bir genç kız olan Santuzza'yı baştan çıkartmıştır.En venganza, Turiddu seduce a Santuzza, una muchacha del pueblo.
Visayas bölgesindeki birçok sahilsel köyde sekiz veya ondan fazla ev yoktur.Muchos municipios costeros en la región de Bisayas están formadas por no más de ocho o diez casas.
Köyde doğal gaz yoktur.No existe gas natural en el lugar.
Köyden göç edenlerin büyük kısmı İstanbul ve İzmir'de bir kısmı da Tokat'ta ikamet etmektedirler.Muchos de sus habitantes se refugiaron en el sur, en las ciudades de Paralimni, Deryneia, y Larnaca.
Santuzza buna pek inanmaz ve Turiddu'nun geçen akşam üzeri köyde görüldüğünü bildirir.Santuzza le dice que lo han visto entrada la noche por el pueblo.
Köylüler köydeki barda bir içki içmelerini teklif ederler.Los pueblerinos sugieren beber en la taberna.
Köyde çay yetiştirilir.En la localidad se cultiva el té.
Köyde yıllar önce bir şahıs devamlı ağaç yontuyormuş.Días atrás un árbol me preguntó.
Köyde ilginç lakaplara sahip kimseler vardır ve birçoğu vefat etmiştir.Aunque en la mayoría de las ciudades la gente tiene hogar, en todas las ciudades siempre habrá indigentes.
Kışın köyde çok az insan kalmaktadır.Pocos habitantes se quedan en invierno en el lugar.
Köydeki halk kendini tanımlarken ''Ez Dımbıliya ne.'' der.Ante la conmiseración de su vecino, el campesino le dijo: «¿Quién sabe si es bueno o malo?».
Köyde genç aileler giderek azalmaktadır.En las generaciones jóvenes, ésto está decayendo.
Jules Adolphe Aimé Louis Breton, 1 Mayıs 1827'de Courrières isimli küçük bir köyde dünyaya geldi.Jules Adolphe Aimé Louis Breton nació el 1 de mayo de 1827 en Courrières, un pequeño pueblo de Pas-de-Calais.
Salarlar İslâm dinine çok sadıktırlar ve her köyde bir camileri bulunur.Los salar son fieles al islam y cada uno de sus poblados cuenta con una mezquita.
Köyün adı eski zamanlarda köyde birçok tavşanın bulunmasından dolayı verilmiştir.Su nombre se deriva de la abundancia de lobos en el pasado.
Köyde 1967 yılından beri ilköğretim okulu vardır.Cuenta con una universidad desde 1967.
Köyde, ilköğretim okulu varedır ama kulanılmıyor. fakat taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.En la escuela se despista y se aburre, no puede evitarlo.
Kozluk ilçesi, 1 belde ve 69 köyden oluşmaktadır.Comprendía un pequeño Burgo Asté y 69 aldeas.
Ayrıca köyde nakliyecilik oldukça yaygındır.También es frecuente en la zona el tráfico de estupefacientes.
Bayram sabahı köydekiler bayramlaşır ve köy odasında yemek yenir.Es típico de este día que las familias se reúnan y vayan a comer al campo.
12 yaşına kadar köyde yaşadı.Vivió en la ciudad hasta los 21 años.
Köyde yaklaşık 3000-4000 civarında küçük baş hayvan ile ev başına 3-5 tane büyük baş hayvan bulunmaktadır.En este momento yo tengo en la puerta de mi casa 40 o 50 personas indigentes.
Köyde kilim dokumacılığı da önemli geçim kaynakları arasında yer almaktadır.La ciudad en sí está en un gran depósito de fósiles.
Köydeki genç nüfus oranı yaşlı nüfus oranından fazladır.La población anciana allá ya es mayor que la población joven.
Bu tekkenin kurucusu halife sultan bu köyde meftundur.“El Señorío de este Concejo pertenece al Ilmo.
Şu an köyde sadece 4 hane kalmıştır.Actualmente sólo quedan cuatro paneles.
Bu köydeki sucuğun lezzeti tadılmaya değerdir.Hay que perder el gusto por el apetito de las cosas.
2007 yılı itibarıyla köyde, kalkındırma kooparatifi kurma çalışmalarına başlanmıştır.Para 2007 llega a la capital a jugar con el recién ascendido La Equidad.
Sulama suyu kooperatifinin bulunduğu köyde sulu tarım yöntemleri uygulanır.Aldea indígena donde se muestra el método nativo para secar salmón.
Cenazeyi defin işlemine köyde işi olmayan herkes katılır.Todos los miembros del poblado dejan de trabajar el día en que se celebra un funeral.
Bu köyde nüfus Gagauzca, Rusça ve Bulgarca konuşuyor.Los lugareños hablan gagauz y las lenguas rumana, búlgaro y ruso.
Köyde yer alan tahta kilise, 1750 yılında inşa edlmiştir ve Litvanya'daki en eski tahta kilisedir.Su iglesia, construida en 1750, se considera la iglesia de madera más antigua de Lituania.
Köyde yaşayan hiç kimsenin Bulgaristan ile doğrudan bir bağlantısı bulunmamaktadır.El problema es que nadie en la localidad conocía a la verdadera señora Corban.
Köy odası, yılın 365 günü, 24 saat, köyden ve köy dışından gelen tüm misafirlere açıktır.Ambos auditorios abren 365 días al año, y están dirigidos por el gobierno provincial.
Köyde ilköğretim okulu vardır fakat öğrenci olmadığı için uzun yıllardır kapalı durumdadır.La localidad contaba con una escuela, la cual se cerró años atrás por no haber gente suficiente.
Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak öğrenci sayısı azdır.En esta parroquia hay un colegio de educación primaria, aunque tiene muy pocos alumnos.
Köydeki bütün sığırları tarlaya sürerler.Cada tipo de ganadería tiene asignada una zona en la cuadra.
Köyde ilköğretim okulu vardır(okul kapatılmıştır).La aldea cuenta con una escuela de Educación Infantil(Cerrada en este instante).
Köyde internet odası (internet cafe) hizmeti vardır.Puede consultarse en línea la sala del «Café militaire» en: .
1845’te köyde 16 hane bulunmaktaydı.En 1745 habían 16 provincias en el imperio.
Başka bir köyden gelen bir yolcu mezarlığın yanından geçerken mezarın birinden çocuk ağlaması duyar.Un paseante oye el llanto de un niño dentro de un viejo castillo.
Köyde yaklaşık 20 yıldan fazladır tarım ve hayvancılık yapılmamaktadır.Actualmente la agricultura y la ganadería no ocupan a más de una docena de personas.
Köyün adı özel olarak esenlik olmuş Köyde açık alanlarda düğün şenliği vardır.Aunque para ello deberás pedir permiso a tu ayuntamiento, son bodas realmente bonitas.
Köyden, Uşak ilinde yaşayanlar ticaret ile uğraşmaktadırlar.Y la gente del mismo pueblo ayuda al mayordomo con sus tareas.
Köyde, ilköğretim okulu vardır; ancak tek sınıflı olarak kullanılmaktadır.Estudia en un reconocido colegio de la ciudad, aunque es de clase media.
Köyde yaşayan birçok kişi de filmde figuran olarak rol almıştır.Se puede ver a gran cantidad de habitantes del municipio como figurantes en el filme.
Toplam 70 haneden oluşan köyde ilköğretim okulu bulunur ve ayrıca taşımalı eğitim de yapılmaktadır.Llegó a tener 70 habitantes, e incluso se construyó un colegio.
Mezarı halen bu köydedir.Su tumba se encuentra en la iglesia de esta aldea.
Tarık'ın Köyde Doktorluk yapan arkadaşı onu köye çağırır.Hay un traficante en la ciudad que se hace llamar el Doctor.
Bozlak sanatçısı Neşet Ertaş da bu köyde doğmuştur.La película Los juncos salvajes se rodó en esta localidad.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod