Hiç o köyde bulundun mu?Have you ever been to that village?
Şaşırdım, köyde hiç kimse yoktu.To my surprise, there were no people in the village.
Kız kardeşim ve ben tatilde Fuji Dağı'nın dibindeki ufak bir köyde kaldık.During the vacation my sister and I stayed at a small village at the foot of Mt. Fuji.
Bir zamanlar, Bu köyde yaşlı bir adam varmış.Once upon a time, there was an old man in this village.
Otobüs her köyde durdu.The bus stopped in every village.
O köyde sadece bir aile kalır.In that village only one family remains.
Köydeki çoğu insan plana itiraz etti.Most people in the village objected to the plan.
Hatırladığım kadarıyla köyde yirmi kişi kaldı.It is just my recollection that there remained no more than 20 people in the village.
Doktor köyde herkes tarafından tanınıyor.The doctor is known to everyone in the village.
Doktoru köyde herkes bilir.The doctor is known to everyone in the village.
Bu köyde hava kirliliği yok.This village is free from air pollution.
Bu köyde hiç fabrika yok.There is no factory in this village.
Bu köyde çok sayıda yaşlı insan var.There are many old men in this village.
Bu köyde elli aile var.There are fifty families in this village.
Bu köyde, onlar mutlu bir hayat yaşadı.In this village, they lived a happy life.
Bu eski köyde hiçbir şey olmaz.Nothing ever happens in this old village.
Erkek kardeşim küçük bir köyde yaşıyor.My brother lives in a small village.
Amcamın köyde bir çiftliği var.My uncle has a farm in the village.
Son on yıldır bu köyde yaşıyorum.I have lived in this village for the past ten years.
Ben bir kasabada yaşıyorum ama anne ve babam köyde yaşıyorlar.I live in a town, but my parents live in the country.
Köyde hiç kimse yoktu.There were no people in the village.
Köydeki herkes ona hayranlık besler.Everybody in the village looks up to him.
Köydeki herkes ona saygı duyar.Everybody in the village looks up to him.
Köydeki herkes onu tanırdı.Everybody in the village knew him.
Birçok bilim adamı bu küçük köyde yaşıyor.Many scientists live in this small village.
Bu uzak köyde hiç kimse asla bizi görmeye gelmez.Nobody ever comes to see us in this out-of-the-way village.
Köydeki herkes tarafından tanınırdı.He was known to everybody in the village.
O şüphesiz köydeki en yaşlı adamdır.He is unquestionably the oldest man in the village.
Kyushu'da küçük bir köyde yaşar.He lives in a small village in Kyushu.
Köydeki insanlar birbiri ardına hastalandılar.The people in the village fell ill one after another.
O, küçük bir köyde büyüdü.He grew up in a little village.
Köydeki herhangi bir adam kadar çok çalıştı.He worked as hard as any man in the village.
İngiltere'de küçük bir köyde yaşıyorlar.They live in a little village in England.
Savaş sırasında köyde yaşadılar.They lived in the countryside during the war.
Hindistan'da bir köyde yaşıyor.She is living in some village in India.
O, köyde yaşıyor.She lives in the village.
O, köydeki herkes tarafından sevildi.She was loved by everybody in the village.
O, küçük bir köyde doğdu.She was born in a small village.
Babam köyde yaşıyor.My father lives in the country.
Köyde en fazla 20 kişi kaldı.There remained no more than 20 people in the village.
Hayalim köyde huzur içinde yaşamaktır.My dream is to live peacefully in the village.
Küçük bir köyde hayat sıkıcıdır.Life is boring in a small village.
Horozu çok olan köyde sabah geç olur.Too many cooks spoil the broth.
O, bir köyde yaşıyor.He lives in a village.
Köyde bol miktarda kirpi olacağına söz verdin!You promised that there would be plenty of hedgehogs in the village!
O köyde yaşıyor.She is living in the village.
O, Nepal'de uzak bir köyde doğdu.She was born in a remote village in Nepal.
Bir kentte fark edilmeden geçebilirsin, ancak bir köyde bu mümkün değil.You may be able to pass unnoticed in a city, but in a village that's not possible.
Tom köyde yaşamayı sevmiyordu.Tom didn't like living in the country.
Tom kuzeyde küçük bir köyden geliyor.Tom comes from a small village up north.
Tom o küçük köydeki insanların yamyam olduklarına inanıyor.Tom believed that the people in that small village were cannibals.
Bir zamanlar, o köyde fakir çiftçiler vardı.In another time, there were poor farmers in that village.
Bir zamanlar o köyde fakir çiftçiler vardı.There were once poor farmers in that village.
Tango küçük bir köyde küçük bir çocukla yaşıyordu.Tango lived with a small boy in a small village.
Adam bütün köyde iyi bilinir.The man is well-known in the whole village.
Köydeki insanlar hâlâ Tom'un öldüğü korkunç şekilden bahsediyorlardı.People in the village still talked about the horrible way Tom had died.
Tango küçük bir köyde küçük bir erkek çocuğuyla yaşar.Tango lives with a small boy in a little village.
O her köydeki yaygın bir bilgidir.That is common knowledge in every village.
Köyden uzak bir evde yaşıyor.He lives in a house far from the village.
Bir köyde yaşardım.I used to live in a village.