kötüler ile cümle

kötüler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu dünyada doğru kişi bile cezalandırılırsa, Kötülerle günahlıların cezalandırılacağı kesindir.הן צדיק בארץ ישלם אף כי רשע וחוטא׃
Bu dünyada doğru kişi bile cezalandırılırsa, Kötülerle günahlıların cezalandırılacağı kesindir.هوذا الصدّيق يجازى في الارض فكم بالحري الشرير والخاطئ
Bu dünyada doğru kişi bile cezalandırılırsa, Kötülerle günahlıların cezalandırılacağı kesindir.看 哪 、 義 人 在 世 尚 且 受 報 、 何 況 惡 人 和 罪 人 呢
Bu dünyada doğru kişi bile cezalandırılırsa, Kötülerle günahlıların cezalandırılacağı kesindir.看哪 、 義人 在世 尚且 受報 、 何況惡 人和 罪人 呢
Bunların en kötüleri kendisinin infilak ettiğini görmesi ve sonra günlerce ortadan kaybolması,A legrosszabb amiben megtestesülhetnek, az az, hogy felrobban, majd eltűnik napokra,
Bunların en kötüleri kendisinin infilak ettiğini görmesi ve sonra günlerce ortadan kaybolması,이런 치료로 나타날 수 있는 최악인 것들은 그의 분노,
Bunların en kötüleri kendisinin infilak ettiğini görmesi ve sonra günlerce ortadan kaybolması,Tijdens de ergste aanvallen... ontploft hij... en verdwijnt hij dagenlang.
Bunların en kötüleri kendisinin infilak ettiğini görmesi ve sonra günlerce ortadan kaybolması,הגרועים שבהם יכולים להיראות כאילו הוא מתפוצץ,
Bunların en kötüleri kendisinin infilak ettiğini görmesi ve sonra günlerce ortadan kaybolması,وأسوء ما قد يحدث نتيجة لهذا هو إنفجاره بصورة ما
Bunların en kötüleri kendisinin infilak ettiğini görmesi ve sonra günlerce ortadan kaybolması,彼は暴発し その後何日も姿を消し
Bunu anlıyor musun? Kötüler mi? Hayır.Apakah Anda mengerti?
Bunu anlıyor musun? Kötüler mi? Hayır.Capisci?Ok,sono cattivi?No..voglio dire.
Bunu anlıyor musun? Kötüler mi? Hayır.¿Comprendes eso?
Bunu anlıyor musun? Kötüler mi? Hayır.Sind das schlechte oder böse Menschen?
Bunu anlıyor musun? Kötüler mi? Hayır.Você entendeu?
‹Büyük adamın evi nerede?› diyorsunuz, ‹Kötülerin çadırları nerede?›Bo mówicie: Gdzież jest dom książęcy? gdzie namiot przybytków niepobożnych?
‹Büyük adamın evi nerede?› diyorsunuz, ‹Kötülerin çadırları nerede?›Denn ihr sprecht: "Wo ist das Haus des Fürsten? und wo ist die Hütte, da die Gottlosen wohnten?"
‹Büyük adamın evi nerede?› diyorsunuz, ‹Kötülerin çadırları nerede?›for I sier: Hvor er tyrannens hus, og hvor er det telt de ugudelige bor i?
‹Büyük adamın evi nerede?› diyorsunuz, ‹Kötülerin çadırları nerede?›Infatti, voi dite: «Dov'è la casa del prepotente, dove sono le tende degli empi?»
‹Büyük adamın evi nerede?› diyorsunuz, ‹Kötülerin çadırları nerede?›I spörjen ju: »Vad har blivit av de höga herrarnas hus, av hyddorna när de ogudaktiga bodde?»
‹Büyük adamın evi nerede?› diyorsunuz, ‹Kötülerin çadırları nerede?›Kajti pravite: Kje je hiša mogočneža in kje šator, ki so v njem prebivali brezbožni?
‹Büyük adamın evi nerede?› diyorsunuz, ‹Kötülerin çadırları nerede?›너희의 말이 왕후의 집이 어디 있으며 악인의 거하던 장막이 어디 있느뇨 하는구나
‹Büyük adamın evi nerede?› diyorsunuz, ‹Kötülerin çadırları nerede?›Kun sanotte: `Missä on nyt mahtimiehen talo, missä maja, jossa jumalattomat asuivat?`
‹Büyük adamın evi nerede?› diyorsunuz, ‹Kötülerin çadırları nerede?›Lebo hovoríte: Kde je dom kniežaťa? A kde je stán príbytkov bezbožných?
‹Büyük adamın evi nerede?› diyorsunuz, ‹Kötülerin çadırları nerede?›Mert ezt mondjátok: Hol van ama fõembernek háza, hol van a gonoszok lakozásának sátora?
‹Büyük adamın evi nerede?› diyorsunuz, ‹Kötülerin çadırları nerede?›når I siger: "Hvor er Stormandens Hus og det Telt, hvor de gudløse bor?"
‹Büyük adamın evi nerede?› diyorsunuz, ‹Kötülerin çadırları nerede?›Nebo pravíte: Kde jest dům urozeného? A kde stánek příbytků bezbožných?
‹Büyük adamın evi nerede?› diyorsunuz, ‹Kötülerin çadırları nerede?›Pois dizeis: Onde está a casa do príncipe, e onde a tenda em que morava o ímpio?
‹Büyük adamın evi nerede?› diyorsunuz, ‹Kötülerin çadırları nerede?›Porque decís: "¿Dónde está la casa del noble? ¿Dónde está la morada que cobijaba a los impíos?
‹Büyük adamın evi nerede?› diyorsunuz, ‹Kötülerin çadırları nerede?›Tanyamu, "Di mana rumah penguasa yang melakukan perbuatan durhaka?
‹Büyük adamın evi nerede?› diyorsunuz, ‹Kötülerin çadırları nerede?›Vì các bạn nói rằng : " Nhà kẻ cường_bạo ở đâu ? Trại kẻ ác ở nơi nào ? "
‹Büyük adamın evi nerede?› diyorsunuz, ‹Kötülerin çadırları nerede?›Vì các bạn nói rằng: "Nhà kẻ cường bạo ở đâu? Trại kẻ ác ở nơi nào?"
‹Büyük adamın evi nerede?› diyorsunuz, ‹Kötülerin çadırları nerede?›Voi ziceţi: ,Unde este casa apăsătorului? Unde este cortul în care locuiau nelegiuiţii?`
‹Büyük adamın evi nerede?› diyorsunuz, ‹Kötülerin çadırları nerede?›Vous dites: Où est la maison de l`homme puissant? Où est la tente qu`habitaient les impies?
‹Büyük adamın evi nerede?› diyorsunuz, ‹Kötülerin çadırları nerede?›Διοτι λεγετε, Που ο οικος του αρχοντος; και που η σκηνη της κατοικησεως των ασεβων;
‹Büyük adamın evi nerede?› diyorsunuz, ‹Kötülerin çadırları nerede?›Вы скажете: где дом князя, и где шатер, в котором жили беззаконные?
‹Büyük adamın evi nerede?› diyorsunuz, ‹Kötülerin çadırları nerede?›Защото думате: Где е къщата на княза? И где е шатърът, гдето живееха нечестивите?
‹Büyük adamın evi nerede?› diyorsunuz, ‹Kötülerin çadırları nerede?›כי תאמרו איה בית נדיב ואיה אהל משכנות רשעים׃
‹Büyük adamın evi nerede?› diyorsunuz, ‹Kötülerin çadırları nerede?›لانكم تقولون اين بيت العاتي واين خيمة مساكن الاشرار.
‹Büyük adamın evi nerede?› diyorsunuz, ‹Kötülerin çadırları nerede?›你 們 說 、 霸 者 的 房 屋 在 那 裡 . 惡 人 住 過 的 帳 棚 在 那 裡
‹Büyük adamın evi nerede?› diyorsunuz, ‹Kötülerin çadırları nerede?›你 們說 、 霸者 的 房屋 在 那裡.惡人 住 過 的 帳棚 在 那裡
Çileden çıkıyorum, Yasanı terk eden kötüler yüzünden.(118:53) Ужас овладевает мною при виде нечестивых, оставляющих законТвой.
Çileden çıkıyorum, Yasanı terk eden kötüler yüzünden.Aku sangat marah kepada orang jahat, karena mereka meninggalkan hukum-Mu
Çileden çıkıyorum, Yasanı terk eden kötüler yüzünden.De goddeloze mensen die Uw wet links laten liggen, brengen mij tot grote verontwaardiging.
Çileden çıkıyorum, Yasanı terk eden kötüler yüzünden.Děsím se nad bezbožnými, kteříž opouštějí zákon tvůj.
Çileden çıkıyorum, Yasanı terk eden kötüler yüzünden.En brennende harme har grepet mig over de ugudelige, som forlater din lov.
Çileden çıkıyorum, Yasanı terk eden kötüler yüzünden.Glödande harm griper mig för de ogudaktigas skull, därför att de övergiva din lag.
Çileden çıkıyorum, Yasanı terk eden kötüler yüzünden.Grande indignação apoderou-se de mim, por causa dos ímpios que abandonam a tua lei.
Çileden çıkıyorum, Yasanı terk eden kötüler yüzünden.Harag vett rajtam erõt az istentelenek miatt, a kik elhagyták a te törvényedet.
Çileden çıkıyorum, Yasanı terk eden kötüler yüzünden.Harme greb mig over de gudløse, dem, der slipper din Lov.
Çileden çıkıyorum, Yasanı terk eden kötüler yüzünden.Hrôza ma pochytila pre bezbožníkov, ktorí opúšťajú tvoj zákon.
Çileden çıkıyorum, Yasanı terk eden kötüler yüzünden.Ich bin entbrannt über die Gottlosen, die dein Gesetz verlassen.
Çileden çıkıyorum, Yasanı terk eden kötüler yüzünden.주의 율법을 버린 악인들을 인하여 내가 맹렬한 노에 잡혔나이다
Çileden çıkıyorum, Yasanı terk eden kötüler yüzünden.La indignación se apoderó de mí, a causa de los impíos que abandonan tu ley
Çileden çıkıyorum, Yasanı terk eden kötüler yüzünden.M'apucă o mînie aprinsă la vederea celor răi, cari părăsesc Legea Ta.
Çileden çıkıyorum, Yasanı terk eden kötüler yüzünden.M'ha preso lo sdegno contro gli empi che abbandonano la tua legge
Çileden çıkıyorum, Yasanı terk eden kötüler yüzünden.Minut valtaa palava vihastus jumalattomien tähden, jotka hylkäävät sinun lakisi.
Çileden çıkıyorum, Yasanı terk eden kötüler yüzünden.Nhơn vì kẻ ác bỏ luật pháp Chúa. Cơn giận nóng nảy hãm bắt tôi.
Çileden çıkıyorum, Yasanı terk eden kötüler yüzünden.Nhơn vì kẻ ác bỏ luật_pháp Chúa . Cơn giận nóng_nảy hãm bắt tôi .
Çileden çıkıyorum, Yasanı terk eden kötüler yüzünden.Strach mię ogarnął nad niezbożnymi, którzy opuszczają zakon twój.

İlgili Sayfalar