Ana içeriğe geç
Sözlük

kötü ile cümle

kötü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Vietnam'da olanlar kötü bir rüya gibiydi.What happened in Vietnam was like a bad dream.
Ben kötü biriyim.I'm the bad one.
Bok kötü kokuyor.The shit smells bad.
Kapılar düşündüğün kadar kötü değil.Doors aren't as bad as you think.
Bugün kötü ruh hali içindeyim.I'm in a bad mood today.
Kış hakkındaki en kötü şey kardır.The worst thing about winter is the snow.
Yazla ilgili en kötü şey sıcaklık.The worst thing about summer is the heat.
Kötü otları kopardı ve onları attı.He pulled up the weeds and threw them away.
Dört bacak iyi, iki bacak kötü.Four legs good, two legs bad.
Onun, kalemini çiğneme gibi kötü alışkanlığı vardır.He has the bad habit of chewing his pencil.
Kötü bir örnek verdin.You gave a bad example.
Kötü konuşmacı bazen iyi bir yazar olarak bizi şaşırtmaktadır.The poor talker sometimes surprises us by being a good writer.
O, kötü bir yoldadır.He's on a bad path.
Geçen yıl kötü bir hasat vardı.Last year, there was a bad harvest.
Ben Katolik oldum çünkü son derece kötümserim.I became a Catholic because I'm extremely pessimistic.
O kötü bir insan değil.He's not a bad person.
Jose kendini kötü karakterli bir kişi olarak gösterdi.José showed himself to be a person of bad character.
Bazen kötüleyici olarak gürültü, önemsiz ve cazibeden yoksun müzik diyoruz.We sometimes disparagingly call noise, music that's insignificant and devoid of any charm.
Yazma konusunda çok iyisin. Ben kötüyüm.You're so good at writing. I'm terrible.
Bazen bir merdiven kötü bir şans işaretidir.Sometimes a ladder is a sign of bad luck.
En kötüsü zaten bitti.The worst is already over.
Birisi kötü kelimeler söylememeli.One should not say bad words.
Kötü bir ortaklıktansa yalnız olmak daha iyidir.Better to be alone than in bad company.
Sorun daha kötüydü.The problem is worse.
Kırık bir ayna kötü şans getirir.A broken mirror brings bad luck.
Gece geç saatlere kadar yatmamak cildin için çok kötüdür.Staying up late at night is very bad for your skin.
Kara kedilerin kötü şans getirdiklerine inanmıyorum.I don’t believe that black cats cause bad luck.
Dün gece onun durumu kötüleşmeye başladı.Her condition took a turn for the worse last night.
Durumu dün gece daha kötüleşti.Her condition got worse last night.
Onun durumu dün gece daha da kötüleşti.Her condition grew worse last night.
Yeni kocasının kötü bir kişi olduğu ortaya çıktı.Her new husband turned out to be a bad person.
Filmlerde gözde kötü adamın kim?Who's your favorite movie villain?
Uçak kötü hava yüzünden iki saat ertelendi.The plane was delayed for two hours on account of the bad weather.
Kötü hava uçağı geciktirdi.The bad weather delayed the plane.
Kötü hava uçağın kalkışını iki saat geciktirdi.The bad weather delayed the plane's departure by two hours.
Kötü hava yüzünden, uçağın kalkışı iki saat ertelendi.Because of the bad weather, the plane's departure was delayed by two hours.
Onun kötü olduğunu gerçekten düşünüyor musun?Do you really think that it's bad?
Zaman ayırmada neden çok kötüyüm?Why am I so bad at allocating my time?
Ben daha önce ölmüştüm ve çok kötü değildi.I've been dead before, and it wasn't too bad.
Ben paralel parketmede gerçekten kötüyüm.I'm really bad at parallel parking.
Ne kötü haber!What a bad news!
TV'nin çocuklar için kötü olduğunu düşünüyor musun?You think that TV is bad for kids?
Televizyonun çocuklar için kötü olduğunu düşünüyor musun?You think that TV is bad for kids?
Kötü görüşlü insanlar uzağı göremezler.People with bad vision cannot see far.
Her zaman bir kötümserden ödünç para al; o, geri ödenmesini beklemez.Always borrow money from a pessimist; he doesn't expect to be paid back.
Su yokluğu nedeniyle kötü hasat hasat yaptık.We had a poor harvest because of the lack of water.
Kategori 5 kasırgalar en kötüsüdürler.Category 5 hurricanes are the worst.
En kötü düşmanımda bunu istemezdim.I wouldn't wish that on my worst enemy.
Bir doktor bana yumurtalar yemenin benim için kötü olduğunu söyledi.A doctor told me that eating eggs was bad for me.
Tırnaklarını yemek kötü bir alışkanlıktır.Biting your fingernails is a bad habit.
Yeni şefimizin eskisinden daha kötü olacağından süphe ediyorum.I doubt that our new boss will be any worse than the old one.
Eğer bir gün bana geri dönersen; sana bir daha asla kötü davranmayacağım.If you ever come back to me, I'll never treat you badly again.
Hamam böceklerini yeme kötü bir fikir midir?Is eating cockroaches a bad idea?
Karaciğer yemek sizin için kötü mü?Is eating liver bad for you?
Bir günde sekiz portakaldan daha fazla yemek senin için kötü müdür?Is eating more than eight oranges a day bad for you?
Şeker yemek sağlığınız için gerçekten o kadar kötü mü?Is eating sugar really that bad for you?
Bazı insanlar gece geç saatlerde yemek yemenin sağlığınız için kötü olduğunu söylüyorlar.Some people say that eating late at night is bad for your health.
O deneyim ağzımda kötü bir tat bıraktı.That experience left a bad taste in my mouth.
Olabilecek daha kötü şey nedir?What's the worst thing that could happen?
Çok fazla tuz yemek sizin için niçin kötüdür?Why is eating too much salt bad for you?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kötü ile cümle - Sayfa 13 - kötü kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App