Ana içeriğe geç
Sözlük

kötü haber ile cümle

kötü haber kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Kötü haberlerim var. " Limo " bir sözcüktür Durant.Tukaj 64, prehajamo na varno frekvenco. Imam slabe novice. Limo je beseda, Duran, in nočem nič slišati o tem..
Kötü haberlerim var. " Limo " bir sözcüktür Durant.Εχω κακά νέα. Το λέμε " λίμο " , Ντουράντ. Δεν δέχομαι αντιρρήσεις.
Kötü haberlerim var. " Limo " bir sözcüktür Durant.Имам няколко лоши новини. "Лимо" е дума, Дюрант. Не искам да чувам за това.
Kötü haberlerim var. " Limo " bir sözcüktür Durant..יש לי חדשות רעות לימו" זאת מילה, דורנט" .ואני לא רוצה שום ויכוחים בנידון
Kötü haberlerim var.Malas noticias.
Kötü haberlerim var.Mauvaise nouvelle.
Kötü haberlerim var.Schlechte Nachrichten.
Kötü haberlerim var.Slabe novice.
Kötü haberlerim var.Špatné zprávy.
Kötü haberlerim var.Trước khi thiên thể đi qua mặt trăng
Kötü haberlerim var.Vestea proastă.
Kötü haberlerim var.Złe wieści.
Kötü haberlerim var.Лоша новина.
Kötü haberlerim var.هناك أخبار سيئة قبل أن يعبر النيزك القمر
Kötü haber mi?Ai primit o veste proastă?
Kötü haberse; Lizzi Borden da kuzenlerinden biriAber die schlechte Nachricht ist, dass auch Lizzi Borden deine Cousine ist.
Kötü haberse; Lizzi Borden da kuzenlerinden biriAle špatná zpráva je, že tvoje sestřenice je Lizzi Bordenová.
Kötü haberse; Lizzi Borden da kuzenlerinden biriA rossz hír az, hogy Lizzi Borden is az unokatestvéred."
Kötü haberse; Lizzi Borden da kuzenlerinden biriHet slechte nieuws is dat je neef ook Lizzi Borden is.
Kötü haberse; Lizzi Borden da kuzenlerinden biri하지만 나쁜 소식은 네 사촌이 리지 보덴이다."라고 말씀하셨죠.
Kötü haberse; Lizzi Borden da kuzenlerinden biriLa cattiva notizia è che sei parente anche di Lizzi Borden.
Kötü haberse; Lizzi Borden da kuzenlerinden biri"Mas também tens como prima Lizzie Borden."
Kötü haberse; Lizzi Borden da kuzenlerinden biriNamun berita buruknya adalah Lizzi Borden juga sepupumu.
Kötü haberse; Lizzi Borden da kuzenlerinden biriPero la mala noticia es que tu prima también es Lizzi Borden".
Kötü haberse; Lizzi Borden da kuzenlerinden biriTin xấu là con cũng có họ với Lizzi Borden."
Kötü haberse; Lizzi Borden da kuzenlerinden biriVestea proasta e ca si Lizzi Borden este verisoara ta.
Kötü haberse; Lizzi Borden da kuzenlerinden biri"Zła wiadomość jest taka, że Lizzi Borden też jest twoich kuzynem".
Kötü haberse; Lizzi Borden da kuzenlerinden biriΑλλά τα κακά νέα είναι ότι ξαδέλφη σου είναι και η Lizzi Borden.
Kötü haberse; Lizzi Borden da kuzenlerinden biriА плохая новость в том, что твоей родственницей так же является Лиззи Борден."
Kötü haberse; Lizzi Borden da kuzenlerinden biriА погана новина в тому, що також твоєю родичкою є Лізі Борден.
Kötü haberse; Lizzi Borden da kuzenlerinden biriНо лошата новина, е че Лизи Бордън също ти е братовчедка.
Kötü haberse; Lizzi Borden da kuzenlerinden biriאבל היתה גם בת דודה - ליזי בורדן."
Kötü haberse; Lizzi Borden da kuzenlerinden biriلكن الأخبار السيئة هي أن بنت عمك هي أيضاً ليزي بوردن.
Kötü haberse; Lizzi Borden da kuzenlerinden biri私は言いました、「だから?僕達の縁戚にリジーがいるだけだよ」
Kötü haber şu ki, bu doğru değildir.Den dårlige nyhed er, at det ikke passer.
Kötü haber şu ki, bu doğru değildir.Die schlechte Nachricht ist, dass das nicht stimmt.
Kötü haber şu ki, bu doğru değildir.Helaas klopt dat niet.
Kötü haber şu ki, bu doğru değildir.Huono uutinen on se, että tämä ei ole totta.
Kötü haber şu ki, bu doğru değildir.Ini anggapan yang keliru.
Kötü haber şu ki, bu doğru değildir.Jag har dåliga nyheter-
Kötü haber şu ki, bu doğru değildir.그런데 안타깝게도 사실 그렇지 않습니다.
Kötü haber şu ki, bu doğru değildir.La cattiva notizia è che non è vero.
Kötü haber şu ki, bu doğru değildir.La mauvaise nouvelle est que ce n'est pas vrai.
Kötü haber şu ki, bu doğru değildir.Las malas noticias es que eso no es cierto.
Kötü haber şu ki, bu doğru değildir.Niestety to nieprawda.
Kötü haber şu ki, bu doğru değildir.O pior é que isso não é verdade.
Kötü haber şu ki, bu doğru değildir.Slaba novica je, da to ni res.
Kötü haber şu ki, bu doğru değildir.Ta špatná zpráva je, že to není pravda.
Kötü haber şu ki, bu doğru değildir.Và điều không may là suy nghĩ đó là không đúng.
Kötü haber şu ki, bu doğru değildir.Van egy rossz hírem: ez nem igaz.
Kötü haber şu ki, bu doğru değildir.Vestea proastă este că nu e adevărat.
Kötü haber şu ki, bu doğru değildir.Zlou správou je, že to nie je pravda.
Kötü haber şu ki, bu doğru değildir.Τα άσχημα νέα είναι ότι αυτό δεν αληθεύει.
Kötü haber şu ki, bu doğru değildir.Лошата новина е, че това не е вярно.
Kötü haber şu ki, bu doğru değildir.Погана новина - це неправда.
Kötü haber şu ki, bu doğru değildir.У меня плохая новость. Это — не правда.
Kötü haber şu ki, bu doğru değildir.החדשות הרעות הן שזה לא נכון.
Kötü haber şu ki, bu doğru değildir.الخبر السيء هو ان هذا ليس صحيحا
Kötü haber şu ki, bu doğru değildir.俗物精神は 地球規模の現象です
Kötü haber şu ki, insanların performansını göz ardı etmek çabalarını gözlerinin önünde imha etmek kadar kötü.나쁜 소식은, 사람들의 성과를 무시하는 것이 그들의 노력을 눈 앞에서 분쇄시켜버리는 것만큼 나쁘다는 겁니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod