Ana içeriğe geç
Sözlük

kötü davranma ile cümle

kötü davranma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
13
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Lütfen bana çok kötü davranma.Don't be too hard on me, please.
Küçük hayvanlara kötü davranma!Don't mistreat small animals!
Tom'a kötü davranma.Don't get rough with Tom.
Tom'a karşı çok kötü davranma.Don't be hard on Tom.
Ona ırkından dolayı kötü davranmamış ve dost olmuştur.He is known for corruption and inmate abuse.
Patronlar çalışanlarına çok kötü davranmaktadır.Employers were harsh with workers.
İnsanlar, insalara kötü davranmak amacı ile onları köle yapmıyor.People do not enslave people to be mean to them.
Ama sonradan hükümetin askerleri de bize kötü davranmaya başladı.But later the government soldiers began mistreating us a lot.
Doğrusu biz, onun bize aşırı derecede kötü davranmasından yahut iyice azmasından endişe ediyoruz.We fear he may commit excesses against us, or transgress all bounds."
Eşine ve üvey kızına kötü davranmaktadır.Er hinterließ seine Ehefrau und seine erwachsene Tochter.
Caner, Pelin’e kötü davranmaktadır, ondan uzak durmak istemektedir.Jean-Paul gefällt es in der Lüders-Klinik so gut, dass er sie nicht mehr verlassen möchte.
Savaş esirlerine ve sivillere karşı kötü davranmak da savaş suçu oluşturan davranışlar arasında yer alır.La fourniture d'aliments aux habitants et aux prisonniers de guerre est un acte d'humanité mal compris.
Bir erkekle birlikte oluyorsunuz ve birden size karşı kötü davranmaya başlıyor."Dormi con un ragazzo e lui si incattivisce contro di te».
Onların sana kötü davranmasına izin verme.Не давай им помыкать тобой.
Patronlar çalışanlarına çok kötü davranmaktadır.فقد الضباط السيطرة على رجالهم تمامًا.
Fabrikadaki ustabaşı ve onun adamları kendisi dahil diğer tüm çalışanlara kötü davranmaktadır.O problema é que o diretor e sua esposa maltratam todos à sua volta.
Patronlar çalışanlarına çok kötü davranmaktadır.Ze wordt slecht behandeld door haar werkgevers.
Xander'ın babası bir alkoliktir ve oğluyla karısına genelde kötü davranmaktadır.Ojciec Erica, który był alkoholikiem, często znęcał się nad rodziną, a szczególnie nad synem.
Bir gün çalıştığı gemide kaptanın kendisine kötü davranması bardağı taşıran son damla olur.Exemplet med en man som hoppade ombord fick mig att ta den sista chansen.
Xander'ın babası bir alkoliktir ve oğluyla karısına genelde kötü davranmaktadır.Isänsä Woodson oli alkoholisti ja hakkasi usein vaimoaan ja poikaansa.
Patronlar çalışanlarına çok kötü davranmaktadır.Johto kohtelee henkilökuntaa huonosti.
O çocuklara kötü davranmak istemiyorum.En halua käyttäytyä epäystävällisesti niitä lapsia kohtaan.
Cinderella adlı kıza üvey annesi ve üvey kız kardeşleri kötü davranmaktadır.Hun får det nedladende tilnavn Askepot af sin forfærdelige stedmor og slemme stedsøstre.
Cinderella adlı kıza üvey annesi ve üvey kız kardeşleri kötü davranmaktadır.Mereka ingin masa depan Dalimunte dan adik-adiknya lebih baik.
Savaş esirlerine ve sivillere karşı kötü davranmak da savaş suçu oluşturan davranışlar arasında yer alır.Perlakuan semena-mena terhadap tawanan perang atau penduduk sipil juga bisa dianggap sebagai kejahatan perang.
Eşine ve üvey kızına kötü davranmaktadır.Chắc chắn là anh ta giao thiệp với ma cô và gái mại dâm.
Anne maymunlarda yavrularını reddetme ve onlara kötü davranma görülmüştür.母は熊を中に入れ、姉妹に怖がる必要がないと言った。
Patronlar çalışanlarına çok kötü davranmaktadır.従業員の扱いが非常に荒い。
Eşine ve üvey kızına kötü davranmaktadır.Spremi on i srednju kćer.
Vasari Lucrezıa'yi vefasız, kıskanç ve çıraklara karşı kötü davranma ile anımsamıştır.Vasari kirjeldas Lucreziat jumalavallatu, armukadeda ja õpipoiste vastu tigedana.
Başta kampta güvendeydik. Ama sonradan hükümetin askerleri de bize kötü davranmaya başladı.Początkowo byliśmy bezpieczni w tym obozie, ale później żołnierze rządu zaczęli znęcać się nad nami.
Başta kampta güvendeydik. Ama sonradan hükümetin askerleri de bize kötü davranmaya başladı.Оставаме заради страха, който ни е тласнал в лагера... и все още съществува у дома.
İnsanlar, insalara kötü davranmak amacı ile onları köle yapmıyor.사람을 해코지하려고 노예로 만드는게 아니라
İnsanlar, insalara kötü davranmak amacı ile onları köle yapmıyor.La gente non fa schiavi per pura malvagità.
İnsanlar, insalara kötü davranmak amacı ile onları köle yapmıyor.Las personas no esclavizan a otras para hacerles daño.
İnsanlar, insalara kötü davranmak amacı ile onları köle yapmıyor.Les gens n'asservissent pas les gens par pure méchanceté.
İnsanlar, insalara kötü davranmak amacı ile onları köle yapmıyor.Menschen versklaven andere nicht, um schlecht zu ihnen zu sein.
İnsanlar, insalara kötü davranmak amacı ile onları köle yapmıyor.Mensen maken anderen niet tot slaaf om gemeen te zijn.
İnsanlar, insalara kötü davranmak amacı ile onları köle yapmıyor.Nem aljasságból tesznek az emberek rabszolgává másokat.
İnsanlar, insalara kötü davranmak amacı ile onları köle yapmıyor.Người ta không biến người khác thành nô lệ để đối xử tệ với họ
İnsanlar, insalara kötü davranmak amacı ile onları köle yapmıyor.Oamenii nu îi fac pe alții sclavi pentru a fi răi cu ei.
İnsanlar, insalara kötü davranmak amacı ile onları köle yapmıyor. Onları kâr etmek için yapıyorlar.Nie zniewala się ludzi, żeby im dokuczyć, chodzi o dochód.
İnsanlar, insalara kötü davranmak amacı ile onları köle yapmıyor.Orang tidak memperbudak orang lain untuk berbuat jahat.
İnsanlar, insalara kötü davranmak amacı ile onları köle yapmıyor.Οι άνθρωποι δεν υποδουλώνουν ανθρώπους για να τους συμπεριφερθούν άσχημα.
İnsanlar, insalara kötü davranmak amacı ile onları köle yapmıyor.Люди не поневолюють інших просто, щоб знущатися.
İnsanlar, insalara kötü davranmak amacı ile onları köle yapmıyor.Люди не порабощают людей для того, чтобы плохо с ними обращаться.
İnsanlar, insalara kötü davranmak amacı ile onları köle yapmıyor.Хората не заробват други хора, за да се отнасят жестоко към тях.
İnsanlar, insalara kötü davranmak amacı ile onları köle yapmıyor.אנשים לא משעבדים אנשים על מנת להיות רעים אליהם.
İnsanlar, insalara kötü davranmak amacı ile onları köle yapmıyor.لا يستعبد الناس الآخرين فقط لأجل الإمتهان.
İnsanlar, insalara kötü davranmak amacı ile onları köle yapmıyor.利益のために奴隷にするのです
‹‹ ‹Ülkenizde sizinle birlikte yaşayan bir yabancıya kötü davranmayın.A keď bude u teba bývať pohostín, vo vašej zemi, nebudete ho trápiť.
‹‹ ‹Ülkenizde sizinle birlikte yaşayan bir yabancıya kötü davranmayın."'Cuando un extranjero resida con vosotros en vuestra tierra, no lo oprimiréis
‹‹ ‹Ülkenizde sizinle birlikte yaşayan bir yabancıya kötü davranmayın.Dacă un străin vine să locuiască împreună cu voi în ţara voastră, să nu -l asupriţi.
‹‹ ‹Ülkenizde sizinle birlikte yaşayan bir yabancıya kötü davranmayın.Hogyha jövevény tartózkodik nálad, a ti földeteken, ne nyomorgassátok õt.
‹‹ ‹Ülkenizde sizinle birlikte yaşayan bir yabancıya kötü davranmayın.In ako gostuje tujec pri tebi v deželi vaši, ga ne smete dreti;
‹‹ ‹Ülkenizde sizinle birlikte yaşayan bir yabancıya kötü davranmayın.Jangan berbuat tidak baik kepada orang asing yang tinggal di negerimu
‹‹ ‹Ülkenizde sizinle birlikte yaşayan bir yabancıya kötü davranmayın.Jestliže bude pohostinu u tebe příchozí v zemi vaší, nečiňte jemu křivdy.
‹‹ ‹Ülkenizde sizinle birlikte yaşayan bir yabancıya kötü davranmayın.Khi kẻ khách nào kiều ngụ trong xứ các ngươi , thì_chớ hà_hiếp người .
‹‹ ‹Ülkenizde sizinle birlikte yaşayan bir yabancıya kötü davranmayın.Khi kẻ khách nào kiều ngụ trong xứ các ngươi, thì chớ hà hiếp người.
‹‹ ‹Ülkenizde sizinle birlikte yaşayan bir yabancıya kötü davranmayın.타국인이 너희 땅에 우거하여 함께 있거든 너희는 그를 학대하지 말고
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod