körler ile cümle
körler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
O gün sağırlar kitabın sözlerini işitecek, Körler koyu karanlıkta görecek.그 날에 귀머거리가 책의 말을 들을 것이며 어둡고 캄캄한 데서 소경의 눈이 볼 것이며
O gün sağırlar kitabın sözlerini işitecek, Körler koyu karanlıkta görecek.Og på den dag skal de døve høre bokens ord, og ut fra mulm og mørke skal de blindes øine se,
O gün sağırlar kitabın sözlerini işitecek, Körler koyu karanlıkta görecek.På hin Dag hører de døve Skriftord, og friet fra Mulm og Mørke kan blindes Øjne se.
O gün sağırlar kitabın sözlerini işitecek, Körler koyu karanlıkta görecek.Sinä päivänä kuurot kuulevat kirjan sanat, ja sokeiden silmät näkevät vapaina synkeästä pimeydestä.
O gün sağırlar kitabın sözlerini işitecek, Körler koyu karanlıkta görecek.Trong ngày đó , kẻ điếc sẽ nghe những lời trong sách ; con mắt của kẻ đui sẽ xem thấy từ sự tối_tăm mù_mịt .
O gün sağırlar kitabın sözlerini işitecek, Körler koyu karanlıkta görecek.Trong ngày đó, kẻ điếc sẽ nghe những lời trong sách; con mắt của kẻ đui sẽ xem thấy từ sự tối tăm mù mịt.
O gün sağırlar kitabın sözlerini işitecek, Körler koyu karanlıkta görecek.И в оня ден глухите ще чуят думи като се четат из книга, И очите на слепите ще прогледат из мрака и тъмнината.
O gün sağırlar kitabın sözlerini işitecek, Körler koyu karanlıkta görecek.И в тот день глухие услышат слова книги, и прозрят из тьмы и мрака глаза слепых.
O gün sağırlar kitabın sözlerini işitecek, Körler koyu karanlıkta görecek.ושמעו ביום ההוא החרשים דברי ספר ומאפל ומחשך עיני עורים תראינה׃
O gün sağırlar kitabın sözlerini işitecek, Körler koyu karanlıkta görecek.ويسمع في ذلك اليوم الصم اقوال السفر وتنظر من القتام والظلمة عيون العمي
O gün sağırlar kitabın sözlerini işitecek, Körler koyu karanlıkta görecek.那 時 、 聾 子 必 聽 見 這 書 上 的 話 . 瞎 子 的 眼 、 必 從 迷 矇 黑 暗 中 得 以 看 見
O gün sağırlar kitabın sözlerini işitecek, Körler koyu karanlıkta görecek.那時 、 聾子 必聽見這書 上 的 話 . 瞎子 的 眼 、 必從迷矇 黑暗 中 得以 看見
O zaman körlerin gözleri, Sağırların kulakları açılacak;Akkor a vakok szemei megnyílnak, és a süketek fülei megnyittatnak,
O zaman körlerin gözleri, Sağırların kulakları açılacak;Allora si apriranno gli occhi dei ciechi e si schiuderanno gli orecchi dei sordi
O zaman körlerin gözleri, Sağırların kulakları açılacak;Alors s`ouvriront les yeux des aveugles, S`ouvriront les oreilles des sourds;
O zaman körlerin gözleri, Sağırların kulakları açılacak;Alsdann werden der Blinden Augen aufgetan werden, und der Tauben Ohren geöffnet werden;
O zaman körlerin gözleri, Sağırların kulakları açılacak;Atunci se vor deschide ochii orbilor, se vor deschide urechile surzilor;
O zaman körlerin gözleri, Sağırların kulakları açılacak;Bấy giờ, những kẻ mù sẽ mở mắt, những kẻ điếc sẽ rỗng tai.
O zaman körlerin gözleri, Sağırların kulakları açılacak;Bấy_giờ , những kẻ mù sẽ mở_mắt , những kẻ điếc sẽ rỗng tai .
O zaman körlerin gözleri, Sağırların kulakları açılacak;Da åbnes de blindes Øjne, de døves Ører lukkes op;
O zaman körlerin gözleri, Sağırların kulakları açılacak;Da skal de blindes øine åpnes, og de døves ører oplates;
O zaman körlerin gözleri, Sağırların kulakları açılacak;Då skola de blindas ögon öppnas och de dövas öron upplåtas.
O zaman körlerin gözleri, Sağırların kulakları açılacak;Então os olhos dos cegos serão abertos, e os ouvidos dos surdos se desimpedirão.
O zaman körlerin gözleri, Sağırların kulakları açılacak;Entonces serán abiertos los ojos de los ciegos, y los oídos de los sordos se destaparán
O zaman körlerin gözleri, Sağırların kulakları açılacak;En wanneer Hij komt, zal Hij de ogen van de blinden openen en de oren van de doven laten horen.
O zaman körlerin gözleri, Sağırların kulakları açılacak;그 때에 소경의 눈이 밝을 것이며 귀머거리의 귀가 열릴 것이며
O zaman körlerin gözleri, Sağırların kulakları açılacak;Pada waktu itu orang buta akan dapat melihat, dan orang tuli akan dapat mendengar
O zaman körlerin gözleri, Sağırların kulakları açılacak;Silloin avautuvat sokeain silmät ja kuurojen korvat aukenevat.
O zaman körlerin gözleri, Sağırların kulakları açılacak;Tedaj izpregledajo oči slepim in gluhim se odpro ušesa.
O zaman körlerin gözleri, Sağırların kulakları açılacak;Tedy się otworzą oczy ślepych, a uszy głuchych tworzone będą.
O zaman körlerin gözleri, Sağırların kulakları açılacak;Tehdáž otevrou se oči slepých, otevrou se též i uši hluchých.
O zaman körlerin gözleri, Sağırların kulakları açılacak;Vtedy sa otvoria oči slepých, a otvoria sa aj uši hluchých.
O zaman körlerin gözleri, Sağırların kulakları açılacak;Τοτε οι οφθαλμοι των τυφλων θελουσιν ανοιχθη και τα ωτα των κωφων θελουσιν ακουσει.
O zaman körlerin gözleri, Sağırların kulakları açılacak;Тогава очите на слепите ще се отворят, И ушите на глухите ще се отпушат,
O zaman körlerin gözleri, Sağırların kulakları açılacak;Тогда откроются глаза слепых, и уши глухих отверзутся.
O zaman körlerin gözleri, Sağırların kulakları açılacak;אז תפקחנה עיני עורים ואזני חרשים תפתחנה׃
O zaman körlerin gözleri, Sağırların kulakları açılacak;حينئذ تتفقح عيون العمي وآذان الصم تتفتح.
O zaman körlerin gözleri, Sağırların kulakları açılacak;那 時 瞎 子 的 眼 必 睜 開 、 聾 子 的 耳 必 開 通
O zaman körlerin gözleri, Sağırların kulakları açılacak;那 時 瞎子 的 眼必 睜開 、 聾子 的 耳 必開通
Pawan Sinha: Bu körlere yönelik bir okul olduğundan çoğu çocuğun körlüğü kalıcı.Ez egy vakoknak fenntartott iskola, sok gyerek állapota végleges.
Pawan Sinha: Bu körlere yönelik bir okul olduğundan çoğu çocuğun körlüğü kalıcı.Pawan Sinha: 이렇게, 맹아들을 위한 학교이기에,
Pawan Sinha: Bu körlere yönelik bir okul olduğundan çoğu çocuğun körlüğü kalıcı.Ponieważ jest to szkoła dla niewidomych, wiele dzieci choruje tu trwale.
Pawan Sinha: Bu körlere yönelik bir okul olduğundan çoğu çocuğun körlüğü kalıcı.משום שזהו בית ספר לעיוורים,
Pawan Sinha: Bu körlere yönelik bir okul olduğundan çoğu çocuğun körlüğü kalıcı.بافان : إذن لأن هذه مدرسة مخصصة للعميان,
Pawan Sinha: Bu körlere yönelik bir okul olduğundan çoğu çocuğun körlüğü kalıcı.多くの子どもたちは永久に目が見えない状態です
Sadece körlerin takdir edeceği sanatta.Donde solo los ciegos pueden apreciarlo.
Sadece körlerin takdir edeceği sanatta.Solo un cieco potrā apprezzare appieno.
Sadece körlerin takdir edeceği sanatta.Κάτι που μόνο οι τυφλοί μπορούν να απολαύσουν.
Sadece körlerin takdir edeceği sanatta.Которое оценить по-настоящему может только слепой.
Sokaklarda körler gibi dolaşıyorlar, Kanla kirlendikleri için kimse giysilerine dokunamıyor.Costoro vagavano come ciechi per le strade, insozzati di sangue, così che non si potevan toccare le loro vesti
Sokaklarda körler gibi dolaşıyorlar, Kanla kirlendikleri için kimse giysilerine dokunamıyor.De vanked som blinde på Gaderne, tilsølet af Blod, rørte med Klæderne Ting, som ikke må røres.
Sokaklarda körler gibi dolaşıyorlar, Kanla kirlendikleri için kimse giysilerine dokunamıyor.De vanket omkring på gatene som blinde, tilsølt med blod, så ingen kunde røre ved deres klær.
Sokaklarda körler gibi dolaşıyorlar, Kanla kirlendikleri için kimse giysilerine dokunamıyor.He harhailivat sokeina kaduilla, verellä tahrattuina, niin ettei voinut koskea heidän vaatteisiinsa.
Sokaklarda körler gibi dolaşıyorlar, Kanla kirlendikleri için kimse giysilerine dokunamıyor.Họ đi quanh dọc đường như kẻ mù , bị máu làm ô_uế , Ðến nỗi không ai có_thể rờ đến áo_xống họ .
Sokaklarda körler gibi dolaşıyorlar, Kanla kirlendikleri için kimse giysilerine dokunamıyor.Họ đi quanh dọc đường như kẻ mù, bị máu làm ô uế, Ðến nỗi không ai có thể rờ đến áo xống họ.
Sokaklarda körler gibi dolaşıyorlar, Kanla kirlendikleri için kimse giysilerine dokunamıyor.Ils erraient en aveugles dans les rues, Souillés de sang; On ne pouvait Toucher leurs vêtements.
Sokaklarda körler gibi dolaşıyorlar, Kanla kirlendikleri için kimse giysilerine dokunamıyor.Kakor slepci so tavali po ulicah, ognušeni so bili s krvjo, da se niso hoteli ljudje dotekniti njih oblačil.
Sokaklarda körler gibi dolaşıyorlar, Kanla kirlendikleri için kimse giysilerine dokunamıyor.저희가 거리에서 소경 같이 방황함이여 그 옷이 피에 더러웠으므로 사람이 만질수 없도다
Sokaklarda körler gibi dolaşıyorlar, Kanla kirlendikleri için kimse giysilerine dokunamıyor.Nun. Túlali sa slepí po uliciach; boli poškvrnení krvou, takže sa ľudia nemohli dotknúť ich rúcha.
Sokaklarda körler gibi dolaşıyorlar, Kanla kirlendikleri için kimse giysilerine dokunamıyor.Rătăceau ca orbii pe uliţe, mînjiţi de sînge, aşa că nimeni nu putea să se atingă de hainele lor.