körler ile cümle
körler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu, körler sağırlar birbirini ağırlar gibi. (Gülüşmeler)To jak prowadzenie głupiego przez ślepego (Śmiech)
Bu, körler sağırlar birbirini ağırlar gibi.Het is alsof de blinden de onwetenden leiden.
Bu, körler sağırlar birbirini ağırlar gibi.장님이 둔한사람 길 가르쳐주는 꼴이죠.
Bu, körler sağırlar birbirini ağırlar gibi.Mintha vak vezetne világtalant.
Bu, körler sağırlar birbirini ağırlar gibi.То е като слепия да води непросветения.
Bu, körler sağırlar birbirini ağırlar gibi.Это как когда слепой ведёт несведующего.
Bu, körler sağırlar birbirini ağırlar gibi.זה כמו עיוור שמוביל אדם סתום.
Bu, körler sağırlar birbirini ağırlar gibi.إنها مثل أعمى يقود جاهل.
Bu, körler sağırlar birbirini ağırlar gibi.(笑)
Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, ‹‹İmanınıza göre olsun›› dedi.Akkor illeté az õ szemeiket, mondván: Legyen néktek a ti hitetek szerint.
Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, ‹‹İmanınıza göre olsun›› dedi.Allora toccò loro gli occhi e disse: «Sia fatto a voi secondo la vostra fede»
Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, ‹‹İmanınıza göre olsun›› dedi.Alors il leur toucha leurs yeux, en disant: Qu`il vous soit fait selon votre foi.
Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, ‹‹İmanınıza göre olsun›› dedi.Atunci S'a atins de ochii lor, şi a zis: ,,Facă-vi-se după credinţa voastră!``
Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, ‹‹İmanınıza göre olsun›› dedi.Då rörde han vid deras ögon och sade: »Ske eder efter eder tro.»
Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, ‹‹İmanınıza göre olsun›› dedi.Da rørte han ved deres øine og sa: Det skje eder efter eders tro!
Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, ‹‹İmanınıza göre olsun›› dedi.Da rørte han ved deres Øjne og sagde: "Det ske eder efter eders Tro!"
Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, ‹‹İmanınıza göre olsun›› dedi.Da rührte er ihre Augen an und sprach: Euch geschehe nach eurem Glauben.
Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, ‹‹İmanınıza göre olsun›› dedi.Então lhes tocou os olhos, dizendo: Seja-vos feito segundo a vossa fé.
Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, ‹‹İmanınıza göre olsun›› dedi.Entonces les tocó los ojos diciendo: --Conforme a vuestra fe os sea hecho
Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, ‹‹İmanınıza göre olsun›› dedi.Hij raakte hun ogen aan en zei: "Wat u gelooft, zal gebeuren." En zij konden zien!
Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, ‹‹İmanınıza göre olsun›› dedi.이에 예수께서 저희 눈을 만지시며 가라사대 너희 믿음대로 되라 하신대
Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, ‹‹İmanınıza göre olsun›› dedi.Lalu Yesus menjamah mata mereka sambil berkata, "Karena kalian percaya, jadilah apa yang kalian harapkan.
Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, ‹‹İmanınıza göre olsun›› dedi.Ngài bèn rờ mắt hai người mà phán rằng : Theo như đức_tin các ngươi , phải được thành vậy .
Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, ‹‹İmanınıza göre olsun›› dedi.Ngài bèn rờ mắt hai người mà phán rằng: Theo như đức tin các ngươi, phải được thành vậy.
Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, ‹‹İmanınıza göre olsun›› dedi.Silloin hän kosketti heidän silmiänsä ja sanoi: "Tapahtukoon teille uskonne mukaan".
Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, ‹‹İmanınıza göre olsun›› dedi.Tedaj se dotakne njunih oči, rekoč: Po vajini veri se vama zgódi!
Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, ‹‹İmanınıza göre olsun›› dedi.Tedy dotekl se očí jejich, řka: Podle víry vaší staniž se vám.
Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, ‹‹İmanınıza göre olsun›› dedi.Tedy się dotknął oczu ich, mówiąc: Według wiary waszej niechaj się wam stanie.
Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, ‹‹İmanınıza göre olsun›› dedi.Vtedy sa dotknul ich očí a povedal: Nech sa vám stane podľa vašej viery!
Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, ‹‹İmanınıza göre olsun›› dedi.Τοτε ηγγισε τους οφθαλμους αυτων, λεγων Κατα την πιστιν σας ας γεινη εις εσας.
Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, ‹‹İmanınıza göre olsun›› dedi.Тогава Той се допря до очите им, и рече: Нека ви бъде според вярата ви.
Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, ‹‹İmanınıza göre olsun›› dedi.Тогда Он коснулся глаз их и сказал: по вере вашей да будет вам.
Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, ‹‹İmanınıza göre olsun›› dedi.Тодї приторкнув ся Він до очей їх, і рече: По вірі вашій нехай станеть ся вам.
Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, ‹‹İmanınıza göre olsun›› dedi.ויגע בעיניהם ויאמר יעשה לכם כאמונתכם׃
Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, ‹‹İmanınıza göre olsun›› dedi.حينئذ لمس اعينهما قائلا بحسب ايمانكما ليكن لكما.
Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, ‹‹İmanınıza göre olsun›› dedi.耶 穌 就 摸 他 們 的 眼 睛 、 說 、 照 著 你 們 的 信 給 你 們 成 全 了 罷
Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, ‹‹İmanınıza göre olsun›› dedi.耶穌 就 摸 他 們 的 眼睛 、 說 、 照著 你 們 的 信給 你 們成全 了 罷
Bu playboy dergisinin körler için hazırlanmış bir baskısı.Aceasta este o ediţie braille a revistei Playboy.
Bu playboy dergisinin körler için hazırlanmış bir baskısı.Das hier ist eine Ausgabe des Playboy in Blindenschrift.
Bu playboy dergisinin körler için hazırlanmış bir baskısı.Đây là bản chữ nổi Braille của tạp chí Playboy (Tay chơi).
Bu playboy dergisinin körler için hazırlanmış bir baskısı.Dit is een braille-editie van Playboy magazine.
Bu playboy dergisinin körler için hazırlanmış bir baskısı.Esta es una edición de la revista Playboy en braille.
Bu playboy dergisinin körler için hazırlanmış bir baskısı.Esta é uma edição em braille da revista Playboy (Risos)
Bu playboy dergisinin körler için hazırlanmış bir baskısı.Ez a Playboy magazin braille-kiadása.
Bu playboy dergisinin körler için hazırlanmış bir baskısı.이건 플레이보이 잡지의 점자판입니다.
Bu playboy dergisinin körler için hazırlanmış bir baskısı.Questa é l'edizione braille di Playboy.
Bu playboy dergisinin körler için hazırlanmış bir baskısı.To jest magazyn Playboy w wersji Braille.
Bu playboy dergisinin körler için hazırlanmış bir baskısı.Voici une édition en braille du magazine Playboy.
Bu playboy dergisinin körler için hazırlanmış bir baskısı.Това е брайлово издание на списание "Плейбой".
Bu playboy dergisinin körler için hazırlanmış bir baskısı.Это выпуск журнала Playboy для слепых.
Bu playboy dergisinin körler için hazırlanmış bir baskısı.זו גרסה בכתב ברייל של המגזין "פלייבוי".
Bu playboy dergisinin körler için hazırlanmış bir baskısı.هذه هي طبعة لغة بريل من مجلة بلاي بوي.
Bu playboy dergisinin körler için hazırlanmış bir baskısı.(笑)
Dokunma sanatında öncü olmak istiyorum. Sadece körlerin takdir edeceği sanatta.Cette sculpture qui vise l'art du toucher ne peut être faite que par un aveugle.
Ey körler! Hangisi daha önemli, adak mı, adağı kutsal kılan sunak mı?Aveugles! lequel est le plus grand, l`offrande, ou l`autel qui sanctifie l`offrande?
Ey körler! Hangisi daha önemli, adak mı, adağı kutsal kılan sunak mı?Blázni a slepci, i co jest většího, dar-li, čili oltář, kterýž posvěcuje daru?
Ey körler! Hangisi daha önemli, adak mı, adağı kutsal kılan sunak mı?Blázni a slepci, veď čože je väčšie, dar a či oltár, ktorý posväcuje dar?
Ey körler! Hangisi daha önemli, adak mı, adağı kutsal kılan sunak mı?Bolondok és vakok: mert melyik nagyobb, az ajándék-é vagy az oltár, a mely szentté teszi az ajándékot?
Ey körler! Hangisi daha önemli, adak mı, adağı kutsal kılan sunak mı?Cegos! Pois qual é maior: a oferta, ou o altar que santifica a oferta?
Ey körler! Hangisi daha önemli, adak mı, adağı kutsal kılan sunak mı?Ciechi! Che cosa è più grande, l'offerta o l'altare che rende sacra l'offerta