körkuyu ile cümle

körkuyu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bu yol bilinci, duyguları, sevgiyi, tutkuyu ve korkuyu... elde etmek için neredeyse güvenli gözüküyor.Acest mijloc este aproape sigur pentru producerea constiintei, a emotiilor, a dragostei, a pasiunii, fricii.
Bu yol bilinci, duyguları, sevgiyi, tutkuyu ve korkuyu... elde etmek için neredeyse güvenli gözüküyor.Cette approche semble pouvoir à coup sûr produire la conscience, les émotions, l'amour, la passion, la peur.
Bu yol bilinci, duyguları, sevgiyi, tutkuyu ve korkuyu... elde etmek için neredeyse güvenli gözüküyor.Esta parece una ruta casi segura para producir la conciencia, las emociones, el amor, la pasión, el miedo.
Bu yol bilinci, duyguları, sevgiyi, tutkuyu ve korkuyu... elde etmek için neredeyse güvenli gözüküyor.Este caminho parece ser o mais certo para produzir consciência, emoções, amor, paixão, medo.
Bu yol bilinci, duyguları, sevgiyi, tutkuyu ve korkuyu... elde etmek için neredeyse güvenli gözüküyor.이 방법은 거의 확실하게 의식이나, 감정, 사랑, 열정, 두려움을 만들어낼 것으로 보입니다
Bu yol bilinci, duyguları, sevgiyi, tutkuyu ve korkuyu... elde etmek için neredeyse güvenli gözüküyor.Questo percorso sembra quasi sicuramente produrre coscienza, emozioni, amore, passione, paura.
Bu yol bilinci, duyguları, sevgiyi, tutkuyu ve korkuyu... elde etmek için neredeyse güvenli gözüküyor.Rute ini juga menciptakan naluri sadar dan emosi cinta, nafsu dan ketakutan
Bu yol bilinci, duyguları, sevgiyi, tutkuyu ve korkuyu... elde etmek için neredeyse güvenli gözüküyor.Wydaje się, że ta droga prawie na pewno stworzy świadomość, emocje, miłość, pasję, strach.
Bu yol bilinci, duyguları, sevgiyi, tutkuyu ve korkuyu... elde etmek için neredeyse güvenli gözüküyor.Вероятно, что следуя этим путем, мы сможем воспроизвести совесть, эмоции, любовь, страсть, страх.
En nihayetinde, devam edersek, sanırım korkuyu kucaklamalıyız.Akhirnya, bergerak ke depan, aku rasa kita harus merangkul rasa takut.
En nihayetinde, devam edersek, sanırım korkuyu kucaklamalıyız.Alla fine, per andare avanti dobbiamo accettare la paura.
En nihayetinde, devam edersek, sanırım korkuyu kucaklamalıyız.Em última análise, penso que temos de acolher o medo.
En nihayetinde, devam edersek, sanırım korkuyu kucaklamalıyız.En fin de compte, en avançant, je pense que nous devons embrasser la peur.
En nihayetinde, devam edersek, sanırım korkuyu kucaklamalıyız.En última instancia, avanzar, creo que tenemos que darle lugar al miedo.
En nihayetinde, devam edersek, sanırım korkuyu kucaklamalıyız.În cele din urmă, de acum înainte, cred că ar trebui să îmbrăţişăm frica.
En nihayetinde, devam edersek, sanırım korkuyu kucaklamalıyız.I sidste ende, for at komme videre, tror jeg vi skal tage frygt til os.
En nihayetinde, devam edersek, sanırım korkuyu kucaklamalıyız. İşte bu ayıyı kafese koymalıyız!Зрештою, рухаючись вперед, ми подолаємо страх, засунемо того ведмедя у клітку.
En nihayetinde, devam edersek, sanırım korkuyu kucaklamalıyız.결국, 앞으로 나아가려면 두려움을 극복해야 한다고 생각합니다.
En nihayetinde, devam edersek, sanırım korkuyu kucaklamalıyız.Koniec końców, by iść naprzód, musimy nauczyć się korzystać ze strachu.
En nihayetinde, devam edersek, sanırım korkuyu kucaklamalıyız.Nakoniec, napredujúc, myslím, že musíme akceptovať strach.
En nihayetinde, devam edersek, sanırım korkuyu kucaklamalıyız.Nói tóm lại, chúng ta phải coi sự sợ hãi là điều hết sức bình thường.
En nihayetinde, devam edersek, sanırım korkuyu kucaklamalıyız.Schließlich, beim Voranschreiten sollten wir die Angst willkommen heißen.
En nihayetinde, devam edersek, sanırım korkuyu kucaklamalıyız.Uiteindelijk, om vooruit te geraken, denk ik dat we angst moeten omarmen.
En nihayetinde, devam edersek, sanırım korkuyu kucaklamalıyız.Végső soron, az előrelépéshez el kell fogadnunk a félelmeket.
En nihayetinde, devam edersek, sanırım korkuyu kucaklamalıyız.V zásadě myslím, že abychom se pohnuli dál, musím přijmout strach.
En nihayetinde, devam edersek, sanırım korkuyu kucaklamalıyız.Ουσιαστικά, για να προχωρήσουμε μπροστά, πιστεύω πως πρέπει ν' ασπαστούμε το φόβο.
En nihayetinde, devam edersek, sanırım korkuyu kucaklamalıyız.В итоге, двигаясь вперёд, я думаю, нам нужно принять страх.
En nihayetinde, devam edersek, sanırım korkuyu kucaklamalıyız.В крайна сметка, движейки се напред във времето, мисля, че трябва да приемем страха.
En nihayetinde, devam edersek, sanırım korkuyu kucaklamalıyız.בסופו של דבר, לנוע קדימה, לדעתי עלינו לאמץ את הפחד.
En nihayetinde, devam edersek, sanırım korkuyu kucaklamalıyız.في نهاية المطاف، والمضي قدما، أعتقد أن لدينا إحتضان الخوف.
En nihayetinde, devam edersek, sanırım korkuyu kucaklamalıyız.受け入れなくてはならないのです あの熊を檻に入れるんです
Korkuyu bildiğimi sanıyordum.Azt hittem, tudom, mi a félelem.
Korkuyu bildiğimi sanıyordum.Credeam că știam ce e frica.
Korkuyu bildiğimi sanıyordum.Credevo di sapere cosa fosse la paura.
Korkuyu bildiğimi sanıyordum.En ik dacht dat ik wist wat angst was.
Korkuyu bildiğimi sanıyordum.Eu pensava que sabia o que era o medo.
Korkuyu bildiğimi sanıyordum.Ich dachte, ich würde die Angst kennen.
Korkuyu bildiğimi sanıyordum.Je croyais savoir ce que c"était que la peur.
Korkuyu bildiğimi sanıyordum.저는 제가 두려움에 대해 알고있다고 생각했습니다.
Korkuyu bildiğimi sanıyordum.Myślałam, że wiem co to strach.
Korkuyu bildiğimi sanıyordum.Myslela jsem si, že vím co je strach.
Korkuyu bildiğimi sanıyordum.Myslela som si, že viem, čo je strach.
Korkuyu bildiğimi sanıyordum.Pensé que sabía lo que era el miedo.
Korkuyu bildiğimi sanıyordum.Tadinya aku kira aku tahu apakah ketakutan itu.
Korkuyu bildiğimi sanıyordum.Tôi cứ tưởng mình đã biết thế nào là sợ hãi
Korkuyu bildiğimi sanıyordum.Νόμιζα οτι γνώριζα τι σημαίνει φόβος.
Korkuyu bildiğimi sanıyordum.Мислех си,че знам какво е страх.
Korkuyu bildiğimi sanıyordum.Я думала, что знаю, что такое страх.
Korkuyu bildiğimi sanıyordum.Я думала, що знала, що таке страх.
Korkuyu bildiğimi sanıyordum.חשבתי שידעתי מהו פחד.
Korkuyu bildiğimi sanıyordum.ظننت انني اعلم ما الخوف
Korkuyu bildiğimi sanıyordum.私は本当の恐怖の意味を知りました
Korkuyu hissedip kaybetmekten korktuğumuzda olağanüstü şeyler yapma yeteneğine sahibiz.Als we angstig zijn en verlies vrezen zijn we in staat tot buitengewone dingen.
Korkuyu hissedip kaybetmekten korktuğumuzda olağanüstü şeyler yapma yeteneğine sahibiz.Amikor félelmet és veszteséget érzünk, rendkívüli dolgokra vagyunk képesek.
Korkuyu hissedip kaybetmekten korktuğumuzda olağanüstü şeyler yapma yeteneğine sahibiz.Când simţim frică şi când ne este teamă de pierdere suntem în stare să facem lucruri chiar extraordinare.
Korkuyu hissedip kaybetmekten korktuğumuzda olağanüstü şeyler yapma yeteneğine sahibiz.Cuando sentimos miedo y tememos la pérdida somos capaces de cosas fuera de lo común.
Korkuyu hissedip kaybetmekten korktuğumuzda olağanüstü şeyler yapma yeteneğine sahibiz.Khi chúng ta cảm thấy sợ hãi và mất mát chúng ta có thể làm những điều phi thường.
Korkuyu hissedip kaybetmekten korktuğumuzda olağanüstü şeyler yapma yeteneğine sahibiz.우리가 공포를 느낄때 우리는 손실을 두려워 합니다 우리는 확실히 특별한 것도 할 수 있습니다.
Korkuyu hissedip kaybetmekten korktuğumuzda olağanüstü şeyler yapma yeteneğine sahibiz.Kun olemme peloissamme ja pelkäämme menettää, kykenemme melko uskomattomiin asioihin.
Korkuyu hissedip kaybetmekten korktuğumuzda olağanüstü şeyler yapma yeteneğine sahibiz.Lorsque nous ressentons de la peur et nous craignons la perte nous sommes capables de choses extraordinaires.

İlgili Sayfalar