körkuyu ile cümle
körkuyu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Kelimeler yaşadığım korkuyu tarif edemez.Words cannot describe the horror I experienced.
Kelimeler hissettiğim korkuyu anlatamaz.Words cannot describe the horror I felt.
O çığlık attığında hissettiğim korkuyu hatırlıyorum.I remember the horror I felt when she screamed.
Korkuyu hissedebiliyorum.I can smell fear.
Tom'un gözlerindeki korkuyu gördüm.I saw the fear in Tom's eyes.
Onun gözlerindeki korkuyu gördüm.I saw the fear in his eyes.
Atlar korkuyu hissedebilir.Horses can sense fear.
Tom'un yüzünde korkuyu gördüm.I saw a look of fear on Tom's face.
Soyle diyebiliriz, insanlarin dikkatini cekmek icin korkuyu kullandik.We've used fear, if you like, to grab people's attention.
Korkuyu kullandigimiz icin, insanlar donuyor ve kaciyorlar.People are freezing and running away because we're using fear.
Yakınlaşma korkuyu ortadan kaldırır.Familiarity destroys and trumps fear.
Korkuyu bildiğimi sanıyordum.I thought I knew what fear was.
Bugün sizlerle korkuyu umuda dönüştürmeyi konuşacağım.I'm going to talk to you today about hopefully converting fear into hope.
Ama bu makinanın çocuklarda sebep olduğu korkuyu görmek onu gerçekten üzdü.But it really hurt him to see the fear that this machine caused in kids.
Şu anda muhtemelen çevresindekiler içindeki korkuyu seziyorlar.Right now those people are probably just seeing his fright.
(Alkışlar) bu "korkuyu yaşa ama gene de yap" tarzı bir iş.(Applause) It's a "feel the fear and do it anyway" kind of thing.
En nihayetinde, devam edersek, sanırım korkuyu kucaklamalıyız.Ultimately, moving forward, I think we have to embrace fear.
Korkuyu kucaklayın.Embrace fear.
Ve nefretle dolusunuz, korkuyu hissediyorsunuz.And you just feel the anger and you feel the fear.
Afro-Amerikanlar için, korkuyu kovdu.He expelled fear for African Americans.
Korkuyu hissedip kaybetmekten korktuğumuzda olağanüstü şeyler yapma yeteneğine sahibiz.When we feel fear and we fear loss we are capable of quite extraordinary things.
Korkuyu kabullenip eyleme geçmeliyiz.We need to accept the fear and then we need to act.
Korkuyu yok edeceğiz.We're going to eradicate fear.
Ben, açlıktan, nefes nefese soğuk ve korkuyu hissettim.I would breathe, hunger, felt cold, and fear.
Ve bu korkuyu tanıdım, "Bu adil mi?" ve "Bir iş bul!" korkusu.And I recognized his fear of "Is this fair?" and "Get a job."
De ki: "Ben ancak korkuyu haber veren bir peygamberim.Say: 'I am only a warner.
Sizin her gün hissettiğim korkuyu hissetmeniz istiyorum ve sonra eyleme geçmenizi istiyorum.I want you to feel the fear I feel every day. And then I want you to act.
Çocuk, korkuyu hâlâ öğrenmiş olmasa da teklifi kabul eder.The boy agreed, though upset that he had still not learned how to shudder.
Bir zangoç, babaya çocuğa korkuyu öğretebileceğini söyler.A sexton told the father that he could teach the boy.
Çocuk, korkuyu öğrenmek için yola çıkmaya başlar ve her seferinde "Keşke korkuyu öğrensem" der.He complained whenever he could, "If only I could shudder!"
Özlem korkuyu aşınca, cesaret doğar.Wenn die Sehnsucht größer ist als die Angst, wird der Mut geboren.
Korkuyu Beklerken incelemesi.Warten auf die Angst.
İşte o an ilk kez korkuyu tattım...Dies rückte ihn zum ersten Mal richtig ins Rampenlicht.
İşte o an ilk kez korkuyu tattım...Ce fut la première fois que je goûtais la peur.
Ancak ona göre acı ve korkuyu yenebilen insan ancak insanlığın zaaflarının dışına çıkabilir.Concluant que seul Dieu, les Ténèbres et la Mort peuvent le vaincre avec certitude.
Korkuyu Beklerken incelemesi.Lo dice quando ha paura.
Kneale, olay örgüsünün "korku için korkuyu" içermediğini söylemiştir.Kneale disse che la sua sceneggiatura non includeva «horror per fan dell'horror».
Türkiye’de ise merak ve korkuyu aynı anda hissetme anlamını taşımaktadır.Потому поездка в Лондон манит и страшит его одновременно.
İşte o an ilk kez korkuyu tattım...مما جعلنا نشعر بالراحة لأول مرة ...
İşte o an ilk kez korkuyu tattım...Foi quando eu tive o pesadelo pela primeira vez.
Bu korkuyu yenebilmenin ve korkusuz olabilmenin tek yolu ise intihar etmektir.Ο μόνος τρόπος για να "ξεπλύνει" κάποιος αυτήν την ντροπή ήταν η αυτοκτονία.
Bu, monarşi hakkındaki senatoryal korkuyu harekete geçirmeyen küçük, dramatik olmayan bir yoldu.Det ble oppnådd på en udramatisk måte som ikke skremte opp senatets frykt for gjeninnføring av monarkiet.
İşte o an ilk kez korkuyu tattım...曰く、この時に初めて本気を出したとのこと。
Korkuyu Beklerken incelemesi.두려움을 느낄 때 쓰일 수 있다.
Türkiye’de ise merak ve korkuyu aynı anda hissetme anlamını taşımaktadır.그 이유는 행복과 공포를 동시에 느낄 수 있기 때문이다.
Kneale, olay örgüsünün "korku için korkuyu" içermediğini söylemiştir.צ'רציל טען כי אין לסטות מן ההליך המשפטי "עקב איומיהם של טרוריסטים".
Dünyanın yönetimini tamamen elinde tutmuş, insanlara her türlü korkuyu ve acıyı tattırmıştır.מתנהלת בעולם כפי שרוצה כשבתוכה כאב וצער.
Afro-Amerikanlar için, korkuyu kovdu. Dedi ki: "Ben, sizin düşüncelerinizi sesli olarak söyleyeceğim."Malcolm censé lance ce sentiment d'infériorité.
Afro-Amerikanlar için, korkuyu kovdu.> Er vertrieb die Furcht der Afro-Amerikaner und sagte:
Afro-Amerikanlar için, korkuyu kovdu.그는 아프리카계 미국인에 대 한 두려움을 추방.
Afro-Amerikanlar için, korkuyu kovdu.Pozbył się obawy o Afroamerykanów.
Afro-Amerikanlar için, korkuyu kovdu.Έδιωξε τον φόβο από τους Αφρο-Αμερικανούς.
Afro-Amerikanlar için, korkuyu kovdu.طرد الخوف للأمريكان الأفريقيون
Afro-Amerikanlar için, korkuyu kovdu.「我々の感じてきたことを主張しよう。」
(Alkışlar) bu "korkuyu yaşa ama gene de yap" tarzı bir iş.(Aplauze) E un fel de "deși ți-e teamă, o faci oricum"
(Alkışlar) bu "korkuyu yaşa ama gene de yap" tarzı bir iş.(Aplauz) To coś z gatunku "poczuj strach i zrób to mimo wszystko".
(Alkışlar) bu "korkuyu yaşa ama gene de yap" tarzı bir iş.(Applaudissements) C'est un peu "sentir la peur et le faire quand même".
(Alkışlar) bu "korkuyu yaşa ama gene de yap" tarzı bir iş.(Applaus) Das hat so was vom "Schiss in der Hose, aber trotzdem"-Gefühl. ♫
(Alkışlar) bu "korkuyu yaşa ama gene de yap" tarzı bir iş.(Applaus) Het is een "voel de angst maar doe het toch"- soort van ding.
(Alkışlar) bu "korkuyu yaşa ama gene de yap" tarzı bir iş.Es como "sentir el miedo y hacerlo de todas formas"