körfez ile cümle

körfez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Göktaşı, Meksika Körfezi'nde Yucatan olarak bildiğimiz bölgeye düştü.Der Fels schlug auf dem heutigen Yucatan auf, im Golf von Mexiko.
Göktaşı, Meksika Körfezi'nde Yucatan olarak bildiğimiz bölgeye düştü.Golpeó lo que ahora conocemos como Yucatán, el Golfo de México.
Göktaşı, Meksika Körfezi'nde Yucatan olarak bildiğimiz bölgeye düştü.Het kwam neer op wat wij nu kennen als Yucatan, de Golf van Mexico.
Göktaşı, Meksika Körfezi'nde Yucatan olarak bildiğimiz bölgeye düştü.Nó va vào chổ mà bây giờ chúng ta gọi là Yucatan, vịnh Mexico.
Göktaşı, Meksika Körfezi'nde Yucatan olarak bildiğimiz bölgeye düştü.Zadela je območje, ki ga danes poznamo kot Jukatan v mehiškem zalivu.
Göktaşı, Meksika Körfezi'nde Yucatan olarak bildiğimiz bölgeye düştü.Zasáhla oblast, kterou dnes známe jako Yucatán, v Mexickém zálivu.
Göktaşı, Meksika Körfezi'nde Yucatan olarak bildiğimiz bölgeye düştü.Χτύπησε στο μέρος που σήμερα γνωρίζουμε ως Γιουκατάν, στον Κόλπο του Μεξικού.
Göktaşı, Meksika Körfezi'nde Yucatan olarak bildiğimiz bölgeye düştü.Он упал там, где ныне расположен полуостров Юкатан, в Мексиканском заливе.
Göktaşı, Meksika Körfezi'ndeТя се ударила в това, което сега знаем като Юкатан,
Göktaşı, Meksika Körfezi'ndeאנו יודעים שהוא היה כזה גדול עקב
Göktaşı, Meksika Körfezi'ndeلقد إصطدمت بما نسميه الآن يوكاتان،
Göktaşı, Meksika Körfezi'ndeメキシコ湾のユカタンです
Göktaşı, Meksika Körfezi'nde佢撞到今日墨西哥灣
Gördüğünüz gibi, Meksika Körfezi'nde olan şey şu: bu Maden Müdürlüğü'nün petrol kuyuları ile ilgili diyagramı.Đây là điều đã xảy ra ở Vịnh Mexico, đây là biểu đồ Quản lý Khoáng Sản của các giếng dầu và gas.
Gördüğünüz gibi, Meksika Körfezi'nde olan şey şu: bu Maden Müdürlüğü'nün petrol kuyuları ile ilgili diyagramı.지금, 여러분이 볼 수 있듯이 멕시코만에서 일어난 일이죠. 이것은 자원관리 도표입니다. 가스와 기름을 위한 근원의
Gördüğünüz gibi, Meksika Körfezi'nde olan şey şu: bu Maden Müdürlüğü'nün petrol kuyuları ile ilgili diyagramı.Mi történt a Mexikói-öbölben -- ahogy látják, ez itt a Mineral Management diagramja a gáz- és olajkutakról.
Gördüğünüz gibi, Meksika Körfezi'nde olan şey şu: bu Maden Müdürlüğü'nün petrol kuyuları ile ilgili diyagramı.מה שקרה במפרץ מקסיקו, כפי שאתם יכולים לראות, זה תרשים של מנהל המינרלים של בארות נפט וגז,
Gördüğünüz gibi, Meksika Körfezi'nde olan şey şu: bu Maden Müdürlüğü'nün petrol kuyuları ile ilgili diyagramı.الآن ما يحدث في خليج المكسيك ... كما ترون هذا هو مخطط إدارة المعادن لآبار النفط والغاز
Gördüğünüz gibi, Meksika Körfezi'nde olan şey şu: bu Maden Müdürlüğü'nün petrol kuyuları ile ilgili diyagramı.天然ガスおよび石油の 鉱物資源管理図です 過密化した工業地帯となりました
Gözyaşlarıydı Körfez'den ayırt edilemeyen yanaklarımdan süzülen.Benne voltak az orcámon lecsorduló könnyeim, melyeket nem lehetett különválasztani az Öböltől.
Gözyaşlarıydı Körfez'den ayırt edilemeyen yanaklarımdan süzülen.Bol slzami, nerozoznateľnými od zálivu, čo mi stekali po lícach.
Gözyaşlarıydı Körfez'den ayırt edilemeyen yanaklarımdan süzülen.Byly to slzy, které splývaly s Mexickým zálivem a stékaly mi po tvářích.
Gözyaşlarıydı Körfez'den ayırt edilemeyen yanaklarımdan süzülen.C"était les larmes qui devenaient indiscernables de l'eau du Golfe qui tombaient de mes joues.
Gözyaşlarıydı Körfez'den ayırt edilemeyen yanaklarımdan süzülen.Chính là cái thứ nước mắt bị hòa lẫn trong cái vịnh đó đang chảy xuống má tôi.
Gözyaşlarıydı Körfez'den ayırt edilemeyen yanaklarımdan süzülen.Det var tårarna som inte gick att skilja från gulfen som rann nedför min kind.
Gözyaşlarıydı Körfez'den ayırt edilemeyen yanaklarımdan süzülen.Die Tränen, die über meine Wangen rollten, waren nicht vom Golf zu unterscheiden.
Gözyaşlarıydı Körfez'den ayırt edilemeyen yanaklarımdan süzülen.Eram as lágrimas que se misturavam com o Golfo que escorriam pela minha cara abaixo.
Gözyaşlarıydı Körfez'den ayırt edilemeyen yanaklarımdan süzülen.Eran las lágrimas, no distinguibles del Golfo, que rodaban por mis mejillas.
Gözyaşlarıydı Körfez'den ayırt edilemeyen yanaklarımdan süzülen.Erano le lacrime indistinguibili dal Golfo che cadevano lungo le mie gote.
Gözyaşlarıydı Körfez'den ayırt edilemeyen yanaklarımdan süzülen.Erau lacrimile care nu se puteau distinge de apele Golfului, care îmi cădeau pe obraz.
Gözyaşlarıydı Körfez'den ayırt edilemeyen yanaklarımdan süzülen.Het waren de tranen die niet te onderscheiden waren van de Golf die langs mijn wangen omlaag liepen.
Gözyaşlarıydı Körfez'den ayırt edilemeyen yanaklarımdan süzülen.Itu adalah air mata yang tidak terpisahkan dengan air di Teluk yang jatuh di pipiku.
Gözyaşlarıydı Körfez'den ayırt edilemeyen yanaklarımdan süzülen.멕시코만과 구별되지 않는 눈물이 제 볼을 따라 흘러내리고 있었습니다.
Gözyaşlarıydı Körfez'den ayırt edilemeyen yanaklarımdan süzülen.Łzy nieodróżnialne od Zatoki spływały po moich policzkach.
Gözyaşlarıydı Körfez'den ayırt edilemeyen yanaklarımdan süzülen.Τα δάκρυα που έπεφταν πάνω στο μάγουλό μου, ήταν αδιαχώριστα από τον κόλπο του Μεξικού.
Gözyaşlarıydı Körfez'den ayırt edilemeyen yanaklarımdan süzülen.Сльози, що не відрізнялись від води в затоці, котились по моїй щоці.
Gözyaşlarıydı Körfez'den ayırt edilemeyen yanaklarımdan süzülen.Текли слезы, которые были не отличимы от вод залива, сбегавших по моим щекам.
Gözyaşlarıydı Körfez'den ayırt edilemeyen yanaklarımdan süzülen.Това бяха сълзи, които са неразличими от Персийския залив, които падаха по бузата ми.
Gözyaşlarıydı Körfez'den ayırt edilemeyen yanaklarımdan süzülen.היו אלו הדמעות שהיו בלתי ניתנות להפרדה ממימי המפרץ שירדו על לחיי.
Gözyaşlarıydı Körfez'den ayırt edilemeyen yanaklarımdan süzülen.كانت الدموع التي لا يمكن تمييزها عن الخليج التي كانت تسقط من وجنتي
Gözyaşlarıydı Körfez'den ayırt edilemeyen yanaklarımdan süzülen.何かが流れました とうとう 私は私の身体の中にいたのです
Gözyaşlarıydı Körfez'den ayırt edilemeyen yanaklarımdan süzülen.我面上滴落嘅眼淚, 與墨西哥灣嘅水融為一體。
Guantanamo Körfezi'nin çevresinde, bir antlaşmanınDort ist eine Gebiet rund um Guantanamo Bay, wo ein Staatsvertrag den USA
Guantanamo Körfezi'nin çevresinde, bir antlaşmanınHay una zona allí, alrededor de la bahía de Guantánamo, en que un tratado le entrega a EE.UU.
Guantanamo Körfezi'nin çevresinde, bir antlaşmanınIl y a une zone là, autour de Guantanamo Bay, où un traité donne aux États-Unis
Guantanamo Körfezi'nin çevresinde, bir antlaşmanın관타나모 베이 근처의 구역은
Guantanamo Körfezi'nin çevresinde, bir antlaşmanınיש שם אזור, סביבות מפרץ גואנטנמו,
Guantanamo Körfezi'nin çevresinde, bir antlaşmanınهناك منطقة ، وحول خليج جوانتانامو
Guantanamo Körfezi'nin çevresinde, bir antlaşmanınここはある条約によって 米国が
Güney okyanusundaki Ross Denizi. Aslında bir körfez.ים רוס באוקיינוס הדרומי.
Güney sınırları, Lut Gölünün güney ucundaki körfezden başlayıpA była ich granica od południa, od końca morza słonego, i od skały, która jest ku południowi.
Güney sınırları, Lut Gölünün güney ucundaki körfezden başlayıpA hranicou na juhu im bolo: od konca Soľného mora, od jazyka, obráteného na juh.
Güney sınırları, Lut Gölünün güney ucundaki körfezden başlayıpAinsi, leur limite méridionale partait de l`extrémité de la mer Salée, de la langue qui fait face au sud.
Güney sınırları, Lut Gölünün güney ucundaki körfezden başlayıpAstfel, hotarul lor de miazăzi pornea dela capătul mării Sărate, dela sînul care caută spre miazăzi.
Güney sınırları, Lut Gölünün güney ucundaki körfezden başlayıpdaß ihre Mittagsgrenze war von der Ecke an dem Salzmeer, das ist, von der Zunge, die mittagswärts geht,
Güney sınırları, Lut Gölünün güney ucundaki körfezden başlayıpDeres Sydgrænse begynder ved Enden af Salthavet, ved den sydlige Bugt,
Güney sınırları, Lut Gölünün güney ucundaki körfezden başlayıpDe zuidgrens begon bij de zuidkust van de Zoutzee,
Güney sınırları, Lut Gölünün güney ucundaki körfezden başlayıpGiới hạn phía nam chạy từ đầu Biển mặn, tức là từ phía ở ngay về hướng nam;
Güney sınırları, Lut Gölünün güney ucundaki körfezden başlayıpGiới_hạn phía nam chạy từ đầu Biển mặn , tức_là từ phía ở ngay về hướng nam ;
Güney sınırları, Lut Gölünün güney ucundaki körfezden başlayıpHeidän eteläinen rajansa alkaa Suolameren päästä, sen eteläisimmästä pohjukasta,
İlgili Sayfalar