Ana içeriğe geç
Sözlük

kör ile cümle

kör kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom Fransız kornosunu çalmayı öğrenmeyi denemek için çok zaman harcadı.Tom spent a lot of time trying to learn how to play the French horn.
Tom yeni Fransız kornasında eski bir İrlanda şarkısını çaldı.Tom played an old Irish song on his new French horn.
Tom, ölümden korkmuyor.Tom isn't afraid of death.
Tom ölümden korkmaz.Tom isn't afraid of death.
Tom başarısız olmaktan korkmuyor.Tom isn't afraid to fail.
Tom yılandan korkmaz, zehirlilerinden bile.Tom isn't afraid of snakes, even poisonous ones.
Tom bir şeyden korkmaz.Tom isn't afraid of anything.
Tom'un bir gözü kör.Tom is blind in one eye.
Tom gece yalnız çıkmaya korkuyor.Tom is afraid to go out alone at night.
Tom karanlıktan korkuyor.Tom is afraid of the dark.
Tom yılanlardan korkuyor.Tom is afraid of snakes.
Tom yılanlardan korkar.Tom is afraid of snakes.
Tom yüksekten korkar.Tom is afraid of heights.
Tom ölmekten korkuyor.Tom is afraid of dying.
Tom köpeklerden korkar.Tom is afraid of dogs.
Tom taahhütten korkuyor.Tom is afraid of commitment.
Tom koruyucu gözetime alındı.Tom has been taken into protective custody.
Tom korku filmlerini sevmez.Tom doesn't like horror movies.
Tom'un canı gerçekten Kore yemeği yemek istemiyordu.Tom didn't really feel like eating Korean food.
Tom kornişon turşusu yemiyordu.Tom didn't eat dill pickles.
Tom soyguncunun bıçağını görür görmez korktu.Tom became scared as soon as he saw the robber's knife.
Tom korku filmleri izlemekten hoşlanır mı?Does Tom enjoy watching horror movies?
Tom, Mary'nin babasının tüfeğiyle onu vuracağından korkuyordu.Tom was scared Mary would shoot him with her father's rifle.
Tom Mary'nin fikrini değiştirebileceğinden korkuyordu.Tom was afraid that Mary might change her mind.
Tom Mary'nin öfkesinden korkuyordu.Tom was afraid of Mary's temper.
Tom Mary'nin yılanlardan korktuğunu düşünüyor.Tom thinks that Mary is afraid of snakes.
Tom Mary'yi çok korkuttu.Tom terrified Mary.
Tom Mary'nin tanıdığı tavşanlardan korkan tek çocuktu.Tom is the only boy Mary knows who is afraid of rabbits.
Tom Mary'den korkuyor.Tom is afraid of Mary.
Tom Mary'ye korkak diye bağırdı.Tom called Mary a coward.
Mary Tom'un sorumluluktan korktuğunu düşünüyor.Mary thinks Tom is afraid of commitment.
Mary Tom'un sorumluluktan korktuğunu söylüyor.Mary says that Tom is afraid of commitment.
Tom'dan Mary'den korktuğumdan daha çok korkuyorum.I'm more afraid of Tom than I am of Mary.
Tom onların onu kilitlemelerinden ve anahtarı atmalarından korkuyordu.Tom was afraid that they'd lock him up and throw away the key.
Tom polislerin onu tutuklamak isteyebileceğinden korkuyordu.Tom was afraid that the police might want to arrest him.
Tom neredeyse hiç korkmaz.Tom almost never gets scared.
Kendini bu suçlamalara karşı korumak için buraya gelmedi.She didn't come here to defend herself against these accusations.
Kuzey Kore'nin münzevi lideri enerji görüşmeleri için Rusya'yı ziyaret ediyor.North Korea’s reclusive leader visits Russia for talks on energy.
Ben seninle konuşurken bana bak, seni korkak!Look at me when I talk to you, you coward!
Tom korkmaktan çok şaşırdı.Tom was too surprised to be scared.
Anne, bebeğinin üşütmesinden çok korkmuştu.The mother was very scared because of the baby's cold.
O hep korkar.He is always scared.
O her zaman korkar.She is always scared.
O korku filmi çok korkunçtu ve onu izledikten sonra uyuyamadım.That horror movie was very scary and I couldn't sleep after watching it.
Tom'un büyük büyük büyükbabası bir korsandı.Tom's great-great-grandfather was a pirate.
Tom'un dedesinin dedesi bir korsanmış.Tom's great-great-grandfather was a pirate.
Tom'un büyük büyükbabası kör doğdu.Tom's great-grandfather was born blind.
Tom, korkunç bir baş ağrısı ile uyandı.Tom woke up with a terrible headache.
Tom bir Hıristiyan misyoner olarak Kore'ye gittiTom went to Korea as a Christian missionary.
Tom mağaraya giremeyecek kadar çok korkuyordu.Tom was too afraid to enter the cave.
Tom onun fikirlerinden korkuyordu.Tom was scared out of his wits.
Tom Mary kadar korkaktı.Tom was just as scared as Mary was.
Tom reddedilmekten korkuyordu.Tom was afraid of being rejected.
Tom düşman tarafından yakalanmaktan korkuyordu.Tom was afraid of being captured by the enemy.
Tom Mary'nin ona inanmayacağından korkuyordu.Tom was afraid Mary wouldn't believe him.
Tom arabasının bozulacağından korkuyordu.Tom was afraid his car would break down.
Tom bana Mary'den korkmadığını söyledi.Tom told me that he wasn't afraid of Mary.
Tom bir kilise korosunda şarkı söyler.Tom sings in a church choir.
Tom korkmuyormuş gibi yaptı.Tom pretended not to be afraid.
Tom biri ya da bir şey tarafından asla korkutulmadı.Tom has never been intimidated by anyone or anything.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod