köprüden ile cümle

köprüden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Rialto Köprüsü (İtalyanca: Ponte di Rialto), Venedik, İtalya'da Büyük Kanal üzerindeki dört köprüden biridir.リアルト橋 (イタリア語: Ponte di Rialto) は、ヴェネツィアのカナル・グランデに架かる4つの橋の一つ。
Köprüden geçiş 1930'a kadar paralı olarak sağlandı.橋は、1943年まで通行料が徴収されていた。
Jenny filmde Forrest’a; “Köprüden atlarsam, uçabilir miyim?” diye soruyor ve sürekli uzaklara seyahat ediyor.在片中,珍妮竟然问阿甘“如果(她)跳下桥,能飞起来吗?”。
Rialto Köprüsü (İtalyanca: Ponte di Rialto), Venedik, İtalya'da Büyük Kanal üzerindeki dört köprüden biridir.赤足桥(Ponte degli Scalzi)是意大利威尼斯跨越大运河四座桥梁之一。
Orijinal olarak tek giriş kalkmalı köprüdendir.最初,进入城堡的唯一方式是通过一座吊桥。
1934 yılında elektrikli demiryolları köprüden çıkarıldı.1934年拓宽道路后,将天桥全部拆除。
Buzlu bir nehire atılan Rasputin, köprüden 140 metre uzakta ölü olarak bulunduğunda otopsi yapılır.리틀 보이는 옆바람 때문에 본래 조준했던 아이오이 다리에서 240 미터 벗어난 히로시마 외과 병원에 투하됐다.
Boğaz, iki duba köprüden geçildi.את התעלה חוצים שני גשרים.
Polisler köprüden geçemez.אין מעבר להולכי רגל על הגשר.
Bunun üzerine Tenpenny kontrolü kaybetti ve köprüden aşağıya, Grove Sokağı'na düştü.אחרי מרדף ארוך, טנפני סוף סוף מאבד שליטה ונופל מהגשר שמעל רחוב גרוב סטריט.
Orijinal olarak tek giriş kalkmalı köprüdendir.במקור, הכניסה היחידה אליו הייתה בעזרת גשר מתרומם.
Üzerindeki köprüden geçilerek köye girilir.Cez most sa vstupuje do starého mesta.
Fakat burada komünistler onların yapacağı bir köprüden faydalanmak isterler.Oddelenie dobrých od zlých sa má odohrať na moste, cez ktorý sú prevádzaní.
Araçlar sadece eski bir köprüden geçebiliyordu.Súčasnému mostu predchádzala staršia stavba.
Orijinal olarak tek giriş kalkmalı köprüdendir.Viditeľná je len časť zachovaného múru osadenia vstupného mosta.
Tam hızla bu köprüden Ren’i geçerler.Cez most prechádza ponad rieku Hron.
Boğaz, iki duba köprüden geçildi.Ožino prečkata dva mostova.
Orijinal olarak tek giriş kalkmalı köprüdendir.Prvotni grad je imel samo en vhod preko dvižnega mosta.
Sunucular sahneye muhteşem bir şekilde tiyatronun çatısından inen bir köprüden girdiler.Ljudje so tako ploskali, da je odneslo strop gledališča.
Köprü kalesi, tahkim edilmiş köprüden kolaylıkla ayırt edilemez.Most je padel v zavezniške roke skoraj nepoškodovan.
Polisler köprüden geçemez.Tiltu netrukdomi gali praeiti pėstieji.
Üzerindeki köprüden geçilerek köye girilir.Teoses Sõida tasa üle silla.
Boğaz, iki duba köprüden geçildi.Väina ületab kaks silda.
Köprüden araba yolunun dışında tramvay yolu da geçmektedir.Üle silla kulgab Ollimäe–Koluvere maantee.
'1978 yılında bir tecrübe yaşadım. Bir köprüden geçiyordum (katılımcılar gülüyorlar)...''vuonna 1978 minulla oli tällainen kokemus: olin sillalla kävelemässä,'
7. Adam: Bu köprüden sonra ki, ilk çıkış.남7: 이 다리 건너서 첫번째 출구.
7. Adam: Bu köprüden sonra ki, ilk çıkış.איש 7: אחרי הגשר הקרוב, היציאה הראשונה.
7. Adam: Bu köprüden sonra ki, ilk çıkış.رجل سابع: بعد هذا الجسر، المخرج الأول.
7. Adam: Bu köprüden sonra ki, ilk çıkış.男性8: A12ゲート あそこだ!
Adam: Bu köprüden sonra ki, ilk çıkış.Setelah jembatan ini, ambil jalan keluar pertama.
Adam: Bu köprüden sonra ki, ilk çıkış.Tämän sillan jälkeen ensimmäisestä ulosajotiestä.
Bir gün, Ceyhun Nehri'ndeki köprüden geçtim.Egy nap átkeltem a hídon az Oxus folyó felett.
Bir gün, Ceyhun Nehri'ndeki köprüden geçtim.Eines Tages überquerte ich die Brücke über den Oxus.
Bir gün, Ceyhun Nehri'ndeki köprüden geçtim.En dag korsade jag bron över Oxusfloden.
Bir gün, Ceyhun Nehri'ndeki köprüden geçtim.Într-o zi, am trecut podul peste râul Oxus.
Bir gün, Ceyhun Nehri'ndeki köprüden geçtim.Jedného dňa som prechádzala mostom cez rieku Oxus.
Bir gün, Ceyhun Nehri'ndeki köprüden geçtim.Jednoho dne, jsem předcházela most přes řeku Oxus.
Bir gün, Ceyhun Nehri'ndeki köprüden geçtim.어느날 저는 혼자 걸어서 옥서스강의 다리를
Bir gün, Ceyhun Nehri'ndeki köprüden geçtim.Op een dag stak ik de brug over de Oxus-rivier over.
Bir gün, Ceyhun Nehri'ndeki köprüden geçtim.Pewnego dnia przeszłam mostem przez rzekę Amu-daria.
Bir gün, Ceyhun Nehri'ndeki köprüden geçtim.Suatu hari, saya menyeberangi jembatan di atas Sungai Oxus.
Bir gün, Ceyhun Nehri'ndeki köprüden geçtim.Um dia, atravessei uma ponte sobre o rio Oxus.
Bir gün, Ceyhun Nehri'ndeki köprüden geçtim.Un día crucé el puente que está sobre el río Oxus.
Bir gün, Ceyhun Nehri'ndeki köprüden geçtim.Un giorno, ho attraversato un ponte sul fiume Oxus.
Bir gün, Ceyhun Nehri'ndeki köprüden geçtim.Un jour, j'ai traversé le pont sur la rivière Oxus.
Bir gün, Ceyhun Nehri'ndeki köprüden geçtim.Μία μέρα, πέρασα τη γέφυρα στον ποταμό Όξο.
Bir gün, Ceyhun Nehri'ndeki köprüden geçtim.Един ден, прекосих моста, през река Оксус.
Bir gün, Ceyhun Nehri'ndeki köprüden geçtim.Однажды я перешла мост над рекой Оксус.
Bir gün, Ceyhun Nehri'ndeki köprüden geçtim.Одного дня я перетнула міст над річкою Оксус.
Bir gün, Ceyhun Nehri'ndeki köprüden geçtim.זו הסיבה שהלכתי לאפגניסטאן. יום אחד, חציתי את הגשר
Bir gün, Ceyhun Nehri'ndeki köprüden geçtim.في احد الايام,عبرت الجسر فوق نهر اوكسوس.
Bir gün, Ceyhun Nehri'ndeki köprüden geçtim.有一日,我行過 奧克蘇斯河上條橋。
Bir gün, Ceyhun Nehri'ndeki köprüden geçtim.橋を渡っていました 私は1人で歩いていました
Bir köprüden geçiyordum (katılımcılar gülüyorlar)...' '...bir timsah sıçrayıp bacağımın bir tanesini ısırdı.Je marchais sur un pont.. un alligator s'est précipité et a arraché ma jambe.
Bir köprüden geçiyordum (katılımcılar gülüyorlar)...' '...bir timsah sıçrayıp bacağımın bir tanesini ısırdı.Procházel jsem se po mostě, vyskočil aligátor a ukousl mi nohu.
Bir köprüden geçiyordum (katılımcılar gülüyorlar)...'Épp egy hídon sétáltam át, amikor"
Bir köprüden geçiyordum (katılımcılar gülüyorlar)...'I ging gerade über eine Brücke.
Bir köprüden geçiyordum (katılımcılar gülüyorlar)...'Mergeam eu pe un pod.
Bir köprüden geçiyordum (katılımcılar gülüyorlar)...'Przechodziłem przez most kiedy aligator skoczył i odgryzł moją nogę.
Bir köprüden geçiyordum (katılımcılar gülüyorlar)...'Как-то шел я по мосту, [смех участников]" тут выскочил крокодил и откусил мне ногу.

İlgili Sayfalar