köpeği ile cümle
köpeği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom, Mary'nin onun köpeğini hiç görmediğini söyledi.Tom said Mary has never seen his dog.
Benim köpeğimin adı Cookie'dir.My dog's name is Cookie.
Tom, Mary'nin köpeğini hiç görmediğini söyledi.Tom said he's never seen Mary's dog.
Tom Mary'nin köpeğinin dostça göründüğünü söyledi.Tom said Mary's dog seemed friendly.
Tom Mary'nin köpeğinin onun elini ısırdığını söyledi.Tom said Mary's dog bit his hand.
Tom, Mary'nin köpeğinin ona saldırdığını söyledi.Tom said Mary's dog attacked him.
Dün köpeğim öldü.My dog died yesterday.
Tom, Mary'nin köpeğinin onun bacağını ısırdığını söyledi.Tom said Mary's dog bit his leg.
Tom, Mary'nin bir köpeği olmadığını söyledi.Tom said Mary didn't have a dog.
Tom başıboş bir köpeği kabul etti.Tom adopted a stray dog.
Köpeğim çok büyük değil.My dog is not so big.
Tom, Mary'nin köpeğinin onu ısırdığını söyledi.Tom said Mary's dog bit him.
Tom köpeği ile geldi.Tom came with his dog.
Ben köpeğime baktım.I looked at my dog.
Tom'un köpeği şirin.Tom's dog is cute.
Tom bu sabah köpeğini gezeceğini söyledi, ama gezdirmedi.Tom said he'd walk the dog this morning, but he didn't.
om'un köpeği benimkinin iki katı kadar büyük.Tom's dog is twice as big as mine.
Tom köpeği neyle besledi?What did Tom feed the dog?
Köpeğinden korkmuyorum.I'm not afraid of your dog.
Tom şimdi köpeği gezdiriyor.Tom is now walking the dog.
Tom'un köpeği dostça görünüyordu.Tom's dog seemed friendly.
Henüz köpeği beslemedim.I haven't fed the dog yet.
Tom'un köpeği kaçtı.Tom's dog has run away.
Tom'un köpeği elimi ısırdı.Tom's dog bit my hand.
Tom'un köpeği bana saldırdı.Tom's dog attacked me.
Köpeğini sevmiyorum.I don't like your dog.
Tom köpeğin peşinden koştu.Tom ran after the dog.
Tom'un köpeği bacağımı ısırdı.Tom's dog bit my leg.
Köpeği yakaladım.I caught the dog.
Mary'nin köpeği onu okula kadar takip etti.Mary's dog followed her to school.
Tom, Mary'nin köpeği tarafından defalarca ısırıldı.Tom has been bitten by Mary's dog many times.
Tom parkta Mary'nin köpeğinin koştuğunu gördü.Tom saw Mary's dog running in the park.
Tom Mary'ye köpeği gezdireceğine söz verdi.Tom promised Mary he'd walk the dog.
Tom köpeği gezdireceğine söz verdi.Tom promised he'd walk the dog.
Ne Tom'un ne de Mary'nin bir köpeği var.Neither Tom nor Mary has a dog.
Tom'un bir köpeği olduğunu nasıl bildin?How did you know Tom had a dog?
Tom günde iki kez köpeğini gezdirir.Tom walks his dog twice a day.
Tom hâlâ köpeği beslemedi.Tom still hasn't fed the dog.
Kaç tane köpeğin var?How many dogs do you have?
Köpeğim Tom'u ısırmaya çalıştı.My dog tried to bite Tom.
Köpeğin dışarı gitmesine kim izin verdi?Who let the dog out?
Köpeği kim içeri bıraktı?Who let the dog in?
Tom'un köpeği öldü.Tom's dog has died.
Köpeği yere koymak zorundaydık.We had to put down the dog.
Köpeğim benim gözlememi yedi.My dog ate my waffle.
Tom ve Mary'nin siyah bir köpeği var, değil mi?Tom and Mary have a black dog, don't they?
Tom bu sabah onu gördüğümde köpeğini gezdiriyordu.Tom was walking his dog when I saw him this morning.
Tom, köpeğinin kaç yaşında olduğunu gerçekten bilmediğini söyledi.Tom said he didn't really know how old his dog was.
Tom gerçekten köpeğinin kaç yaşında olduğunu bilmiyor.Tom doesn't really know how old his dog is.
Jackson'ların üç köpeği ve üç kedisi var.The Jacksons have three dogs and three cats.
Tom köpeğini günde en az bir kere gezdirir.Tom walks his dog at least once a day.
Üç köpeğim ve üç kedim var.I have three dogs and three cats.
Üç tane köpeğim ve üç tane kedim var.I have three dogs and three cats.
Tom'un tek arkadaşı onun köpeğidir.Tom's only companion is his dog.
Tom köpeğini arıyor.Tom is looking for his dog.
Tom köpeğinin tasmasını çıkardı.Tom unleashed his dog.
Tom'un köpeği onun yüzünü yaladı.Tom's dog licked his face.
Köpeği gezdirir misin?Would you mind walking the dog?
Lütfen köpeğini yürüyüşe çıkarır mısın?Could you please take the dog out for a walk?
Akşam yemeğinden sonra köpeği yürüyüşe çıkardım.After eating dinner, I walked the dog.