köpeği ile cümle
köpeği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Mary'nin köpeği çok uysaldır.Mary's dog is very docile.
Mary'nin köpeği zararsızdır.Mary's dog is inoffensive.
Mary'nin köpeği çok zekidir.Mary's dog is very intelligent.
Tom'un köpeğinin siyah ve beyaz lekeleri var.Tom's dog has black and white spots.
Köpeğinizi ne sıklıkta yıkıyorsunuz?How often do you wash your dog?
Köpeğim çok akıllıdır.My dog is very intelligent.
Köpeğinin öldüğünü söylediğimde Tom ağlamaya başladı.Tom started crying when I told him his dog had died.
Tom'un bir köpeği olmadığından oldukça eminim.I'm quite certain Tom doesn't have a dog.
Arkadaşımın köpeği Esperanto'yu anlıyor. En azından en önemli komutları.My friend's dog understands Esperanto. At least the most important commands.
Tom'un köpeği çok itaatkâr.Tom's dog is very obedient.
Köpeğin kuduzu var.The dog has rabies.
Leyla'nın iki Alman çoban köpeği vardı.Layla had two German shepherds.
Leyla'nın köpeği bir ceset buldu.Layla's dog found a dead body.
Sami'nin tek arkadaşı onun köpeğiydi.Sami's only companion was his dog.
Sami, Leyla'nın köpeğine bakıyordu.Sami cared for Layla's dog.
Sami köpeğini yürütüyordu.Sami was walking his dog.
Sami köpeğine saldırdı.Sami lashed out at his dog.
Benim beyaz bir köpeğim ve siyah bir köpeğim var.I have a white dog and a black dog.
Tom'un köpeği dün öldü.Tom's dog died yesterday.
Tom köpeğini Mary ile bıraktı.Tom left his dog with Mary.
Sami'nin köpeği ormanda kayboldu.Sami's dog disappeared in the woods.
Tom, Mary'nin köpeğini tanımıyordu.Tom didn't recognize Mary's dog.
Tom, Mary'nin köpeğini tanımadı.Tom didn't recognize Mary's dog.
Küçük köpeğin kendi minderi vardı.The little dog had his own cushion.
"O bir kaniş köpeği mi" "Emin değilim.""Is that a poodle?" "I'm not sure."
Tom'un köpeği hâlâ onu tam ön kapının dışında onu bekliyor.Tom's dog is still waiting for him just outside the front door.
Tom'un köpeği hâlâ ön kapının dışında bekliyor.Tom's dog is still waiting just outside the front door.
Tom bir köpeğin havladığını duydu.Tom heard a dog barking.
Tom Mary'nin bir köpeği olduğunu biliyordu.Tom knew Mary had a dog.
Tom, köpeğini dışarı çıkarmak için kapıyı açtı.Tom opened the door to let his dog out.
Tom köpeğini eğitmek için birini kiraladı.Tom hired someone to train his dog.
Köpeği beslemeyi unuttum.I forgot to feed the dog.
Büyük köpeğin küçük olanı yenmesi kolaydı.It was easy for the large dog to overpower the small one.
İki köpeğimiz var, biri beyaz biri siyah.We have two dogs, one white and one black.
Yılan köpeği bütünüyle yuttu.The snake swallowed the dog whole.
Köpeğinize taşlar atmayın, bu yüzden komşular sizi taklit etmeyeceklerdir.Do not pelt your dog with stones, so the neighbors will not imitate you.
Komşumun köpeği havlıyor.My neighbour's dog barks.
Köpeğim kahverengi.My dog's brown.
Tom muhtemelen Mary'nin köpeğinden korkacak.Tom will probably be scared of Mary's dog.
Tom'un Mary'nin köpeğinin neye benzediğine dair hiçbir fikri yok.Tom doesn't have any idea what Mary's dog looks like.
Bu sabah köpeğimi yürüyüşe çıkarmayı canım istemiyor.I don't feel like taking my dog for a walk this morning.
Komşunun köpeği, Tom'u gecenin çoğunda uyanık tuttu.The neighbor's dog kept Tom awake most of the night.
Tom'un köpeğini hiç görmedim.I've never seen Tom's dog.
Köpeğim Tom'un bacağını ısırdı.My dog bit Tom's leg.
Köpeğimi her gün aynı saatte besliyorum.I feed my dog at the same time every day.
Tom üç aydır köpeğime baktı.Tom looked after my dog for three months.
Tom'un köpeğini nasıl besleyeceğimi bilmiyorum.I don't know what to feed Tom's dog.
Tom'un bir köpeği olmadığını sanıyordum.I thought Tom didn't have a dog.
Tom, o uzakta iken Mary'nin köpeğiyle ilgilenecek.Tom is going to take care of Mary's dog while she's away.
Tom evde üç köpeği olduğunu söyledi.Tom said he had three dogs at home.
Tom köpeğimizi besleyen kişidir.Tom is the one who feeds our dog.
Köpeğim oldukça iyi yüzebilir.My dog can swim pretty well.
Tom bir köpeği olmadığını söyledi.Tom said he didn't have a dog.
Tom Mary'nin köpeğinin kendininki kadar büyük olmadığını söyledi.Tom said Mary's dog wasn't as big as his.
Köpeğiniz oldukça iyi yüzüyor.Your dog swims quite well.
Tom, Mary'nin John'un köpeğini hiç görmediğini söyledi.Tom said Mary has never seen John's dog.
Bu benim komşumun köpeği.This is my neighbor's dog.
Köpeğim hâlâ insanları ısırıyor.My dog still bites people.
Evde üç köpeğim var.I have three dogs at home.
Tom bana bir köpeğim olup olmadığını sordu.Tom asked me if I had a dog.