köpük ile cümle

köpük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
İnsanlar Alex'in kelimelerimi okuduğunu duyduklarında bir kopukluk hissediyorlar mı?Wenn andere Menschen Alex hören, wie er meine Worte spricht, erleben sie das als gestörte Kongruenz?
İnsanlar Alex'in kelimelerimi okuduğunu duyduklarında bir kopukluk hissediyorlar mı?Όταν οι άνθρωποι ακούν τον Άλεξ να λέει τα λόγια μου, αισθάνονται αποσυνδεδεμένοι;
İnsanlar Alex'in kelimelerimi okuduğunu duyduklarında bir kopukluk hissediyorlar mı?Когато хората чуят Алекс да изговаря моите думи, дали изпитват отчуждение?
İnsanlar Alex'in kelimelerimi okuduğunu duyduklarında bir kopukluk hissediyorlar mı?Когда люди слышат, как Алекс произносит мои слова, чувствуют ли они несоответствие?
İnsanlar Alex'in kelimelerimi okuduğunu duyduklarında bir kopukluk hissediyorlar mı?כשאנשים שומעים את אלכס אומר את המילים שלי, האם הם חווים את הניתוק?
İnsanlar Alex'in kelimelerimi okuduğunu duyduklarında bir kopukluk hissediyorlar mı?عندما سمع الناس أليكس يتحدث بكلماتني هل يحدث هذا " فراغاً " بين المتحدث والمتلقي ؟
İnsanlar Alex'in kelimelerimi okuduğunu duyduklarında bir kopukluk hissediyorlar mı?私との繋がりを感じるでしょうか? それとも 隔たりや距離を
Kadınlar, çocuklarına zehir içirip, ölürken ağızlardan köpük kusmalarını seyrettiler.A nők megmérgezték kisbabáikat, és végignézték, ahogy habzik a szájuk haldoklás közben.
Kadınlar, çocuklarına zehir içirip, ölürken ağızlardan köpük kusmalarını seyrettiler.Femeile si-au otrăvit bebelusii si au urmărit cum făceau spume la gură în timp ce mureau.
Kadınlar, çocuklarına zehir içirip, ölürken ağızlardan köpük kusmalarını seyrettiler.Frauen vergifteten ihre Babys, und sahen Schaum aus ihren Mund kommen als sie starben.
Kadınlar, çocuklarına zehir içirip, ölürken ağızlardan köpük kusmalarını seyrettiler.여자들은 그들의 아이들에게 독을 먹이고, 아이들이 입에 거품을 물고 죽어가는 것을 보았습니다.
Kadınlar, çocuklarına zehir içirip, ölürken ağızlardan köpük kusmalarını seyrettiler.Kobieta dała truciznę swoim dzieciom i widziała pianę wychodzącą z ich ust gdy umierały.
Kadınlar, çocuklarına zehir içirip, ölürken ağızlardan köpük kusmalarını seyrettiler.Las mujeres dieron veneno a sus bebés y veían cómo la espuma salía por sus bocas mientras morían.
Kadınlar, çocuklarına zehir içirip, ölürken ağızlardan köpük kusmalarını seyrettiler.Le donne hanno avvelenato i loro bambini, e sono rimaste a guardare le loro bocche schiumare mentre morivano.
Kadınlar, çocuklarına zehir içirip, ölürken ağızlardan köpük kusmalarını seyrettiler.Para ibu meracuni bayi-bayi mereka, dan menyaksikan busa keluar dari mulut mereka saat sekarat.
Kadınlar, çocuklarına zehir içirip, ölürken ağızlardan köpük kusmalarını seyrettiler.Phụ nữ đầu độc con của họ, và chứng kiến sủi bọt trào khỏi miệng khi chúng chết.
Kadınlar, çocuklarına zehir içirip, ölürken ağızlardan köpük kusmalarını seyrettiler.Vrouwen gaven hun babies vergif, en zagen schuim uit hun mondjes komen terwijl ze stierven.
Kadınlar, çocuklarına zehir içirip, ölürken ağızlardan köpük kusmalarını seyrettiler.Ženy daly svým dětem jed a dívali se, jak jim jde pěna od úst, když umírali.
Kadınlar, çocuklarına zehir içirip, ölürken ağızlardan köpük kusmalarını seyrettiler.Οι γυναίκες δηλητηρίασαν τα μωρά τους, και είδαν τον αφρό να βγαίνει από τα στόματά τους καθώς πέθαιναν.
Kadınlar, çocuklarına zehir içirip, ölürken ağızlardan köpük kusmalarını seyrettiler.Жените са дали отрова на бебетата си и са гледали как излиза пяна по устата им, докато умират.
Kadınlar, çocuklarına zehir içirip, ölürken ağızlardan köpük kusmalarını seyrettiler.Женищины отравляли своих младенцев и наблюдали за пеной, выходящей из их ртов, пока дети умирали.
Kadınlar, çocuklarına zehir içirip, ölürken ağızlardan köpük kusmalarını seyrettiler.Жінки давали отруту власним дітям, а тоді дивились, як ті помирали, пускаючи з рота піну.
Kadınlar, çocuklarına zehir içirip, ölürken ağızlardan köpük kusmalarını seyrettiler.נשים נתנו רעל לתינוקותיהן. וצפו בקצף יוצא מפיותיהם כאשר מתו.
Kadınlar, çocuklarına zehir içirip, ölürken ağızlardan köpük kusmalarını seyrettiler.أعطت الأمهات السُم لأطفالهن، وشاهدن الزبد يأتي من أفواههم أثناء موتهم
Kadınlar, çocuklarına zehir içirip, ölürken ağızlardan köpük kusmalarını seyrettiler.泡を吹いて死ぬまで見届けました 上の写真は文 鮮明より清めを受けた
Kaldırma köşeli ayraç ile yoldan alt muhafaza çerçeve genişletilmiş konumunu açılır. Köpük kaplama kaldırmakMit der Krahnösen aus dem Weg fallen Sie den unteren Gehäuse-Rahmen bis auf seine erweiterte Position.
Kemikleri küçük kutuların içinde köpüklerle destekleyerek saklıyorlar.De lägger dem i skumplast, små askar.
Kemikleri küçük kutuların içinde köpüklerle destekleyerek saklıyorlar.Eles põem-nos em espuma, em pequenos recipientes.
Kemikleri küçük kutuların içinde köpüklerle destekleyerek saklıyorlar.Habszivacs közé és kis tárolókba teszik őket.
Kemikleri küçük kutuların içinde köpüklerle destekleyerek saklıyorlar.Họ đặt chúng trong những cái hộp xốp nhỏ.
Kemikleri küçük kutuların içinde köpüklerle destekleyerek saklıyorlar.Ils les mettent dans de petits contenants en mousse
Kemikleri küçük kutuların içinde köpüklerle destekleyerek saklıyorlar.그 사람들은 뼈들을 발포 고무로 된 작은 용기에 넣죠.
Kemikleri küçük kutuların içinde köpüklerle destekleyerek saklıyorlar.Le mettono nel polistirolo, in piccoli contenitori.
Kemikleri küçük kutuların içinde köpüklerle destekleyerek saklıyorlar.Le pun în containere mici cu spumă.
Kemikleri küçük kutuların içinde köpüklerle destekleyerek saklıyorlar.Los ponen entre espuma, en cajas.
Kemikleri küçük kutuların içinde köpüklerle destekleyerek saklıyorlar.Sie packen sie in Schaumstoff, in kleine Gefäße.
Kemikleri küçük kutuların içinde köpüklerle destekleyerek saklıyorlar.Ukládají je do krabiček, do pěnové hmoty.
Kemikleri küçük kutuların içinde köpüklerle destekleyerek saklıyorlar.Ukladajú ich do škatuliek do penovej hmoty.
Kemikleri küçük kutuların içinde köpüklerle destekleyerek saklıyorlar.Umieszczają je w piance, w małych pojemnikach.
Kemikleri küçük kutuların içinde köpüklerle destekleyerek saklıyorlar.Ze bewaren ze in schuim in kleine containers.
Kemikleri küçük kutuların içinde köpüklerle destekleyerek saklıyorlar.Они кладут их в пенопласт, в маленькие коробочки.
Kemikleri küçük kutuların içinde köpüklerle destekleyerek saklıyorlar.Те ги слагат в пяна, в малки контейнери.
Kemikleri küçük kutuların içinde köpüklerle destekleyerek saklıyorlar.הם שמים אותם במיכלים קטנים מלאים קצף.
Kemikleri küçük kutuların içinde köpüklerle destekleyerek saklıyorlar.يضعوها في رغوة,في حاويات صغيرة
Kemikleri küçük kutuların içinde köpüklerle destekleyerek saklıyorlar.とても大切にされています
(kopuk bağ!)(bruten länk)
(kopuk bağ!)(collegamento interrotto!)
(kopuk bağ!)(defekt link!)
(kopuk bağ!)(¡enlace roto!)
(kopuk bağ!)(링크 깨짐!)
(kopuk bağ!)(legătură stricată!)
(kopuk bağ!)(lien rompu & #160;!)
(kopuk bağ!)(ligação quebrada!)
(kopuk bağ!)(napačna povezava!)
(kopuk bağ!)(neplatný odkaz!)
(kopuk bağ!)(neplatný odkaz!)
(kopuk bağ!)(sérült link)
(kopuk bağ!)(ungültige Verknüpfung!)
(kopuk bağ!)(uszkodzone dowiązanie!)
(kopuk bağ!)(verbroken koppeling!)

İlgili Sayfalar