köpük ile cümle
köpük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
‹‹Diyorsunuz ki, ‹Suyun üstündeki köpüktür onlar, Lanetlidir ülkedeki payları, Kimse bağlara gitmez.קל הוא על פני מים תקלל חלקתם בארץ לא יפנה דרך כרמים׃
‹‹Diyorsunuz ki, ‹Suyun üstündeki köpüktür onlar, Lanetlidir ülkedeki payları, Kimse bağlara gitmez.خفيف هو على وجه المياه. ملعون نصيبهم في الارض. لا يتوجه الى طريق الكروم.
‹‹Diyorsunuz ki, ‹Suyun üstündeki köpüktür onlar, Lanetlidir ülkedeki payları, Kimse bağlara gitmez.這 些 惡 人 猶 如 浮 萍 快 快 飄 去 . 他 們 所 得 的 分 在 世 上 被 咒 詛 . 他 們 不 得 再 走 葡 萄 園 的 路
‹‹Diyorsunuz ki, ‹Suyun üstündeki köpüktür onlar, Lanetlidir ülkedeki payları, Kimse bağlara gitmez.這些惡人猶 如 浮萍 快快 飄去 . 他 們所得 的 分在 世上 被 咒詛 . 他 們不得 再 走 葡萄園 的 路
Dünyanın dört bir yanındaki insanlar vücutlarından ve cinselliklerinden kopuk hisettiler.Människor runt jordklotet kände sig frånkopplade från sina kroppar och sin sexualitet.
Ergen erkek çocukları, vücutları beyaz çamura bulanmış halde toplumdan kopuk yaşıyorlar10대 소년들은 혼자 떨어져 살았고, 그들의 몸에 흰 진흙을 발랐습니다.
Ergen erkek çocukları, vücutları beyaz çamura bulanmış halde toplumdan kopuk yaşıyorlarAdolescentes viviam em isolamento, com o corpo coberto de barro branco.
Ergen erkek çocukları, vücutları beyaz çamura bulanmış halde toplumdan kopuk yaşıyorlarBăieţi adolescenţi trăiau in izolare, trupurile lor fiind acoperite de o argilă albă.
Ergen erkek çocukları, vücutları beyaz çamura bulanmış halde toplumdan kopuk yaşıyorlarGli adolescenti vivevano isolati, i loro corpi coperti di argilla bianca.
Ergen erkek çocukları, vücutları beyaz çamura bulanmış halde toplumdan kopuk yaşıyorlarLes garçons adolescents vivaient en isolation, leur corps couverts d'argile blanche.
Ergen erkek çocukları, vücutları beyaz çamura bulanmış halde toplumdan kopuk yaşıyorlarMännliche Teenager lebten isoliert, ihre Körper mit weißem Lehm bedeckt.
Ergen erkek çocukları, vücutları beyaz çamura bulanmış halde toplumdan kopuk yaşıyorlarNa enkele weken wasten ze het wit eraf en namen de volle verantwoordelijkheden van mannen op zich.
Ergen erkek çocukları, vücutları beyaz çamura bulanmış halde toplumdan kopuk yaşıyorlarNa pustkowiu nastoletni chłopcy pokrywali ciała białą gliną.
Ergen erkek çocukları, vücutları beyaz çamura bulanmış halde toplumdan kopuk yaşıyorlarNiños adolescentes vivían aislados, con sus cuerpos cubiertos de arcilla blanca.
Ergen erkek çocukları, vücutları beyaz çamura bulanmış halde toplumdan kopuk yaşıyorlarTeini-ikäiset pojat elivät eristyksissä, vartalot valkoisessa savessa.
Ergen erkek çocukları, vücutları beyaz çamura bulanmış halde toplumdan kopuk yaşıyorlarМомчета в тинейджърските си години живяха в изолация, техните тела покрити с бяла глина.
Ergen erkek çocukları, vücutları beyaz çamura bulanmış halde toplumdan kopuk yaşıyorlarПодростки жили в изоляции, их тела покрывались белой глиной.
Ergen erkek çocukları, vücutları beyaz çamura bulanmış halde toplumdan kopuk yaşıyorlarנערים שחיו בבידוד כשגופם מכוסה בחימר לבן.
Ergen erkek çocukları, vücutları beyaz çamura bulanmış halde toplumdan kopuk yaşıyorlarعاش المراهقون في عُزلة، تم تغطية أجسادهم بالطين الأبيض.
Ergen erkek çocukları, vücutları beyaz çamura bulanmış halde toplumdan kopuk yaşıyorlar数週間後、彼らは粘土を洗い落とし
Eski Chiswick ağzında köpüklü.Ancien Chiswick écume à la bouche.
Eski Chiswick ağzında köpüklü.올드 Chiswick는 입가에 발포.
Eski Chiswick ağzında köpüklü.Gamla Chiswick skummade i munnen.
Eski Chiswick ağzında köpüklü.Gamle Chiswick opskummet ved mundingen.
Eski Chiswick ağzında köpüklü.Lama Chiswick berbusa di mulut.
Eski Chiswick ağzında köpüklü.Old Chiswick bọt ở miệng.
Eski Chiswick ağzında köpüklü.Old Chiswick Schaum vor dem Mund.
Eski Chiswick ağzında köpüklü.Old Chiswick schiuma alla bocca.
Eski Chiswick ağzında köpüklü.Old Chiswicku penasta na usta.
Eski Chiswick ağzında köpüklü.Old Chiswick αφρώδες στο στόμα.
Eski Chiswick ağzında köpüklü.Oude Chiswick schuim op de mond.
Eski Chiswick ağzında köpüklü.Régi Chiswick habosított a szája.
Eski Chiswick ağzında köpüklü.Staré Chiswick pěnových u úst.
Eski Chiswick ağzında köpüklü.Staré Chiswicku penových u úst.
Eski Chiswick ağzında köpüklü.Stary Chiswick pianą na ustach.
Eski Chiswick ağzında köpüklü.Vanha Chiswick vaahdotettu suulla.
Eski Chiswick ağzında köpüklü.Vechi Chiswick spumat la gura.
Eski Chiswick ağzında köpüklü.Старий Chiswick піною біля рота.
Eski Chiswick ağzında köpüklü.Старият Chiswick пяна в устата.
Eski Chiswick ağzında köpüklü.Старый Chiswick пеной у рта.
Eski Chiswick ağzında köpüklü.الرغوية القديمة Chiswick في الفم.
Eski Chiswick ağzında köpüklü."それで、あなたは私に嘘をついたしました!あなたが故意にとして私を欺いたhave
Fakat şimdiye kadar, evrene bakış açımız kopuk ve dağınıktı.하지만, 지금까지 우리가 가지고 있던 우주를 향한 시각은 끊겨있고 부분적인 것들 이었습니다.
Fakat şimdiye kadar, evrene bakış açımız kopuk ve dağınıktı.Nhưng cho tới bây giờ, cái nhìn của chúng ta về vũ trụ đã ngưng kết nối và gãy vụn.
Fakat şimdiye kadar, evrene bakış açımız kopuk ve dağınıktı.אבל עד עכשיו, ההבנה שלנו של היקום היתה מנותקת ומפוזרת,
Fakat şimdiye kadar, evrene bakış açımız kopuk ve dağınıktı.و لكن حتى الآن، نظرتنا إلى الكون ما زالت مجزأة و ضعيفة،
Fakat şimdiye kadar, evrene bakış açımız kopuk ve dağınıktı.自然の織成す素晴しい物語の多くは語らわれずにいました
Hacer, ţöyle güzel bol köpüklü bir kahve... ...yap Handan Haným'a.Добре.
Halen, sanal olan ile fiziksel olan arasında büyük bir kopukluk var.Actualmente există o distanță semnificativă între virtual și fizic.
Halen, sanal olan ile fiziksel olan arasında büyük bir kopukluk var.Cały czas jest duży rozdźwięk między sferą wirtualną a rzeczywistą.
Halen, sanal olan ile fiziksel olan arasında büyük bir kopukluk var.Es gibt im Moment noch eine riesige Kluft zwischen dem Virtuellen und dem Gegenständlichen.
Halen, sanal olan ile fiziksel olan arasında büyük bir kopukluk var.Existe hoy en día todavía una gran divergencia entre lo virtual y lo material.
Halen, sanal olan ile fiziksel olan arasında büyük bir kopukluk var.Il y a encore une énorme déconnexion en ce moment entre le virtuel et le physique.
Halen, sanal olan ile fiziksel olan arasında büyük bir kopukluk var.여기에는 아직 가상의 것과 실제의 것 사이에 큰 단절이 있습니다.
Halen, sanal olan ile fiziksel olan arasında büyük bir kopukluk var.Tại thời điểm này vẫn còn một sự thiếu kết nối lớn giữa ảo và thực.
Halen, sanal olan ile fiziksel olan arasında büyük bir kopukluk var.Tra il mondo virtuale e quello fisico manca ancora una connessione.
Halen, sanal olan ile fiziksel olan arasında büyük bir kopukluk var.V tuto chvíli stále ještě zeje obrovská propast mezi virtuálním a skutečným provedením.
Halen, sanal olan ile fiziksel olan arasında büyük bir kopukluk var.Αυτή τη στιγμή υπάρχει ακόμη τεράστια απόσταση ανάμεσα στο εικονικό και στο φυσικό.
Halen, sanal olan ile fiziksel olan arasında büyük bir kopukluk var.Все още има голямо прекъсване между виртуалното и физическото.
Halen, sanal olan ile fiziksel olan arasında büyük bir kopukluk var.До сих пор существует огромный разрыв между виртуальным и физическим.