köleler ile cümle
köleler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Onlar Sauroun'un köleleri, ve o Barahir'in yüzüğünü arıyor.De er Saurons tjenere og han tørster efter Barahirs Ring.
Onlar Sauroun'un köleleri, ve o Barahir'in yüzüğünü arıyor.Dom är Saurons tjänare. och Han söker Barahirs ring.
Onlar Sauroun'un köleleri, ve o Barahir'in yüzüğünü arıyor.Eles são serviçais de Sauron, e ele busca o Anel de Barahir.
Onlar Sauroun'un köleleri, ve o Barahir'in yüzüğünü arıyor.Ils sont les serviteurs de Sauron, et il cherche l'Anneau de Barahir.
Onlar Sauroun'un köleleri, ve o Barahir'in yüzüğünü arıyor.Ők Szauron csatlósai és Barahir gyűrűjét keresik.
Onlar Sauroun'un köleleri, ve o Barahir'in yüzüğünü arıyor.Sie sind Diener von Sauron... und er sucht nach dem Ring von Barahir.
Onlar Sauroun'un köleleri, ve o Barahir'in yüzüğünü arıyor.Slouží Sauronovi a ten hledá Barahirův prsten.
Onlar Sauroun'un köleleri, ve o Barahir'in yüzüğünü arıyor.Slúžia Sauronovi, a ten hľadá Barahirov Prsteň.
Onlar Sauroun'un köleleri, ve o Barahir'in yüzüğünü arıyor.Sono servi di Sauron, E lui sta cercando l'anello di Barahir.
Onlar Sauroun'un köleleri, ve o Barahir'in yüzüğünü arıyor.Son siervos de Sauron, y buscan el Anillo de Barahir.
Onlar Sauroun'un köleleri, ve o Barahir'in yüzüğünü arıyor.To słudzy Saurona, który szuka Pierścienia Barahira.
Onlar Sauroun'un köleleri, ve o Barahir'in yüzüğünü arıyor.Ze zijn dienaren van Sauron, en hij zoekt de Ring van Barahir.
Onlar Sauroun'un köleleri, ve o Barahir'in yüzüğünü arıyor.Είναι υπηρέτες του Σάουρον, κι Εκείνος γυρεύει το δαχτυλίδι του Μπάραχιρ.
Onlar Sauroun'un köleleri, ve o Barahir'in yüzüğünü arıyor.Они слуги Саурона, а он ищет кольцо Барахира.
Onlar Sauroun'un köleleri, ve o Barahir'in yüzüğünü arıyor.目的はバラヒアの指輪 つまり父上 あなたです
Onunla Kölelere Özgürlük örgütünün kölelik kurbanlarını tedavi ettiği bir barınakta karşılaştım.Conheci-o num refúgio onde a <i>Free the Slaves</i> reabilita vítimas de escravatura.
Onunla Kölelere Özgürlük örgütünün kölelik kurbanlarını tedavi ettiği bir barınakta karşılaştım.Ich traf ihn in einem Quartier, in dem Free the Slaves die Opfer der Sklaverei wieder eingliedert.
Onunla Kölelere Özgürlük örgütünün kölelik kurbanlarını tedavi ettiği bir barınakta karşılaştım.Ik ontmoette hem in een schuiloord waar 'Bevrijd de Slaven' slachtoffers van de slavernij rehabiliteert.
Onunla Kölelere Özgürlük örgütünün kölelik kurbanlarını tedavi ettiği bir barınakta karşılaştım.Jeg mødte ham på et tilflugtssted hvor Free the Slaves rehabiliterer ofrer for slaveri.
Onunla Kölelere Özgürlük örgütünün kölelik kurbanlarını tedavi ettiği bir barınakta karşılaştım.Je l'ai rencontré à un refuge où Free the Slaves réinsère les victimes d'esclavage.
Onunla Kölelere Özgürlük örgütünün kölelik kurbanlarını tedavi ettiği bir barınakta karşılaştım.제가 이 아이를 만난 곳은 "노예해방 단체"가 노예제 피해자들의 사회복귀를 돕는 한 보호소였습니다.
Onunla Kölelere Özgürlük örgütünün kölelik kurbanlarını tedavi ettiği bir barınakta karşılaştım.L-am întâlnit într-un adăpost în care Free the Slaves reabilitează victimele sclaviei.
Onunla Kölelere Özgürlük örgütünün kölelik kurbanlarını tedavi ettiği bir barınakta karşılaştım.Lo conocí en un refugio en el que 'Free the Slaves' rehabilita a víctimas de la esclavitud.
Onunla Kölelere Özgürlük örgütünün kölelik kurbanlarını tedavi ettiği bir barınakta karşılaştım.Potkala jsem ho ve středisku, kde Free the Slaves navrací oběti otroctví do běžného života.
Onunla Kölelere Özgürlük örgütünün kölelik kurbanlarını tedavi ettiği bir barınakta karşılaştım.Spotkałam go w schronisku "Free the Slaves", gdzie rehabilituje się ofiary niewolnictwa.
Onunla Kölelere Özgürlük örgütünün kölelik kurbanlarını tedavi ettiği bir barınakta karşılaştım.Spoznala sem ga v zavetišču, v katerem Free the Slaves rehabilitira žrtve suženjstva.
Onunla Kölelere Özgürlük örgütünün kölelik kurbanlarını tedavi ettiği bir barınakta karşılaştım.Tôi gặp cậu bé ở khu cứu trợ mà tổ chức Giải phóng Nô lệ phục hồi các nạn nhân bị nô lệ.
Onunla Kölelere Özgürlük örgütünün kölelik kurbanlarını tedavi ettiği bir barınakta karşılaştım.Τον γνώρισα σ' ένα καταφύγιο όπου η ΜΚΟ "Ελευθερώστε τους Σκλάβους" αποκαθιστά τα θύματα της σκλαβιάς.
Onunla Kölelere Özgürlük örgütünün kölelik kurbanlarını tedavi ettiği bir barınakta karşılaştım.Срещнах го в убежище, където Освободете робите заселва жертви на робството.
Onunla Kölelere Özgürlük örgütünün kölelik kurbanlarını tedavi ettiği bir barınakta karşılaştım.Я встретила его в приюте, где члены организации "Освободим рабов" проводят реабилитацию жертв рабства.
Onunla Kölelere Özgürlük örgütünün kölelik kurbanlarını tedavi ettiği bir barınakta karşılaştım.Я познайомилася з ним у притулку, де організація "Звільнімо рабів" реабілітує жертв рабства.
Onunla Kölelere Özgürlük örgütünün kölelik kurbanlarını tedavi ettiği bir barınakta karşılaştım.פגשתי אותו במקלט שבו "חופש לעבדים" משקמים קורבנות של שעבוד.
Onunla Kölelere Özgürlük örgütünün kölelik kurbanlarını tedavi ettiği bir barınakta karşılaştım.التقيت به في ملجأ حيث تقوم فيه منظمة "حرروا العبيد" بتأهيل ضحايا الرِّق.
Onunla Kölelere Özgürlük örgütünün kölelik kurbanlarını tedavi ettiği bir barınakta karşılaştım.奴隷被害者リハビリ施設でした 井戸で入浴している所です
Öteki köleler, olanları görünce çok üzüldüler. Efendilerine gidip bütün olup bitenleri anlattılar.Các bạn thấy vậy , buồn lắm , đến thuật lại cùng chủ mình mọi điều đã xảy_ra .
Öteki köleler, olanları görünce çok üzüldüler. Efendilerine gidip bütün olup bitenleri anlattılar.Các bạn thấy vậy, buồn lắm, đến thuật lại cùng chủ mình mọi điều đã xảy ra.
Öteki köleler, olanları görünce çok üzüldüler. Efendilerine gidip bütün olup bitenleri anlattılar.Enkele andere mensen die het zagen, vonden dit verschrikkelijk. Ze gingen het de koning vertellen.
Öteki köleler, olanları görünce çok üzüldüler. Efendilerine gidip bütün olup bitenleri anlattılar.Ketika hamba-hamba yang lain melihat apa yang sudah terjadi, mereka sedih dan melaporkan hal itu kepada raja
Öteki köleler, olanları görünce çok üzüldüler. Efendilerine gidip bütün olup bitenleri anlattılar.그 동관들이 그것을 보고 심히 민망하여 주인에게 가서 그 일을 다 고하니
Öteki köleler, olanları görünce çok üzüldüler. Efendilerine gidip bütün olup bitenleri anlattılar.Бачивши ж товариші його, що сталось, жалкували вельми, й, пійшовши, сказали своєму панові все, що сталось.
Öteki köleler, olanları görünce çok üzüldüler. Efendilerine gidip bütün olup bitenleri anlattılar.Товарищи его, видев происшедшее, очень огорчились и, придя, рассказали государю своему все бывшее.
Öteki köleler, olanları görünce çok üzüldüler. Efendilerine gidip bütün olup bitenleri anlattılar.וחבריו העבדים ראו את הנעשה ויעצבו מאד ויבאו ויגידו לאדניהם את כל אשר נעשה׃
Öteki köleler, olanları görünce çok üzüldüler. Efendilerine gidip bütün olup bitenleri anlattılar.فلما رأى العبيد رفقاؤه ما كان حزنوا جدا وأتوا وقصّوا على سيدهم كل ما جرى.
Öteki köleler, olanları görünce çok üzüldüler. Efendilerine gidip bütün olup bitenleri anlattılar.眾 同 伴 看 見 他 所 作 的 事 、 就 甚 憂 愁 、 去 把 這 事 都 告 訴 了 主 人
Öteki köleler, olanları görünce çok üzüldüler. Efendilerine gidip bütün olup bitenleri anlattılar.眾 同伴 看 見 他 所 作 的 事 、 就 甚 憂愁 、 去 把 這事 都 告訴 了 主人
RABbin uyarısını önemsemeyenler ise köleleriyle hayvanlarını tarlada bıraktı.A ki pedig nem törõdék az Úr beszédével, szolgáit és barmát a mezõn hagyá.
RABbin uyarısını önemsemeyenler ise köleleriyle hayvanlarını tarlada bıraktı.Ale kdož nepřiložil srdce svého k slovu Hospodinovu, nechal služebníků svých a dobytka svého na poli.
RABbin uyarısını önemsemeyenler ise köleleriyle hayvanlarını tarlada bıraktı.Ale kto nepriložil svojho srdca k slovu Hospodinovmu, zanechal svojich sluhov i svoj dobytok na poli.
RABbin uyarısını önemsemeyenler ise köleleriyle hayvanlarını tarlada bıraktı.Ale kto nie przyłożył serca swego do słowa Pańskiego, ten zostawił sługi swe i bydło swe na polu.
RABbin uyarısını önemsemeyenler ise köleleriyle hayvanlarını tarlada bıraktı.chi invece non diede retta alla parola del Signore lasciò schiavi e bestiame in campagna
RABbin uyarısını önemsemeyenler ise köleleriyle hayvanlarını tarlada bıraktı.còn kẻ nào chẳng chú ý về lời Ðức Giê-hô-va, thì để đầy tớ và súc vật mình ở ngoài đồng.
RABbin uyarısını önemsemeyenler ise köleleriyle hayvanlarını tarlada bıraktı.còn kẻ nào chẳng chú_ý về lời Ðức_Giê - hô-va , thì để đầy_tớ và súc_vật mình ở ngoài đồng .
RABbin uyarısını önemsemeyenler ise köleleriyle hayvanlarını tarlada bıraktı.Dar cei ce nu şi-au pus la inimă Cuvîntul Domnului, şi-au lăsat robii şi turmele pe cîmp.
RABbin uyarısını önemsemeyenler ise köleleriyle hayvanlarını tarlada bıraktı.Kdor si pa ni vzel besede GOSPODOVE k srcu, je pustil svoje hlapce in živino na polju.
RABbin uyarısını önemsemeyenler ise köleleriyle hayvanlarını tarlada bıraktı.여호와의 말씀을 마음에 두지 아니하는 자는 그 종들과 생축을 들에 그대로 두었더라
RABbin uyarısını önemsemeyenler ise köleleriyle hayvanlarını tarlada bıraktı.maar anderen sloegen Zijn woorden in de wind en lieten hun knechten en vee buiten op het land.
RABbin uyarısını önemsemeyenler ise köleleriyle hayvanlarını tarlada bıraktı.mas aquele que não se importava com a palavra do Senhor, deixou os seus servos e o seu gado no campo.
RABbin uyarısını önemsemeyenler ise köleleriyle hayvanlarını tarlada bıraktı.men de, der ikke lagde sig HERRENs Ord på Hjerte, lod deres Trælle og Kvæg blive ude på Marken.
RABbin uyarısını önemsemeyenler ise köleleriyle hayvanlarını tarlada bıraktı.men den som icke aktade på HERRENS ord, han lät sina tjänare och sin boskap bliva kvar ute på marken.
RABbin uyarısını önemsemeyenler ise köleleriyle hayvanlarını tarlada bıraktı.men de som ikke gav akt på Herrens ord, lot sine folk og sin buskap bli ute på marken.
İlgili Sayfalar