Yine, köktenci ideolojiler büyük tarihsel ilerlemelere karşı çıkarlar.Once more, the fundamentalist ideologies oppose to the great historical advances.
NoFap üyeleri kurucusu Rhodes gibi ateistlerden, Köktenci Hristiyanlara kadar uzanıyor.The membership of NoFap ranges from atheists, like founder Rhodes, to fundamentalist Christians.
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.This is what radicals can do with openness.
Başbakan, iki liderin davranışlarının aşırıcılıği ve köktenciliği teşvik ettiğini belirtti.He said the two leaders' behaviour encouraged extremism and radicalism.
Fakat basitleştirmenin siyasi köktenciliğe dönüşmesine gerek yoktur.But simplification need not turn into policy fundamentalism.
Taliban İslamcılık, İslami köktencilik, Peştun milliyetçiliği 1994'te kurulan silahlı grup.Taliban Islamism, Islamic fundamentalism, Pashtun nationalism Armed group, founded in 1994.
Temelde sadece köktenci incitilebilir."Difficilmente infatti per (un) empio qualcuno morirà".
Temelde sadece köktenci incitilebilir."Вскоре мы смогли бы поразить и волосинку».
Temelde sadece köktenci incitilebilir."في الأساس من الممكن أن يشعر الأصوليين فقط بالضعف".
Çoğu Protestan Reformcu Servet'i tehlikeli bir köktenci olarak görmekteydi ve dini özgürlük fikri henüz yoktu.رأى أغلب المصلحين البروتستانت سيرفيتوس كشخص ثوري خطير، ولم يكن مفهوم الحرية الدينية موجوداً في ذلك الوقت.
Gelenekçi ve köktencilerin anlaşmazlıklarını teşvik et.تحقيق الخلاف في أصحاب الأعراف .
Temelde sadece köktenci incitilebilir."Tylko głupiec chciałby go posiąść."
Çoğu Protestan Reformcu Servet'i tehlikeli bir köktenci olarak görmekteydi ve dini özgürlük fikri henüz yoktu.大多数新教改革派成员把塞爾韋特看作危险的激进分子,而当时宗教自由的概念还未真正出现。
Tedavi yöntemlerini köktencileştirmesi oradadır.Там той радикализира методите си на лечение.
Tedavi yöntemlerini köktencileştirmesi oradadır.Arendanud nende haiguste ravimeetodeid.
Bir başınabuyruk ya da köktenci olman imkansızdır.C'est impossible de sortir de l'ordinaire ou d'être vraiment original
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.Así pueden usar la apertura los radicales.
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.Asta pot face forțele radicale cu transparența.
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.C'est ce que les radicaux peuvent faire avec l'ouverture.
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.Das können Radikale mit Offenheit anstellen.
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.Dat kunnen radicalen doen met openheid.
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.Đây là những gì mà những người có quan điểm cực đoan có thể làm với sự cởi mở ấy.
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.Ezt teszik a radikálisok a nyitottsággal.
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.Isto é o que os radicais conseguem fazer com abertura.
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.이것이 바로 급진주의자들이 개방성이라는 것에 대해 할 수있는 일이죠.
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.Questo è quello che i radicali possono fare con l'apertura.
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.Toto dokážu radikáli urobiť s otvorenosťou.
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.Vidíme, jak radikálové dokáží zneužít otevřenosti.
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.Właśnie tak radykałowie mogą wykorzystać otwartość.
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.Αυτό μπορούν να καταφέρουν οι εξτρεμιστές σε συστήματα τόσο ανοιχτά.
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.Вот что радикалы могут сделать с открытостью.
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.Ето какво радикалите правят с откритостта.
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.Ось як радикали можуть використати відкритість.
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.זה מה שקיצוניים יכולים לעשות עם פתיחות.
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.وهذا ما يمكن للمتشددين أن يصنعوه بالانفتاح.
Bu köktencilerin açıklık ile ne yapabileceğinin göstergesidir.これは4年ほど前の話です
Her ikisi de köktenci Hristiyandılar herhangi bir muhalefeti şeytan ve komünizm işi addediyorlardı.Ambos fundamentalistas, vendo a oposição como obra dos comunistas e do Diabo.
Her ikisi de köktenci Hristiyandılar herhangi bir muhalefeti şeytan ve komünizm işi addediyorlardı.Båda var kristna fundamentalister som ansåg all opposition som ett av kommunismens och djävulens verk.
Her ikisi de köktenci Hristiyandılar herhangi bir muhalefeti şeytan ve komünizm işi addediyorlardı.Obaja boli kresťanskí fundamentalisti, ktorí považovali akúkoľvek opozíciu za dielo komunizmu a diabla.
Her ikisi de köktenci Hristiyandılar herhangi bir muhalefeti şeytan ve komünizm işi addediyorlardı.Oba sta bila krščanska fundamentalista, ki sta vsako nasprotovanje imela za delo komunitsov in hudiča.
Her ikisi de köktenci Hristiyandılar herhangi bir muhalefeti şeytan ve komünizm işi addediyorlardı.И двамата са християни фундаменталисти и считат всяка опозиция за дело на комунизма и дявола.
Her ikisi de köktenci Hristiyandılar herhangi bir muhalefeti şeytan ve komünizm işi addediyorlardı.Оба были христианскими фундаменталистами и рассматривали любую оппозицию как дело рук коммунистов и дьявола
Her ikisi de köktenci Hristiyandılar herhangi bir muhalefeti şeytan ve komünizm işi addediyorlardı.שניהם היו נוצרים קיצוניים שהתייחסו לכל המתנגדים שאל קומוניסטים או התגלמות השטן
Her ikisi de köktenci Hristiyandılar herhangi bir muhalefeti şeytan ve komünizm işi addediyorlardı.共産主義を悪魔と見なしました 1950年 Jacobo Árbenzはグアテマラで 多数派により民主的に
Tamamen yeni ve köktenci olan bu tür düşüncelerin daha fazlasına ihtiyacımız var.Abbiamo bisogno di più di questo pensiero completamente nuovo e radicale.
Tamamen yeni ve köktenci olan bu tür düşüncelerin daha fazlasına ihtiyacımız var.Chúng ta cần nhiều hơn thế các suy nghĩ hoàn toàn mới và cơ bản đó.
Tamamen yeni ve köktenci olan bu tür düşüncelerin daha fazlasına ihtiyacımız var.Kita butuh lebih banyak pemikiran yang sepenuhnya baru dan radikal
Tamamen yeni ve köktenci olan bu tür düşüncelerin daha fazlasına ihtiyacımız var.이제 우리는 전혀 새롭고 급진적인 사고방식이 필요합니다.
Tamamen yeni ve köktenci olan bu tür düşüncelerin daha fazlasına ihtiyacımız var.Musimy myśleć bardziej radykalnie. Musimy myśleć bardziej radykalnie.
Tamamen yeni ve köktenci olan bu tür düşüncelerin daha fazlasına ihtiyacımız var.My potřebujeme víc než to, zcela nové a radikální myšlení.
Tamamen yeni ve köktenci olan bu tür düşüncelerin daha fazlasına ihtiyacımız var.Potrebujeme viac týchto úplne nových a radikálnych myšlienok.
Tamamen yeni ve köktenci olan bu tür düşüncelerin daha fazlasına ihtiyacımız var.Szükségünk van az ilyen, teljesen új, merőben más gondolkodásmódra.
Tamamen yeni ve köktenci olan bu tür düşüncelerin daha fazlasına ihtiyacımız var.Wir brauchen mehr von diesem vollkommen neuen und radikalen Denken.
Tamamen yeni ve köktenci olan bu tür düşüncelerin daha fazlasına ihtiyacımız var.Χρειαζόμαστε περισσότερο από αυτόν τον εντελώς νέο και ριζοσπαστικό τρόπο σκέψης.
Tamamen yeni ve köktenci olan bu tür düşüncelerin daha fazlasına ihtiyacımız var.Нам необходимо больше такого совершенно нового и радикального мышления.
Tamamen yeni ve köktenci olan bu tür düşüncelerin daha fazlasına ihtiyacımız var.אנחנו זקוקים לעוד חשיבה חדשה ורדיקלית כזו.
Tamamen yeni ve köktenci olan bu tür düşüncelerin daha fazlasına ihtiyacımız var.ونحن نحتاج هكذا مشاريع مشاريع جديدة تماما ومنطقية تماما
Tamamen yeni ve köktenci olan bu tür düşüncelerin daha fazlasına ihtiyacımız var.先進的な考え方も必要です この部屋から1時間以内にたどり着けるような