köklü ile cümle
köklü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Şimdi başka bir şeyle ilgili ama aynı şekilde köklü.이제는 그전과는 다르지만 똑같이 근본적인 문제에 관한 것입니다.
Şimdi başka bir şeyle ilgili ama aynı şekilde köklü.Maintenant, voici quelque chose de différent mais c'est tout aussi profond.
Şimdi başka bir şeyle ilgili ama aynı şekilde köklü.Teraz chodzi o coś innego, ale jest to równie istotne.
Şimdi başka bir şeyle ilgili ama aynı şekilde köklü.Teraz je to o niečom inom, ale je to rovnako hlboké.
Şimdi başka bir şeyle ilgili ama aynı şekilde köklü.V současnosti jde o něco jiného, ale má to stejně zásadní význam.
Şimdi başka bir şeyle ilgili ama aynı şekilde köklü.Wij ruimte en tijd zien. Nu gaat het over iets anders maar het is even ingrijpend.
Şimdi başka bir şeyle ilgili ama aynı şekilde köklü.Τώρα πρόκειται για κάτι διαφορετικό, αλλά εξίσου βαθύ.
Şimdi başka bir şeyle ilgili ama aynı şekilde köklü.Сега става въпрос за нещо друго, но е също толкова значимо.
Şimdi başka bir şeyle ilgili ama aynı şekilde köklü.Теперь это о чём-то другом, но такой же глубины и важности.
Şimdi başka bir şeyle ilgili ama aynı şekilde köklü.היום זה משהו אחר אבל עמוק באותה מידה.
Şimdi başka bir şeyle ilgili ama aynı şekilde köklü.الآن عن شيئ آخر لكنها متساوية فى التعقيد .
Şimdi başka bir şeyle ilgili ama aynı şekilde köklü.重大さでは同じです それで しばしば
Şimdi buradaki köklü ifadeye bakalım.그럼 이제 이쪽의 무리수를 봅시다.
Şimdi buradaki köklü ifadeye bakalım.Tohle se tedy rovná... Takže krát...
Şimdi buradaki köklü ifadeye bakalım.И сега нека да разгледаме този корен тук.
Şimdi buradaki köklü ifadeye bakalım.الآن دعوني ننظر الى هذا الجذر هنا
Şimdi sadece köklüleri sadeleştireceğiz.E ora non resta altro che semplificare i radicali
Şimdi sadece köklüleri sadeleştireceğiz.이건 이제 그냥 간단하게 수를 나타내는 계산이 되습니다
Şimdi sadece köklüleri sadeleştireceğiz.Vi mangler nu kun at reducere udtrykket her.
Şimdi sadece köklüleri sadeleştireceğiz.Сега всичко се свежда до опростяване на радикалите.
Şimdi sadece köklüleri sadeleştireceğiz.ועכשיו ניתן לפשט את השורשים
Şimdi sadece köklüleri sadeleştireceğiz.والآن يتلخص هذا بتبسيط الجذور
Şimdi, şu köpeğin poposunu kokluyorum, sahibimde çağırıyor, çok zor karar." Değil mi?Én itt szaglászom a másik kutya hátsóját, közben meg a gazdi hív, nehéz döntés." Igaz?
Şimdi, şu köpeğin poposunu kokluyorum, sahibimde çağırıyor, çok zor karar." Değil mi?Eu miros dosul câinelui ăsta şi stăpânul mă cheamă... e o alegere grea." Nu?
Şimdi, şu köpeğin poposunu kokluyorum, sahibimde çağırıyor, çok zor karar." Değil mi?"Hmm, ¿Qué haré? Estoy olfateando el trasero de este perro y mi dueño me llama. Es una decisión difícil.
Şimdi, şu köpeğin poposunu kokluyorum, sahibimde çağırıyor, çok zor karar." Değil mi?"Humm, interessante, estou a cheirar o rabo deste cão, o dono está a chamar, "é uma escolha difícil."
Şimdi, şu köpeğin poposunu kokluyorum, sahibimde çağırıyor, çok zor karar." Değil mi?Ich schnuppere das Hinterteil dieses Hundes, das Herrchen ruft, das ist eine schwierige Wahl." Richtig?
Şimdi, şu köpeğin poposunu kokluyorum, sahibimde çağırıyor, çok zor karar." Değil mi?Je renifle le derrière de cet autre chien, mon maitre m'appelle" C'est un choix difficile.
Şimdi, şu köpeğin poposunu kokluyorum, sahibimde çağırıyor, çok zor karar." Değil mi?이 개의 엉덩이 냄새를 맡고 있는 중인데, 주인이 부르고 있단 말이야. 고르기가 어렵군." 그렇죠?
Şimdi, şu köpeğin poposunu kokluyorum, sahibimde çağırıyor, çok zor karar." Değil mi?Obwąchuję właśnie zadek tego psa, a właściciel mnie woła, trudny wybór". Prawda?
Şimdi, şu köpeğin poposunu kokluyorum, sahibimde çağırıyor, çok zor karar." Değil mi?Μυρίζω τον πισινό αυτού του σκύλου, ο ιδιοκτήτης φωνάζει, είναι μια δύσκολη απόφαση". Σωστά;
Şimdi, şu köpeğin poposunu kokluyorum, sahibimde çağırıyor, çok zor karar." Değil mi?"Хмм, интересно. Душа задницата на това друго куче, стопанинът ме вика, труден избор." Нали?
Şimdi, şu köpeğin poposunu kokluyorum, sahibimde çağırıyor, çok zor karar." Değil mi?Я сейчас нюхаю заднюю часть другой собаки, а хозяин зовет, трудный выбор". Не так ли?
Şimdi, şu köpeğin poposunu kokluyorum, sahibimde çağırıyor, çok zor karar." Değil mi?אני מרחרח את האחוריים של הכלב שאיתי, הבעלים קורא לי, זו החלטה קשה". נכון?
Şimdi, şu köpeğin poposunu kokluyorum, sahibimde çağırıyor, çok zor karar." Değil mi?أنا أشم مؤخرة هذا الكلب، والمالك يناديني، أنه إختيار صعب." صحيح؟
Şimdi, şu köpeğin poposunu kokluyorum, sahibimde çağırıyor, çok zor karar." Değil mi?うーん、どうしよう」でしょ。 おしりか、ご主人か。 お尻の勝ちです。
Söylediğim gibi, parktaysa ve bir popo kokluyorsa, neden sahibine gelsin?Ahogy mondtam, ha a parkban van, és van ott egy szaglászni való hátsó, miért is jönne a gazdihoz?
Söylediğim gibi, parktaysa ve bir popo kokluyorsa, neden sahibine gelsin?"Als hij in het park is en er is een achterste om te besnuffelen, waarom dan naar het baasje toekomen?"
Söylediğim gibi, parktaysa ve bir popo kokluyorsa, neden sahibine gelsin?Como dije antes; si está en el parque y hay un trasero que olfatear ¿por qué regresar con su amo?
Söylediğim gibi, parktaysa ve bir popo kokluyorsa, neden sahibine gelsin?Como eu disse, se ele está no parque e houver um rabo para cheirar, porquê voltar para o dono?
Söylediğim gibi, parktaysa ve bir popo kokluyorsa, neden sahibine gelsin?Cum spuneam, dacă se află în parc şi e un dos de mirosit, de ce să vină la stăpân?
Söylediğim gibi, parktaysa ve bir popo kokluyorsa, neden sahibine gelsin?Jak mówiłem, jeśli ma w parku zadek do obwąchania, po co wracać do właściciela?
Söylediğim gibi, parktaysa ve bir popo kokluyorsa, neden sahibine gelsin?아까 말씀드린 것처럼, 개가 공원에서 다른 개의 냄새를 맡고 있다면 뭐하러 주인에게 오겠습니까?
Söylediğim gibi, parktaysa ve bir popo kokluyorsa, neden sahibine gelsin?S'il est dans un parc avec des arrière-trains à renifler, pourquoi aller voir le maitre?
Söylediğim gibi, parktaysa ve bir popo kokluyorsa, neden sahibine gelsin?Wie gesagt, wenn er im Park ist und es ein Hinterteil zum Beschnuppern gibt, warum [dann] zum Herrchen kommen?
Söylediğim gibi, parktaysa ve bir popo kokluyorsa, neden sahibine gelsin?Όπως είπα, αν είναι στο πάρκο και υπάρχει ένας πισινός για να μυρίσει, γιατί να πάει στον ιδιοκτήτη του;
Söylediğim gibi, parktaysa ve bir popo kokluyorsa, neden sahibine gelsin?Как я уже говорил, если она в парке, и есть чей-то зад, зачем идти к хозяину?
Söylediğim gibi, parktaysa ve bir popo kokluyorsa, neden sahibine gelsin?Не непременно, не. Както казах, ако то е в парка и има задница за подушване, защо да ходи при стопанина?
Söylediğim gibi, parktaysa ve bir popo kokluyorsa, neden sahibine gelsin?כמו שאמרתי, אם הוא בפארק ויש אחוריים לרחרח מדוע לבוא לבעלים?
Söylediğim gibi, parktaysa ve bir popo kokluyorsa, neden sahibine gelsin?كما قلت، لو انه في المتنزه وهناك مؤخرة يشمها، لمَ سيأتي للمالك؟
Söylediğim gibi, parktaysa ve bir popo kokluyorsa, neden sahibine gelsin?どうして飼い主の所へ行くだろうか? 飼い主と一緒に生活している犬は、いつでも飼い主に会えます。
Umarım köklü sayılar konusunda daha büyük köklerle işlem yapmayı ilginç bulmuşsunuzdur. .Doufám, že vám tenhle krátký tutoriál na téma vyšších odmocnin přišel zajímavý.
Umarım köklü sayılar konusunda daha büyük köklerle işlem yapmayı ilginç bulmuşsunuzdur. .더 고차원의 제곱근을 풀 때에 이렇게 하시기를 권장합니다
Umarım köklü sayılar konusunda daha büyük köklerle işlem yapmayı ilginç bulmuşsunuzdur. .Mam nadzieję, że zaciekawił was ten wykładzik o pierwiastkach.
Umarım köklü sayılar konusunda daha büyük köklerle işlem yapmayı ilginç bulmuşsunuzdur. .Portanto, esperamos que você tenha achado este pequeno tutorial no ensino de radicais interessante.
Umarım köklü sayılar konusunda daha büyük köklerle işlem yapmayı ilginç bulmuşsunuzdur. .Така че, надявам се, да сте намерили този малък урок за по-високите стойности на корените за интересен.
Umarım köklü sayılar konusunda daha büyük köklerle işlem yapmayı ilginç bulmuşsunuzdur. .اتمنى انك وجدت هذا الدرس ممتعاً
Ve başardığımız bu değişim önemsemediklerimiz kadar köklü bir değişim.És a változás, amit elértünk és ami majdnem ugyanannyira radikális, arra nem fordítunk túl sok figyelmet.
Ve başardığımız bu değişim önemsemediklerimiz kadar köklü bir değişim.즉 장애를 가진 사람들을 어떻게 봐왔는지, 어떻게 사람들을 인간 이하로 생각해왔는지는 잊고 있습니다. 여기서 이뤄진 변화는
Ve başardığımız bu değişim önemsemediklerimiz kadar köklü bir değişim.Onze nieuwe houding haalt elke dag het nieuws.