Ana içeriğe geç
Sözlük

kök ile cümle

kök kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Yoksa kökleri "Ulu Hakan"ın şüpheli ölümüne uzanan bir entrika mı?Nekomata ¿Una peligrosa trampa de amor peligrosa?
Bazı biyokimyacılar tiyoester bağının yaşamın kökeni için çok önemli olduğunu düşünmektedirler.Algunos bioquímicos piensan que los enlaces tioéster son críticos para el origen de la vida.
Atlatl sözcüğü Nahuatl dili kökenlidir.La palabra es de origen náhuatl.
En üstte bulunan dizine kök dizin (ing. root) adı verilir, kök dizininin üst dizini yoktur.Uche upar ucha nao Su Nombre es lo más alto de lo alto.
Dorian'ın kökenleri hakkında Lord Henry'i bilgilendirir.Le informa a él sobre el linaje de Dorian.
Trappist tarikatın kökeni Fransa'nın Soligny-la-Trappe kentindeki Sistersiyen manastırına dayanır.La orden trapense tiene su origen en el monasterio cisterciense de La Trappe, Francia.
Çırzı adının etimolojik kökeni bilinmemektedir.No se conoce la etimología del nombre Chorzów.
Genellikle kökün içinde bir ölçek vardır.En él suele fijarse una cantidad límite.
1994) 1908 - John Kenneth Galbraith, Kanada kökenli Amerikalı ekonomist (ö.1967) 1908: John Kenneth Galbraith, economista canadiense (f.
Doğaçlamanın kökenleri yine Afrika'ya dayanmaktadır.Los orígenes de la soul food pueden remontarse a África.
Her ne kadar Yörük kökenli bilinseler de, Yörük kültürünün izlerine pek de rastlanılmamaktadır.No se conocen los usos de estas plantas ornamentales más allá de su cultura.
Köktendincilik toplumda, bu yozlaşmaya karşı tepki olarak ortaya çıkmıştır.La unión bancaria se ideó como una respuesta política para romper este círculo vicioso.
Kariyerinin kökeni gençliğinde aldığı eğitime dayanır.Fue un complemento para el entrenador debido a su juventud.
Yaşarma bilhassa büyükmekte olan kök sisteminde iyi görülür.Muy apto para el envejecimiento en barrica.
"Sahti" sözcüğünün kökeni belirgin değildir.La etimología de la palabra sahti no está clara.
Azazil kelimesi, Arapça kökenli bir sözcüktür.Por tanto la palabra Sorbas tendría un origen árabe.
Osmanlı Döneminde hem Avrupa’ya hem de Amerika’ya meyan kökü özütü satışı yapılmaktaydı.Desde ese momento su carrera de concertista virtuoso despega, tanto en Europa como en América.
(May/Bay/Pay) kökünden türemiştir.¡No te vayas! - Bien, pero mira que la ocasión la pintan calva.
Darbuka sözcüğü de benzer bir şekilde Arapça ‘darp’ (vurmak) kökünden gelir.Por lo tanto la palabra daf es una forma árabe de la palabra dap.
Mambo (müzik), Küba kökenli bir müzik ve dans biçimi.El mambo es un género musical y un baile originario de Cuba.
Geceleri eski ağaç köklerinde saklanarak uyurlar.En las noches se pueden encontrar dormidos en las ramas de los arbustos.
Moğolca kökenlidir.Fuente monumental.
Borzoy (Rus tazısı da denir) Rusya kökenli köpek ırkı.Borzoi es una raza de perro desarrollada en Rusia.
İskoçya ve Litvanya kökenli ailesi Brandon sekiz yaşına gelene kadar Henderson'da yaşamıştır.La familia Flowers vivió en Henderson, Nevada, hasta que Brandon tenía 8 años.
Devrimle birlikte bu terim, kökten ve olumlu yönde bir anlam değişikliğine uğradı. ^ ^Y sólo en este sentido revolucionario, yo voto, señores, a favor del libre cambio.
Albüm grubun rock kökenlerine geri dönmesi nedeniyle genel olarak olumlu eleştiriler almıştır.Este álbum recibió muy buenas críticas dentro de las revistas de rock en Rusia.
Bugün, Türkiye'de yaşayan Kosova Türklerinin az sayılmayan bir kısmı Priştine kökenlidir.Hoy en día sólo una pequeña parte de la industria de entretenimiento japonés está prohibida en Corea.
Bunun genel bir hakaret mi yoksa kökeni ile ilgili mi olduğu açık değildir.Nunca quedó claro si fue una denuncia cierta o simple intoxicación.
Puebla kökenlidir.Síntesis Puebla.
Dammam tarihinin antik köklere sahiptir.Dammam tiene raíces antiguas en la historia.
Kök halindeki sözcükler ise her zaman basittir.En este contexto, otras coronales son siempre simples.
Zındık kelimesi, köken itibariyle Farsçadır ve bu dilden Arapçaya geçmiştir.La cubierta es a una sola agua con inclinación y acabado en teja árabe.
(Köç/Göç kökünden türemiştir.(Santorcaz) Llano de la Horca.
Yahudi Kübalılar, Kübalı Yahudiler veya Yahudi kökenli Kübalılar Küba'da yaşayan bir etnik ve dini grup.Cubanos judíos, Judíos cubanos, o los cubanos de ascendencia judía, han vivido en Cuba durante siglos.
Mahallenin kökeni Kayı boyundandır.El relieve de la región es llano.
Kanada kaynaklarına göre gözaltına alınan kişiler arasında 34 Türk kökenli ABD vatandaşı bulunuyor.Los responsables son capturados 4 días después; entre los capturados, se encuentra un ciudadano venezolano.
Cami ve cem sözcükleri aynı kökten gelir.Se ha demostrado que esta serie y Ben 10 son del mismo Universo.
Kelime, Italyanca kökenli olan "tombola"dan dilimize geçmiştir.Está relacionada con la "intrada" italiana.
Şu anki Danimarka Nasyonal Sosyalist Hareketi bu partinin kökeninden gelir.El actual Movimiento Nacional Socialista de Dinamarca remonta sus orígenes al DNSAP.
Soyadı "Conan Doyle" ise de, bu bileşik soyadının kökeni bilinmemektedir.Este sistema de nombrado dual puede confundir al novato.
Halkın çoğunluğu ise Kreolce denen İngilizce kökenli bir dil kullanmaktadırlar.La mayoría de la población habla una lengua criolla derivada del inglés.
Leiston’da kardeşinin kayınbiraderi olan Suffolk kökenli bir hanın kızına, Louisa Dunnell’a, aşık oldu.Ahí, se enamoró de la cuñada de su hermano, Louisa Dunell, hija de un posadero originario de Suffolk.
Hugo, Afrika'nın kıyılarından 9 Eylül'de ayrılan tropikal bir dalgadan köken aldı.Debby se formó a partir de un disturbio tropical cerca de las costas de África el 3 de septiembre.
Bu bitkinin kökünün kaynatılarak elde edilen suyunun içilmesi şeker hastalığına iyi geldiği ifade edilir.El agua potable de esos estanques se considera curativa.
Lawrence, Alman kökenli bir Amerikalıdir.Ambos, por tanto, de origen germano americano.
Hikâyenin kökeni Scorpion'un ölümüne dayanır.La historia sigue cuando matan a Spider.
İsveç kökenlidir.Conteo de Suecia.
Trakya ırkının kökeni hakkında fazla bir bilgiye sahip değiliz.No hay muchos datos sobre los Tracker de Corea del Sur.
Köklü yapısal reformlardan yanadır.Románica, con reformas posteriores.
Kök kelime dillerinde böyle bir şey yoktur.No existe como tal en el lenguaje.
"Lolll" kökü "asılı durup sallanmak" anlamına gelmektedir.La raíz de sánscrita dhara significa ‘mantener o sostener’.
Jeff Vail - Köksap Nedir?José Zorrilla: El encapuchado.
9 Ağustos 1935, Donja Stubica), Hırvat kökenli Yugoslav millî futbolcudur.9 de agosto de 1935, Donja Stubica) es un ex futbolista croata.
Kökleri Erzincan'ın Tercan ilçesinden gelmektedir.Se dice que el agua de la fuente nace bajo la ermita.
Gassulilerin kökeni belirsizdir.El origen de los sumerios es incierto.
Toplam nüfusun %5'i Hispanik ya da Latin kökenlidir.Un 55% de la población eran hispanos o de raza latina.
1256'da kökten bir genişleme ve yenileme çalışması başladı.Un amplio programa de ampliación comenzó en 1256.
Birçok ülkede bazen kırmızı meyan kökü de bulunuyor.En ocasiones también carga una sombrilla roja.
Bazı yazarlar Kürt kökenli olduğunu iddia ederler.Algunos autores mencionan erróneamente que había sido esclavo.
Pluripotansiyel kök hücrelerden (hemositoblast) ürerler.Cámara de Semilleros Multiplicadores (CASEM).
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod