Evin dışarısı çok köhneydi.The outside of the house was very run down.
Ve inersiniz. Yüzeyle, köhne bir radyo dışında, hiç bağlantı yoktur.There's no connection to the surface apart from a pretty funky radio.
Bu köhne ve fantastik sarayda sırtında korkunç bir elektirikli kutu... ...öylece duruyordu.And there he is, with this horrible electrical box on his rump in this fantastic, decrepit palace.
Kutluğ-Timur Minaresi, Türkmenistan'daki Köhne Ürgenç'te yer alan bir minaredir.Kutlug Timur minaret is a minaret in Konye-Urgench in north Turkmenistan, Central Asia.
Köhne Ürgenç ^ World Gazetteer'de “Ürgenç”L’âge de déraison », sur audiovisuelle
Rusya'nın zayıflığı büyük ölçüde, köhnemiş askeri ve bürokratik bir otokrasiyle yöneltilmesinden geliyordu.El cine mexicano, por su parte, se había estancado por líos burocráticos y sindicales.
Bir kız çocuğu Susan Kohner vardır.La pareja tuvo una hija, Susan Scheftel.
Uzun yıllar ihmal edilip köhneledikten sonra yenileştirilmiştir.وقد تم إهمالها وغلقها بعد ذلك لسنوات طويلة.
Bir kız çocuğu Susan Kohner vardır.Tem uma gata, Madame Nora.
Ottery St.Catchpole’un yakınlarındaki bir kasabada Kovuk adındaki 3-4 katlı ve köhne bir evde yaşarlar.Diggoriova rodina žil v nebo blízkosti obce Ottery St Catchpole.
Bir kız çocuğu Susan Kohner vardır.Heillä on yksi lapsi, Jackson Spiner.
Daryl, kendisinin daha önce Michonne ile birlikte keşfettiğini söylediği köhne bir eve Beth'i getirir.Daryl liền đưa Beth đến một căn nhà tồi tàn, nơi mà anh và Michonne từng tìm được.
Uzun yıllar ihmal edilip köhneledikten sonra yenileştirilmiştir.顧綽被騙後後悔了幾天。
Mekke’yi de ziyaret etti ve Abdülbaki el- Köhnevî ile Şeyh Salih Akişanî’nin hadis derslerine devam etti.료마는 북진일도류(北辰一刀流) 지바 도장에서 검술을 배우면서, 한편으로는 에도의 존왕양이론자들과 사귀었으며 그 해 말에는 사쿠마 쇼잔의 사숙에서 공부했다.
Uzun yıllar ihmal edilip köhneledikten sonra yenileştirilmiştir.Jeho ostatky však boli po niekoľkých rokoch exhumované a spálené.
Kar kalınlığı o kadar fazla idi ki köhne olan çatı ve damlar çöktū.Na drugi strani pa je bil sneg tako zbit, da so moški drseli navzdol po zadnjicah.
Şehir nüfusça büyümekle beraber şehrin alt yapısı eskimiş ve köhneleşmiştir.Hoolimata riiklikust toetusest oli linna ülesehitamine pikk ja vaevaline.
Yolda satılık köhne bir restoran görmektedir.Nõmme turuhoone on müügimaja Nõmme turul.
Bu boktur; bu köhnemiştir; bu gülünçtür.Dat is belachelijk en achterhaald.
Bu boktur; bu köhnemiştir; bu gülünçtür.그렇게 그들은 더 많이 팔아 치우죠. 엉터리고, 쓸모도 없고, 아주 이치에 맞지 않아요!
Bu boktur; bu köhnemiştir; bu gülünçtür.Продают они больше, и это отстой полный, каменный век.
Bu boktur; bu köhnemiştir; bu gülünçtür.Це фігня, це застаріло, це смішно.
Bu boktur; bu köhnemiştir; bu gülünçtür.הם מוכרים יותר, זה חרא, זה חסר שימוש, זה מגוחך.
Bu boktur; bu köhnemiştir; bu gülünçtür.إنهم يبيعون أكثر، إنه مقرف، إنه باطل، إنه أمر سخيف.
Bu boktur; bu köhnemiştir; bu gülünçtür.なので僕は "ひねくれデザイン"と呼びます
Bu köhne ve fantastik sarayda sırtında korkunç bir elektirikli kutu... ...öylece duruyordu.Daar is hij, met dat vreselijke elektrische kastje op zijn romp in dat fantastische, vervallen paleis.
Bu köhne ve fantastik sarayda sırtında korkunç bir elektirikli kutu... ...öylece duruyordu.Et le voilà, avec cette horrible boite électrique sur la croupe dans ce fantastique palais décrépit.
Bu köhne ve fantastik sarayda sırtında korkunç bir elektirikli kutu... ...öylece duruyordu.Íme, itt van, azzal a szörnyű elektromos dobozzal a farán, ezen a fantasztikusan omlatag helyen.
Bu köhne ve fantastik sarayda sırtında korkunç bir elektirikli kutu... ...öylece duruyordu.그개는 둔부에 끔찍한 전기 상자를 달고 있습니다. 이 환상적이고 낡은 궁전안에서 입니다.
Bu köhne ve fantastik sarayda sırtında korkunç bir elektirikli kutu... ...öylece duruyordu.Se ne sta lì, con quell'orribile congegno elettrico sulle natiche, in un palazzo fantastico e fatiscente.
Bu köhne ve fantastik sarayda sırtında korkunç bir elektirikli kutu... ...öylece duruyordu.Și uite-l acolo, cu acea cutie electrică oribilă pe spate, în acel palat fantastic și decrepit.
Bu köhne ve fantastik sarayda sırtında korkunç bir elektirikli kutu... ...öylece duruyordu.Stoi tak z tym okropnym, elektrycznym pudełkiem na zadzie w tym fantastycznym i zniszczonym pałacu.
Bu köhne ve fantastik sarayda sırtında korkunç bir elektirikli kutu... ...öylece duruyordu.Và nó ở đó, với cái hộp điện khủng khiếp trên hông trong cung điện cổ lộng lẫy này.
Bu köhne ve fantastik sarayda sırtında korkunç bir elektirikli kutu... ...öylece duruyordu.Y ahí está, con esa horrible caja eléctrica en su trasero en este lugar, fantástico y decrépito
Bu köhne ve fantastik sarayda sırtında korkunç bir elektirikli kutu... ...öylece duruyordu.Ето го, с ужасната електрическа кутия на хълбока в това фантастично разнебитено място.
Bu köhne ve fantastik sarayda sırtında korkunç bir elektirikli kutu... ...öylece duruyordu.Она стояла там, с этой кошмарной электрической коробкой в боку, в этом фантастическом обветшалом дворце.
Bu köhne ve fantastik sarayda sırtında korkunç bir elektirikli kutu... ...öylece duruyordu.הנה הוא שם, עם הקופסא החשמלית הנוראה על אחוריו בארמון הפנטסטי הישן הזה.
Bu köhne ve fantastik sarayda sırtında korkunç bir elektirikli kutu... ...öylece duruyordu.وهناك، مع هذا المربع الكهربائي الرهيب في هذا القصر الرائع.
Bu köhne ve fantastik sarayda sırtında korkunç bir elektirikli kutu... ...öylece duruyordu.美しき 古い城の中にいます
Köhnemiş eğitim sistemimizin bir parçası olacak.Het gaat naar school.
Köhnemiş eğitim sistemimizin bir parçası olacak.골동품 처럼 오래된 교육 시스템이 갖추어진 교육의 장으로 파고 들어 갑니다.
Köhnemiş eğitim sistemimizin bir parçası olacak.מה קורה אז?
Köhnemiş eğitim sistemimizin bir parçası olacak.يلتحق بالتعليم حيث نمتلك نظام تعليم عتيق
Köhnemiş eğitim sistemimizin bir parçası olacak.この教育制度は 100年間ほとんど変わらず
Köhnemiş eğitim sistemimizin bir parçası olacak.我哋嘅教育體製抱殘守缺
Tanrı, ‹‹Yeni bir antlaşma›› demekle ilkini eskimiş saymıştır. Eskiyip köhneleşense çok geçmeden yok olur.A gdy mówi: Nowe, pierwsze czyni wiotchem; a to, co wiotszeje i zestarzeje się, bliskie jest zniszczenia.
Tanrı, ‹‹Yeni bir antlaşma›› demekle ilkini eskimiş saymıştır. Eskiyip köhneleşense çok geçmeden yok olur.A kdyžť praví o nové, tedy pokládá první za vetchou; což pak vetší a schází, blízké jest zahynutí.
Tanrı, ‹‹Yeni bir antlaşma›› demekle ilkini eskimiş saymıştır. Eskiyip köhneleşense çok geçmeden yok olur.Gọi ước đó là ước mới , thì đã xưng ước trước là cũ ; vả , điều chi đã cũ đã già , thì gần tiêu mất đi .
Tanrı, ‹‹Yeni bir antlaşma›› demekle ilkini eskimiş saymıştır. Eskiyip köhneleşense çok geçmeden yok olur.Gọi ước đó là ước mới, thì đã xưng ước trước là cũ; vả, điều chi đã cũ đã già, thì gần tiêu mất đi.
Tanrı, ‹‹Yeni bir antlaşma›› demekle ilkini eskimiş saymıştır. Eskiyip köhneleşense çok geçmeden yok olur.Indem er sagt: "Ein neues", macht das erste alt. Was aber alt und überjahrt ist, das ist nahe bei seinem Ende.
Tanrı, ‹‹Yeni bir antlaşma›› demekle ilkini eskimiş saymıştır. Eskiyip köhneleşense çok geçmeden yok olur.새 언약이라 말씀하셨으매 첫것은 낡아지게 하신 것이니 낡아지고 쇠하는 것은 없어져가는 것이니라
Tanrı, ‹‹Yeni bir antlaşma›› demekle ilkini eskimiş saymıştır. Eskiyip köhneleşense çok geçmeden yok olur.Ko pravi: „novo zavezo“, je proglasil prvo za staro; kar pa se stara in je zastarelo, se bliža koncu.
Tanrı, ‹‹Yeni bir antlaşma›› demekle ilkini eskimiş saymıştır. Eskiyip köhneleşense çok geçmeden yok olur.Mikor újról beszél, óvá tette az elsõt; a mi pedig megavul és megvénhedik, közel van az enyészethez.
Tanrı, ‹‹Yeni bir antlaşma›› demekle ilkini eskimiş saymıştır. Eskiyip köhneleşense çok geçmeden yok olur.Tým, že hovorí novú, vyhlásil prvú za zastaralú. A to, čo zastarieva a stárne, je blízke zániku.
Tanrı, ‹‹Yeni bir antlaşma›› demekle ilkini eskimiş saymıştır. Eskiyip köhneleşense çok geçmeden yok olur.Λεγων δε καινην, εκαμε παλαιαν την πρωτην το δε παλαιουμενον και γηρασκον ειναι πλησιον αφανισμου.
Tanrı, ‹‹Yeni bir antlaşma›› demekle ilkini eskimiş saymıştır. Eskiyip köhneleşense çok geçmeden yok olur.А що глаголе: "новий", то обветшив первого; що ж обветшало і зстарілось, те близьке зотлїння.
Tanrı, ‹‹Yeni bir antlaşma›› demekle ilkini eskimiş saymıştır. Eskiyip köhneleşense çok geçmeden yok olur.Говоря „новый", показал ветхость первого; а ветшающее и стареющее близко к уничтожению.
Tanrı, ‹‹Yeni bir antlaşma›› demekle ilkini eskimiş saymıştır. Eskiyip köhneleşense çok geçmeden yok olur.הנה באמרו ברית חדשה ישן את הראשונה ומה שהוא נושן ומזקין קרוב הוא אל קצו׃
Tanrı, ‹‹Yeni bir antlaşma›› demekle ilkini eskimiş saymıştır. Eskiyip köhneleşense çok geçmeden yok olur.فاذ قال جديدا عتق الاول. واما ما عتّق وشاخ فهو قريب من الاضمحلال
Tanrı, ‹‹Yeni bir antlaşma›› demekle ilkini eskimiş saymıştır. Eskiyip köhneleşense çok geçmeden yok olur.既 說 新 約 。 就 以 前 約 為 舊 了 。 但 那 漸 舊 漸 衰 的 、 就 必 快 歸 無 有 了