Hamburger, iki dilim yuvarlak sandviç ekmeği arasına yerleştirilen bir köfteyle yapılan sandviç türü.汉堡包是由两片面包夹肉饼而成。
Meşhur yemeği içli köftedir.庆祝的中心是一顿丰盛的饭。
Bulgurdan pilav ve kıyma (çiğ köfte)yaparlar.웃음과 풍자 넘치는 홈멜러物”.
Devamı Köfte Yağmuru 2'dir.הם מחכים לגשם השני.
"Köfte baharı"."משרד בתל אביב".
Herkes köftelerine bayılır."Всички обичат клоуна".
Analı kuzulu köfte tarifiОбработка на шоколадов кувертюр –
Yemeklere özel bir tat katar, özellikle köfte yapımında kullanılır.Biokovska jela ima široku primjenu, osobito u gradnji doma.
Mersin'de bu köftelere kısırlık ya da sıkma adı verilir.U Dalmaciji je za takvu vrstu plaže uvriježen naziv žal ili žalo.
Kızan tavada köfteler konur.U Panny sú to črevá.
BÜYÜK KÖFTE: Düğü önceden ıslatılır.Dragi gosti, plov odpira naš obred.
Kızan tavada köfteler konur.Galicki dekleta brezčutno spodi.
Ana madde: Akhisar Köfte Akhisar köfte, %100 oranında dana etinden üretilir.Neaustinis flizelinas: jo pagrindo medžiaga 100 % medvilnė, padengta klijų lašeliais.
Bu yöntem çiğ köfteye de uygulanmaktadır.See tehe kehtib ka kaalutud juhu korral.
Bir ağ üzerindeki varlığın kuralı, ne kadar ekmek, o kadar köfte mantığıdır.Das Netzwerkgesetz wirkt - bedeutet, je mehr man hat, desto mehr bekommt man.
Bir ağ üzerindeki varlığın kuralı, ne kadar ekmek, o kadar köfte mantığıdır.De netwerk-effectenregel betekent dat hoe meer je hebt, hoe meer je krijgt.
Bir ağ üzerindeki varlığın kuralı, ne kadar ekmek, o kadar köfte mantığıdır.Efekty sieciowości narzucają wówczas reguły, co oznacza, że im więcej posiadasz, tym więcej dostajesz.
Bir ağ üzerindeki varlığın kuralı, ne kadar ekmek, o kadar köfte mantığıdır.E l'effetto "network" domina- nel senso che più ne hai, più ne prendi.
Bir ağ üzerindeki varlığın kuralı, ne kadar ekmek, o kadar köfte mantığıdır.És a hálózati hatás uralkodik: minél több mindennel rendelkezel, annál többet kapsz.
Bir ağ üzerindeki varlığın kuralı, ne kadar ekmek, o kadar köfte mantığıdır.Et les effets du réseau font loi -- c'est à dire que plus vous avez, plus vous obtenez.
Bir ağ üzerindeki varlığın kuralı, ne kadar ekmek, o kadar köfte mantığıdır.Iar efectele rețelei stăpâne - adică cu cât aveți mai mult, cu atât primiți mai mult.
Bir ağ üzerindeki varlığın kuralı, ne kadar ekmek, o kadar köfte mantığıdır.그리고 네트워크 효과가 적용될 겁니다. 즉, 많이 가질수록 더 얻는다는 거죠.
Bir ağ üzerindeki varlığın kuralı, ne kadar ekmek, o kadar köfte mantığıdır.Nätverkseffekten kommer att regera -- vilket innebär att ju mer du har, desto mer kommer du att få.
Bir ağ üzerindeki varlığın kuralı, ne kadar ekmek, o kadar köfte mantığıdır.Verkko vaikuttaa -- mitä enemmän sinulla on, sitä enemmän saat.
Bir ağ üzerindeki varlığın kuralı, ne kadar ekmek, o kadar köfte mantığıdır.Y rige el efecto de red -- es decir que entre mas tienes, mas obtienes.
Bir ağ üzerindeki varlığın kuralı, ne kadar ekmek, o kadar köfte mantığıdır.Το δίκτυο επηρεάζει τον κανόνα, πράγμα που σημαίνει ότι όσα περισσότερα έχετε, τόσο περισσότερα κερδίζετε.
Bir ağ üzerindeki varlığın kuralı, ne kadar ekmek, o kadar köfte mantığıdır.И в сила е мрежовия ефект -- което значи, че колкото повече имате, толкова повече получавате.
Bir ağ üzerindeki varlığın kuralı, ne kadar ekmek, o kadar köfte mantığıdır.Правило сетевой собственности — чем больше у вас есть, тем больше вы получаете.
Bir ağ üzerindeki varlığın kuralı, ne kadar ekmek, o kadar köfte mantığıdır.וחוק אפקט הרשת כלומר שככל שיש לך יותר כך אתה מקבל יותר.
Bir ağ üzerindeki varlığın kuralı, ne kadar ekmek, o kadar köfte mantığıdır.وأثر الشبكة على القاعدة -- بمعنى لديك كثير، ستجد أكثر.
Bir ağ üzerindeki varlığın kuralı, ne kadar ekmek, o kadar köfte mantığıdır.多くを持つ者ほど多くを得るという法則です 最初のFAX機を買った人は間抜けです
Bir gün, muhtemelen çok yakında, süpermarketinizden sıfalo köfteleri alabileceksiniz.언젠가는, 아마도 빠른 시일 내에, 여러분은 지역 수퍼마켓에서 버팔로 패티를 볼 수 있을 것입니다.
Bir gün, muhtemelen çok yakında, süpermarketinizden sıfalo köfteleri alabileceksiniz.Może całkiem niedługo, będą biz-wołowe kotlety w lokalnym supermarkecie.
Bir gün, muhtemelen çok yakında, süpermarketinizden sıfalo köfteleri alabileceksiniz.ויום אחד, אולי בקרוב, תמצאו פשטידות תאובשר במרכול השכונתי.
Bir gün, muhtemelen çok yakında, süpermarketinizden sıfalo köfteleri alabileceksiniz.ويوما ما، ربما قريبا، ستتوفرون على فطائر البيقر في الأسواق الممتازة المحلية.
Bir gün, muhtemelen çok yakında, süpermarketinizden sıfalo köfteleri alabileceksiniz.お近くのスーパーで ビーファローのパティが発売されるでしょう こちらはギープで
Bong(?) hamur köfteleri!Bong Dumplings!
Bong(?) hamur köfteleri!Bong knedle!
Bong(?) hamur köfteleri!Bong(?)Knödel!
Bong(?) hamur köfteleri!Bong knoedels!
Bong(?) hamur köfteleri!Des boulettes Bong !
Bong(?) hamur köfteleri!Galuste!
Bong(?) hamur köfteleri!Há cảo Bong!
Bong(?) hamur köfteleri!I fagottini di Bong!
Bong(?) hamur köfteleri!Pangsit Bong!
Bong(?) hamur köfteleri!Pierożki Bong Joon
Bong(?) hamur köfteleri!Μπονγκ(;) Μπουλέττες!
Bong(?) hamur köfteleri!Клецки Бон!
Bong(?) hamur köfteleri!زلابية بونغ!
Bong(?) hamur köfteleri!このポン餃子は餃子の中に 餃子が入って
Buna Bong hamur köftesi deniliyor.Cái này gọi là há cảo Bong.
Buna Bong hamur köftesi deniliyor.Ça s'appelle des boulettes Bong.
Buna Bong hamur köftesi deniliyor.Den här kallas Bong Dumplings.
Buna Bong hamur köftesi deniliyor.Dit heet Bong Knoedels.
Buna Bong hamur köftesi deniliyor. İçinde başka bir hamur köftesi daha var.Dies wird Bong Knödel genannt.In den Knödel ist noch ein Knödel.
Buna Bong hamur köftesi deniliyor. İçinde başka bir hamur köftesi daha var.E' chiamato "Gli gnocchi di Bong" Dentro il fagottino ce ne sta un altro.
Buna Bong hamur köftesi deniliyor. İçinde başka bir hamur köftesi daha var.Ini disebut Pangsit Bong.Di dalam pangsit, Tidak ada pangsit lagi.
Buna Bong hamur köftesi deniliyor. İçinde başka bir hamur köftesi daha var.هذه تسمى زلابية بونغ. داخل كل زلابية زلابية أخرى
Buna Bong hamur köftesi deniliyor. İçinde başka bir hamur köftesi daha var.お父さんから特別に許してもらって 俺が一度作ってみたんだけど
Buna Bong hamur köftesi deniliyor.Se numesc galuste bong.