köşk ile cümle
köşk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Torpil, geminin kaptan köşkü altında patladı ve ciddi hasara yol açtı.הטורפדו פגע מתחת לגשר האונייה, ופער חור בדופנה.
Köşkün yürütülme işlemi iki aşamada yapıldı.המאמצים לשמר את החומה מתנהלים בשני מישורים.
Bu köşk uzun yıllar harap halde kaldı.האתר נשאר שומם במשך שנים רבות.
Mahmud Paşa Köşkü, 1896.רובע מונמרט בפריז, 1896.
"Köşk Kimseye Şans Getirmedi".אבל אני לא נתתי צ'אנס לאף אחד.
Köşk İtalyan okuluna dönüştürülmüştür.Старата сграда е била италианско училище.
Çarlık dönemine ait Türk filmlerinin çoğu bu köşk ve çevresinde çekilmiştir.Голяма част от тези казаци са настанени в Кралево и околностите му.
1932 Çankaya Köşkü inşa edildi.1932 г. – на покрива на куполата.
Bu köşk uzun yıllar harap halde kaldı.Мъртвецът е лежал там от доста време.
Köşkün yürütülme işlemi iki aşamada yapıldı.Работата по реализирането на обекта е планирана да протече на два етапа.
Sırça köşkün ne olduğunu halk merak eder.Публиката е тъжна от случилото се.
İlk girişimleri, Beyazıt, Koska’da Valide Mektebi (Emetullah Kadın Mektebi)’ni açmak idi.Njezine početne riječi čest su metonim za Hrvatsku (Lijepa Naša).
Köşkü gittikçe büyütürler.Okolicu trga su postupno ozidali.
Vicki ve Knox, milyarder Bruce Wayne'in köşkünde düzenlediği partiye araştırma amaçlı katılırlar.Vale i Knox odlaze na dobrotvornu priredbu na imanje milijardera Brucea Waynea kojeg osvaja Vickin šarm.
Eşinin Feneryolu'ndaki köşkünde oturdu oradan da Şişli'ye taşındı.Boravila je u kući Bijelog zeca, gdje je popila iz boce.
Çin Köşkü (Kina Slott) Fıskiye ^Kineski zid (kin.
Erişim tarihi: 27 Mart 2012. ^ Koski, Genevieve (27 Mart 2012).Koski, Genevieve (27. ožujka 2012.).
Çinili Köşk.Čínsky múr.
61 yaşında iken 1599'da Fushimi ilindeki köşkünde hayata gözlerini yumdu.Motočika zomrel v roku 1599 vo veku 61 rokov vo svojej rezidencii Fušimi.
Balayını da bir köşkte geçirdiler.Účinkoval tiež na svadbách.
Park bugün daha önce köşkün geçmişte hiçbir zaman parçası olmamış bir kısım alanı da içermektedir.Zanikol už aj park, ktorý bol kedysi jeho súčasťou.
Değirmenköy Köşk Mezrası İlköğretim Okulu birleştirilmiş sınıflar olarak eğitim vermektedir.Odvtedy je Základná škola Čáry plnoorganizovaná škola.
Eğitim faaliyetleri tarihi köşk binasında değil, modern okul binasında devam etmektedir.Ni šola v sodobnem pomenu besede, ampak cehovska stavba.
Revan Köşkünün sekiz cephesi vardır.Mesto Koper ima osem četrti.
1938'de Topkapı Sarayı Müdürlüğüne bağlanan köşk daha sonra önemli bir tamirden geçti.Vojaško letališče v Cerkljah ob Krki je nastalo leta 1938, takrat še s travnato stezo.
Çin Köşkü.Celinska Kitajska.
Erişim tarihi: 10 Nisan 2015. ^ "Koskoca bir mazi yıkılıyor: #GülegüleAlsancak".Pridobljeno dne 10. junija 2015. "Pušnik: Prihajam v miru, ampak upam, da bo s Hajdukom veliko vojne".
Alay Köşkü önünde büyük bir kalabalık toplandı.Velik del občinstva je stal na dvorišču neposredno pred odrom.
Bu köşkün tüm inşaat malzemeleri Avrupa’dan ithal edilmiştir.Dėl to šio augalo lapai yra importuojami į Europą.
İlk işi köşke gitmek olmuştur.Pirmasis būdas – suktis aplinkui.
Öyle bir kılıç ustasıdır ki, tek bir kılıç hareketiyle koskoca bir gemiyi ortadan ikiye bölebilir.Ginkluotas dvigubu kardu, kurio vieną dalį gali paversti ietimi.
Koskocaman kıymetlerini saklamak için en geniş depoları inşa ediyorlar.Jie skolinasi įprasčiausius dalykus, kad susikurtų savo jaukius namus.
Köşkü gittikçe büyütürler.Jų plotai didėja.
Balmumcu Kasrı denilen köşk daha sonra Abdülaziz döneminde yapılmıştı.Akvedukti lõpp-punkti ehitati juba tol ajal purskkaev.
Akşamın erken saatlerinde süresi Dr. Kemp köşkündeki yaptığı çalışmada oturuyorduDans le temps en début de soirée le Dr Kemp était assis dans son étude dans le belvédère sur
Akşamın erken saatlerinde süresi Dr. Kemp köşkündeki yaptığı çalışmada oturuyordu Dulavratotu bakan tepenin.Alkuillasta aika tohtori Kemp istui opiskella Belvedere on kukkulalle Takiainen.
Akşamın erken saatlerinde süresi Dr. Kemp köşkündeki yaptığı çalışmada oturuyordu Dulavratotu bakan tepenin.Dalam waktu sore Dr Kemp sedang duduk di ruang kerjanya di koridor pada bukit menghadap Burdock.
Akşamın erken saatlerinde süresi Dr. Kemp köşkündeki yaptığı çalışmada oturuyordu Dulavratotu bakan tepenin.I början av kvällen då Dr Kemp satt i sitt arbetsrum i Belvedere på kullen med utsikt över kardborre.
Akşamın erken saatlerinde süresi Dr. Kemp köşkündeki yaptığı çalışmada oturuyordu Dulavratotu bakan tepenin.In den frühen Abendstunden Dr. Kemp war in seinem Arbeitszimmer im Belvedere sitzt auf dem Hügel Klette.
Akşamın erken saatlerinde süresi Dr. Kemp köşkündeki yaptığı çalışmada oturuyordu Dulavratotu bakan tepenin.In de vroege avond tijd Dr Kemp zat in zijn studie in het Belvedere op de heuvel met uitzicht op Burdock.
Akşamın erken saatlerinde süresi Dr. Kemp köşkündeki yaptığı çalışmada oturuyordu Dulavratotu bakan tepenin.Na początku czasu wieczorem dr Kemp siedział w swoim gabinecie w Belwederze wzgórzu łopianu.
Akşamın erken saatlerinde süresi Dr. Kemp köşkündeki yaptığı çalışmada oturuyordu Dulavratotu bakan tepenin.V podvečer čas Dr Kemp sedel vo svojej pracovni v Belvederu na kopec s výhľadom na lopúcha.
Akşamın erken saatlerinde süresi Dr. Kemp köşkündeki yaptığı çalışmada oturuyordu Dulavratotu bakan tepenin.Στις αρχές του χρόνου το βράδυ ο Δρ Kemp καθόταν στο γραφείο του στο Belvedere στην στο λόφο με θέα Burdock.
Akşamın erken saatlerinde süresi Dr. Kemp köşkündeki yaptığı çalışmada oturuyordu Dulavratotu bakan tepenin.В началото на вечерно време д-р Кемп беше седнал в своето изследване в Белведере на хълм с изглед от репей.
Akşamın erken saatlerinde süresi Dr. Kemp köşkündeki yaptığı çalışmada oturuyordu Dulavratotu bakan tepenin.В раннее время вечером доктор Кемп сидел в своем кабинете в бельведер на холме лопуха.
Akşamın erken saatlerinde süresi Dr. Kemp köşkündeki yaptığı çalışmada oturuyordu Dulavratotu bakan tepenin.У ранній час ввечері доктор Кемп сидів у своєму кабінеті в бельведер на пагорбі лопуха.
Akşamın erken saatlerinde süresi Dr. Kemp köşkündeki yaptığı çalışmada oturuyorduEn el momento en la tarde el doctor Kemp estaba sentado en su estudio en el mirador de
Akşamın erken saatlerinde süresi Dr. Kemp köşkündeki yaptığı çalışmada oturuyorduNel tempo prima serata il dottor Kemp era seduto nel suo studio nel belvedere sul
Akşamın erken saatlerinde süresi Dr. Kemp köşkündeki yaptığı çalışmada oturuyordu이른 저녁 시간에 박사 켐프에 The Belvedere는 자신의 연구에 앉아 있었는데
Akşamın erken saatlerinde süresi Dr. Kemp köşkündeki yaptığı çalışmada oturuyorduفي وقت مبكر مساء وكان الدكتور كيمب يجلس في دراسته في بلفيدير على
Akşamın erken saatlerinde süresi Dr. Kemp köşkündeki yaptığı çalışmada oturuyorduゴボウを見下ろす丘。
Alçak herif koskoca tankı tek başına yok etti.Den jäveln tog en pansarvagn på egen hand.
Alçak herif koskoca tankı tek başına yok etti.Den satan besejrede en kampvogn helt alene.
Alçak herif koskoca tankı tek başına yok etti.El cabrón ha cogido un tanque él solito.
Alçak herif koskoca tankı tek başına yok etti.Hän tuhosi panssarivaunun yksin.
Alçak herif koskoca tankı tek başına yok etti.O sacana arrumou com um tanque sozinho.
Alçak herif koskoca tankı tek başına yok etti.Quel bastardo ha distrutto un intero carro armato da solo.
Alçak herif koskoca tankı tek başına yok etti.Ten drań sam jeden pokonał czołg.
Alçak herif koskoca tankı tek başına yok etti.Το κάθαρμα, αντιμετώπισε ένα άρμα μάχης μόνος του!
Alçak herif koskoca tankı tek başına yok etti.Этот негодяй единолично вывел из строя танк.