köşk ile cümle
köşk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.55
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Ve koskoca kıtayı bir yerlere bağlıyorlar.In potem se povežejo nekje s kontinentom.
Ve koskoca kıtayı bir yerlere bağlıyorlar.Irgendwo verbinden sie sich dann mit dem Kontinent.
Ve koskoca kıtayı bir yerlere bağlıyorlar.그리고는 어느 대륙으로 연결합니다.
Ve koskoca kıtayı bir yerlere bağlıyorlar.No a tie sa potom spoja niekde na pevnine.
Ve koskoca kıtayı bir yerlere bağlıyorlar.Rồi kết nối với lục địa ở nơi nào đó.
Ve koskoca kıtayı bir yerlere bağlıyorlar.Y luego se conectan en alguna parte del continente.
Ve koskoca kıtayı bir yerlere bağlıyorlar.Κατόπιν συνδέονται κάπου στην ήπειρο.
Ve koskoca kıtayı bir yerlere bağlıyorlar.Вони під'єднуються десь на континенті у подібних люках.
Ve koskoca kıtayı bir yerlere bağlıyorlar.Затем они где-то подключаются к континенту.
Ve koskoca kıtayı bir yerlere bağlıyorlar.Те се свързват някъде на континента.
Ve koskoca kıtayı bir yerlere bağlıyorlar.ולאחר מכן הם מתחברים ליבשת במקום כלשהו.
Ve koskoca kıtayı bir yerlere bağlıyorlar.وبعدها ترتبط بالقارة في مكان ما.
Ve koskoca kıtayı bir yerlere bağlıyorlar.このようなマンホールの中でつながっています
Viktorya döneminden bir köşkte 200 kişi.200-an voltak meghívva ebbe a gyönyörű Viktória-korabeli kastélyba.
Viktorya döneminden bir köşkte 200 kişi.이 아름다운 빅토린안 맨션에 200명의 사람들이 있었습니다
Viktorya döneminden bir köşkte 200 kişi.200 lidí v překrásném Viktoriánském sídle.
Viktorya döneminden bir köşkte 200 kişi.200 ľudí v krásnom viktoriánskom sídle.
Viktorya döneminden bir köşkte 200 kişi.200 Menschen in einem schönen viktorianischen Haus.
Viktorya döneminden bir köşkte 200 kişi.200 mensen in een prachtig Victoriaans herenhuis.
Viktorya döneminden bir köşkte 200 kişi.200 người có mặt trong dinh thự xây kiểu Victoria này.
Viktorya döneminden bir köşkte 200 kişi.200 persone in questa bellissima villa Vittoriana.
Viktorya döneminden bir köşkte 200 kişi.200 personnes dans ce beau manoir victorien.
Viktorya döneminden bir köşkte 200 kişi.200 pessoas numa bela mansão victoriana.
Viktorya döneminden bir köşkte 200 kişi.200 vierasta kauniissa viktoriaanisessa kartanossa.
Viktorya döneminden bir köşkte 200 kişi.200 άτομα σ' αυτήν την όμορφη Βικτωριανή έπαυλη.
Viktorya döneminden bir köşkte 200 kişi.200 души в красиво викторианско имение.
Viktorya döneminden bir köşkte 200 kişi.200 осіб зібралося в розкішному особняку вікторіанського стилю.
Viktorya döneminden bir köşkte 200 kişi.200 איש ואישה היו באחוזה ויקטוריאנית יפהייפיה.
Viktorya döneminden bir köşkte 200 kişi.Ada 200 orang di dalam rumah Victoria yang indah ini.
Viktorya döneminden bir köşkte 200 kişi.Der var 200 mennesker i et flot viktoriansk palæ.
Viktorya döneminden bir köşkte 200 kişi.Erau 200 de oameni într-un conac victorian.
Viktorya döneminden bir köşkte 200 kişi.Había 200 personas en esta hermosa mansión victoriana.
Viktorya döneminden bir köşkte 200 kişi.W tej pięknej wiktoriańskiej posiadłości było 200 ludzi.
Viktorya döneminden bir köşkte 200 kişi.Двести человек в живописном викторианском особняке.
Viktorya döneminden bir köşkte 200 kişi.كان هناك 200 شخص في هذا القصر الفيكتوري الجميل.
Viktorya döneminden bir köşkte 200 kişi.知らない人ばかりでした
Yani buradan çıkaracağımız ahlaki ders, sırça köşkte oturan, komşusuna taş atmamalı.Así que la moraleja de la historia es: la gente que vive en casas de cristal no debería tirar piedras.
Yani buradan çıkaracağımız ahlaki ders, sırça köşkte oturan, komşusuna taş atmamalı.Bài học ở đây là: kẻ ở trong nhà kính không nên ném đá.
Yani buradan çıkaracağımız ahlaki ders, sırça köşkte oturan, komşusuna taş atmamalı.De moraal van het verhaal is: wie in een glazen huis woont, mag niet met stenen gooien.
Yani buradan çıkaracağımız ahlaki ders, sırça köşkte oturan, komşusuna taş atmamalı.Die Moral von der Geschichte ist also: Wer im Glashaus sitzt, soll nicht mit Steinen werfen.
Yani buradan çıkaracağımız ahlaki ders, sırça köşkte oturan, komşusuna taş atmamalı.Jadi moral dari cerita ini adalah orang-orang dalam rumah kaca sebaiknya tidak melempar batu.
Yani buradan çıkaracağımız ahlaki ders, sırça köşkte oturan, komşusuna taş atmamalı.그래서 이 이야기의 교훈은, 똥 묻은 개가 겨 묻은 개를 나무래서는 안 된다는 것입니다.
Yani buradan çıkaracağımız ahlaki ders, sırça köşkte oturan, komşusuna taş atmamalı.La morale de cette histoire : les gens qui vivent dans des maisons de verre ne doivent pas lancer des pierres.
Yani buradan çıkaracağımız ahlaki ders, sırça köşkte oturan, komşusuna taş atmamalı.Morala povestii este: Cine se stie cu musca pe caciula sa nu critice pe altul.
Yani buradan çıkaracağımız ahlaki ders, sırça köşkte oturan, komşusuna taş atmamalı.Morał jest taki: Jeśli samemu nie jest się bez wad, nie należy krytykować innych.
Yani buradan çıkaracağımız ahlaki ders, sırça köşkte oturan, komşusuna taş atmamalı.Morální ponaučení z tohoto příběhu zní: lidé ve skleněných domech by neměli házet kameny.
Yani buradan çıkaracağımız ahlaki ders, sırça köşkte oturan, komşusuna taş atmamalı.Portanto a moral da história é: Quem tem telhados de vidro não atira pedras.
Yani buradan çıkaracağımız ahlaki ders, sırça köşkte oturan, komşusuna taş atmamalı.Quindi la morale della storia è: non si gioca con i fiammiferi in un pagliaio.
Yani buradan çıkaracağımız ahlaki ders, sırça köşkte oturan, komşusuna taş atmamalı.Tehát a történet tanulsága: más szemében a szálkát...
Yani buradan çıkaracağımız ahlaki ders, sırça köşkte oturan, komşusuna taş atmamalı.Мораль истории такова: не надо в чужом глазу соломину искать, когда в своем бревна не замечаешь.
Yani buradan çıkaracağımız ahlaki ders, sırça köşkte oturan, komşusuna taş atmamalı.Отже, мораль цієї історії така: не шукай пилинки в чужому оці, коли не бачиш колоди в своєму.
Yani buradan çıkaracağımız ahlaki ders, sırça köşkte oturan, komşusuna taş atmamalı.Поуката е, че хората в стъклени къщи не трябва да хвърлят камъни.
Yani buradan çıkaracağımız ahlaki ders, sırça köşkte oturan, komşusuna taş atmamalı.אז מוסר ההשכל של הסיפור הוא: מי שגר בבית זכוכית לא צריך לזרוק אבנים.
Yani buradan çıkaracağımız ahlaki ders, sırça köşkte oturan, komşusuna taş atmamalı.اذاً معنى القصة هو، الناس في البيوت من زجاج لا يجب أن يلقوا بالحجارة.
Yani buradan çıkaracağımız ahlaki ders, sırça köşkte oturan, komşusuna taş atmamalı.「我が身をつねって人の痛さを知れ」ですが むしろこういった感じなのです