köşesi ile cümle
köşesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
İşte, biz dört kişiyiz ve dünyanın dört köşesine dağılmış durumdayız.Wij vieren zitten dus in vier hoeken van de wereld.
İşte, biz dört kişiyiz ve dünyanın dört köşesine dağılmış durumdayız.Οπότε είμαστε εμείς οι τέσσερις στα τέσσερα σημεία του ορίζοντα.
İşte, biz dört kişiyiz ve dünyanın dört köşesine dağılmış durumdayız.Відтак ми четверо опинилися в різних куточках світу.
İşte, biz dört kişiyiz ve dünyanın dört köşesine dağılmış durumdayız.Така че ние сме четири сестри в четирите краища на света.
İşte, biz dört kişiyiz ve dünyanın dört köşesine dağılmış durumdayız.Так что мы все действительно в разных уголках мира.
İşte, biz dört kişiyiz ve dünyanın dört köşesine dağılmış durumdayız.וכך התפזרנו בארבע קצוות תבל.
İşte, biz dört kişiyiz ve dünyanın dört köşesine dağılmış durumdayız.لذلك نحن أربعة منا في أربع مناطق مختلفة من العالم.
İşte, biz dört kişiyiz ve dünyanın dört köşesine dağılmış durumdayız.両親は私にとって模範でしたから、
İşte buna benziyor. Bir dudak köşesinin yukarı ve içeri çekilmesi ile belirtilir.Itu terlihat seperti ini, ditandai dengan satu sudut bibir yang masuk dan tertarik ke atas.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.Así que levante mi cara del manuscrito y dirigí mis comentarios a una esquina vacía del cuarto.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.Così alzai la mia faccia in su dal manoscritto e diressi i miei commenti ad un angolo vuoto della stanza.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.Felemeltem az arcom a kéziratból, egy üres sarokba néztem.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.Ich hob also meinen Blick vom Manuskript und sprach meinen Kommentar in Richtung einer leeren Ecke des Raums.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.Ik wendde me af van mijn manuscript en richtte me tot een lege hoek van de kamer.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.Jadi saya mengangkat wajah dari skrip dan memberikan komentar ke sudut kosong di kamar.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.Jag tittade upp från manuskriptet- -och riktade mig mot ett tomt hörn.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.J'ai levé la tête du manuscrit et adressé mes commentaires à un coin vide de la pièce.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.Ja niin minä nostin katseeni käsikirjoituksesta ja suuntasin kommenttini huoneeni tyhjään nurkkaukseen.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.그래서 저는 원고지로 부터 제 머리를 들고 제 작업실의 빈 구석을 향해 큰 소리로 외쳤지요.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.Mi-am ridicat privirea de pe manuscris si mi-am adresat comentariile catre un colt gol al camerei.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.Odvrátila som tvár od rukopisu, a svoje poznámky som nasmerovala do prázdneho kúta izby.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.Så jeg løftede mit hoved op fra manuskriptet og sendte mine kommentarer til et tomt hjørne af rummet.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.Uniosłam twarz znad rękopisu i zwróciłam się do pustego kąta pokoju.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.Vậy là tôi ngẩng mặt lên khỏi đống bản thảo và tôi chỉ thẳng vào 1 góc trống của căn phòng.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.Zvedla jsem hlavu od rukopisu a začala mluvit do prázdného rohu pokoje.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.Σήκωσα το πρόσωπό μου από το χειρόγραφο και απευθύνθηκα σε μια άδεια γωνία του δωματίου.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.Така че просто повдигнах лицето си от ръкописа и насочих коментарите си към един празен ъгъл в стаята.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.Я подняла голову от рукописи и адресовала свои комментарии пустому углу комнаты.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.Я просто відірвалась від своїх записів та звернулась до пустого кута кімнати.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.אז פשוט הרמתי את הפנים מהטקסט והיפנתי את ההערות שלי לפינה ריקה בחדר.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.إذاً قمت فقط بلفت رأسي من النص ووجهت تعليقاتي الى ناصية خاوية في الغرفة.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.部屋の片隅に話しかけたんです "ちょっと" と声に出して
Kağıdı açıp kat şablonuna geri dönersek, görürsünüz ki bu şeklin üst sol köşesi kulağı oluşturan kısım.Če papir razgrnemo, vidimo, da je zgornji levi kot uporabljen za zavih.
Kağıdı açıp kat şablonuna geri dönersek, görürsünüz ki bu şeklin üst sol köşesi kulağı oluşturan kısım.Ha kihajtogatjuk, és megnézzük a hálódiagrammot, látják, hogy a bal felső sarokból lett a "fül".
Kağıdı açıp kat şablonuna geri dönersek, görürsünüz ki bu şeklin üst sol köşesi kulağı oluşturan kısım.Jeśli się go rozłoży i wróci to siatki zagięć, widać, że górny lewy róg tego arkusza był złożony w wypustkę.
Kağıdı açıp kat şablonuna geri dönersek, görürsünüz ki bu şeklin üst sol köşesi kulağı oluşturan kısım.Když jej rozložíte a podíváte se na vzor skladu, uvidíte, že cíp je složený z levého horního rohu.
Kağıdı açıp kat şablonuna geri dönersek, görürsünüz ki bu şeklin üst sol köşesi kulağı oluşturan kısım.자, 접은 것을 펼쳐서 접기 패턴을 보면 왼쪽 위 모서리 부분이 플랩으로 사용된 걸 알 수 있습니다. 왼쪽 위 모서리 부분이 플랩으로 사용된 걸 알 수 있습니다.
Kağıdı açıp kat şablonuna geri dönersek, görürsünüz ki bu şeklin üst sol köşesi kulağı oluşturan kısım.אם אני פורש אותה וחוזר לתבנית הקפלים אפשר לראות שהפינה השמאלית-עליונה של הצורה היא הנייר שנמצא בשימוש בכנף.
Kağıdı açıp kat şablonuna geri dönersek, görürsünüz ki bu şeklin üst sol köşesi kulağı oluşturan kısım.左上の角が フラップになっていたことがわかります そこがフラップで、紙の他の部分は残っていて
Kamerun'un ücra bir köşesinde, iki avcı avlarını takip ediyorlar.두 명의 사냥꾼이 그들의 먹이에 몰래 접근합니다.
Kamerun'un ücra bir köşesinde, iki avcı avlarını takip ediyorlar.lurar två jägare på sitt villebråd.
Kamerun'un ücra bir köşesinde, iki avcı avlarını takip ediyorlar.Βαθειά στο απομακρυσμένο Καμερούν δύο κυνηγοί παραμονεύουν τη λεία τους.
Kamerun'un ücra bir köşesinde, iki avcı avlarını takip ediyorlar.שני ציידים עוקבים אחרי הטרף שלהם.
Kamerun'un ücra bir köşesinde, iki avcı avlarını takip ediyorlar.اثنان من الصيادين يطاردون فريستهم.
Kamerun'un ücra bir köşesinde, iki avcı avlarını takip ediyorlar.パトリスとパティです
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Abitare su un angolo del tetto è meglio di una moglie litigiosa e una casa in comune
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Bättre är att bo i en vrå på taket än att hava hela huset gemensamt med en trätgirig kvinna.
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Bedre å bo i et hjørne på taket enn med trettekjær kvinne i felles hus.
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Bolje je prebivati v podstrešnem kotu nego z ženo prepirljivo v skupni hiši.
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.E' meglio abitare su un angolo del tetto che avere una moglie litigiosa e casa in comune
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Es ist besser, im Winkel auf dem Dach sitzen denn bei einem zänkischen Weibe in einem Haus beisammen.
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Es ist besser wohnen im Winkel auf dem Dach, denn bei einem zänkischen Weibe in einem Haus beisammen.
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Hellere bo i en Krog på Taget end fælles Hus med frættekær Kvinde.
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Hellere bo i en Krog på Taget end fælles Hus med trættekær Kvinde.
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Het is beter om op een hoek van het platte dak te wonen, dan onder één dak met een ruziënde vrouw.
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Het is beter op een hoek van het platte dak te wonen, dan in één huis met een ruziezoekende vrouw.
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Jobb a tetõ ormán lakni, mint háborgó asszonynyal, és közös házban.
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Jobb lakni a tetõnek ormán, mint a háborgó asszonynyal, és közös házban.
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.다투는 여인과 함께 큰 집에서 나는 것보다 움막에서 혼자 사는 것이 나으니라
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Lépe jest bydliti v koutě na střeše,nežli s ženou svárlivou v domě společném.