köşesi ile cümle
köşesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
İki köşesinden kırparsanız, bir yavru timsahın ağzına benzer.חותכים בשתי הפינות וזה הופך למין פה של תנין.
İki köşesinden kırparsanız, bir yavru timsahın ağzına benzer.وما تقوم به هو فقط قرص الجانبين هنا، فتصبح فم تمساح للأطفال.
İki köşesinden kırparsanız, bir yavru timsahın ağzına benzer.子ワニの口みたいになります 口にくわえて吹いてみます
İkişer tane altın yuva ve halka yaptılar. Göğüslüğün üst iki köşesine birer halka koydular.A spravili dve pletivá zo zlata a dve obrúčky zo zlata a dali dve obrúčky na dva konce náprsníka.
İkişer tane altın yuva ve halka yaptılar. Göğüslüğün üst iki köşesine birer halka koydular.Cũng làm hai cái móc và hai cái khoanh bằng vàng , để hai khoanh nơi hai góc đầu_bảng đeo ngực ;
İkişer tane altın yuva ve halka yaptılar. Göğüslüğün üst iki köşesine birer halka koydular.Cũng làm hai cái móc và hai cái khoanh bằng vàng, để hai khoanh nơi hai góc đầu bảng đeo ngực;
İkişer tane altın yuva ve halka yaptılar. Göğüslüğün üst iki köşesine birer halka koydular.Derpå lavede de to Guldfletværker og to Guldringe og satte disse to Ringe på Brystskjoldets øverste Hjørner,
İkişer tane altın yuva ve halka yaptılar. Göğüslüğün üst iki köşesine birer halka koydular.Dibuat juga dua gelang emas yang dipasang di kedua ujung atas tutup dada itu
İkişer tane altın yuva ve halka yaptılar. Göğüslüğün üst iki köşesine birer halka koydular.Fecero due castoni d'oro e due anelli d'oro e misero i due anelli alle due estremità del pettorale
İkişer tane altın yuva ve halka yaptılar. Göğüslüğün üst iki köşesine birer halka koydular.또 금테 둘과 금고리 둘을 만들어 그 두 고리를 흉패 두 끝에 달고
İkişer tane altın yuva ve halka yaptılar. Göğüslüğün üst iki köşesine birer halka koydular.On fit deux montures d`or et deux anneaux d`or, et on mit les deux anneaux aux deux extrémités du pectoral.
İkişer tane altın yuva ve halka yaptılar. Göğüslüğün üst iki köşesine birer halka koydular.Sprawili też dwa haczyki złote, i dwa kolce złote, i przyprawili one dwa kolce do obu krajów napierśnika.
İkişer tane altın yuva ve halka yaptılar. Göğüslüğün üst iki köşesine birer halka koydular.Udělali také dva haklíky zlaté, a dva kroužky zlaté, a připjali ty dva kroužky na dvou krajích náprsníku.
İkişer tane altın yuva ve halka yaptılar. Göğüslüğün üst iki köşesine birer halka koydular.und zwei goldene Fassungen und zwei goldene Ringe und hefteten die zwei Ringe auf die zwei Ecken des Schildes.
İkişer tane altın yuva ve halka yaptılar. Göğüslüğün üst iki köşesine birer halka koydular.и сделали два золотых гнезда и два золотых кольца и прикрепили два кольца к двум концам наперсника;
İkişer tane altın yuva ve halka yaptılar. Göğüslüğün üst iki köşesine birer halka koydular.Направиха и две златни гнездица и две златни колелца, и туриха двете колелца на двата края на нагръдника.
İkişer tane altın yuva ve halka yaptılar. Göğüslüğün üst iki köşesine birer halka koydular.ויעשו שתי משבצת זהב ושתי טבעת זהב ויתנו את שתי הטבעת על שני קצות החשן׃
İkişer tane altın yuva ve halka yaptılar. Göğüslüğün üst iki köşesine birer halka koydular.وصنعوا طوقين من ذهب وحلقتين من ذهب وجعلوا الحلقتين على طرفي الصدرة.
İkişer tane altın yuva ve halka yaptılar. Göğüslüğün üst iki köşesine birer halka koydular.又 作 兩 個 金 槽 、 和 兩 個 金 環 、 安 在 胸 牌 的 兩 頭
İkişer tane altın yuva ve halka yaptılar. Göğüslüğün üst iki köşesine birer halka koydular.又 作 兩個 金槽 、 和 兩個 金環 、 安在 胸牌 的 兩頭
İletkinin merkezi açının köşesinin üzerindeyken döndürüyoruz.. .각도기의 정 가운데를 꼭지점에 맞춰서 돌리면 됩니다 조금만 더
İletkinin merkezi açının köşesinin üzerindeyken döndürüyoruz.. .Така че ще го донагласим още малко.
İletkinin merkezi açının köşesinin üzerindeyken döndürüyoruz.. .少し回転します。 この線が 0 度で、
İletkinin sağ çizgisiyle açının köşesi kesişmelidir.Acest raportor ne ajuta sa masuram unghiurile exact ca un raportor real
İletkinin sağ çizgisiyle açının köşesi kesişmelidir.두 선이 만나는 점 이 꼭짓점에 두는 것입니다
İletkinin sağ çizgisiyle açının köşesi kesişmelidir.O que é bem legal é que te deixa medir ângulos.
İletkinin sağ çizgisiyle açının köşesi kesişmelidir.Puis vous faites tourner de telle sorte que ce bord, ce bord à zéro degré se trouve sur un de ces côtés.
İletkinin sağ çizgisiyle açının köşesi kesişmelidir.そして、これを回転し
İşaret parmağıyla tabağımın köşesindeki üç tane pirinç tanesini göstererek dedi ki "Temizle."3粒のご飯粒を指さしてこう言いました 「まだ残ってる」(笑)
İşaret parmağıyla tabağımın köşesindeki üç tane pirinç tanesini göstererek dedi ki "Temizle."A arătat spre boabele de orez de pe fundul farfuriei, și a zis:
İşaret parmağıyla tabağımın köşesindeki üç tane pirinç tanesini göstererek dedi ki "Temizle."A tálam alján maradt három szem rizsre mutatott, és azt mondta: "Mindet".
İşaret parmağıyla tabağımın köşesindeki üç tane pirinç tanesini göstererek dedi ki "Temizle."Él señaló los tres granos de arroz al fondo del tazón, y dijo:
İşaret parmağıyla tabağımın köşesindeki üç tane pirinç tanesini göstererek dedi ki "Temizle."Er deutete auf drei Reiskörner am Boden der Schüssel und sagte:
İşaret parmağıyla tabağımın köşesindeki üç tane pirinç tanesini göstererek dedi ki "Temizle." (Gülüşler)Il a pointé du doigt trois grains de riz au fond de mon bol, et il a dit : " Nettoie. " (Rires)
İşaret parmağıyla tabağımın köşesindeki üç tane pirinç tanesini göstererek dedi ki "Temizle." (Gülüşler)Indicò i tre chicchi di riso in fondo alla ciotola, e disse, "Finisci." (Risate)
İşaret parmağıyla tabağımın köşesindeki üç tane pirinç tanesini göstererek dedi ki "Temizle." (Gülüşler)Той посочи три зърна ориз в дъното на купичката ми и каза "Да светне!"
İşaret parmağıyla tabağımın köşesindeki üç tane pirinç tanesini göstererek dedi ki "Temizle."Han pekade på tre riskorn på botten av tallriken och sa:
İşaret parmağıyla tabağımın köşesindeki üç tane pirinç tanesini göstererek dedi ki "Temizle."Hij wees op drie rijstkorrels op de bodem van mijn bord.
İşaret parmağıyla tabağımın köşesindeki üç tane pirinç tanesini göstererek dedi ki "Temizle."그 주인은 제 그릇에 남은
İşaret parmağıyla tabağımın köşesindeki üç tane pirinç tanesini göstererek dedi ki "Temizle."Tôi nghĩ, "Ôi chết, tôi đã phạm vào điều cấm kỵ gì ư?
İşaret parmağıyla tabağımın köşesindeki üç tane pirinç tanesini göstererek dedi ki "Temizle."Ukázal na tři zrnka rýže na dně mé misky a řekl.
İşaret parmağıyla tabağımın köşesindeki üç tane pirinç tanesini göstererek dedi ki "Temizle."Ukázal na tri zrnká ryže na mojom tanieri a povedal:
İşaret parmağıyla tabağımın köşesindeki üç tane pirinç tanesini göstererek dedi ki "Temizle."Wskazał trzy ziarnka ryżu, które zostawiłem i powiedział:
İşaret parmağıyla tabağımın köşesindeki üç tane pirinç tanesini göstererek dedi ki "Temizle."Έδειξε τα τρία σπυριά ρύζι στο μπολ μου και είπε:
İşaret parmağıyla tabağımın köşesindeki üç tane pirinç tanesini göstererek dedi ki "Temizle."Он указал на 3 зёрнышка риса на дне моей тарелки и сказал:
İşaret parmağıyla tabağımın köşesindeki üç tane pirinç tanesini göstererek dedi ki "Temizle."הוא הצביע על 3 גרגרי אורז
İşaret parmağıyla tabağımın köşesindeki üç tane pirinç tanesini göstererek dedi ki "Temizle."أشار إلى ثلاث حبات من الأرز
İşte, biz dört kişiyiz ve dünyanın dört köşesine dağılmış durumdayız.Deci suntem patru în cele patru colţuri ale lumii.
İşte, biz dört kişiyiz ve dünyanın dört köşesine dağılmış durumdayız.Donc nous sommes toutes les quatre aux quatre coins du monde.
İşte, biz dört kişiyiz ve dünyanın dört köşesine dağılmış durumdayız.Így négyen vagyunk a világ négy sarkában.
İşte, biz dört kişiyiz ve dünyanın dört köşesine dağılmış durumdayız.Inilah kami berempat di empat penjuru dunia.
İşte, biz dört kişiyiz ve dünyanın dört köşesine dağılmış durumdayız.Jest nas cztery w czterech krańcach świata.
İşte, biz dört kişiyiz ve dünyanın dört köşesine dağılmış durumdayız.네 명의 자매들은 각기 세계에 퍼져 있습니다.
İşte, biz dört kişiyiz ve dünyanın dört köşesine dağılmış durumdayız.Las cuatro estamos en cuatro esquinas del planeta.
İşte, biz dört kişiyiz ve dünyanın dört köşesine dağılmış durumdayız.My čtyři jsme ve čtyřech koutech země.
İşte, biz dört kişiyiz ve dünyanın dört köşesine dağılmış durumdayız.My štyri sme v štyroch kútoch zeme.
İşte, biz dört kişiyiz ve dünyanın dört köşesine dağılmış durumdayız.Portanto, somos quatro nos quatro cantos do mundo!
İşte, biz dört kişiyiz ve dünyanın dört köşesine dağılmış durumdayız.Quindi noi quattro siamo ai quattro angoli del mondo.
İşte, biz dört kişiyiz ve dünyanın dört köşesine dağılmış durumdayız.So sind wir vier in vier Ecken der Welt.
İşte, biz dört kişiyiz ve dünyanın dört köşesine dağılmış durumdayız.Vậy là bốn chị em tôi ở bốn phương trời khác nhau.