köşesi ile cümle

köşesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Dünya'nın her köşesinde, insanların özgürlüğü ve hakları için savaştığını biliyorsunuz.Viete, že všade vo svete, ľudia bojujú za svoju slobodu, bojujú za svoje práva.
Dünya'nın her köşesinde, insanların özgürlüğü ve hakları için savaştığını biliyorsunuz.Víte, že po celém světě lidé bojují za svou svobodu a za svá práva.
Dünya'nın her köşesinde, insanların özgürlüğü ve hakları için savaştığını biliyorsunuz.Vocês sabem que em todo o mundo, as pessoas lutam pela sua liberdade, lutam pelos seus direitos.
Dünya'nın her köşesinde, insanların özgürlüğü ve hakları için savaştığını biliyorsunuz.Vous savez que partout dans le monde des gens luttent pour leur liberté, luttent pour leurs droits.
Dünya'nın her köşesinde, insanların özgürlüğü ve hakları için savaştığını biliyorsunuz.Ξέρετε ότι σε ολόκληρο τον κόσμο οι άνθρωποι μάχονται για την ελευθερία τους μάχονται για τα δικαιώματά τους.
Dünya'nın her köşesinde, insanların özgürlüğü ve hakları için savaştığını biliyorsunuz.Ви знаєте, що в усьому світі люди борються за свою свободу, свої права.
Dünya'nın her köşesinde, insanların özgürlüğü ve hakları için savaştığını biliyorsunuz.Вы знаете, что по всему миру люди борются за свободу, борются за свои права.
Dünya'nın her köşesinde, insanların özgürlüğü ve hakları için savaştığını biliyorsunuz.Знаете, че навсякъде по света хората се борят за свободата си, борят се за правата си.
Dünya'nın her köşesinde, insanların özgürlüğü ve hakları için savaştığını biliyorsunuz.אתם יודעים שבכל רחבי העולם, אנשים נלחמים על החופש שלהם, נלחמים על זכויותיהם.
Dünya'nın her köşesinde, insanların özgürlüğü ve hakları için savaştığını biliyorsunuz.تعرفون أن جميع الناس حول العالم يقاتلون من أجل حريتهم، يقاتلون من أجل حقوقهم.
Dünya'nın her köşesinde, insanların özgürlüğü ve hakları için savaştığını biliyorsunuz.人々は自由を勝ち取るため また 権利を求めて戦っています 戦う相手が 政府による抑圧である場合もあれば
Dünyanın o köşesinde yaşanan felç ve aşağılık duygusunu derinleştirdi.그 지역에서의 마비감과 열등감을 심화시켰습니다.
Dünyanın o köşesinde yaşanan felç ve aşağılık duygusunu derinleştirdi.והעמיק את התחושה של שיתוק ונחיתות באזור זה של העולם.
Dünyanın o köşesinde yaşanan felç ve aşağılık duygusunu derinleştirdi.وعمّق مشاعر الشلل وعقدة النقص في ذلك الجزء من العالم.
Dünyanın o köşesinde yaşanan felç ve aşağılık duygusunu derinleştirdi.悲壮感を 深めたのです 何十年もの間
Dünyanın o köşesine petrol kaygılarımızla bakmayı bırakalım.안정과 안보의 환상에 대한 관심에 바탕을 두고 세계의 특정 지역을 생각하는 것에서
Dünyanın o köşesine petrol kaygılarımızla bakmayı bırakalım.מהחשיבה על חלק זה של העולם במונחים של אינטרסי נפט,
Dünyanın o köşesine petrol kaygılarımızla bakmayı bırakalım.من التفكير في تلك البقعة من العالم وفقا للمصالح النفطية
Dünyanın o köşesine petrol kaygılarımızla bakmayı bırakalım.産油国であるとか 安定した国家であるという幻想から
"Editör Yardım" kutunuz sol alt köşesinde burayaAici în colţul din stânga, am cutie "Editor ajutor"
"Editör Yardım" kutunuz sol alt köşesinde burayaAqui em baixo no canto inferior esquerdo, tenho a caixa de "Ajuda do Editor"
"Editör Yardım" kutunuz sol alt köşesinde burayaAquí en la esquina inferior izquierda, tengo el cuadro de la "Ayuda del Editor"
"Editör Yardım" kutunuz sol alt köşesinde buraya[F1] キーを押せば、ようにするために使用私は、高度なエディターを得る
"Editör Yardım" kutunuz sol alt köşesinde burayaHernede i det nederste venstre hjørne har jeg boksen "Editor Hjælp"
"Editör Yardım" kutunuz sol alt köşesinde burayaHier unten in der linken unteren Ecke habe ich das Feld "Editor"
"Editör Yardım" kutunuz sol alt köşesinde burayaIci dans le coin en bas à gauche, j'ai la boîte " Aide de l'éditeur "
"Editör Yardım" kutunuz sol alt köşesinde burayaItt a bal alsó sarokban van a "Editor Súgó" doboz
"Editör Yardım" kutunuz sol alt köşesinde buraya왼쪽 아래에 있는 여기, 저는 "편집기 도움말" 상자
"Editör Yardım" kutunuz sol alt köşesinde burayaQui nell'angolo in basso a sinistra, in basso ho la casella "Editor aiuto"
"Editör Yardım" kutunuz sol alt köşesinde burayaTady dole v levém dolním rohu mám box "Editor Help"
"Editör Yardım" kutunuz sol alt köşesinde burayaTäs vasemmassa alakulmassa on "Editor"-ruutu
"Editör Yardım" kutunuz sol alt köşesinde burayaTu, w lewym dolnym rogu mam pole "Edytor pomocy"
"Editör Yardım" kutunuz sol alt köşesinde burayaXuống đây ở góc dưới bên trái, tôi có hộp "Biên tập viên trợ giúp"
"Editör Yardım" kutunuz sol alt köşesinde burayaΕδώ στην κάτω αριστερή γωνία, κάτω έχω το κουτί "Βοήθεια επεξεργαστής"
"Editör Yardım" kutunuz sol alt köşesinde burayaЗдесь, в левом нижнем углу у меня есть поле "Редактор помощь"
"Editör Yardım" kutunuz sol alt köşesinde burayaТук в долния ляв ъгъл имам полето "Редактор помощ"
"Editör Yardım" kutunuz sol alt köşesinde burayaلدى هنا في الركن السفلي الأيسر، أسفل مربع "تعليمات محرر"
Efodun iki köşesine tutturulmuş omuzluklar yaparak birleştirdiler.Csinálának hozzá összekötött vállkötõket: a két végükön kapcsolák össze.
Efodun iki köşesine tutturulmuş omuzluklar yaparak birleştirdiler.De gjorde skulderstykker som blev festet til hverandre; med dem blev den hektet sammen i begge ender.
Efodun iki köşesine tutturulmuş omuzluklar yaparak birleştirdiler.Derpå forsynede de den med Skulderstykker til at hæfte på; den blev hæftet sammen ved begge Hjørner.
Efodun iki köşesine tutturulmuş omuzluklar yaparak birleştirdiler.fizeram-lhe ombreiras que se uniam; assim pelos seus dois cantos superiores foi ele unido.
Efodun iki köşesine tutturulmuş omuzluklar yaparak birleştirdiler.Họ may hai đai vai ê - phót , đâu hai đầu dính lại .
Efodun iki köşesine tutturulmuş omuzluklar yaparak birleştirdiler.Họ may hai đai vai ê-phót, đâu hai đầu dính lại.
Efodun iki köşesine tutturulmuş omuzluklar yaparak birleştirdiler.I-au făcut nişte umărari cari se împreunau cu el, aşa că la cele două capete ale lui, efodul era legat cu ei.
Efodun iki köşesine tutturulmuş omuzluklar yaparak birleştirdiler.에봇을 위하여 견대를 만들어 그 두 끝에 달아 서로 연하게 하고
Efodun iki köşesine tutturulmuş omuzluklar yaparak birleştirdiler.Le hicieron hombreras que se juntaban sobre él en sus dos extremos, para poderse unir
Efodun iki köşesine tutturulmuş omuzluklar yaparak birleştirdiler.Náplecníky mu spravili, spojené; na oboch svojich koncoch bol spojený.
Efodun iki köşesine tutturulmuş omuzluklar yaparak birleştirdiler.Naramienniki przytem porobili tak, aby się jeden z drugim spoić mógł; na dwu krajach ich spajały się.
Efodun iki köşesine tutturulmuş omuzluklar yaparak birleştirdiler.Náramky u něho udělali tak, aby se jeden s druhým spojiti mohl; na dvou krajích svých spojoval se.
Efodun iki köşesine tutturulmuş omuzluklar yaparak birleştirdiler.Naredili so za naramnik dva poramna dela, ki sta se spenjala; na svojih dveh koncih se je sklepal v eno.
Efodun iki köşesine tutturulmuş omuzluklar yaparak birleştirdiler.On y fit des épaulettes qui le joignaient, et c`est ainsi qu`il était joint par ses deux extrémités.
Efodun iki köşesine tutturulmuş omuzluklar yaparak birleştirdiler.Schulterstücke machten sie an ihm, die zusammengingen, und an beiden Enden ward er zusammengebunden.
Efodun iki köşesine tutturulmuş omuzluklar yaparak birleştirdiler.Sesudah itu dibuat dua tali bahu pengikat efod yang dijahitkan pada sisinya
Efodun iki köşesine tutturulmuş omuzluklar yaparak birleştirdiler.Siihen tehtiin yhdistettävät olkakappaleet; molemmista päistänsä se kiinnitettiin niihin.
Efodun iki köşesine tutturulmuş omuzluklar yaparak birleştirdiler.Till den gjorde man axelstycken, som skulle fästas ihop; vid sina båda ändar fästes den ihop.
Efodun iki köşesine tutturulmuş omuzluklar yaparak birleştirdiler.Εκαμον επωμιδας συναπτας δι' αυτο συναπτομενας επι των δυο ακρων αυτου.
Efodun iki köşesine tutturulmuş omuzluklar yaparak birleştirdiler.И сделали у него нарамники связывающие; на обоих концах своих он был связан.
Efodun iki köşesine tutturulmuş omuzluklar yaparak birleştirdiler.Направиха му презрамки, които да се връзват, за да се държи заедно на двата края,
Efodun iki köşesine tutturulmuş omuzluklar yaparak birleştirdiler.כתפת עשו לו חברת על שני קצוותו חבר׃
Efodun iki köşesine tutturulmuş omuzluklar yaparak birleştirdiler.وصنعوا له كتفين موصولين. على طرفيه اتّصل.

İlgili Sayfalar