köşeleri ile cümle

köşeleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bir bütünlük duygusu versin diye, hayatımızdaki pürüzlü köşeleri törpülüyoruz.Nous affinons les bords irréguliers de nos vies pour qu'ils paraissent entiers.
Bir bütünlük duygusu versin diye, hayatımızdaki pürüzlü köşeleri törpülüyoruz.Polerujemy szorstkie krawędzie życia, żeby złożyć je jedną całość.
Bir bütünlük duygusu versin diye, hayatımızdaki pürüzlü köşeleri törpülüyoruz.Polimos as pontas rugosas da nossa vida para que ela se sinta completa.
Bir bütünlük duygusu versin diye, hayatımızdaki pürüzlü köşeleri törpülüyoruz.Pulimos las asperezas de nuestras vidas para sentirlas como un todo.
Bir bütünlük duygusu versin diye, hayatımızdaki pürüzlü köşeleri törpülüyoruz.Şlefuim durităţile vieții ca să le simţim parte din întreg.
Bir bütünlük duygusu versin diye, hayatımızdaki pürüzlü köşeleri törpülüyoruz.Smussiamo gli spigoli delle nostre vite per renderle più piene.
Bir bütünlük duygusu versin diye, hayatımızdaki pürüzlü köşeleri törpülüyoruz.Ta đánh bóng các góc cạnh gồ ghề của cuộc đời chúng ta để chúng có vẻ nguyên vẹn hơn.
Bir bütünlük duygusu versin diye, hayatımızdaki pürüzlü köşeleri törpülüyoruz.Vyhlazujeme hrubé hrany našich životů tak aby vypadaly uceleně.
Bir bütünlük duygusu versin diye, hayatımızdaki pürüzlü köşeleri törpülüyoruz.We polijsten de ruwe kantjes van ons leven, zodat ze heel aanvoelen.
Bir bütünlük duygusu versin diye, hayatımızdaki pürüzlü köşeleri törpülüyoruz.Wir polieren die harten Kanten unseres Lebens, damit sie weicher werden.
Bir bütünlük duygusu versin diye, hayatımızdaki pürüzlü köşeleri törpülüyoruz.Λειαίνουμε τις σκληρές πλευρές της ζωής μας ώστε να αισθανόμαστε το σύνολο.
Bir bütünlük duygusu versin diye, hayatımızdaki pürüzlü köşeleri törpülüyoruz.Ми поліруємо гострі кути нашого життя, щоб воно здавалося цілісним.
Bir bütünlük duygusu versin diye, hayatımızdaki pürüzlü köşeleri törpülüyoruz.Мы полируем острые углы нашей жизни, чтобы она казалась цельной.
Bir bütünlük duygusu versin diye, hayatımızdaki pürüzlü köşeleri törpülüyoruz.Полираме грубоватите ръбове в нашите животи, така че се чувстват завършени.
Bir bütünlük duygusu versin diye, hayatımızdaki pürüzlü köşeleri törpülüyoruz.אנחנו משייפים את הקצוות החדים של חיינו כך שהם ירגישו שלמים.
Bir bütünlük duygusu versin diye, hayatımızdaki pürüzlü köşeleri törpülüyoruz.نصقل الزوايا الخشنة في حياتنا كي تبدو كاملة.
Bir bütünlük duygusu versin diye, hayatımızdaki pürüzlü köşeleri törpülüyoruz.全体として感じられるようにするのです ストーリーは私達を本当の自分にし
Bir meslektaşım bunu dünyanın karanlık köşelerinde bir ışık yakmak olarak nitelendirdi.Egy munkatársam úgy írta le, hogy fényt hozunk a föld legsötétebb zugaiba.
Bir meslektaşım bunu dünyanın karanlık köşelerinde bir ışık yakmak olarak nitelendirdi.Ein Kollege von mir beschrieb es als das Entzünden eines Lichts in den dunkelsten Ecken der Welt.
Bir meslektaşım bunu dünyanın karanlık köşelerinde bir ışık yakmak olarak nitelendirdi.제 동료는 이 일야말로 세상의 가장 어둡고 구석진 곳에 빛을 비추는 것과 같다고 했죠.
Bir meslektaşım bunu dünyanın karanlık köşelerinde bir ışık yakmak olarak nitelendirdi.Kolega nazwał to rzucaniem światła na najciemniejsze krańce świata.
Bir meslektaşım bunu dünyanın karanlık köşelerinde bir ışık yakmak olarak nitelendirdi.Mijn collega beschreef het als een lichtje opsteken in de donkerste hoeken van de wereld.
Bir meslektaşım bunu dünyanın karanlık köşelerinde bir ışık yakmak olarak nitelendirdi.Moj kolega je to opisal kot "posvetiti z lučjo v najbolj temne kotičke sveta."
Bir meslektaşım bunu dünyanın karanlık köşelerinde bir ışık yakmak olarak nitelendirdi.Một đồng nghiệp của tôi miêu tả việc làm đã đem ánh sáng đến những góc tối tăm của thế giới.
Bir meslektaşım bunu dünyanın karanlık köşelerinde bir ışık yakmak olarak nitelendirdi.Můj kolega to popsal jako záblesk světla v nejtemnějších koutech světa.
Bir meslektaşım bunu dünyanın karanlık köşelerinde bir ışık yakmak olarak nitelendirdi.Seorang rekan saya menggambarkannya sebagai memberikan sinar di sudut dunia yang paling gelap.
Bir meslektaşım bunu dünyanın karanlık köşelerinde bir ışık yakmak olarak nitelendirdi.Um colega meu descreveu-o como dar brilho à luz nos recantos mais escuros do mundo.
Bir meslektaşım bunu dünyanın karanlık köşelerinde bir ışık yakmak olarak nitelendirdi.Una colega mía lo describió como hacer brillar una luz en las esquinas más oscuras del mundo.
Bir meslektaşım bunu dünyanın karanlık köşelerinde bir ışık yakmak olarak nitelendirdi.Un coleg a spus că asta e ca și cum ai lumina cele mai întunecate colțuri ale lumii.
Bir meslektaşım bunu dünyanın karanlık köşelerinde bir ışık yakmak olarak nitelendirdi.Un de mes collègues l'a décrit comme un rayon de lumière dans les coins les plus sombres au monde.
Bir meslektaşım bunu dünyanın karanlık köşelerinde bir ışık yakmak olarak nitelendirdi.Un mio collega lo ha descritto come l'illuminazione degli angoli più bui del mondo.
Bir meslektaşım bunu dünyanın karanlık köşelerinde bir ışık yakmak olarak nitelendirdi.Мой колега описа това, като лъч светлина в най-тъмните ъгли на света.
Bir meslektaşım bunu dünyanın karanlık köşelerinde bir ışık yakmak olarak nitelendirdi.Моя колега порівнює це з пролиттям світла у найтемніших куточках світу.
Bir meslektaşım bunu dünyanın karanlık köşelerinde bir ışık yakmak olarak nitelendirdi.Один коллега описал это так: проливать свет на самые тёмные закутки мира.
Bir meslektaşım bunu dünyanın karanlık köşelerinde bir ışık yakmak olarak nitelendirdi.עמית שלי תיאר זאת כאילו להאיר אור בפינות האפלות ביותר של העולם.
Bir meslektaşım bunu dünyanın karanlık köşelerinde bir ışık yakmak olarak nitelendirdi.زميل لي وصف هذا العمل بـ إشعال شمعة .. في أكثر الأماكن ظلمةَ في العالم.
Bir meslektaşım bunu dünyanın karanlık köşelerinde bir ışık yakmak olarak nitelendirdi.光で照らすことに例えました 私は それを目指しています
Brigitte gibi, kafenin karanlık köşelerinde kendini saklaAl igual que Brigitte, ocúltate en el fondo de una cafetería.
Bu 3 noktanın, bir üçgenin köşeleri olduğunu söylersek; bu 3 nokta, bir üçgen oluşturur. .Hvis de 3 punkter hver er en vinkelspids i en trekant, definerer de en unik trekant.
Bu 3 noktanın, bir üçgenin köşeleri olduğunu söylersek; bu 3 nokta, bir üçgen oluşturur. .Jeżeli założymy, że są to wierzchołki trójkąta, to możemy powiedzieć, że go definiują.
Bu 3 noktanın, bir üçgenin köşeleri olduğunu söylersek; bu 3 nokta, bir üçgen oluşturur. .Když řekneme, že tyto tři body jsou vrcholy trojúhelníku, tak definují jedinečný trojúhelník.
Bu 3 noktanın, bir üçgenin köşeleri olduğunu söylersek; bu 3 nokta, bir üçgen oluşturur. .이 세 점이 삼각형의 꼭짓점이라고 가정하면 하나의 삼각형이 만들어질것입니다.
Bu 3 noktanın, bir üçgenin köşeleri olduğunu söylersek; bu 3 nokta, bir üçgen oluşturur. .Ако кажем, че тези три точки са върховете на даден триъгълник, те очертават неповторим триъгълник.
Bu 3 noktanın, bir üçgenin köşeleri olduğunu söylersek; bu 3 nokta, bir üçgen oluşturur. .فاذا قلنا ان هذه هي النقاط الثلاثة وتمثل رؤوس المثلث حيث انها تعرف المثلث
Bu aynı zamanda gözlerin dış köşelerinin, orbikularis oculinin, kırışmasıdır.C'est également de plisser le coin externe de l'œil, l'orbiculaire des paupières.
Bu aynı zamanda gözlerin dış köşelerinin, orbikularis oculinin, kırışmasıdır.E' anche chiudere l'angolo esterno dell'occhio, l'orbicularis oculi.
Bu aynı zamanda gözlerin dış köşelerinin, orbikularis oculinin, kırışmasıdır.E şi încreţirea colţului exterior al ochiului, adică orbicularis oculi.
Bu aynı zamanda gözlerin dış köşelerinin, orbikularis oculinin, kırışmasıdır.Es wölbt auch die äußere Ecke des Auges, den Orbicularis Oculi.
Bu aynı zamanda gözlerin dış köşelerinin, orbikularis oculinin, kırışmasıdır.Het is ook de buitenste hoek van het oog plooien, de orbicularis oculi.
Bu aynı zamanda gözlerin dış köşelerinin, orbikularis oculinin, kırışmasıdır.Ini juga mengerutkan sudut luar mata, orbicularis oculi.
Bu aynı zamanda gözlerin dış köşelerinin, orbikularis oculinin, kırışmasıdır.Mà nó còn là nếp nhăn ở đuôi mắt, tạo nên khối cơ vòng quanh mắt.
Bu aynı zamanda gözlerin dış köşelerinin, orbikularis oculinin, kırışmasıdır.También es reducir el extremo externo del ojo, el músculo orbicular.
Bu aynı zamanda gözlerin dış köşelerinin, orbikularis oculinin, kırışmasıdır.To również zmarszczenie zewnętrznego kącika oczu, przez mięsień okrężny oka.
Bu aynı zamanda gözlerin dış köşelerinin, orbikularis oculinin, kırışmasıdır.Нужна ещё морщинка у внешних уголков глаз, и небольшое прищуривание.
Bu aynı zamanda gözlerin dış köşelerinin, orbikularis oculinin, kırışmasıdır.Той е и сбръчкването на външния ъгъл на очите, орбикуларис окули.
Bu aynı zamanda gözlerin dış köşelerinin, orbikularis oculinin, kırışmasıdır.Це ще й примружування зовнішніх кутиків очей, напруження кругових м'язів.
Bu aynı zamanda gözlerin dış köşelerinin, orbikularis oculinin, kırışmasıdır.אלא גם קימוט זווית העין, שריר העין החוגי.
Bu aynı zamanda gözlerin dış köşelerinin, orbikularis oculinin, kırışmasıdır.انها أيضا التجاعيد حول الزاوية الخارجية للعين، الأربيكولاس أوكيولاي.
Bu aynı zamanda gözlerin dış köşelerinin, orbikularis oculinin, kırışmasıdır.그것은 또한 안륜근(眼輪筋), 눈의 바깥쪽 모서리를 찡그리는 것이기도 합니다
Bu aynı zamanda gözlerin dış köşelerinin, orbikularis oculinin, kırışmasıdır.細めています 生後10ヶ月の乳児でさえ母親の顔を見ると

İlgili Sayfalar