Ana içeriğe geç
Sözlük

köşe ile cümle

köşe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bir kaç dakika sonra, odanın bir köşesine gidiyor ve küçük bir parça şeker buluyor, bir M&M.Néhány perc múlva elmegy a szoba sarkába, és talál egy szem M&M cukorkát.
Bir kaç dakika sonra, odanın bir köşesine gidiyor ve küçük bir parça şeker buluyor, bir M&M.Vài phút sau, cô bé đi vào góc phòng tìm thấy một mẩu kẹo M & M
Bir kaç dakika sonra, odanın bir köşesine gidiyor ve küçük bir parça şeker buluyor, bir M&M.Wat later gaat ze naar een hoek van de kamer en vind er een snoepje, een M&M.
Bir kaç dakika sonra, odanın bir köşesine gidiyor ve küçük bir parça şeker buluyor, bir M&M.След няколко минути, тя отива в ъгъла на стаята и намира малко парче бонбон, М&М.
Bir kaç dakika sonra, odanın bir köşesine gidiyor ve küçük bir parça şeker buluyor, bir M&M.Так вот, через пару минут она пошла в угол комнаты и нашла маленькую конфетку — эмэндмс.
Bir kaç dakika sonra, odanın bir köşesine gidiyor ve küçük bir parça şeker buluyor, bir M&M.ואולי אתם חושבים, "היא לא יכולה לראות אותך, או לשמוע אותך." אז אחרי כמה רגעים היא הולכת לפינת החדר
Bir kaç dakika sonra, odanın bir köşesine gidiyor ve küçük bir parça şeker buluyor, bir M&M.حسنا, بعد بضع دقائق, تذهب هي إلى ركن في الغرفة, وتجد قطعة صغيرة من الحلوى, حلوى إم آند إم.
Bir kaç dakika sonra, odanın bir köşesine gidiyor ve küçük bir parça şeker buluyor, bir M&M.部屋の隅に行き ちっちゃなキャンディを見つけます 彼女の「注意」は私には向かなくても
Bir kenarın köşesinden karşı kenarın orta noktasına bir doğru çizince buna medyan denir .선을 그어보겠습니다 이 선이 바로 중선입니다
Bir kenarın köşesinden karşı kenarın orta noktasına bir doğru çizince buna medyan denir .Si apoi taiem la jumatate latura opusa Deci asta de aici va fi o mediana
Bir kenarın köşesinden karşı kenarın orta noktasına bir doğru çizince buna medyan denir .Takže těžnice je, když začneme v jednom z vrcholů, začněme tedy v tomto, a pak rozpůlíme protější stranu.
Bir kenarın köşesinden karşı kenarın orta noktasına bir doğru çizince buna medyan denir .Vi halverer den modstående side. Det her er en median.
Bir kenarın köşesinden karşı kenarın orta noktasına bir doğru çizince buna medyan denir .Това тук ще бъде медиана.
Bir kız, eğer şanslıysa, karanlık bir odanın köşesinde --En flicka, om du har tur, i hörnet av ett mörkt rum
Bir kız, eğer şanslıysa, karanlık bir odanın köşesinde --어두운 방 안의 구석 자리에서 코란을 읽을 수 잇을 정도로 운이 좋은
Bir kız, eğer şanslıysa, karanlık bir odanın köşesinde -- Kuran'a bakabilme şansına sahipti.Ak máte to štastie, uvidíte dievča v rohu tmavej miestnosti, ktoré má štastie, že sa môže pozrieť na Korán.
Bir kız, eğer şanslıysa, karanlık bir odanın köşesinde -- Kuran'a bakabilme şansına sahipti.Dívka, pokud máte štěstí, v rohu tmavé místnosti -- je ráda za to, že se může dívat na Korán.
Bir kız, eğer şanslıysa, karanlık bir odanın köşesinde -- Kuran'a bakabilme şansına sahipti.Dziewczynki mogły tylko w kącie ciemnego pokoju czytać Koran.
Bir kız, eğer şanslıysa, karanlık bir odanın köşesinde -- Kuran'a bakabilme şansına sahipti.Een meisje, als je goed kijkt, in de hoek van een donkere kamer -- bevoorrecht dat ze de Koran kon inkijken.
Bir kız, eğer şanslıysa, karanlık bir odanın köşesinde -- Kuran'a bakabilme şansına sahipti.Egy kislány, ha szerencsés volt, a szoba sötét sarkában olvashatta a Koránt.
Bir kız, eğer şanslıysa, karanlık bir odanın köşesinde -- Kuran'a bakabilme şansına sahipti.Một cô bé, nếu may mắn, trong góc phòng tối -- may mắn có thể đọc được kinh Koran.
Bir kız, eğer şanslıysa, karanlık bir odanın köşesinde -- Kuran'a bakabilme şansına sahipti.O fată, dacă ești norocos, în colțul unei camere întunecoase - fericită să poate citi Coranul.
Bir kız, eğer şanslıysa, karanlık bir odanın köşesinde -- Kuran'a bakabilme şansına sahipti.Seorang gadis, jika beruntung, di sudut ruangan gelap -- cukup beruntung untuk dapat melihat Al-Quran.
Bir kız, eğer şanslıysa, karanlık bir odanın köşesinde -- Kuran'a bakabilme şansına sahipti.Uma rapariga, se tiver sorte, no canto de um quarto escuro tendo a possibilidade de ter o Corão.
Bir kız, eğer şanslıysa, karanlık bir odanın köşesinde -- Kuran'a bakabilme şansına sahipti.Una niña, si tienes suerte, en la esquina de un cuarto oscuro... afortunada de poder ver el Corán.
Bir kız, eğer şanslıysa, karanlık bir odanın köşesinde -- Kuran'a bakabilme şansına sahipti.Девушка, если ей повезло, сидела в углу темной комнаты - счастлива, что у нее есть возможность читать Коран.
Bir kız, eğer şanslıysa, karanlık bir odanın köşesinde -- Kuran'a bakabilme şansına sahipti.Момиче, и то ако имате късмет, което стои в ъгъла на тъмна стая, и щастливо, че може да гледа Корана.
Bir kız, eğer şanslıysa, karanlık bir odanın köşesinde --נערה ברת-מזל, בפינת חדר אפל--
Bir kız, eğer şanslıysa, karanlık bir odanın köşesinde --فتاة في زاوية غرفة .. ان كانت محظوظة بما فيه الكفاية
Bir kız, eğer şanslıysa, karanlık bir odanın köşesinde --コーランを眺めています。これは、 その女の子は恵まれていると言えます。
Bir kız, eğer şanslıysa, karanlık bir odanın köşesinde --我徒步穿越阿富汗,
Bir köşede ağlayacağımı sanıyordun.Azt hitted, hogy egy sarokban sírok.
Bir köşede ağlayacağımı sanıyordun.Μάλλον θα πίστευες ότι θα είμαι κολλημένη σε καμιά γωνία και θα κλαίω, σωστά;
Bir köşede ağlayacağımı sanıyordun.ظننت انك تبكين في مكان ما
Bir köşede duruyor.Berada tetap di satu sudut.
Bir köşede duruyor.Det bliver i hjørnet.
Bir köşede duruyor.Det står i ett hörn.
Bir köşede duruyor.Er bleibt in der Ecke stehen.
Bir köşede duruyor.Hij blijft rustig in de hoek staan.
Bir köşede duruyor.Il reste dans un coin.
Bir köşede duruyor.한쪽 구석에서 아무 말 없이
Bir köşede duruyor.Nehne se z kouta.
Bir köşede duruyor.Nó vẫn còn ở một góc.
Bir köşede duruyor.Ott áll a sarokban.
Bir köşede duruyor.Seisoo nurkassa.
Bir köşede duruyor.Sta lì in un angolo.
Bir köşede duruyor.Stoi w jednym rogu.
Bir köşede duruyor.Κάθεται εκεί στη γωνίτσα του.
Bir köşede duruyor.Все время стоит на месте.
Bir köşede duruyor.فهي تبقى في ركن واحد.
Bir köşede duruyor.文句を言うこともない
Bir köşenin tanjantına indirgedik. Ama bu yeterince çekici/seksi değil.Uczymy się o tangensach kątów, ale to nie jest zbyt ciekawe.
Bir köşenin tanjantına indirgedik.Am simplificat totul la tangenta unui unghi.
Bir köşenin tanjantına indirgedik.Chúng ta đã mang nó xuống góc nhìn "tang của một góc".
Bir köşenin tanjantına indirgedik.Egy szög tangensével megoldható kérdéssé tettük.
Bir köşenin tanjantına indirgedik.Kita telah membuat istilahnya menjadi tangen dari sudut.
Bir köşenin tanjantına indirgedik.우리는 그걸 각의 탄젠트로 줄여 버렸습니다.
Bir köşenin tanjantına indirgedik.L'abbiamo riportato alla tangente di un angolo.
Bir köşenin tanjantına indirgedik.Lo hemos reducido a la tangente de un ángulo.
Bir köşenin tanjantına indirgedik.Me olemme tiivistäneet sen kulman tangentiksi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod