Ana içeriğe geç
Sözlük

köşe ile cümle

köşe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Sol üst köşede, "Yeni!"In de linkerbovenhoek staat “traditioneel links”.
Öğlen uykusuna yatmak için gölgeli köşe bulabilmak imkânsizdir.De schildpad kan urenlang onderwater blijven tijdens de slaap.
Şemsikanlıoğulları (Polat) Elbistan ilçesi Köseyahya Köyünden gelmişlerdir.Met name kinderen van woonwagenbewoners wilden er (blijven) wonen.
Heptagram veya septagram yedi düz çizgiden oluşan yedi köşeli bir yıldızdır.Een zevenhoek of heptagon of heptagoon is een veelhoek met zeven hoeken en evenzoveel zijden.
2007'den 2012'ye kadar Salon.com'da köşe yazıları yazdı ve zaman zaman The Guardian'a katkıda bulundu.Vanaf 2007 werkte Greenwald mee aan de website Salon.com en gaf hij zijn eerdere blog op.
Bir qi → ji j + qj’ye sahip köşe etkileşimi.Op de interactie vertex geeft men dit weer door qi→ij + qj.
Bu işlem köseleye fazladan dayanım sağlamaktadır.Dit zorgt voor nog meer ondersteuning van het lichaam.
Ailenin köpeği sağ alt köşede yatıyordu.Ze lag toen op de rechteroever van de Maas.
Bu iş için size, köşeli bir bileyi makinası kullanmanızı tavsiye ederim.Voor dit werk raad ik u aan een hoekslijpmachine te gebruiken.
Köşede korkunç bir kaza oldu.Er is een verschrikkelijk ongeval gebeurd op de hoek.
Herkesten önce geldim ve baş köşeye oturdum.Ik ben als eerste gekomen en ben op de beste plaats gaan zitten.
2010'dan beri Belçika'da en yaygın aylık dergi “Joods Actueel” için köşe yazıları yazıyor.Od 2010 roku ma swoją kolumnę w najbardziej rozpowszechnionym w Belgii żydowskim magazynie „Joods Actueel”.
Bunlardan Köse Musa obası, Sandıklı’da iskan edildi.Moses Cordovero: Tomer Devorah (The Palm Tree of Deborah) (ang.).
2007'den 2012'ye kadar Salon.com'da köşe yazıları yazdı ve zaman zaman The Guardian'a katkıda bulundu.Był felietonistą Salon.com od 2007 do 2012 roku, a od czasu do czasu był współpracownikiem The Guardian.
Ağustos 2012 ila Ekim 2013 arası Guardian US için köşe yazıları yazdı.Był felietonistą Guardiana (USA) od sierpnia 2012 do października 2013.
Kale dörtgen şekilde olup dört köşesinin her birinde silindirik birer kule bulunmaktadır.Zamek ma czworokątną strukturę, w każdym z czterech kątów znajduje się wieża.
Nüfusu 250'dir ve köy nüfusunun tamamı Avşar boyunun Köseli obasına bağlı Türkmenler'den oluşmaktadır.2500 mieszkańców regionu – każda wieś tworzy własną grupę surwakarów.
Onun adı sol veya sağ köşesine yazılacaktır.Jego podpis widnieje w lewym lub prawym rogu.
Şu an dünya kösele üretiminin %90'ı kromla tabaklanarak üretilmektedir.Współcześnie około 90 procent piwa produkowanego na świecie to lagery.
Sonra Big E'nin bacaklarından tutarak ringin köşesindeki demire kasıklarını vurdular.W wyniku ataku, Big E doznał stłuczenia okolic krocza.
"Şimdi," der köşede bekleyen potansiyellere.Teraz pracuje w "Bistrze za rogiem".
Bir kenarın bir köşeden öteye devam etmesi ayrı bir kenar olarak sayılır.Przejście pieszo z jednej części na drugą jest niemożliwe.
Eğer giysiye gereksinimimiz varsa gidip köşedeki sokaktan alıp mükemmel görünürüz.Możemy znaleźć ubranie po którejś stronie ulicy, założyć je i wyglądać fantastycznie.
11. dakikada, Almanlar maçın ilk köşe vuruşunu kullandı.W jedenastej minucie Niemcy zyskali pierwszy rzut rożny.
Ve Kösem adını alır.Instytut nosi jego imię.
Her birinin iki yüzeyi ve dört köşesi vardır.Ma dwie powierzchnie i cztery brzegi.
Onlar ayrıca koşerdir. ^ SayfasıZobacz też: Ujazdowo, Ujazdów
Kösen üç erkek ve bir kız kardeşi ve ailesi ile birlikte yaşamaktadır.Próbuje się nauczyć mieszkać z trzema braćmi i ojcem.
Bazıları düzdür, bazıları köşeli veya sarılmıştır.Większość osobników jest osiadła, ale niektóre koczują lub są rozproszone.
Halen Milliyet Gazetesi'nde Milliyet Ege ekinde köşe yazıları yapmaktadır.Nagle wydaje mu się, że w tłumie widzi twarz wydrukowaną w milionach gazet.
Sol üst köşede bir stilize ayı pençe siyah (versiyonuna bağlı olarak ya da pençe olmadan).Po prawej (lewej z puntu widzenia obserwatora) wspięty czarny niedźwiedź.
Bir dönem yayınlanan günlük soL Gazetesi'nde "Leke" isimli başlık altında haftalık olarak köşe yazıları yazdı.Przez kilka lat pisywał felietony do tygodnika „Wprost”. zatytułowane Widziane z lewej strony.
Her üç köşe İdeal ise, o zaman çıkan rakama ideal üçgen denir.W dowolnym pierścieniu zbiór { 0 } {\displaystyle \{0\}} jest ideałem, zwanym trywialnym.
Ayrıca 90'lı yıllarda köşe yazarlığı da yapmıştır.W latach 90. zajął się także malarstwem.
Oysa resmin sol üst köşesinde bunları yapmakta olan çocuklar vardır.W Pisarzowicach przy jej prawym brzegu są duże Stawy Pisaniarskie.
Échos ve La Croix gazetelerinde köşe yazarlığı yapmıştır.Wcześniej publikował w gazecie "La Croix" .
Aynı dönem televizyona da önem veren MFÖ, Show TV'de "Köşe Dönmece" adlı bir yarışma programı sundu.Promocja trwała pod hasłem „Możesz zwrócić telewizor po mistrzostwach!”.
Bu kelime “Kaşer” (koşer) kelimesinin zıt anlamlısı olarak kullanılır.Użyjmy jako słowa-klucza słowa SZYFR.
Aynı dönemde köşe yazarı ve muhabir olarak Akın (1945-46, Mersin), Son Posta (1949-50) gazetelerinde çalıştı.Mieszkał tam do końca życia, pracując najpierw jako dziennikarz i zagraniczny korespondent (1949-1953).
İsminin Arapça anlamı "köşe"dir.Jej arabska nazwa oznacza „kruk”.
1986'da FIRST, bu köşetaşı görevi olarak kabul edildi.Rok 1986 był ostatnim dla Luci w tej kategorii.
Şöyle bir köşeye sıkışmış gibiydik.W kolumnie zakotłowało się.
2010-2013 arasında sağ alt köşeyle başlamıştır.W latach 2010–2013 występował w Wiśle Płock.
Ne zaman gerçek dünyanın sorunları onları köşeye sıkıştırsa kendilerini bu fantastik dünyada buluverirler.Gdy te idee schodzą do codziennego świata przejawiają siebie w fenomenalnym istnieniu.
Sağ üst köşede görüntülerin kayıtlı sinyallerden nasıl geri oluşturulacağı gösterilmiştir.Prawy górny róg zawiera instrukcję odtworzenia znajdujących się na płycie obrazów.
Troyes'e transfer olunca sol kanattan da köşe vuruşlarını kullanmaya başladı.Dopiero na lewym boku obrony, Coentrão zaczął wykorzystywać wszystkie swoje atuty.
Mimari olarak kefeki taşından yapılmadır, sekiz köşeli ve kubbeli bir yapıya sahiptir.Jest znany także jako Budynek z ośmioma kątami i dachem z kolorowej glazury.
2006-2010 arasında yerini sağ üst köşeye taşımıştır.W latach 2006-2010 znowu występował w Pierwszej Lidze.
Zamanının bir çoğunu köşeye çekilip kendi kendine gitarını tınlatarak geçirmiştir.Przez większość czasu cień jedynie rozmawia ze swoim duchem.
"Bir kadın olmak". köşeyazısı.Kobieta jest kobietą (tyt. oryg.
5 köşeli Pentagram ile sembolize edilir.Łącząc jedną linią wszystkie wierzchołki pięciokąta, otrzymujemy pentagram.
Bu nokta aynı zamanda dikdörtgenin köşegenlerinin de kesişim noktasıdır.Punkt ten jest również punktem przegięcia klotoidy.
Cami, köşe başında kalmıştır.Za rogiem czeka na nich pan Witek.
Köşegenlerin karelerinin toplamı kenarların karelerinin toplamının iki katına eşittir.Pręcików jest dwa razy tyle co płatków korony.
Akşam gazetesinde köşe yazarlığı yapmış olan Alçı, daha sonra bu gazeteden ayrılmıştır.Zniechęcona redaktorka opuściła gazetę, ta jednak pozostała na rynku.
Bütün dörtgenler iki adet köşegene sahiptir.Każdy czworokąt ma dwie przekątne.
Bir boyutlu matrisler de daima köşegendir.W liczbie mnogiej wołacz jest zawsze równy mianownikowi.
Erol Köse, şirkete %51 payla ortak oldu.AOL otrzymał 55% połączonych firm.
Yuma Kontluğu (Yuma County), ABD'nin Arizona eyaletinin güney batı köşesinde bulunan bir kontluktur.Hrabstwo Yuma – hrabstwo w USA w południowo zachodniej części stanu Arizona.
1992'ye kadar Okçularbaşı Caddesi ile Çarşıkapı Caddesi'nin köşesi, dolmuş ve otobüs durağıydı.Do maja 2000 roku był tu przystanek osobowy oraz posterunek odstępowy.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod