Muhakkak ki Allah kâfirler için, zelil ve perişan eden bir azap hazırlamıştır.Surely Allah has prepared a humiliating chastisement for the unbelievers.
Kâfirlerin dâvasını alçalttı.Allah’ın dini ise zaten yücedir.As for Allah's Word, it is inherently uppermost.
“Bugün artık ne sizden, ne de kâfirlerden kurtuluş fidyesi kabul edilmez.So no ransom shall be accepted from you today, nor from those who disbelieved.
Allah, kâfirlere Nûh'un eşi ile Lût’un eşini misal getirir.Allah has set forth for the unbelievers the parable of the wives of Noah and Lot.
Ey kâfirler! Yiyin, azıcık zevkedin bakalım.Eat and enjoy yourselves for a while.
Allah, kâfirler için rezil edici bir azap hazırlamıştır.Allah prepareth for the disbelievers shameful punishment.
İşte bunlar gerçek käfirlerdir. Ve biz, kâfirler için yere batırıcı bir azap hazırladık.Such are disbelievers in truth; and for disbelievers We prepare a shameful doom.
Müminleri de savaşa teşvik et. Umulur ki, Allah kâfirlerin gücünü kırar.Peradventure Allah will restrain the might of those who disbelieve.
İşte onlar gerçek kâfirlerdir. Biz de kâfirlere alçaltıcı bir azab hazırlamışızdır.Such are disbelievers in truth; and for disbelievers We prepare a shameful doom.
İyi biliniz ki siz Allah'ın elinden kurtulamazsınız. Kâfirleri pek acı bir azapla müjdele! [2,196]Give tidings (O Muhammad) of a painful doom to those who disbelieve,
Kâfirler ve münafıklarla mücahede et.Strive against the disbelievers and the hypocrites!
Kâfirler ve münafıklarla mücahede et ve onlara sert davran. Onların varacağı yer cehennemdir.Strive against the disbelievers and the hypocrites, and be stern with them.
Eğer kâfirler sizinle savaşsalardı arkalarına dönüp kaçarlardı.If the faithless fight you, they will turn their backs [to flee].
Allah onu, o kâfirlerin tuzaklarının şerrinden korudu.Firavun hanedanını da kötü azap kuşatıverdi.Then Allah saved him from their evil schemes, while a terrible punishment besieged Pharaoh’s clan:
Çünkü kâfirler batıla uydular. İman edenler ise Rab'leri tarafından gönderilen hakka uydular.That is because the faithless follow falsehood, and the faithful follow the truth from their Lord.
Gerçek şu ki, kâfirlere, Allah'tan gelecek bir zararı, ne malları, ne de evlatları engelleyemez.Those who disbelieve, neither their riches nor their children shall save them from Allah.
Şunu da bilin ki, Allah'ı aciz bırakacak değilsiniz. Allah kâfirleri mutlaka perişan edecektir.But know that you shall not render Allah incapable, and that Allah will humiliate the unbelievers'
Her benliğin ne kazandığını O bilir. Kâfirler de bilecek sonsuzluk yurdu kimindir!He knows what every soul earns, and the disbelievers will know for whom is the final home.
Ben de o kâfirlere bir süre için meydan verdim. Sonra da tuttum onları cezalandırdım.I gave a respite to the unbelievers (so that they would repent, but they did not).
Kâfirler diyorlar ki: “Ona Rabbinden bir mûcize indirilmeli değil miydi?”The unbelievers say, "Why has God not sent him, (Muhammad), some miracles."
Fakat Ben, o kâfirlere akıllarını başlarına toplamaları için bir süre mühlet verdim.I gave a respite to the unbelievers (so that they would repent, but they did not).
Kâfirler ise hakkı batılla ortadan kaldırmak için mücadele verirler.The disbelievers argue by false means to refute the Truth.
Kâfirlerin Allah'tan başka yalvardıkları (putlar) ise, hiçbir şey yaratamazlar.Those you call on besides God cannot create anything.
Ayaklarımızı hak yolda sabit kıl ve kâfirler gürûhuna karşı bize yardım eyle!”Make our feet firm, and help us against those who deny the truth,"
Kâfirler ve münafıklarla savaş, onlara karşı sert davran. Onların varacağı yer cehennemdir.Strive hard against the Unbelievers and the Hypocrites, and be firm against them.
O zaman kâfirler çeşitli şeytani nedenlerle isyan etmeye zorlandılar.The unbelievers at the time were impelled to rebel by various evil motives.
Kâfirleri elem veren bir azap beklemektedir.Woeful punishment awaits the unbelievers.
Ve gördüm ki, kâfirlerin hükümdarı, Müslümanların topraklarını ele geçirip mallarını yağmaladı.And I saw that the king of the infidels took over the land of the Muslims and looted their property.
Bu arada İslam padişahı, kâfirlerin padişahının katledilmesini emretti.In the meantime, the king of Islam ordered the king of the infidels to be slaughtered.
Senin azabın elbette kâfirlere ulaşacaktır."Your punishment will certainly reach the disbelievers."
Tam karşılığı yakılacak olan kâfirler hakkında olarak çevrilebilir.Die Barā'a kennzeichnet den damit Gestraften als Ungläubigen.
Ali, kâfirlerin en büyük korkusudur.Die Verstocktheit der Ungläubigen.
Ayrıca, kâfirler ile cihâda girmeyi de lüzümsuz olarak addeden bir topluluk oluşturmaktaydılar.Vielmehr mußten sie an der Seite von Ungläubigen (der Deutschen) gegen andere Ungläubige kämpfen.
Kâfirlerden hiç kimseyi yeryüzünde bırakma!Siehe auch: Bleibe im Lande und nähre dich redlich.
Kâfirlerden hiç kimseyi yeryüzünde bırakma!"Ne laisse sur la terre aucun habitant qui soit au nombre des incrédules."
Dediğinde: Sultan İbrahim Bre hâinler, pezevenkler, Allah'tan korkmaz kâfirler!La Mort dit à Abraham qui elle est, et Abraham déclare ne pas la croire.
Ali, kâfirlerin en büyük korkusudur.Ils diront : si, mais le décret du châtiment s'est avéré juste contre les mécréants ».
Ali, kâfirlerin en büyük korkusudur.Fuente de los Incrédulos.
Kâfirlerden hiç kimseyi yeryüzünde bırakma!La estancia del hombre en la tierra no es el propósito de su creación .
Tam karşılığı yakılacak olan kâfirler hakkında olarak çevrilebilir.Se les aparece a hombres infieles a modo de castigo.
Ali, kâfirlerin en büyük korkusudur.Hanno ucciso il nostro carissimo babbo, maledetti miscredenti!".
Kâfirlerden hiç kimseyi yeryüzünde bırakma!Non corrompete la terra dopo che Dio la creò pura: ciò è meglio per voi, se siete credenti.
Kâfirlerden hiç kimseyi yeryüzünde bırakma!Не оставь на земле ни одного неверного!» (71:26).
Ali, kâfirlerin en büyük korkusudur.Сура завершается тем, что неверным, которые не уверовали в Коран, уготована гибель.
Ali, hicrette peygamberin yatağına yatarak kâfirleri şaşırttı.Потом Он приводит историю народа Ад и его пророка Худа и указывает на неразумность неверующих.
Ayrıca, kâfirler ile cihâda girmeyi de lüzümsuz olarak addeden bir topluluk oluşturmaktaydılar.Некоторые богословы «правоверных» суфии даже обвиняли его в неверии (куфр).
Dediğinde: Sultan İbrahim Bre hâinler, pezevenkler, Allah'tan korkmaz kâfirler!И 8 его, будет ли он слабыми, или станет А неверными 9 «Авраам, Авраам!»
Tam karşılığı yakılacak olan kâfirler hakkında olarak çevrilebilir.ومعنى يُملي للكافرين: أي يُمهلهم لعلهم يرجعون.
Dediğinde: Sultan İbrahim Bre hâinler, pezevenkler, Allah'tan korkmaz kâfirler!قال إبراهيم بن إسحاق الحربي: «هو ثقة فقيل لإبراهيم كان صدوقا في الحديث قال اما الصدق فلا يدفع».
Kâfirlerden hiç kimseyi yeryüzünde bırakma!Die zouden niet onder de aarde doorgaan in hun omwentelingen, maar eromheen.
Tam karşılığı yakılacak olan kâfirler hakkında olarak çevrilebilir.Gdziekolwiek oni będą walczyć przeciw wam, zabijajcie ich! – Taka jest odpłata niewiernym!
Ali, hicrette peygamberin yatağına yatarak kâfirleri şaşırttı.Oto My uczyniliśmy szatanów opiekunami tych, którzy nie wierzą! (7:27) O proroku!
9. İbadet Mükellefiyeti: Kâfirler, iman etmekle mükellef oldukları gibi ibâdet etmekle de mükelleftirler.Troende som följer de Noakidiska lagarna benämns som noakider, eller B'Nei Noah (hebr. för Noas söner).
Ali, kâfirlerin en büyük korkusudur.不信心者たちに対する警告が述べられる。
Hani bir zaman Peygamber, iki kişiden biri iken kâfirler onu Mekke'den çıkardılar.黄泉渡し(よみわたし) 笠に鈴を付けた使者二人が、霊を船に乗せて黄泉に連れて行く。
Tam karşılığı yakılacak olan kâfirler hakkında olarak çevrilebilir.不信心たちに対する訓戒が述べられる。
Ali, kâfirlerin en büyük korkusudur.我要把恐怖投在不信道的人的心中。
Kâfirlerden hiç kimseyi yeryüzünde bırakma!故你們當在大地上旅行,應當觀察否認(使者)的人們的結局是怎樣的。
Ayrıca, kâfirler ile cihâda girmeyi de lüzümsuz olarak addeden bir topluluk oluşturmaktaydılar.猶大提醒他們, 雖然耶和華曾拯救他的百姓離開埃及,其後他卻“把那些不信的滅絶了”。
Tam karşılığı yakılacak olan kâfirler hakkında olarak çevrilebilir.范桂萼:政治人物(庶吉士、翰林院檢討)。