kâğıtlar ile cümle
kâğıtlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Toplantıda kullandığımız bütün kağıtları ortadan kaldırmam istendi.I was asked to put away all the papers we used at the meeting.
Soğuk nedeniyle yalnızca bir çalışma günümü kaçırdım ve masam kağıtlarla dolu.I only missed one day of work because of a cold and my desk is piled high with papers.
Öğretmen sınav kağıtlarını gözden geçirdi.The teacher looked over the examination papers.
Tüm atık kağıtlarınızı bu sepete koyun.Put all your waste paper in this basket.
Pazartesi gününe kadar kağıtlarımızı teslim etmemiz gerekiyor.We are supposed to hand in our papers by today.
Evrak çantam kağıtlarla doludur.My briefcase is full of papers.
Sınav kâğıtlarını öğretmene uzattım.I handed the examination papers in to the teacher.
Onun kağıtlarını ayıklamak için birkaç gün harcadım.I spent several days sorting through her papers.
Öğretmeniniz kağıtlara not atıyor.Our teacher is marking papers.
Zaman doldu. Kağıtlarını teslim et.Time is up. Hand in your papers.
Kağıtlar uçtu.The papers blew off.
Öğretmen zil çaldıktan sonra sınav kağıtlarını dağıttı.The teacher gave out the test papers after the bell rang.
Öğretmen kağıtlara baktı.The teacher looked over the papers.
Öğretmen kağıtları işaretlemekle meşgul.The teacher is busy marking papers.
Öğretmen sınav kağıtlarına göz attı.The teacher looked over the exam papers.
Öğretmen sınav kağıtlarını incelemekle meşgul.The teacher is busy looking over the examination papers.
Öğretmen kağıtları topladı.The teacher collected the papers.
Öğretmen sınav kağıtlarını dağıttı.The teacher distributed the question papers.
Kağıtları topla ve onları buraya getir.Gather the papers and bring them here.
Sınav kağıtlarınızı verin.Hand in your examination papers.
Sınav kağıtların Pazartesiye kadar teslim edilmelidir.Your test papers must be handed in by Monday.
Kağıtları sıraya koymayı denemekten vazgeçti.He has given up trying to put the papers in order.
Test kağıtlarını düzeltmekle meşgul.He is busy correcting test papers.
Kağıtları masadan kaldırdı.She removed the papers from the desk.
Kağıtları masanın üzerine koydu.She laid the paper out on the table.
Kağıtları sepete at.Throw the papers in the basket.
Bana kağıtlarını göster.Show me your papers!
Boşanma kağıtlarını az önce imzaladım, nihayet özgürüm!I've just signed the divorce papers; I'm free at last!
Tom sınav kağıtlarını düzeltiyor.Tom is correcting exam papers.
Ben şimdiye kadar ilk kez sınav kağıtlarını düzelttim.This is the first time I've ever corrected exam papers.
Sadece olduğun yerde kal. İmzalaman gereken kağıtları sana getireceğim.Just stay where you are and I'll bring you the papers you need to sign.
Test kağıtlarınızı iade edin.Turn in your test papers.
Dikkatli ol. O kağıtları atma.Be careful. Don't throw away those papers.
Tom kâğıtları derecelendiriyor.Tom is grading papers.
Oğlum, masamdaki kağıtları karıştırdı.My son disarranged the papers on my desk.
Bu kağıtları imzalamanı istiyorum.I need you to sign these papers.
Bu kağıtları gözden geçir.Look through these papers.
İşte benim kağıtlarım.Here are my papers.
Tom kağıtları derecelendirirken masasında oturdu.Tom sat at his desk grading papers.
Kağıtları sepete attım.I threw the papers in the basket.
Biz temiz kağıtlar istemeliyiz.We must ask for clean sheets.
Tom test kağıtlarını düzeltmekle meşgul.Tom is busy correcting test papers.
O, kağıtları katladı ve masanın üzerine attı.He folded the papers and threw them onto the table.
O, kağıtların ne söylediği.That's what the papers said.
Kağıtlarınız düzenli görünüyor.Your papers seem to be in order.
Tom Mary'nin imzalamasını istediği kağıtları imzaladı.Tom signed the papers that Mary asked him to sign.
Kağıtları karma sırası sende.It's your turn to shuffle.
Tom kağıtları imzaladı.Tom signed the papers.
Onun kağıtları imzalamasını istedim.I asked her to sign the papers.
Tom evrak çantasından bazı kağıtlar çıkardı ve onları Mary'ye gösterdi.Tom took some papers out of his briefcase and showed them to Mary.
Tom'un masası kağıtlar ile darmadağın.Tom's desk is cluttered with papers.
Tom boşanma kağıtlarını imzaladı.Tom signed the divorce papers.
İmzaladığım kağıtlara daha fazla dikkat etmem gerekirdi.I should have paid more attention to the papers I signed.
Kağıtları derecelendiriyorum.I'm grading papers.
Bu kağıtları güvenli bir yerde saklayın.Keep these papers in a safe place.
Kağıtlarla sevişen sihirbaz."Kağıtlarla sevişen sihirbaz".
Yukawa’nın kâğıtları ile modern atom modeli tamamlandı.With Yukawa's papers, the modern model of the atom was complete.
Otelde, Selena eksik finansal kâğıtlar talep etti.At the hotel, Selena demanded the financial papers.
Martin Bormann kâğıtları yaktı ve meşaleyi cesetlere attı.Martin Bormann lit the papers and threw the torch onto the bodies.
Saldívar motele döndü ve Selena eksik finansal kâğıtları tekrar istedi.Saldívar returned to the motel where Selena again demanded the missing financial papers.