Bu Hellas Havzası, jeolojik olarak çok, çok farklı bir yer.Это Эллада, кардинально отличающаяся по геологическому строению.
Bu Hellas Havzası, jeolojik olarak çok, çok farklı bir yer.הנה אגן האלס, מקום ממש שונה גיאולוגית
Bu Hellas Havzası, jeolojik olarak çok, çok farklı bir yer.وهنا نرى " هيلاس باسين " وهو مكانٌ مختلفٌ تماما جيولوجيا ..
Bu Hellas Havzası, jeolojik olarak çok, çok farklı bir yer.地質学的に非常に異なる場所です メタンがあるのは
Bu iki dönemin, jeolojik tarih ile de çok güzel örtüştüğü ortaya çıktı.Aceasta corespunde fidel cu istoria geologică a pământului.
Bu iki dönemin, jeolojik tarih ile de çok güzel örtüştüğü ortaya çıktı.E alla fine, il tutto combacia con la storia geologica.
Bu iki dönemin, jeolojik tarih ile de çok güzel örtüştüğü ortaya çıktı.Het blijkt dat dit mooi correspondeert met de geologische geschiedenis.
Bu iki dönemin, jeolojik tarih ile de çok güzel örtüştüğü ortaya çıktı.Il s'avère que cela correspond vraiment très bien à l'histoire géologique.
Bu iki dönemin, jeolojik tarih ile de çok güzel örtüştüğü ortaya çıktı.Ja kuinka ollakkaan se itse asiassa vastaa todella hyvin geologista historiaa.
Bu iki dönemin, jeolojik tarih ile de çok güzel örtüştüğü ortaya çıktı.시대를 거슬러 차곡차곡 쌓인 지질은 지질학적 역사와도 딱 맞아 떨어집니다.
Bu iki dönemin, jeolojik tarih ile de çok güzel örtüştüğü ortaya çıktı.Og det viser sig, at det faktisk passer ret fint med den geologiske historie.
Bu iki dönemin, jeolojik tarih ile de çok güzel örtüştüğü ortaya çıktı.Podział ten dobrze też pasuje do historii geologicznej.
Bu iki dönemin, jeolojik tarih ile de çok güzel örtüştüğü ortaya çıktı.Und tatsächlich passt es gut auf die geologische Geschichte.
Bu iki dönemin, jeolojik tarih ile de çok güzel örtüştüğü ortaya çıktı.Y resulta ser que de hecho corresponde muy bien con la historia Geológica.
Bu iki dönemin, jeolojik tarih ile de çok güzel örtüştüğü ortaya çıktı.И както се оказва, това всъщност кореспондира наистина добре с геологичната история.
Bu iki dönemin, jeolojik tarih ile de çok güzel örtüştüğü ortaya çıktı.Как выяснилось, это близко соответствует геологической истории.
Bu iki dönemin, jeolojik tarih ile de çok güzel örtüştüğü ortaya çıktı.עידן המזוזואיקון, העידן התיכון, ועידן הקנוזואיקון, העידן האחרון.
Bu iki dönemin, jeolojik tarih ile de çok güzel örtüştüğü ortaya çıktı.وكما اتضح لاحقا، توافق ذلك بشكل كبير مع التاريخ الجيولوجي للأرض.
Bu iki dönemin, jeolojik tarih ile de çok güzel örtüştüğü ortaya çıktı.うまく一致しています 中世代という時代は
Bunu da hayvanın üzerindeki bilgisayar ışık tabanlı jeolojik algoritması sayesinde çözecek.Geolokalisierungsalgorithmen im Computer auf dem Fisch berechnet und sendet.
Bunu da hayvanın üzerindeki bilgisayar ışık tabanlı jeolojik algoritması sayesinde çözecek.우리들로 하여금 이들의 긴 여정을 함께 하도록 해줍니다
Bunu da hayvanın üzerindeki bilgisayar ışık tabanlı jeolojik algoritması sayesinde çözecek.על פי חישוב נתוני המיקום והאור שנפתרו על ידי המחשב שעל הכריש.
Bunu da hayvanın üzerindeki bilgisayar ışık tabanlı jeolojik algoritması sayesinde çözecek.مع خوارزميات لمواقع أرضية على أساس ضوئي يتم حلها في الحاسوب الذي على السمكة.
Bunu da hayvanın üzerindeki bilgisayar ışık tabanlı jeolojik algoritması sayesinde çözecek.地理情報アルゴリズムのおかげです この場合 サルは2つのタグを 見ることになります
Burası suyu toplayıp çatıya dolduran jeolojik katmandaki çukurun olduğu yerdir.Đây là nơi mà một nếp gấp trong địa tầng mà nước đọng lại và đầy lên tới nóc.
Burası suyu toplayıp çatıya dolduran jeolojik katmandaki çukurun olduğu yerdir.Dit is een plek waar er een plooi in de geologische laag zit die water verzamelt en zich vult tot het dak.
Burası suyu toplayıp çatıya dolduran jeolojik katmandaki çukurun olduğu yerdir.Es un lugar donde hay un pliegue en el estrato geológico que recolecta agua y que se llena hasta el techo.
Burası suyu toplayıp çatıya dolduran jeolojik katmandaki çukurun olduğu yerdir.E un loc unde avem o îndoitură în stratul geologic care colectează apă și se umple până la tavan.
Burası suyu toplayıp çatıya dolduran jeolojik katmandaki çukurun olduğu yerdir.E' un posto dove c'è una plica negli strati geologici che raccolgono acqua e la riempiono fino al soffitto.
Burası suyu toplayıp çatıya dolduran jeolojik katmandaki çukurun olduğu yerdir.Ezen a helyen van egy gyűrődés a geológiai rétegek között ami feltelik vízzel a plafonig.
Burası suyu toplayıp çatıya dolduran jeolojik katmandaki çukurun olduğu yerdir.Il y a ici un pli dans les couches géologiques qui se remplit d'eau jusqu'au plafond.
Burası suyu toplayıp çatıya dolduran jeolojik katmandaki çukurun olduğu yerdir.Je to místo, kde je ohyb v geologické vrstvě, který sbírá vodu a zaplní prostor až po střechu.
Burası suyu toplayıp çatıya dolduran jeolojik katmandaki çukurun olduğu yerdir.이것은 지질학적 단층 내에 움푹 파인 곳인데 이 안에는 물이 고여서 천장까지 차게 됩니다.
Burası suyu toplayıp çatıya dolduran jeolojik katmandaki çukurun olduğu yerdir.To fałda w warstwie geologicznej. Zbiera się tam woda aż po sklepienie.
Burası suyu toplayıp çatıya dolduran jeolojik katmandaki çukurun olduğu yerdir.Това е място, където има нагъване в геоложкия пласт, което събира вода и се запълва догоре.
Burası suyu toplayıp çatıya dolduran jeolojik katmandaki çukurun olduğu yerdir.Это место, где существует перегиб в геологическом пласте, который собирает воду и наполняется ею до потолка.
Burası suyu toplayıp çatıya dolduran jeolojik katmandaki çukurun olduğu yerdir.זה מקום שבו קיים קפל בשכבה הגיאולוגית שבו נאספים מים הממלאים אותו עד למעלה.
Burası suyu toplayıp çatıya dolduran jeolojik katmandaki çukurun olduğu yerdir.انها المكان الذي يوجد فيه طية في الطبقة الجيولوجية التي تقوم بجمع المياه وتمتلأ الى السطح.
Burası suyu toplayıp çatıya dolduran jeolojik katmandaki çukurun olduğu yerdir.水がたまっている場所です こういう場所を見つけると
Bu tıpkı taşıyıcı bir jeolojik kemer gibidirE ca o bandă rulantă geologică.
Bu tıpkı taşıyıcı bir jeolojik kemer gibidirJe to jako geologický pásový dopravník.
Bu tıpkı taşıyıcı bir jeolojik kemer gibidirNó giống như một băng chuyền địa chất.
Bu tıpkı taşıyıcı bir jeolojik kemer gibidirΣαν γεωλογικός ταινιόδρομος.
Bu tıpkı taşıyıcı bir jeolojik kemer gibidirИх образование напоминало геологический конвейер.
Bu tıpkı taşıyıcı bir jeolojik kemer gibidir.הדבר דומה למסוע (סרט-נע) גיאולוגי
Bu tıpkı taşıyıcı bir jeolojik kemer gibidirهو مثل حزام حامل جيولوجي
İnsanlar bilgi toplayıp, haber kaynaklarına ve ABD Jeolojik Tetkik Enstitütüsüne bağlantılar yayımlıyorlardı.Gente recopilando información, indicando fuentes de noticias, indicando hacia el Centro Geológico de EEUU.
İnsanlar bilgi toplayıp, haber kaynaklarına ve ABD Jeolojik Tetkik Enstitütüsüne bağlantılar yayımlıyorlardı.Lidé si porovnávali informace, poukazovali na nové zdroje a odkazovali na US Geological Survey.
İnsanlar bilgi toplayıp, haber kaynaklarına ve ABD Jeolojik Tetkik Enstitütüsüne bağlantılar yayımlıyorlardı.Ludzie zestawiali informacje, wskazywali źródła, kierowali do Instytutu Geologicznego.
İnsanlar bilgi toplayıp, haber kaynaklarına ve ABD Jeolojik Tetkik Enstitütüsüne bağlantılar yayımlıyorlardı.Люди собирали информацию, рекомендовали ссылки, ставили ссылки на сайт Геологической службы США.
Jeolojik araştırmalardan biliyoruz ki, buralar Mars'ın en eski bölgeleri.A geológiai tanulmányokból tudjuk, hogy ezek a Mars legöregebb részei.
Jeolojik araştırmalardan biliyoruz ki, buralar Mars'ın en eski bölgeleri.Dan kami tahu dari kajian geologi bahwa daerah ini adalah daerah tertua di Mars.
Jeolojik araştırmalardan biliyoruz ki, buralar Mars'ın en eski bölgeleri.Des études géologiques nous disent que ce sont les régions les plus anciennes de Mars.
Jeolojik araştırmalardan biliyoruz ki, buralar Mars'ın en eski bölgeleri.지리학적인 연구를 통해서 이 지역들이 화성에서 가장 오래된 곳이라는 것을 알아냈습니다.
Jeolojik araştırmalardan biliyoruz ki, buralar Mars'ın en eski bölgeleri.Și știm din studii geologice că aceste regiuni sunt cele mai vechi regiuni pe Marte.
Jeolojik araştırmalardan biliyoruz ki, buralar Mars'ın en eski bölgeleri.Und wir wissen aus geologischen Studien, dass das die ältesten Regionen des Mars sind.
Jeolojik araştırmalardan biliyoruz ki, buralar Mars'ın en eski bölgeleri.We weten uit geologische studies dat deze gebieden de oudste gebieden zijn op Mars.
Jeolojik araştırmalardan biliyoruz ki, buralar Mars'ın en eski bölgeleri.Y sabemos por estudios geológicos que estas regiones son las más antiguas de Marte.
Jeolojik araştırmalardan biliyoruz ki, buralar Mars'ın en eski bölgeleri.Z badań geologicznych wiemy, że to najstarsze rejony Marsa.
Jeolojik araştırmalardan biliyoruz ki, buralar Mars'ın en eski bölgeleri.Και ξέρουμε από γεωλογικές μελέτες ότι αυτές οι περιοχές είναι οι αρχαιότερες περιοχές στον Άρη.