Ana içeriğe geç
Sözlük

japon ile cümle

japon kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Japonya'da, suşi zordur derler.In Japan, they say that sushi is challenging.
Japonya'da yapılmış çok fonksiyonlu bir bıçak bu.It's a Global cutting knife made in Japan.
Japonya'da sıradan kadın yaklaşık 86 yıl yaşar.In Japan, the typical woman lives nearly 86 years
Daha ziyade imparatorluklar ve hiyerarşiler bazında özellikle de Çince veya Japonca düşünürler.They think more in terms of empires and hierarchies, usually Chinese or Japanese.
Japonya'nın bir vizyonu vardı daha büyük bir Japon zenginleşme çemberi.Japan had a vision for a greater Japanese co-prosperity sphere.
Japon bir matematikçinin bu konu hakkında söylediği bir şey kafama gerçekten takıldı.I've been really haunted by something a Japanese mathematician said on the subject.
Aynı yerde durduğu halde tuna kendini Japonya ya gidiyor sanıyor.And that tuna thinks it's going to Japan, but it's staying in place.
Onları Japon Denizi'ne götürdüm, orada dev deniz anası ile tanıştılar.I've taken them to the Sea of Japan, where they met giant jellyfish.
Japonlar Beethoven'a bayılırlar.Beethoven is adored in Japan.
Perulular Japon ağaç baskı sanatını çok severler.Peruvians love Japanese woodblock prints.
Yasemin çayı, Japon sencha çayı,Chinese jasmine, Japanese sencha,
Yani, ikinci dünya savaşı sırasında Amerikanların Japonlara karşı tavırlarına bakarsanız,I mean, if you look at the American attitudes toward Japanese during World War II --
Brezilya ve Japonya'da, eşsiz kültür ve dilbilimsel nedenlerden ötürü.In Brazil and Japan, it's for unique cultural and linguistic reasons.
Tokyo, Japonya'da ve tekrar kazandım.And in 2008, I entered again in Japan, Tokyo, and I won again.
Sadece Japonya bunun dışında.The exception was Japan.
Japonya'yı burada istisna olarak düşünebiliriz.Japan here was regarded as an exception.
Ve Japonya hariç doğu dinlerinin hepsi aynı seviyelerde.And all the Eastern religions except Japan had the same level.
Ben buna "Japon tabağı yaklaşımı" diyorum,Çünkü ben bir Japonum.I call this the bento box approach, because I'm Japanese.
Bu da Japonya'dan bağışlanan NICU Kathmandu'da bulduğumuz Atom kuvözThis is a donated Japanese Atom incubator that we found in a NlCU in Kathmandu.
İsveç ve Japonya'ya, bunlar birçok alanda çok farklı ülkeler.Sweden and Japan, they're very different countries in all sorts of ways.
Japonya, oldukça farklı oysa ki.Japan is rather different though.
Bu, japon balığıyla çiftleşmeye çalışan bir kurbağa.This is a frog that tries to copulate with a goldfish.
Daha fazla kenevir evler -- görünüşe göre Japonya'da bu bir tema,More hemp houses -- it's a theme in Japan, apparently.
Japonlar Monterey'i keşfedebilirlerdi.The Japanese could have discovered Monterey.
Nobu Naga adında bir adam, Japonya'nın Kolombus'u.A guy named Nobu Naga, the so-called Japanese Columbus.
GelTech adlı bir Japon şirketinden geliyor.It comes from a company in Japan called GelTech.
Kalifornia kıyılarında ve de Tayvan ve Japonya'da etiketleme yapmaktayız.We're tagging on the California coast, and we're tagging over in Taiwan and Japan.
Dört ay sonra, Mola, Japonya'nın kuzey kısımlarına ulaşmıştı.And after four months, went up, you know, off of the north part of Japan.
Yakın zamanda Japonya'da geliştirildiler.They were developed in Japan pretty recently.
İyi derecede Japonca, Çince, İspanyolca, Almanca, Fransızca biliyorum.I am fluent in Japanese, Chinese, Spanish, German, French.
Ve bu da dünyada en derine dalabilen denizaltısıdır. Japon hükümeti tarafından kullanıldı.And this one is the deepest diving submarine in the world, operated by the Japanese government.
Ve Sylvia Earle ve ben... ...bu denizaltında keşif gezisindeyken... ...20 yıl önce Japonyada.And Sylvia Earle and I were on an expedition in this submarine 20 years ago in Japan.
Babam Shell'de çalışıyordu. Liman pilotuydu. Japonya'da Shell'in gemilerini yanaştırırdı.I'm just one of these human beings, I don't want to be told what I'm not allowed to do
Ve bu Budist rahipler için Japonya'da bir tapınak.And this is a temple in Japan for a Buddhist monk.
Japonya'nın en iyi hamamıdır burası!It's the best bath house in Japan!
Çoğunlukla Japonya'da oynanan bir PlayStation oyunuydu.It was a PlayStation game, but mostly for Japan.
Japonya ve diğer bazı ülkeler de takip etmeye çalışıyor fakat coğu ülke aşağıda kalıyor.Japan and some others try to follow but most countries stay down here.
ABD en öndeydi, Japonya arayı kapatıyordu,The United States was in the front, Japan was catching up,
Ve sonra Japonya'da, insanlarla deney yapmaya başladım.And so in Japan, I began to experiment with people.
Herkesi gördüm Japonya, Venezuela, Birleşik Devletler'den Knoxville, Tennessee'ye kadar.I've seen everybody from Japan, Venezuela, to the States, to Knoxville, Tennessee.
Japon bir forum ve resim paylaşma sitesiydi.And it was a Japanese forum and imageboard.
O zamanlar o forumun formatı Japonya dışında pek bilinmiyordu.That format of forum, at that time, was not well-known outside of Japan.
Bir sekizinci yüzyıl Japon şairi der ki,As an eighth-century Japanese poet said,
Japonya ortalama yaş konusunda dünyadaki en yaşlı ülke.Japan is the oldest country on earth in terms of its average age.
Ve batı ile hiçbir bağlantısı olmayan bir Japondu.And he was Japanese who had no contact with the West.
Japonya ve Avusturalya, su altında kalacak.Japan's gone.
Gördüğünüz gibi Japonya geceleri yoğun burada.You can see that Japan is busy at night, right there.
Japonca aramalarda Tokyo'yu görüyoruz.We have Tokyo coming in in Japanese.
Ve 1920'ye geri gittiğimizde, ve Japonya'ya bakmak isterim.And we go back to 1920, and I want to look at Japan.
Ve şimdi Japonya'da değişim hızının muazzam olduğunu görebiliriz.And now we can see that the rate of change was enormous in Japan.
Arkadaşlarımın çoğu Japonca alıyordu.Most of my friends were taking Japanese.
Japonca alacağım.I'll do Japanese.
Altı ay sonra Japonya'ya gitme şansı doğdu.Six months later I had the chance to go to Japan.
Baş etmek için her gün Japonca derslerin olacak.You'll have Japanese language classes every day to help you cope.
Yani, ( Japonca )So, (Japanese)
Ama şöyle demedim ( Japonca ).But I didn't say (Japanese).
Şöyle dedim ( Japonca ).I said, (Japanese).
Hayatınızda daha şaşkın bir Japon bayan görmemişsinizdir.You've never seen a more confused Japanese woman.
Japonca dersler, Japonca'ya giriş dersleri değildi.The Japanese classes were not Japanese instruction classes, per se.
Bu Japonyayı çıldırtan bir kıvılcım oldu... ...çünkü herkes bir şaheser istiyor.Well this has sparked a craze in Japan, because everyone's wanting a masterpiece.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod