Ana içeriğe geç
Sözlük

japon ile cümle

japon kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Boston'da birçok Japon restoranları olduğunu duydum.I've heard that there are many Japanese restaurants in Boston.
Japon satrancı oynamak ister misin?Do you want to play shogi?
Mary sevgililer günü için bir Japon restoranında bir rezervasyon yaptırdı.Mary made a reservation at a Japanese restaurant for Valentine's day.
Japonya'da arazi fiyatları çok yüksektir.Land prices are very high in Japan.
Japonca derslerini daha sıkı çalışmak zorundasın.You have to work harder on your Japanese studies.
Japon balığım hasta görünüyor. Neyi olduğunu merak ediyorum.My goldfish looks sick. I wonder what's wrong with it.
Tom akıcı bir şekilde Japonca konuşur.Tom speaks Japanese fluently.
Hiç Japon yiyeceği denediniz mi?Have you ever tried Japanese food?
Japonya'da bulundum.I have been to Japan.
Amerikalılar birçok Japon arabası satın alırlar.Americans buy a lot of Japanese cars.
Onlar Japonya'da çok pilav yerler.They eat a lot of rice in Japan.
Japonya'da eskiden yedikleri kadar çok pirinç yemiyorlar.They don't eat as much rice in Japan as they used to.
Geçen yıl Japonya'ya seyahat ettim.Last year, I traveled to Japan.
Kedi kafeler Japonya'da popülerdir.Cat cafés are popular in Japan.
Şu an Japonya'da yağışlı sezon.It's the rainy season in Japan right now.
Tom'un Japonca öğrenmesi gerek, çünkü önümüzdeki yıl Japonya'ya gidecek.Tom needs to learn Japanese, since he's going to Japan next year.
Çok sayıda insan mangaları anlayabilmek için Japonca öğreniyor.Lots of people learn Japanese so they can understand mangas.
Japonya'nın ekonomisi hakkında düşünceleriniz nedir?What are your thoughts about Japan's economy?
Japonya'dan gelen bir komşusu var.She has a neighbor who arrived from Japan.
O, evde Japonca konuşmuyor.He doesn't speak Japanese at home.
Japonlar her gün suşi yer mi?Do Japanese people eat sushi every day?
Oğlum Japonya'ya gitti.My son went to Japan.
Jack yıllarca Japonya'da yaşadı.Jack lived in Japan for several years.
O bir Japon kızla buluşuyor.He's meeting with a Japanese girl.
Japon kadınları bence dünyadaki en güzellerden biridirler.Japanese women are in my opinion some of the most beautiful in the world.
Birisi bir keresinde demiş ki: ''Bir Japon'a nasıl Japonca konuşacağını söyleme.''Someone once said: "Don't tell a Japanese how to speak Japanese."
Japonya'da satılan otomobillerin yüzde 90'dan fazlası Japon'dur.More than 90 percent of cars sold in Japan are Japanese.
Benim bir Japon arabam var.I have a Japanese car.
Japonya yazın sıcak ve nemlidir.Japan is hot and humid in the summer.
Tom ve Mary Japon çizgi filmi tarafından büyülendi.Tom and Mary are fascinated by Japanese anime.
Tom Japon anime ve mangası tarafından etkilendi.Tom is fascinated by Japanese anime and manga.
Bu benim Japon arkadaşım.This is my Japanese friend.
Bu benim yeni Japon arkadaşım değil.This is not my Japanese friend.
O Japon bir işadamı ama Finlandiya'da yaşıyor.He is a Japanese businessman, but he lives in Finland.
Fransızcada Japoncadan çok daha fazla sayıda ünlü vardır.There are many more vowels in French than in Japanese.
Yarın sabah Japonya'dan ayrılacağız.Tomorrow morning, we will leave Japan.
Buna inanabilir misin? Biz Japonya'dayız!Can you believe it? We're in Japan!
Dürüstçe, ben de japonca öğrenmek istiyorum.Honestly, I also want to learn Japanese.
Japonya'da pirinç için talep önemli.The demand for rice in Japan is considerable.
Japonca konuşurum.I speak Japanese.
Japonca konuşabilirim.I can speak Japanese.
Hiçbir dil Japonca kadar güzel değildir.No language is as lovely as Japanese.
Başka hiçbir dil Japonca kadar güzel değildir.No other language is as beautiful as Japanese.
Mary'nin Japon dili ve tarihine bir ilgisi vardır.Mary has an interest in Japanese language and history.
Park Street'teki şu Japon restoranına hiç gittin mi?Have you ever been to that Japanese restaurant on Park Street?
Tom bir Japon şirketi için çalışır.Tom works for a Japanese company.
Japonca’yı çok seviyorum.I really love Japanese.
Japoncayı gerçekten seviyorum.I really love Japanese.
Japonya'daki Ontake dağı püskürdü.Mount Ontake erupted in Japan.
Çoğu Avrupalı, Japon ve Çin milletleri arasındaki farkı söyleyemez.Most Europeans can't tell the difference between Japanese and Chinese people.
Japon eğitim sistemi hakkındaki görüşünüz nedir?What is your opinion on the Japanese education system?
Tom'un bir Japon arkadaşı var.Tom has a Japanese friend.
Japonya teknolojik olarak, en gelişmiş ülke oluyor.Japan is becoming the most advanced country technologically.
Bir Japon restoranına gidiyoruz!We go to a Japanese restaurant!
Japonya'da binlerce insan öldü.Thousands of people died in Japan.
Dün John Japonya'ya geldi.Yesterday, John arrived in Japan.
Japonya'da binlercesi öldü.Thousands died in Japan.
Sanırım Tom bir Japon arabasına sahipti.I think Tom used to own a Japanese car.
Japonya Asya'nın doğu kesiminde yer almaktadır.Japan is in the eastern part of Asia.
Japon birası denedin mi?Have you tried Japanese beer?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod